Yol bisikletinde 50 aynakol mu 53 aynakol mu?

Hangi aynakolu kullanıyorsunuz?

  • 53-39

    Katılım: 93 25,8%
  • 52-36

    Katılım: 60 16,6%
  • 50-34

    Katılım: 173 47,9%
  • 52-39-30

    Katılım: 8 2,2%
  • 50-39-30

    Katılım: 28 7,8%

  • Toplam katılım
    361

efeballi

Daimi Üye
Kayıt
1 Nisan 2012
Başlık
6
Mesaj
202
Tepki
174
Şehir
Pendik, İstanbul
Bisiklet
Scott
@Bahadır Gürel

Abi aynı vites ve aynı kadansta nasıl daha hızlı gidiyorsun, onu anlamadım. Bence fark etmeden daha büyük bir viteste çeviriyor olabilirsin.
 

Bahadır Gürel

Forum Bağımlısı
Kayıt
7 Haziran 2011
Başlık
251
Mesaj
2.093
Tepki
8.317
Yaş
51
Şehir
Maltepe/İstanbul
İsim
Bahadır Gürel
Bisiklet
Geotech
@efeballi

Efe zor olan kısmı da bu: hayal mi görüyorum acaba diyorum kendime. Şöyle bir şey deneyeceğim; rüzgarlı bir havada sahilde tek turladığımda gidişte ve dönüşte en azında 5 km viteslerle oynamayacağım. Garmin'e de 90 kadansı aşarsam veya altına düşersem sesli uyarmasını söyleyeceğim. Bu şekilde netleşir.

Fikir vermesi için söylüyorum: Grupta en önde giderken hızı korumak için pedal kesme şansın fazla yok. Ama arkalarda giderken rahatlıkla kesebiliyorsun. Rüzgar arkadan eserken de böyle.
 

Derya Keçeci

Forum Bağımlısı
Kayıt
2 Haziran 2011
Başlık
52
Mesaj
1.748
Tepki
4.240
Şehir
Ankara
İsim
Derya
Bisiklet
Trek
@Bahadır Gürel
Bahadır,aerodinamikte en temel unsurlardan biri rüzgar direnci malum.Rüzgar direnci hızın karesiyle doğru orantılı olarak artıyor.Sıfır rüzgarda bile bunun termodinamik hesapları var çok ayrıntılı,kafa bulandırmayalım ama sana canlı bir örnek vereyim.Anzak koyunda sen öndeydin,ben arkada.O sırada rüzgar tam arkamızdan esiyordu ve uzun süre 45-50 km/s hızla gittik.Aynı kadans ve aynı kg/watt oranıyla rüzgar desteği olmadan,rüzgar direncini çok daha fazla hissedecektik ve hızımız da görece düşecekti.Tam tersi olup da rüzgar karşıdan estiğinde ise halimiz malum.(Siz ecaabat'a giderken yolda karşılaşmıştık,işte orada rüzgar 25-30 tam karşıdan esmekteydi ki tam ısınmış halde 20 km/s i göremedim)

Kısaca,bahsettiğin konu tamamen rüzgar direnciyle ilgili.
 

Abdullah.R

Forum Demirbaşı
Kayıt
8 Temmuz 2013
Başlık
11
Mesaj
541
Tepki
889
Yaş
57
Şehir
Kamiloba / İstanbul
Ferhat bey, Derya bey, cevaplarınız için teşekkür ederim. Siz ve diğer arkadaşların tercihlerine saygı duymakla beraber, beyin fırtınası anlamında biraz amatörce sesli düşünebilir miyim?

Hitler generallerine sormuş: "Neden bizim toplarımızın çapı İngiliz toplarından daha düşük?"
Cevaplamışlar: "Efendim bizim teknolojimiz daha gelişkin olduğundan, daha düşük çaplı top ile aynı vurma gücüne sahibiz."
İyi de, savaşta mühim olan geride kalmamak mı, yoksa üstün gelmek midir? Hitler de aynı şeyi diyerek büyük çaplı topların imal edilmesini istemiş.

Konudaki tüm yazıları okudum, profesyonel / semi-profesyonel herkesin genel hissiyatı "X/Y yaprak çifti bana yetiyor" şeklinde. Küçük aynanın yokuş sorunu abanarak, büyük aynanın hız sorunu da aşırı kadans ile çözülüyor. Sonuçta X/Y "yetiyor".

İyi de, yarışı kazanmak için yetmesi değil, "artması" gerekmez mi?

Daima optimum kadans yerine, zorluklarda (rüzgar ve yokuş) düşük kadans, kolaylıklarda (aynen) yüksek kadans yapmanın performansa etkilerine girmeyeceğim - hepiniz bu konuda bana kurs verecek durumdasınız. Yine de, optimal olmayan kadansın öyle veya böyle bir performans cezası olduğunda herkes hemfikir. Küçük aynanın arka rüzgar / inişlerde ikinci bir dezavantajı daha var: aynanın *hiç* yetmediği (pedallamayı bıraktığınız) durumlar. Optimal dışı kadans yarışta sizi ne kadar geride bırakır, o karmaşık hesap. Ama pedal çevir-e-meden gittiğiniz bir yolu optimal kadansta pedallayarak gittiğinizi düşünün - öne geçersiniz, gayet basit hesap. :)

Neticede küçük ve büyük aynanın yetmesi değil, artması lazım. Minimal dahi olsa, yarışta artı avantaj sağlayacak olan vites sistemini aramak lazım - bence.

Ferhat beyin ikiliye geçme sebeplerini -bilhassa hafiflik gerekçesini- anlıyorum. Burada iş biraz karmaşık bir avantaj-dezavantaj hesabına dönüşüyor sanki. Yani bir kefede geniş vites aralığının avantajlarına karşın üçlü aynanın ağırlığı var, diğer kefede ikili aynanın hafifliğine karşın pedalsız inişlerin ve optimal olmayan kadansın dezavantajı var. Demek ki 300 gr fark bu kadar mühim.

Sizlerin tercihine saygı duyuyorum ve kaçırdığım/anlayamadığım mühim bazı şeyler olabileceğini de hissediyorum. Fakat ben yarışçı olsaydım, bisikletimin gideceği en düşük ve en yüksek hızlarda (10-100 km/s arası diyelim) optimal kadansı koruyacak devasa vites aralığı kullanırdım. Öyle 30/53 falan değil, 30/45/68 gibi üçlü ayna kullanırdım, büyük yaprağı bulamazsam imal ettirirdim. Ve vitesler arası mesafeyi abartmamak kaydıyla en geniş aralıklı rubleyi kullanırdım. Varsın tur bisikleti gibi aynakolu ve gergi kolu olsun (ayıp değil), varsın 300-400 gr daha ağır olsun. Neticede beni yarışta 10 metre öne geçiriyor mu?

Tabi bu yazdıklarım, parkuru belli olan (parkurun genel karakterine göre ayna/ruble seçerek dar vites aralığının nispeten yeterli olabileceği) yarış bisikletlerine yönelik. Genel amaçlı yol bisikletlerinde ve cyclocross'larda ikili aynayı ise aklım hiç almıyor.
 

efeballi

Daimi Üye
Kayıt
1 Nisan 2012
Başlık
6
Mesaj
202
Tepki
174
Şehir
Pendik, İstanbul
Bisiklet
Scott
Abdullah abi,
İnişlerde pedal çevirmenin etkisi tahmininizden düşük. Mesela 50/11'le ben max 76 km/h'de çevirebiliyorum. Ama tüm gücümle çevirmem ve çevirmemem arasındaki vark yaklaşık 5 km/h çıkıyor. Çünkü o hızlarda hızlandıkça hava direnci çok çabuk yükseliyor. Sayısal hesabı biraz karışık ama bikecalculator.com 'da %10'luk eğimde 0 watt ve 300 watt arasındaki hız farkına bakarsanız ne kastettiğimi anlarsınız. Böyle inişlerde pedal çevirmeye çalışmak yerine aerodinamik pozisyon almak (üst boruya oturup, bisikletin üzerinde iyice küçülmek) daha mantıklı.
53/11'le bile (profesyonellerin kullandığı vites oranı) 80 km'h'den sonra pedal çevirmek mümkün değil, çevrilse bile dediğim gibi aradaki fark 2-3 km/h oluyor. Zaten profesyoneller, %15 inişte pedal çevirebilmek için değil, pelotondaki yüksek hızlara ayak uydurabilmek için 53 aynakol kullanıyorlar. Pelotonun yarışın sonlarında 60 km/h'nin üzerine çıkabildiğini düşünürsek mantıksız değil.

Üçlü aynakol, cyclocross gibi yarışlarda zorluk çıkarır çünkü yarış çok ciddi (MTB yarışlarından daha fazla)çamur içeriyor. Birçok CX sporcusu tek aynakol kullanmaya başladı çünkü ikilide bile vites geçmeme ve zincir düşmesi gibi durumlar sıkça yaşanıyor. Üçlüde aynı problemler artarak yaşanacaktır. CX'de üçlü vitesin sağlayacağı oranlar da gereksiz, zira CX'de yol bisikleti hızlarının yanına bile yaklaşılmıyor. 46-36 aynakol ile 11-25 ruble herkes için yeterli.
 
Kayıt
13 Şubat 2010
Başlık
0
Mesaj
0
Tepki
8.843
Yaş
43
Şehir
Eskişehir
Bisiklet
Bisan
@Abdullah.R

Abdullah abi benim ikiliye geçmemdeki en küçük etken hafiflik idi onu sadece kar kardır maksatlı düşündüm yoksa bisiklet hayatıma 20 kg lık Alman bisikletleri ile başlayıp çok çok uzun süreler hiç 15 kg ın altında bisikletim olmamıştı :) şimdi çok şükür 7 kg ın altında bir bisikletim var.Bisiklet hafifletirken hangi donanımın aşağı yukarı ne etkisi olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim.genel olarak özetlemek gerekirse.Dönen ve kuvvet uygulanan aksamın hafifliği performansı etkilese de vucut yağ endeksi yüzde 10 un altına inmemiş bir sporcu için çok da büyük bir elzem değil olarak özetlenebilir.Kısaca öncelik her zaman insan faktörü.Tüm bunları da eğer ki saniyeler ile kaybedeceğiniz bir durum yaşamıyorsanız yani yarış koşmuyorsanız hiçbir anlamı yok boş kuruntulardan ileri değil.Büyük aynakol çevirmenin faydaları önceki mesajlarda yazıldı ben 187 boy 74-75 kg a inmişken 53 çeviremeyeceksem 39 ile rampa cıkamayacaksam performans bisikletçiliği yapıyorum dememem lazım.Bu tamamen kişinin kendi durumunu bilip kendine en uygunu tercih etmesi ile ilgili.Ama hepsinin kullanan biri olarak gayet net yazıyorum kondisyonunuz yetiyor ise 53-39 bu işin en mantıklı noktasıdır.(mevcut diş oranları içerisinde seri üretimi olan yoksa ileride belki daha mantıklı oranlara sahip aynakollar üretilebilinir mühendisler sürekli çalışıyor)

Gelelim vites durumlarına Efe biraz açıklamış.Hiçbir yarışçı sürekli vites değiştirmek istemez özellikle de ön vites her zaman risktir. rampada ise çok çok büyük risktir bir zincir atması veya takılma dik bir rampada insanı oldukça geriye atar hatta yarış dışı bile bırakabilir.kezza pedal çıkması da da aynı şekilde.O yüzden yol bisikletlerinde veya mtb için yarış koşulacak üst seviye donanımlar da mümkün mertebe vites sayısını küçültüp sadeleştirmeye bakıyorlar.1X11 çıkmasının amacı da buna yönelik.Arka tarafta vites değişikliği çok etkileyici ve riskli bir faktör değil ve zaten düzenli kadans kullanımı için vites diş sayılarının peş peşe olması yeterli bir düzenek zaten 10 lu ve 11 li sistemlerde rublenin büyük bir bölümü peş peşe diş sayısına sahip.Sizin hayalinizdeki üçlü sistemi yapabilmeniz için sadece aynakol değil ön ve arka aktarıcıların da devrim geçirmesi gerekiyor sistemdeki aktarıcıların hiçbiri bu aynakol diş sayıları ile çalışmaz.Emin olun yarışçı olsaydınız da 53 size yetecekti halihazırda bu işi pro olarak yapan dünyanın sayılı sporcuları da normal etaplarda 53 kullanıyor etap çok düz ise veya TT yarışlarında 56 dan yukarı kullanan ya yok ya tarihte bir kaç kişi gelmiş geçmiş.Durum böyle iken sizde farklı düşünmezdiniz emin olun.

Pedalsız inişler de Efe yine bahsetmiş Belirli bir süre çevirip iyi bir aero dinamik pozisyon almak çok daha etkili ve inişlerin zaten çevirmek için değil dinlenmek için kullanıldığı düşünülürse gerekli olan da bu zaten.Efe nin bahsettiği üst boruya oturup gidonun üstüne yatmayı bir gün deneyin bisikletin nasıl ivmelendiğini göreceksiniz ama yola bakacağım diye başınızı kaldırırsanız anında hız yine düşecektir tamamen yapışacaksınız :)

Yazdıklarınızdan gözüme ilk çarpanları kendi çapımda yorumladım artık gerisi diğer arkadaşlara :)
 

Bilal Demir

Forum Demirbaşı
Kayıt
30 Haziran 2011
Başlık
21
Mesaj
440
Tepki
235
Şehir
İstanbul Esenkent
Bisiklet
Scott
@Ferhat Köse

Bu çok tehlikeli ama. Ben de aslında bunu düşünmüştüm ama mesela kafa eğik olduğu halde ileriyi görmeyi sağlayacak bir gözlük yok mu acaba diye düşünmüştüm. Yoksa yola bakmadan giderseniz yolun sonuna gelebilirsiniz. :D
 
  • Beğen
Tepkiler: historiyst
Kayıt
13 Şubat 2010
Başlık
0
Mesaj
0
Tepki
8.843
Yaş
43
Şehir
Eskişehir
Bisiklet
Bisan
@Bilal Demir

Yola bakmadan o hızlarda gidilmez zaten :) sadece başınızı kaldırmayacaksınız öne doğru yatık iken gözlüğün üst tarafından görebileceğiniz an uzak noktaya en eğik vaziyette bakacaksınız.
 
  • Beğen
Tepkiler: Bilal Demir

Gökhan Toros

Forum Bağımlısı
Kayıt
29 Haziran 2010
Başlık
128
Mesaj
4.696
Tepki
8.632
Şehir
Polonya
Başlangıç
2009—10
  • Başlık sahibi Başlık sahibi
  • #49
@Abdullah.R

İlk olarak düşünceniz çok güzel. Neden yeterli olsun ki, fazlası olsun.
Ama bunu hem şu anki mevcut parçalar ile yapamıyoruz, hem de dediğiniz oranların bulunabilirliği yok.

Mevcut parçalar ile yapamıyoruz dediğim ise, daha önce bahsettiğim aktarıcı diş limitleri.
Mesela Ultegra 6703, 3lü ön aktarıcının diş kapasitesi 22T. Bu da demek oluyor ki, en büyük aynakol dişlisi ile en küçük arasındaki fark 22'yi geçmemeli. Biraz sınırları zorlarsak 23-24 kullanabiliyoruz. Ama tavsiye edilmiyor.

Bu da demek oluyor ki, 30 diş ise en küçük aynamız, 52 diş üzeri aynakol kullanamıyoruz.

Bu gibi limitler sorun kısacası.

İkinci olarak ise 2 vites arası mesafenin artması durumu, sürüş kalitesini bozuyor. Mesela bu 50-34 aynakolda mevcut. Aradaki fark çok yüksek olduğu için, 34'den 50'ye geçtiğimiz zaman kadans çok düşüyor. Mecburen rubleyi yukarıya almak gerekiyor. Ayrıca bu sistem 2li aktarıcılar için yukarıda belirttiğim üst diş limitinde.
Arayı daha da açtığımız zaman çok daha "gıcık" bir durum ortaya çıkıyor.

Ruble için de benzer durum söz konusu. Kadans aralığını korumak istiyoruz, doğru. Fakat güncel sistemlerde rubleye sadece 11 tane vites koyabiliyoruz.
11-32 ya da daha üstü bir orana çıktığımızda farklar o kadar açılıyor ki, teoride o hıza uygun kadans aralığımız olsa bile o oranı yakalayamıyoruz. Ya daha uzun, ya da daha kısa oran elde ediyoruz.

Aynı şekilde arka aktarıcı diş kapasitesi de işin içine giriyor.
Mesela yeni sistemimde kullanacağım arka aktarıcı 33T kapasiteli.
Aynakol dişleri farkı + ruble dişleri farkı'nın 33'ü geçmemesi gerekiyor.

Geçerse eğer ya zincir kısa kalıyor bazı kombinasyonlarda, ya da çok uzun.
 
  • Beğen
Tepkiler: Abdullah.R

BF Okuru

Üye
Kayıt
2 Şubat 2005
Başlık
0
Mesaj
0
Tepki
4
Bugün 56/46 aynakola geçdim;resmen rüzgarın oğlu oldum.yokuşu denedim mesela üsküdar'dan doğancılara çıkdım çok kolay olmadı ama çıkılıyor ben sevdim iyi bir deneyim oldu.
 
  • Beğen
Tepkiler: 1 kişi
Kayıt
11 Temmuz 2013
Başlık
12
Mesaj
378
Tepki
258
Şehir
adana
Bisiklet
Salcano
Bu konuyu okudukça bisikleti balkondan aşağı atasım geliyor. :) Şaka bir yana yol bisikleti alma niyeti olan biri (mesela benim) için harika paylaşımlar. Yorumları dosya haline getiriyorum, bilginize.
 

BF Okuru

Üye
Kayıt
2 Şubat 2005
Başlık
0
Mesaj
0
Tepki
4
@alp değer tanrıverdi

alp bey kesin alın bu başka bir deneyim evet dağ bisikleti belki daha bir kullanım alanı var,biri sıkıştırsa hemen kaldırıma kaçma şansınız var,toprak ve araziye girme şansın var.daha bir heybetli ve sağlam yada önden amortisörlü bagajlı bir city bike bisiklette öyle ama yol bir başka güzel yaa:) tabii öncesinde bir test deneme sürüşü yapın bende heveslendiğimde aman dedim bune yaaa öne eğil dur narin hassas ama sonra bırakılmıyor bu işin nirvanası bu yani kısaca.
 
  • Beğen
Tepkiler: 1 kişi

Abdullah.R

Forum Demirbaşı
Kayıt
8 Temmuz 2013
Başlık
11
Mesaj
541
Tepki
889
Yaş
57
Şehir
Kamiloba / İstanbul
@efeballiGenel olarak size katılıyorum (bikecalculator.com link için teşekkürler). Ancak, hava direncinin hızla artması yanında, kadans limitine yaklaşmanın da güç çıkışına etkisi var. Bahsettiğiniz hızlar yaklaşık 124-125 kadansa karşı düşüyor. Farazi bir örnek vereyim; vakumda veya arkadan sizle aynı hızla esen rüzgarda, 124 kadansla 53/11 çevirerek 80 km/s yapıyorsunuz. Hava direnci sıfır civarı. Kadansı istikrarlı olarak daha nereye çıkarabilirsiniz? Bırakın çıkarmayı, sıfır hava direncinde o kadansı ne kadar sürdürebilirsiniz?

Hava direnci ve optimal kadanstan uzaklık, birbirini maskeleyen iki ayrı faktör. İnişte çevirmekle çevirmemek arasındaki fark az olabilir ama, bunun ne kadarı hava direnci yüzünden, ne kadarı kadans tavanına yaklaşmış olmak yüzünden? Bunu anlayabilmek için en pratik yol bence şu: Mesela bisiklet sakin havada %10'luk meyili pedalsız inerken (droplarda normal sürüş pozisyonunda) diyelim ki 90 km/s yapıyor olsun. Top vites, optimal kadansta (o da 90 olsun) bu hız yapılabilecek şekilde ayarlanır. Yani top viteste 90 kadansta 90 km/s gidiyor. İşte o zaman inişte pedala abandığınız zaman hız ne kadar farkediyor, o mühim.

Başka bir açıdan; hava direnci ile sürücünün güç üretimi belli bir hızda birbirini dengeleyecek ve daha fazla istikrarlı hız yapamayacaktır (geçici ataklar vs konu dışı). Hızın bu "doyma noktası" ölçülürken, kadansın optimal bölgede olması gerekir ki, sadece hava direncinin etkisi görülebilsin. Yani sporcunun gücüyle havanın direncinin birbirine eşit olduğu nokta, sporcunun tam performans (optimal kadans, optimal istikrarlı kuvvet) gösterebildiği bölgede olmalı. Yoksa sporcu hava direncine karşı değil, kendi vücuduna karşı savaşıyor demektir.

Buradan şu çıkıyor: Bir pro'nun optimal kadansı nedir bilmiyorum - mesela 100? Pro'ların kullandığı 53/11'de 100 kadans ile 28" jant 64.5 km/s yapıyor. Şimdi bu bir pro için çok düşük bir hız. Yani adam 65'in üstüne çıkmak için ya aşırı kadans yapacak, veya pedalı bırakıp gidona yatacak. Sonra da şunu diyecek: "çevirsem de çok farketmiyor zaten". Ben de diyorum ki: "hava direnci olmasa da daha hızlı çeviremeyecek zaten". Çünkü rakibi %25 hava direnciyse, %75 kendi vücudu (kadans tavanı).

Sonuçta bence top vites öyle olmalı ki, yollarda-yarışlarda sıklıkla karşılaşılabilecek "kolay şartlarda" (mesela %10 eğim, 30 km/s arka rüzgar?) sporcu devamlı üretebileceği gücün tavanındayken optimum kadansı aşamasın. Yani arkadan 30 km/s rüzgarı alarak %10 meyilden aşağı inerken tam güç basacağım, bisiklet o güç ile daha fazla hızlanamıyor olacak (hava & mekanik direnç denge noktasına ulaşacak) ve kadans saati o esnada optimal kadansı (mesela 100 rpm) gösteriyor olacak. Bu, bilimsel olarak bir çerçeveye oturan, bir mantığı olan top vites hesaplama yöntemi gibi duruyor bence.

Öte yandan pro'ların da bir bildiği var ki, 53/11 top vitesle yetiniyorlar. Anlayamasam da kabul ediyorum.

CX yarışları konusunda haklısınız. Ben CX'in yarış dışı kullanımını düşünerek yazmıştım ama aletin anavatanı çamur. :) Kim bilir belki bir gün Rohloff veya Alfine hub CX'ler de görürüz.
@Ferhat KöseFerhat bey, gerçekten pro'ların bir bildiği olmalı ki 53/11'in üstüne çıkmıyorlar. Ve her ne kadar hesap kitap mantık vs. diyerek baklava tepsisi gibi ayna hesapları yapıyorsam da, pro olsaydım ben de 53/11'de karar kılacaktım büyük ihtimal. :) Belki de ben sporcuyu robot gibi görerek hesaplıyorum ve her şart altında daima optimum kadansta pedal çevireceğni varsayıyorum. Oysa belki de dediğiniz gibi kısa inişlerde aero pozisyon alarak biraz dinlenmesi daha verimli oluyordur.

Aero pozisyonun ne kadar etkili olduğunu ben de bizzat denedim. Tur bisikletimde (drop gidon) hiç üst boruya oturmadım ama, üstüne yatarak çok kullandım. Uzun yolda oturuş pozisyonumu fren niyetine kullanıyorum. Bisiklete yapıştığım zaman 100 ile ineceğim rampayı, dikildiğim zaman 65-70 ile iniyorum. (Bu arada rekorum 111 km/s dir - yokuş aşağı 30 kilo yükle. Benim adım hıdır, elimden gelen budur. :))
@Gökhan TorosFilmin koptuğu yer de burası zaten. Talep yok, arz yok. :) Belki ön ve arka aktarıcıların daha büyük T kapasitelileri kullanılabilir ama, sanırım onlar da yarış tipi olmadıklarından seri kullanımda sıkıntı çıkarabilirler mi diye düşünüyorum (mesela vites geçişinin yavaş olması gibi).

Kadans aralıkları hakkında; bazı pro'ların ön aynaları "yarım adım" olarak kullandıklarını okumuştum bir yerde. Yani iki ruble dişlisi arasında yarım vites niyetine, birbirine çok çok yakın iki ayna yaprağı kullanıyorlarmış. Tabi kadans zıplamalarını minimize edelim derken vites aralığı iyice daralıyor, o başka.

Rubledeyse, 11 civarında minimum 1 diş arttırım bile %9.1 fark ediyor. Ve bunun çaresi de yok.
 

efeballi

Daimi Üye
Kayıt
1 Nisan 2012
Başlık
6
Mesaj
202
Tepki
174
Şehir
Pendik, İstanbul
Bisiklet
Scott
@Abdullah.R
Abdullah abi işte o yüzden watt üzerinden örnek verdim. Ben en iyi zamana karşı antrenmanımda 320 watt civarı (bikecalculator.com'dan hesapladım) güç üretiyorum. Aynı gücü inişte üretsem(kadansı vs. göz ardı ederek) hız farkı 5 km/h oluyor, bu nedenle pedal çevirmek yerine yatıyorum.
Ha, iniş aşağı sprınt atsam daha fazla güç üretebilirim belki ama 80 km/h ile giderken ayağa kalkıp bisikleti sallayabileceğimi zannetmiyorum.
 

Ertuğrul Mengi

Daimi Üye
Kayıt
23 Mayıs 2011
Başlık
23
Mesaj
395
Tepki
295
Şehir
Îstanbul/Tuzla
Bisiklet
Merida
Bende salı akşamı Merlin'den 53/39 aynakol siparişi verdim bu konunun bir kısmını okuduktan sonra, bu sabah ürün geldi ( Şok oldum ) 50/34'den sonra nasıl olacak acaba.., güç konusunda kendime güveniyorum, mantıklı bir tercih yaptım bence.

Bu arada vücudumdaki yağ oranını basit bir şekilde bulmanın yolu var mı? :)
 

Gökhan Toros

Forum Bağımlısı
Kayıt
29 Haziran 2010
Başlık
128
Mesaj
4.696
Tepki
8.632
Şehir
Polonya
Başlangıç
2009—10
  • Başlık sahibi Başlık sahibi
  • #56
@Ertuğrul Mengi

Merlin çok iyi bu konuda.
Ben aynakol hariç bütün parçalarımı Merlin'den sipariş verdim. Royal Mail ile gönderilen paketlerde de gümrük sorunu yaşamadım hiç.
Aynakol da aslında Merlin'den geliyor da. Yurtdışından bi arkadaşım getirecek oradan alıp :D

Neyse;
Ev tartıları var yağ-su oranını ölçen. Bizim evdeki tartı öyle. Ne kadar doğru bilmiyorum fakat bir rakam veriyor.
Onun dışında diğer ikinci basit seçenek, eczaneler sanırım. Onlarda da bu işi yapan, daha profesyonel yapan tartılar olmalı.

Son olarak ise spor salonlarında var bu aletlerden.
 

Abdullah.R

Forum Demirbaşı
Kayıt
8 Temmuz 2013
Başlık
11
Mesaj
541
Tepki
889
Yaş
57
Şehir
Kamiloba / İstanbul
@efeballiBir haftadır bu linki açmaya çalışıyorum. Biraz evvel son defa denedim ve pes ettim. Bu siteye girebilen var mı?

Bağlantıyı görüntüleyebilmek için üye girişi yapmalısınız.
 

Gökhan Toros

Forum Bağımlısı
Kayıt
29 Haziran 2010
Başlık
128
Mesaj
4.696
Tepki
8.632
Şehir
Polonya
Başlangıç
2009—10
  • Başlık sahibi Başlık sahibi
  • #58
@Abdullah.R

Açılıyor bende, sorun yok.
 

Abdullah.R

Forum Demirbaşı
Kayıt
8 Temmuz 2013
Başlık
11
Mesaj
541
Tepki
889
Yaş
57
Şehir
Kamiloba / İstanbul
@Gökhan TorosLinux düşmanı bir site daha. :(
 
Yukarı Alt