şimdi dilim döndüğünce bu sürüşü baştan aşağı sizlere aktarmaya çalışayım. Öncelikle yanıma neler aldım? 2 tane yazlık kısa forma -1kışlık forma- 2kısa tayt -1 cift kol ısıtıcı -1 cift bacak ısıtıcı- ayak önünü koruyan Toe cover -tamamen ayakkabıyı saran shoe cover - 1 yelek -fileli kolsuz içlik- uzun kollu kışlık içlik - baldırı saran tozluk - boyunluk- ön ve arka olmak üzere 1 cift yedek jant - 1 cift yedek lastik- 8 tane iç lastik - büyük pompa- protein tozu - isotonik toz-bcaa - 2 baston ekmek arası sandivic - 4 muffin -4 cokkie - el yapımı bar (10 tane) -5x6 lite su - 6x1 litre soda- 500 gr kuru kayısı hatırladıklarım bunlar. dikkat ederseniz saydıklarımın içersinde kask yok çünkü onu unutmuşum

arkadaşlar hemen bir kask yetiştirdiler ve bu mini krizi çözdük.
sürüşe geçelim.
derbi maçı dolayısı ile traifk olacağını tahmin edip devre arasında yola çıktım. trafiksiz bir şekilde 21:30 gibi veledroma ulaştım. 12 gibi sürüşe başlamayı düşünüyordum ama erken gelince 11 gibi başlayabilirim diye düşündüm. kask krizinden dolayı biraz daha roötarlı bir şekilde 23:30da ilk pedalı attım.
öncelikle söyleyeyim insanlar bana kaç ortalama yapacaksın falan diye soruyorlardı. bende onlara daha çok watt veya nabız değeri üzerinden değerler veriyordum. bu zamana kadar veledromda hiç bisiklet sürmeyen birinin ilk seferinde 500km yol denemesi de ayrı bir komik
gece hava sakin 13c sıcaklıkta ve rüzgarsızdı. 29-30 arasında 125-130 nabız arasında ilk 50kmyi döndüm. sonra mert arkadaşım geldi onla beraber de bir 50 döndük. merti eve ugurladıktan sonra bir süre yanlız devam ettim. gece 03:30 cıvarı anadolu yolcularından beraber sürdüğümüz bir abim geldi ve onla beraber 50km cevirdik. ilk 100km boyunca kıyafet değişliği yapmak için 1-2 kere duraksadım. ilk esas molamı 200km de verdim (15-20 dakika) gece kıyafet tercihim de söyle oldu: yazlık forma- kol ısıtıcı-kolsuz içlik-yelek-boyunluk bir süre sonra ayaklarıma da toe coveri taktım. ilk 200km boyunca bacaklarımda bir ağrı yoktu ara ara kolda elde uyuşmalar yaşadım. en büyük sorun popo ağrısıydı. kendime 200. kmde mola vereceğim de bir hedef koyup kendime bu şekilde motive edip ilk 200ü bitirdim. 200km boyunca ne yedim diye soracak olursanız. başlamadan önce baston ekmek sandivic (peynir domates-hıyar-salam-ceddar peyniri) ve 200km sonunda bir sandivic daha. her saatte 1 el yapımı bar(içinde kuru kayısı chia-fındık-hurma gibi şeyler var) bu barı arkadaşım kendi yapıyor. bol bol su ve izotonik içtim ne kadar içtiğimi pek hatırlamıyorum. Yanımda bide züber vardı onu da bi ara yemişim. bunun dışında gece ziyarete gelen arkaşım soguk kahve getirdi onu da içtim , forumdan bir arkadaş snickers ve cola getirmiş onu da ilk 200km içinde yedim.
200km sonunda arada taytı değiştirip diğer taytı giydim. bu sefer aynı hataya düşmeyip assos cream muadili olan decathlon kremini tayta sürüp üzere geçirdim. saat gecenin körü ve hava ciddi sogumaya başladı. ben arabanın içinde ısınmaya çalıştım. 15 dakika sonra aradan çıktım bisiklete kıragı düşmüş
biraz dinlenmek ve taytı değiştirmek en büyük sorunum olan popo ağrısını çözdü ve yola devam ettim. yoldayken hep 100km sonrasını hedef aldım. bundan sonra her 100kmde 1 mola almaya karar verdim. 250kmlerde bir arkadım destege geldi ve beraber pedallamaya başladık. hava artık aydınlanmıştı ama hava daha da sogumuştu. kışlık formamı sırtıma geçirip yola devam ettim. arkadaşımın rüzgarında giderken birden tekerler birbirine sürttü ve çok sert bir şekilde düştüm.
45 saniye kadar yerde ahlayıp vahladım. güvenlik hemen geldi dilersem ambulans çağırabileceklerini söylediler. kendilerine teşekkür ettim ve ayağa kalktım. ilk önce kendimi sonra bisikleti inceledim. sağ bacağımda 3 sürtüne yarası sağ dirseğimin üstünde bir yara sag ve sol elimde de ufaklı yaralar vardı. düşen sulukları taktım ve arkadaşıma haydi devam! dedim. 250-300 arasındaki en büyük sorunum uyuşmalar ve omzuma veya koluma giren garip ağrılardı her kmde molanın hayalini kurarak yola devam ettim ve 300ü devirdim. 300kmde arkadaşlarım bir ekmek arası getirdiler ve kaç şey daha yedim ama hatırlamıyorum

300-400 arasında ellerimdeki yaralar nedeni ile sabit şekilde gidonu tutmak gerekti. aerobara yatamıyordum çünkü uyuşan kolum buna izin vermiyordu. elimin pozisyonunu değiştirsem yaraya denk geliyordu elim acıyordu. tüm bunlar olurken sürüşe desteğe gelip nasılsın diyenlere çok iyiyim! diyordum. iyiydim zaten ben mazeret kabul eden bir insan değilimdir. yürüdüğün yolda her zaman zorluklar olur , amaç kararlı bir şekilde yürümektir. arkadaşlar burada da iyi gözüktüğüm yazınca sevindim demek ki başarabilmişim dedim.
400de bir mola daha verdim bu en uzun molamdı. çünkü son mola olarak planlamıştım. 45 dakika dinlendim ve bir şeyler yedim. popo ağrım gene vardı ama dayanılmayacak bir ağrı değildi. omzumda sırtımda ufak ufak tutulmalar yaşıyordum haydi son 100 nidaları ile yola çıktık. 400-450 arası benim en zorlandığım bölümlerden biri oldu. bacaklarımda sorun yoktu midem bulanıyordu. beraber sürdüğüm arkadaşlara 450de ufak bir mola daha vereceğimi söyledim ve moladaki sodanın hayalini kurarak 450ye kadar pedalladık.
15 dakika bir mola ve bir soda ve son 50 için yola koyulduk. 1-2 tur döndükten sonra hafif düşüş yaşadıgımı hissedip sona sakladıgım sis cafeinli jelimi yapıştırdım. 400-450 arası konuşamayan konuşmak için enerji harcamak istemeyen ben birden geveze oluverdim. son 20km boyunca drafta girmeyi de bıraktım yan yana gidiyorduk hatta bir ara 40lı hızlara çıkıp velodroma gelenleri geçtim son 10kmyi 32-33 hızla döndüm. sırtımdaki kolumdaki ağrılardan eser yoktu. aero bara yatmayı denedim , yatabiliyordum ama bu sefer de çişim geldiği ve baskı geldiği için yatamadım. işin sonunda turu hayırlısı ile bitirdim. koydugum hedefi başarabilmiş olmak tarifsiz bir haz.
başlarken

400k dinlenme

300k sonrası
