@ReşitÇağırgan
Eritre'den bile yetenekler ortaya çıkarılıp bisiklet dünyasına katılabiliyorsa Türkiye'den çıkmaması için bir neden yok .
(link)
Ama yalnızca yetenek yetmiyor , ahlak , spor disiplini , beslenme , yarış öncesi ve sonrası yaşam , kişisel kültür , sosyal zeka , ekonomik durum , mental performans , yaşadığı yerin kültür yapısı ve daha birçok etken bunda etkili . Ve özellikle ego olayı . Türklerde ego çok yüksek ; en ufak antremanda , yarışta bile kavga , dövüş , çamurluk , pislik var bizde .
Adamlar senede 3 milyon euro verdikleri Gilbert'e bile domestiklik yaptırıyorlar . Demek ki her şekilde antrene ediyorlar . Psikologlar , psikiyatrlar , mentorlar vs ile çalışıyorlar . İlginç sistemleri var . Futboldan bir örnek vermem gerekirse yıllar önce Shevchenko , Milan'a transfer olduğunda , adam yalnız kalmasın canı sıkılmasın diye Amerikalı escort bir bayan tutmuşlardı . Partiler vs'de yanında olsun diye . Yalnız saha içi değil , saha dışı her türlü motivasyonda düşünülüyor . Yani olay komple . Yalnız sporcunun performansı değil , antrenör , yönetici , başkan , sponsörün performansı da önemli
Bizde ayrıca spor ahlakıda oldukça eksik . Bir de yarış ve antreman farklıdır arkadaşlar . Bizim Türklerde , ondan daha iyi yokuş çıkanlar var demek komik geliyor . Sonuçta o adamlar 200 km sürdükten sonra son 15 km'yi o tempo ile çıkıyorlar . O watt değerlerini çıkarıyorlar . Bizim bisikletçileri de gördük Türkiye Turunda
Bence herşeyden önce Türkler olarak egomuza bir çeki düzen vermeliyiz . En iyi biziz , vs demekle olmaz bu işler . Bu cümlede bile egonun zirveye ulaşması var .