Trans Türkiye Ultra Bike Race

Üikemizde ultra mesafe bike-packing yarışı yapılması durumunda katılır mısınız...?


  • Toplam katılım
    485

Süper Dede

Forum Bağımlısı
Kayıt
1 Ekim 2018
Başlık
2
Mesaj
795
Tepki
5.097
Yaş
60
Şehir
istanbul
İsim
mümtaz öztürk
Bisiklet
Colnago
Tüm yarışmacılar kazasız belasız bitirdi. Bireysel klasmanda Serkan Çiloğlu 8 gün 12 saatte finise ulaştı. Takım klasmanında Şenol Kadir Kostekci ve Burhan Turan ikilisi 8 günde finise ulaştılar. Takım klasmanında Şevket Akcahasan ve Zeliha Betül Demir ikinci oldular. Bireyse klasmanda Abdullah Karagöl ikinci ve Bahri Kaplan üçüncü oldular...
 

mmakif

Aktif Üye
Kayıt
2 Haziran 2017
Başlık
0
Mesaj
150
Tepki
336
Yaş
21
Şehir
Sivas
İsim
Mehmet Akif
Bisiklet
Ümit
204057204058

Finish gercekleşti. Çok guzel bol kahkahali hoş bir sohbet oldu ve bir sonraki sene inşallah tekrarında buluşuncaya kadar bu başlık altında devam edicez görünüyor. Hani tecrübeleri bir de en son toplu dinlemek düşünceleri almak benim için süperdi.

Yazilcak gibi değil video atilmasi gerekir vala ben yarışta da bu finişte de çok mutlu oldum bir daha katilan herkesin amaclarinin bitirmek ama ondan önce Türkiyede böyle bir organizasyona destek olmak bu işe dikkat çekip devamliligini saglamak için katildiklarini gördüm. Eksiklikler vardi ama herkesin yüzü gülüyordu. Belki bir iş için biraraya gelemeyen çesit cesit abilerim ablalarim burda BISIKLET namina butun ayriliklari bir kenara itip, yillik izinlerini buraya ayirip biraraya gelmiş durumda.

Katilip da bitiren şampiyonlarin, bırakmak zorunda olan ultracilarin herkesin ayağına; destek çıkan herkesin de yüreğine sağlık :harika: Inş. Seneye daha kalabalik daha organize, bol sponsorlu bir yarış olur.

Kemere gelemeyen gelip de gitmek zorunda kalan abilerime selam olsun Normalde daha büyük bir TTUBR halkası yapabilirdik kemerde biliyorsunuz :ssrtcbya:

Fotolarin devami gelecek konu yukarda kalsin diye parca parça .. :koptum:
 

Soner Kanar

Daimi Üye
Kayıt
27 Kasım 2011
Başlık
11
Mesaj
218
Tepki
143
Şehir
İSTANBUL(Konya-Bozkır)
Bisiklet
Merida
Yarışa katılan,düzenleyen emeği geçen herkese Tebriklerimi iletmek istiyorum.
Bu sene iş yerinde yeni olduğum için izin sorunundan dolayı katılamadım.Seneye şartlar olgunlassirsa katilmak isterim.Amac bitirip uzun yol tur maratonculugumu tescillemek.
 

sccetin

SCC
Kayıt
26 Haziran 2016
Başlık
9
Mesaj
182
Tepki
1.065
Şehir
Samsun
İsim
Serhat C
Buradanda gönüllü oluruz diyenler nerede...
Bir işe baslandiginda yarı yolda bırakılmak ve sonrada o olmadı bu olmadı demek ne kadar doğrudur.
Ocak ayında, iş durumlarından dolayı yarışa katılamayacağım için gönüllü olacağımı buradan ilan ettim.
Samsundaki kontrol noktasıyla ilgili tarafıma starta yaklaşık sadece 2 hafta kala buradan özel mesaj yazıldı; ben de uzun bir süre şehirdışında olacağım için gönüllü olamayacağımı belirttim; mahçup oldum. Yarış zamanı orada bulunamasam da kontrol noktası olarak düşünülen yerin uygunluğundan şüphe ettiğim için şehirden ayrılmadan önce organizasyon gözüyle gidip kontrol edebileceğimi, gerekirse alternatifler bulunabileceğini ilettim. Cevap gelmedi. Buna ek olarak yerime 2 alternatif arkadaş buldum. Cevap gelmedi. Sonra Samsundaki istasyonun iptal edildiğini öğrendim. Sonra yine bu başlıkta yarışı takip ederken Samsunda istasyon olduğunu gördüm. Bunlar dert değil, bunlara takacak değilim.

Fakat gelip beni burada üstü kapalı itham ederseniz cevap hakkımı kullanırım. Kullanırım çünkü ilk gönüllülük konusunu gündeme getirince her şey iyi güzel, bir işimiz çıkınca "yarı yolda bırakmak". Yukarıda insanların tam da sizin yarışı yarıda bırakıp başka bir etkinliğe gitmenizi dillendirmesini bulup ortaya çıkarmama teşekkür edeceğinize yarı yolda bırakan ben oluyorum, gerçekten ilginç.

"O olmadı bu olmadı"dan kastınız sanırım sosyal medya paylaşımlarının zayıflığını vurguladığım eleştiri. Ortada bir sorun varsa ve biz bu sorunu kabul edip işaret etmezsek çözüm bulamayız. Nitekim yanlış hatırlamıyorsam canlı yayınlar da bu eleştiriden sonra geldi, hesap canlandı ve bu videoların yarışa değer kattığı gerçeğine çoğunluğun hemfikir olduğunu düşünüyorum.

Bu yarışın sürdürülebilirliği için eleştirilere açık olmalısınız; hatta bir adım ileri gidip özeleştiri de yapabilmelisiniz. Yoksa zaten bulunması zor olan sponsor ve gönüllü desteğini daha sonraki organizasyonlarda tehlikeye atarsınız.

Organize edenlerin de yarışanların da belki de hepsinin ilk tecrübesiydi. Eksiklikler olur tabii; gayet doğal. Sonuçta kimse bu tecrübelere doğuştan sahip dünyaya gelmiyor. Fakat bunlardan ders çıkarmadıkça bunca tecrübenin de bir anlamı kalmıyor. Altını çizmek istediğim nokta bu.
Kaldı ki bu sizin 100. organizasyonunuz da olsa her şeyin %100 mükemmel olması veya herkesi memnun etmek imkansıza yakın.

Bu yüzden, ben sizin veryansınınızı anlayışla karşılıyorum fakat gönüllülerin değerinin bilinmesi gerektiğini, eleştiriye açık olmanız gerektiğini, sponsorların etkinliği dikkatli gözlerle takip ettiğini ve desteklerinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu bilmenizi istiyorum.

Şu zamana kadar şöyle ya da böyle yarışa destek olmaya çalıştım. Hem katılanlar hem organizatörler hem gönüllüler hem sponsorlar kim bilir ne fedakarlıklar yapıp çok güzel bir iş başlattınız; değerini, kalitesini ve katılımını daha da artırabilmesi için yukarıdaki mesajımın anlamı eğer yerini bulabilirse bundan sonra da destek olmaktan mutluluk duyacağımı belirtmek isterim.
 

Basar Giderim

Hastasıyız dedeeee
Kayıt
21 Haziran 2010
Başlık
4
Mesaj
608
Tepki
2.307
Şehir
İstanbul
İsim
Birol ÇAKIR
Başlangıç
2007—08
Bisiklet
Pinarello
Bisiklet türü
Yol bisikleti
Ocak ayında, iş durumlarından dolayı yarışa katılamayacağım için gönüllü olacağımı buradan ilan ettim.
Samsundaki kontrol noktasıyla ilgili tarafıma starta yaklaşık sadece 2 hafta kala buradan özel mesaj yazıldı; ben de uzun bir süre şehirdışında olacağım için gönüllü olamayacağımı belirttim; mahçup oldum. Yarış zamanı orada bulunamasam da kontrol noktası olarak düşünülen yerin uygunluğundan şüphe ettiğim için şehirden ayrılmadan önce organizasyon gözüyle gidip kontrol edebileceğimi, gerekirse alternatifler bulunabileceğini ilettim. Cevap gelmedi. Buna ek olarak yerime 2 alternatif arkadaş buldum. Cevap gelmedi. Sonra Samsundaki istasyonun iptal edildiğini öğrendim. Sonra yine bu başlıkta yarışı takip ederken Samsunda istasyon olduğunu gördüm. Bunlar dert değil, bunlara takacak değilim.

Fakat gelip beni burada üstü kapalı itham ederseniz cevap hakkımı kullanırım. Kullanırım çünkü ilk gönüllülük konusunu gündeme getirince her şey iyi güzel, bir işimiz çıkınca "yarı yolda bırakmak". Yukarıda insanların tam da sizin yarışı yarıda bırakıp başka bir etkinliğe gitmenizi dillendirmesini bulup ortaya çıkarmama teşekkür edeceğinize yarı yolda bırakan ben oluyorum, gerçekten ilginç.

"O olmadı bu olmadı"dan kastınız sanırım sosyal medya paylaşımlarının zayıflığını vurguladığım eleştiri. Ortada bir sorun varsa ve biz bu sorunu kabul edip işaret etmezsek çözüm bulamayız. Nitekim yanlış hatırlamıyorsam canlı yayınlar da bu eleştiriden sonra geldi, hesap canlandı ve bu videoların yarışa değer kattığı gerçeğine çoğunluğun hemfikir olduğunu düşünüyorum.

Bu yarışın sürdürülebilirliği için eleştirilere açık olmalısınız; hatta bir adım ileri gidip özeleştiri de yapabilmelisiniz. Yoksa zaten bulunması zor olan sponsor ve gönüllü desteğini daha sonraki organizasyonlarda tehlikeye atarsınız.

Organize edenlerin de yarışanların da belki de hepsinin ilk tecrübesiydi. Eksiklikler olur tabii; gayet doğal. Sonuçta kimse bu tecrübelere doğuştan sahip dünyaya gelmiyor. Fakat bunlardan ders çıkarmadıkça bunca tecrübenin de bir anlamı kalmıyor. Altını çizmek istediğim nokta bu.
Kaldı ki bu sizin 100. organizasyonunuz da olsa her şeyin %100 mükemmel olması veya herkesi memnun etmek imkansıza yakın.

Bu yüzden, ben sizin veryansınınızı anlayışla karşılıyorum fakat gönüllülerin değerinin bilinmesi gerektiğini, eleştiriye açık olmanız gerektiğini, sponsorların etkinliği dikkatli gözlerle takip ettiğini ve desteklerinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu bilmenizi istiyorum.

Şu zamana kadar şöyle ya da böyle yarışa destek olmaya çalıştım. Hem katılanlar hem organizatörler hem gönüllüler hem sponsorlar kim bilir ne fedakarlıklar yapıp çok güzel bir iş başlattınız; değerini, kalitesini ve katılımını daha da artırabilmesi için yukarıdaki mesajımın anlamı eğer yerini bulabilirse bundan sonra da destek olmaktan mutluluk duyacağımı belirtmek isterim.
Direk üzerine alinmissin ben genel konuşmuştum. Genel bir serzenişdi lütfen kimse tek olarak üzerine alınmasın.
Yarış çok şükür kazasız belasız eğlenceli bol anıyla bitti. Çok şey öğrendik ve öğrendim.
İstanbul'a dönüş yolundayım bir kaç güne kadar çok şey konuşuruz.
Daha iyisi için her zaman her eleştiriye açığım.
 

Gökay Akçay

Daimi Üye
Kayıt
12 Kasım 2010
Başlık
6
Mesaj
343
Tepki
987
Şehir
İSTANBUL
İsim
Gökay Akçay
Başlangıç
1987—88
Bisiklet
Fuji
Bisiklet türü
Şehir - Tur
Sevgili @Süper Dede tura katılan arkadaşların seleleriyle ilgili güzel bir bilgilendirme yazmışsınız önemli tecrübe oldu, aynısını katılımcıların kullandıkları lastikler özelindede yazabilir misiniz ?
 

mmakif

Aktif Üye
Kayıt
2 Haziran 2017
Başlık
0
Mesaj
150
Tepki
336
Yaş
21
Şehir
Sivas
İsim
Mehmet Akif
Bisiklet
Ümit
"Serkan Çiloğlu " abimiz arka ön schwalbe marathon plus kullandi. Vala bunu gören ben olay bacakta kimse patlakla ugrasmak istemior lastik direncine de takilmior derrrken
"Yolmanifestosu Barış Elbuken "abimiz conti 4000 s 2 kullandi ancak Allah a emanet gelmiş tabiki, kronik sorunu olan yandan yirtilir mi felan mi diye sert yollarda inislerde nasil geldigini anlatmişti o stresle gelmek istemem :koptum: 4000 s2 ile 2 3 kere patlatmis sanirim.

Sonracigima 7 iç lastikli Lastikler Krali Yüksel abimiz arkada michelin pro 3 vardi yanlis hatirlamiorsam yani ne denir bilmiorum :ssrtcbya: Yuksel abinin arka lastigindeki yariklari ve markayi silik lastik olusunu görenler bununla markete bile gitmeyiz nasil geldin abi diorlardi.
Onca patlaga ragmen yilmayan Yüksel abinin iradesini siz dusunun :ssrtcbya:

Sonracigima Durano Plus modeli 4 5 kişi de ben dahil var diye biliyorum durum budur. Teker yorumlari da gelir inşallah.
 

karanbatu

Daimi Üye
Kayıt
12 Kasım 2017
Başlık
0
Mesaj
237
Tepki
564
Yaş
36
Şehir
İstanbul
İsim
Batu
Bisiklet
Fuji
Yarış sonrası düşünceleri nedir peki katılımcıların lastik konusunda? Katıldıkları lastiği mi yoksa başka bir lastiği mi tercih ederlerdi?
 
  • Beğen
Tepkiler: Gökay Akçay

Bahri Kaplan

Daimi Üye
Kayıt
9 Haziran 2014
Başlık
5
Mesaj
202
Tepki
766
Yaş
51
Şehir
Nazilli
Bisiklet
Carraro
Yarış sonrası düşünceleri nedir peki katılımcıların lastik konusunda? Katıldıkları lastiği mi yoksa başka bir lastiği mi tercih ederlerdi?
Ben Schwalbe Durano raceguard 28 mm. modelini kullandım. 2350 km. boyunca çok şükür hiç patlama sorunu yaşamadım. Bir sonraki yarışta yine aynı lastiklerden kullanmayı düşünüyorum. Lastiğin ne zaman ve nerede parlayacağı, tamamen bir şans.
 

hamlet2006

Forum Bağımlısı
Kayıt
14 Kasım 2017
Başlık
22
Mesaj
3.720
Tepki
17.472
Yaş
37
Şehir
İZMİR
İsim
Süleyman
Başlangıç
1986—87
Bisiklet
Scott
Bisiklet türü
Yol bisikleti
Schwalbenin ürün gamındaki en tepe lastiklerden olan Schwalbe One V Guard ları kullandım.Yuvarlanma direnci çok düşük,yol tutuşu ve frenajı çok iyi olan lastikler.Buraya kadar herşey güzel.
Buradan sonrası biraz hayal kırıklığı
Sözde v guard yani 5. Seviye olduğu için patlak koruma direnci de kötü değil sözde.Ancak hepsi stratejik ve kritik zamanlarda 5 defa patladı.Bu lastikleri yarışta kullanmadan önce 300 km kadar deneme amaçlı olarak kullanmıştım.Yine bu Schwalbe oneların rakibi olan yüksek performans lastiği Pirelli P Zero Velo ları da 2800 km antrenmanlarımda kullanmıştım.Pirelliler 2800 km'de sadece bir kere patlamıştı.Ben de dedim ki Pirelli gibi çok narin bir lastik bile 2800 km'de bir kere patlıyorsa patlak koruması çok daha iyi olduğu söylenen Schwalbe onelar hiç patlamaz.Ama öyle olmuyormuş.Nasip kısmet İşleri devreye giriyormuş.
Schwalbe oneların kolay patlamasını bir kenara bıraktım.En büyük sıkıntısı zor janta takılması ve balans vermedeki aşırı zorluk.Hayatımda telli ve katlanabilir çok lastik kullandım bu Schwalbe onelardaki balans sorununu hiç yaşamadım.Lastiği değiştirdikten sonra bile lastiği 3 defa söküp taktığımı biliyorum balans vermek için.Ve bu 2- 3 defa söküp takmaları her patlakta yaşadım.Yani 5 patlakta toplamda 10 ila 13 defa lastiği söküp taktım.İnanılmaz psikolojimi bozdu.Çok zaman kaybettirdi.Tam kaslarım ısınmış bisiklete bineceğim patlak sorunu ve balans sorunu burnumdan geldi.
Şimdiki aklım olsaydı hayatta Schwalbe one kullanmazdım.Mahallemdeki bisikletçi bile dedi bu lastikleri (Schwalbe one)janta düzgün oturtmanın zor olduğunu.
Pirelli P Zero Velo kullanırdım.Patlasa bile balans sorunu kesinlikle yok.Lastiği takıp yola devam etmek sadece 15 dakika.Çok hızlı ve akıcı bir lastik .Bu Pirelli lerin de sorunu çabuk bitiyor olması
 

cember3454

Veba
Kayıt
3 Ocak 2018
Başlık
1
Mesaj
162
Tepki
451
Şehir
Ankara
İsim
Berke Usta
Durano plus 28x700 kullandım. Memnun kaldım.
Bu arada Serkan Abi de duranı plus kullandı yanlış hatırlamıyorsam ve 32x700 dü onunki. Yani yarıştan önce 23/25 falan kullansam daha mı iyi olur performans açısından düşünürken, yarıştan sonra 32 mi 35 falan mı diye düşünmedim değil :D Teker patlaması inanılmaz motivasyon kaybettirici bir durum bu tarz bir yarışta.
 

hamlet2006

Forum Bağımlısı
Kayıt
14 Kasım 2017
Başlık
22
Mesaj
3.720
Tepki
17.472
Yaş
37
Şehir
İZMİR
İsim
Süleyman
Başlangıç
1986—87
Bisiklet
Scott
Bisiklet türü
Yol bisikleti
Bir de şunu belirtmek isterim.
Giyeceğim formaya kadar herşeyi herhangi bir sürpriz ile karşılaşmamak adına yarıştan önce denedim.Buna lastikler de dahildi.
Schwalbe Oneları patlamadığı halde 4 defa söküp taktıp.Bu sökme takma işlerinde herhangi bir balans sorunu yaşamamıştım
.Ancak yarış ortamında belki de heyecan gibi faktörler devreye giriyor hep balans sorunu yaşadım.İnanmazsınız yarıştan sonra sakin kafayla lastiği değiştirdim,zor da olsa balansı verebildim
 

Abdülkadir Ergin

Forum Bağımlısı
Kayıt
31 Ocak 2012
Başlık
58
Mesaj
1.419
Tepki
3.673
Yaş
39
Şehir
Manisa
Bisiklet
Salcano
Durano plus double defence kullandım. İçine Çin'den aldığım patlak önleyici şeritte takmıştım. Bir kere metal yonca & kıymık saplanması nedeniyle patladı. Patlak tamiri için sökerken bir de saplanmış tel gördüm, lastiği delmiş şeride takıldığı için patlatamamış. Sökmesi takması kolay hafif bir lastik.
 

Basar Giderim

Hastasıyız dedeeee
Kayıt
21 Haziran 2010
Başlık
4
Mesaj
608
Tepki
2.307
Şehir
İstanbul
İsim
Birol ÇAKIR
Başlangıç
2007—08
Bisiklet
Pinarello
Bisiklet türü
Yol bisikleti
Arkadaşlar yarışa kayıt olup katılmayanlar da dahil yarış ile ilgili anısını yazıp info@ttubr.com adresine postalarsaniz sitede yayınlamayı düşünüyorum. Resim ve video larida wetransfer den hazırlayıp aynı adrese link atabilirsiniz.
Bu yıl site boş idi önümüzdeki yıl sizlerin anı ve fotolariyla dolsun istiyorum.
 

sccetin

SCC
Kayıt
26 Haziran 2016
Başlık
9
Mesaj
182
Tepki
1.065
Şehir
Samsun
İsim
Serhat C
Yılda en az bir defa 300 km üstü sürmeye gayret ediyorum. Bu yılki sürüş dün idi ve toplamda 6. 300 km üstü sürüşüm oldu. Her birinin farklı bir hikâyesi ve tecrübesi var. Dünkü sürüşün anıları taze iken bu konuda kısa kısa ayrıntıları paylaşıp bu yarışa hazırlananlara en ufak bir katkım olabilirse nu mutlu bana.

Samsun ve İstanbul etrafındaki 300 kilometrelik çemberleri tükettiğim için dur bakayım Bolu etrafında nasıl bir çember çıkar diye öylesine bir rota oluşturdum ve rota karşı konulamaz bir sekikde cezbetti ve birkaç gün aklımı kurcaladı, bacaklarımı dürttü durdu.

Karpuz kabuğu eşeğin aklına düşmüştü, bir iki gün önceden dinlenmeye çekilip uyku ve beslenme dengeme dikkat ettim. Zira 04:30'da uyanıp 05:30'da yola çıkıp 21:00 gibi bitirmeyi hedefliyordum. Rota yaklaşık 350 km ve 4100m tırmanış içeriyordu ve yolun %80ini daha önce hiç görmemiştim.

Bolu Dağı'nda müthiş bir manzara ve tenhalıkla beraber güneşi doğurdum. Sıcaklık 9 derece idi. Istikametim Akçakoca, Zonguldak, Filyos, Çaycuma, Devrek, Mengen ve Bolu.

P90720-060842~2.jpg
P90720-060906~2.jpg

98 km ve 3 saat sonra 08:30'da ihtiyaç molası verdim. Hava daha bu saatte 20 dereceye vardığı için içliğimi ve kol ısıtıcılarımı çıkarıp Zonguldak'a devam ettim. Buraları ilk defa görüyor olmak o kadar keyif vericiydi ki arka arkaya bulunan 9 adet tünel dahi moralimi bozmadı.

P90720-112143~2.jpg
P90720-111700~2.jpg
P90720-112222~2.jpg

Zonguldak ile Filyos arası sahil şeridi tam bir hayal kırıklığı oldu çünkü yol hem kalabalık, hem bozuk, hem de Strava'daki verilerde görünmeyen, benzincinin "dümdüz" açıklamasının tam tersine mental olarak tamamen hazırlıksız olduğum %19ları gördüğüm çok kırıcı küçük rampalarla doluydu. Bunlara 30 dereceye varan öğle sıcağında denk gelmek ise bir ara gözümün kararmasına sebep oldu. Hemen kenara çekip bir şeyler yiyip dinlenmeye başladım. Tam da bu sırada oranın yerlisi bir arkadaş geldi ve Filyos'a kadar yaklaşık 25 km beraber sürmeyi teklif etti. Hemen kabul ettim. Muslu'dan sonraki tırmanışın ardından arkadaşı 15 dk kadar bekledim fakat gelmeyince birbirimizin numarasını almadığımız için endişe edip geri döndüm, bir araba beni durdurup, arkadaşının bel fıtığı tutmuş geri döndüğünü söylememi istedi, diyince yoluma devam ettim.

P90720-123158~2.jpg
P90720-135145~2.jpg

210. kilometrede Çaycuma'da uzun süredir tanışıp birbirimizi takip ettiğimiz bisikletçi dostum Mustafa ile yüz yüze tanışmak o güne kısmet oldu ve yemek yiyip karnımı doyurdum ve muhabbet ettik. Buradaki yaklaşık 1 saatlik molaya gerçekten ihtiyacım vardı ve çok iyi geldi. Önümde 130 kilometre ve 1000 metreye yükseleceğim bir tırmanış vardı ve karanlığa kalacağım kesinleşmişti.

Çaycuma ile Devrek arası günün en büyük sabır testlerinden biriydi zira aradaki yaklaşık 30 kilometrelik yolun sağ tarafını aslen yokuş ve yüksek yerlerde görmeye alışkın olduğumuz tırtıklı şekilde yontulmuştu. İçim dışıma çıka çıka sabırla devam ettim. Devrek'in çıkışında kendimi bir benzinliğe zor attım. Pompaciyla iki kelam ederken sinirle "bu yolun hâli ne böyle yahu" dedim. O da, kışın buzlanmadan kaza yapan çok oluyor o yüzden, dedi. Ben de içimden "vay anasını, 70 metre rakımda ve düz yolda buzlanma oluyor ve bizim kekolar da kaza yapıyor ha? Bunlar araba sürmeyi ne zaman öğrenecek? Bak bu yol bir dahaki sefere sıcacık kaymak asfalt olmazsa ben size yapacağımı bilirim" diyip çıktım, vurdum kendimi rampalara. Artık 40 kilometre sonraki hedefim Mengen'deki dünyanın en güzel köfte ekmeğinden başka bir şey yoktu. Bu 40 kilometrede 900e çıkıp 650e inecektim. Tırmanış dağ arasında olduğu için, yani artık sonunda güneşten kurtulacağım için ne kadar sıkıcı olursa olsun hiç umrumda değildi.

280. kilometrede Mengen'de vardım ve günün ikinci ve son yemeğiyle karnımı doyurdum. Saat maalesef 20:30'du ve güneş kaybolmak üzereydi. Önümde 67 km ve 1100 metrelere çıkıp zifiri karanlıkta gitmek beni bekliyordu.

Bolu'yu ziyaret ederken böyle uzun bir rotaya çıkmak aklımda olmadığı için lambalarımı almamıştım. Bir gece önceden her ihtimale karşı kayınpederin arka lambasını aldım ve önü de almadığım için sonradan pişman oldum. Arka lamba hayat kurtardı, önü almadığım için ise acayip pişman oldum zira az önce belirttiğim gibi Mengen'den sonraki 67 kilometrenin büyük çoğunluğunda zifiri karanlıkta gittim.

Karanlığın serinliği ve yıldızların görüntüsü 2.5 saat boyunca sürekli sağ şerit çizgisine odaklanmanın, karşıdan gelen araçların uzun farlarının, inişte rüzgârdan gözlerimin yaşlanmasını unutturdu. Bu 2.5 saat boyunca etrafımdaki hiçbir şeyi seçemediğim için ve artık 300 küsürüncü kilometrelerde olduğum için sanki böyle havada sanki böyle boşlukta sürüyordum; bacaklarım kendiliğinden dönüyordu. Bisiklet akıyordu. Şaşırtıcı bir şekilde totom hariç hiçbir yerim ağrımıyordu.
Bu bölümdeki stratejim arkadan araba farı gelmediği sürece sağ şerit çizgisinin hemen solundan gitmekti, böylelikle göremediğim güvenlik şeridindeki lastik patlatma ihtimali olan parçalardan uzak kalacaktım. Araba yaklaştığı zaman da onun farının yardımıyla güvenlik şeridinin temizliğini/kirliliğini görüp kendimi biraz o tarafa atacaktım. Zira o karanlıkta lastik patlaması istediğim son şeydi ve sürüş çok uzamıştı, enerjimi ve vaktimi lastik değiştirmeye harcamak istemiyordum. Neyse ki bu taktik işe yaradı ve sorunsuz eve vardım.

Başıma güneş geçmiş olacak ki kafam davul gibiydi ve başım ağrıyordu. Güneş geçmemişse bile gün içinde 2 defa yaşadığım 21 derecelik sıcaklık farkı beynimi zonklatıyordu. Hemen bir duş alıp, totoma bebek pudrası sürüp, elime nemlendirici krem sürüp yatıverdim.

Ön lastik: Continental Grand Prix (8100km) 0 patlak
Arka lastik: Continental Ultra Sport (1100km) 0 patlak
Grupset: Arka attırıcı Tiagra, gerisi 105 ve Ultegra - 0 sorun
Yiyecek: kahvaltı sütlü yulaf - Yanıma aldıklarım - 2 lifalif, 2 meyveli form bisküvi, 1 enerji jeli, bir iki avuç çiğ badem
Içecek: toplamda 5 litre su, toplam 2 litre de kola, Powerade ve soda - Çaycuma'da tabldot yemek (çorba, pilav, cacık, tavuk sote) - Mengen'de 1 tam ekmek köfte
Kayıt cihazı: Garmin Edge 520 (%98 şarjla başlayıp %3te bitti)
Sele: Sıradan Selle Royale
Tayt: btwin (500 olsa gerek) taytın içinde Nike Pro Combat

Bu vesileyle, yaptığınız işin ne kadar zor olduğunu ve müthiş bir dirayet ve hazırlık gerektirdiğini bir kez daha hatırlamış oldum. Tekrardan hepinize canı gönülden tebrikler.

Rota ve yükselti grafiği:
S90720-23132541.jpg
S90721-14194931.jpg
 

srdrmrs

Forum Bağımlısı
Kayıt
9 Haziran 2014
Başlık
22
Mesaj
1.238
Tepki
3.218
Yaş
32
Şehir
istanbul
Bisiklet
Canyon
Sevgili arkadaşlar bandırma izmir için bana bir rota önerme şansınız olur mu ? söyle bir rota çıkardım ama sizlere sormak istedim.

Bağlantıyı görüntüleyebilmek için üye girişi yapmalısınız.
 
  • Beğen
Tepkiler: BerkEvren

Abdülkadir Ergin

Forum Bağımlısı
Kayıt
31 Ocak 2012
Başlık
58
Mesaj
1.419
Tepki
3.673
Yaş
39
Şehir
Manisa
Bisiklet
Salcano
Sevgili arkadaşlar bandırma izmir için bana bir rota önerme şansınız olur mu ? söyle bir rota çıkardım ama sizlere sormak istedim.

Bağlantıyı görüntüleyebilmek için üye girişi yapmalısınız.
Balıkesir - Edremit yolunu hiç bilmiyorum, maps'te yol kalitesi fena gözükmüyor. Ancak profile bakınca tırmanışlar fazlaca. Edremit'ten sonrası ise İzmir'e kadar yol güzel. Aliağa - Foça sapakları ve Menemen civarı biraz trafik yoğunluğu olur. Bir de İzmir Çiğli'den itibaren şehir içi trafik yoğun olacaktır. Sahili tercih ediyorsun sanırım. İçeriden Akhisar - Manisa üzerinden gelirsen yol yaklaşık 100 km., tırmanış ise 150 m. civarı azalacaktır. Akhisar yolunu tercih edersen bol kavun - meyve satıcısına, Çanakkale yolunu tercih edersen bol karadut şerbeti - meyve satıcısına denk gelirsin. Gelirken haberim olursa karşılamaya çıkabilirim, beraber pedallayabiliriz.
 

srdrmrs

Forum Bağımlısı
Kayıt
9 Haziran 2014
Başlık
22
Mesaj
1.238
Tepki
3.218
Yaş
32
Şehir
istanbul
Bisiklet
Canyon
Balıkesir - Edremit yolunu hiç bilmiyorum, maps'te yol kalitesi fena gözükmüyor. Ancak profile bakınca tırmanışlar fazlaca. Edremit'ten sonrası ise İzmir'e kadar yol güzel. Aliağa - Foça sapakları ve Menemen civarı biraz trafik yoğunluğu olur. Bir de İzmir Çiğli'den itibaren şehir içi trafik yoğun olacaktır. Sahili tercih ediyorsun sanırım. İçeriden Akhisar - Manisa üzerinden gelirsen yol yaklaşık 100 km., tırmanış ise 150 m. civarı azalacaktır. Akhisar yolunu tercih edersen bol kavun - meyve satıcısına, Çanakkale yolunu tercih edersen bol karadut şerbeti - meyve satıcısına denk gelirsin. Gelirken haberim olursa karşılamaya çıkabilirim, beraber pedallayabiliriz.
370km için tırmanış profili bana düşük geldi aslında. strava bana sahilden gitmemi önerdi ve bu bana da daha mantıklı geldi. henüz planlamadım ama geri dönüş için otobüsle dönmek istemiyorum. tabiki geleceğim zaman haber ederim. ayrıntılı cevabın için çok teşekkürler.
 
Yukarı Alt