Scudo Sports

Her Salı - Perşembe Akşamı Caddebostan - Kaynarca Turu

Scudo
Merhaba arkadaşlar. Kaçta Yakamoz'da oluyorsunuz ? Ona göre yemekten sonra çıkacağım. Bu arada bir arkadaş bana Özgür ve Ahmet'in adreslerini verse de geçmiş olsun ziyaretinde bulunsak.
 
Çok tatsız haberler bunlar.. Ciddi bir sorun yaşanmamış olması işin teselli bulunan tarafı.. Ahmet ile geçen hafta Yakamoz'da tanıştık, Yiğit'i ise simaen tanıyor olabilirim, ancak bisiklete gönül veren herkes gibi aileden sayılırlar..

Her iki aile ferdine de geçmiş olsun, acil şifalar..

Selam.
 
selam arkadaşlar. ben ahmet ersöz'ün abisiyim. onlara kaza da yardım eden ve yanında hastenede onu yalnız bırakmayan arkadaşlara çok teşekkur ederim. ahmet'in bugün hastanede bandajı açıldi ve pansuman yapıldı. biraz ağrıları var. inşallah kısa zamanda düzelir.
kaza yapan diğer arkadaşa da geçmişolsun inşallah kısa sürede iyileşir.
 
Tura çıkan arkadaşlarla yürüyüşle de olsa tanışmak için dışarı çıkmak istedim. Ama havanın soğuk olması bahanesiyle ailem önledi. Şu an canım nasıl da sıkkın :boese157: :boese157: Artık İstanbul dışı bir işi ister hale geldim bu aile baskısından kurtulmak için. Lütfen bana acilen yardımcı olun ve İstanbul dışı bir iş bulun :( :(

Not: Tanışma Perşembe'ye kaldı. Siz de ileri saat uygulamasının başlamasından itibaren turun başlama saatini 1 saat geriye alırsanız daha iyi olacak. Çünkü ailem gereğinden çok meraklı.
 
selamlar tura yine katılamadım yarın sabaha karşı 4 de yola çıkıp antalyaya gidicem 2 haftadır binemiyorum antrenmansızlıktan sonra gece kalkmam epey zor olacağından bugünde aranızda yokum perşembede çok zor gelebilme ihtimalim ama en kısa zamanda pistlere dönücem :)

bu arada çok teşekkürler hüseyin bey ahmet abiyle ilgili haber verdiğiniz için inş. birgün ziyaretine gelicem şehir dışından gelir gelmez. selamlarımızı iletirseniz memnun oluruz.
 
Sevgili arkadaşlar,

Yorucu bir sürecin ardından şimdi ancak foruma girebiliyorum. Tabi bu duruma şükretmem lazım, nitekim bu elim kaza çok daha kötü bir şekilde de sonuçlanabilirdi ki çok şükür bu kadarı ile geçiştirdik.

Öncelikle Yiğit kardeşime de tekrar çok geçmiş olsun diyorum.

Bu kötü olay bana gösterdi ki, bisiklet denen bu alet gerçekten çok samimi duygular ile birbirlerine bağlanan, iyi zamanlarda beraber gülüp eğlenen, kötü anlarda ise fedakarca elinden geleni yapan çok güzel insanlarla tanışmama sebep olmuş. Sizleri tanımış olmaktan dolayı ne kadar mutlu ve şanslı olduğumu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kaza olduğu andan itibaren beni kurtaran, yanımda olan, yardımcı olan, ziyaretime gelen, telefonla arayan ve buradan geçmiş olsun dileklerini sunan tüm dostlara çok teşekkür ederim. Ancak kaza olduğu andan itibaren yanımda olan Ferit, Ersoy, Burak ve Kemal Abiye, bizi hastanede karşılayarak her türlü bürokratik işlemler ile boğuşan ve yanımızdan hiç ayrılmayan Atakan'a (ve bayan arkadaşına), derhal hastaneye koşarak gelen ve çok büyük yardımları olan Ertan Abi'me ve Alp'e, beni hastanede ziyaret eden Kudret Abi ve Çağrı'ya ve ismini burada anmayı unutmuş olabileceğim diğer dostlara da özelikle teşekkür etmek isterim.
Bu arada bir çok arkadaş da bir şekilde telefonumu bulmuş ve aramışlar, kimisi ile görüşebildim ancak bazıları ile de uyuyor olmam sebebiyle görüşemedim, hepsine buradan tekrar teşekkür ederim.
 
Sevgili arkadaşlar,

Görüyorum ki, bir çok pedal dostu durumumuzu ve kazayı doğal olarak merak ediyor. Ben elimden geldiğince durumu açıklamya çalışayım.

Önce Yiğit kardeşimin durumundan bahsedecek olursam, ki en sağlıklı bilgiyi kendisi verecektir, bendeki en son bilgi hastanede gözlem odasında karşılıklı olarak yatarken gelen doktorların konuşmalarından anladığım kadarıyla, sol omzu çıkmış, omuz üstünde bir kemik kırık, sol dirsekte ise tam anlayamadım ama kırık veya çıkık mevcut. Bir de bana dikiş atılırken duyduğum kadarıyla ona da dikiş atılıyordu, sanıyorum sol bacağına. Kendisine buradan tekrar geçmiş olsun diyorum.

Benim son durumum ise şu şekilde, sol 7. kaburga da bir kırık var (tomografi ile akciğere zarar vermediği tespit edildi, bir süre ağrı yapacak ve iki ayda falan kendi kendine kaynayacakmış), düşme anındaki çarpmalara bağlı olarak hemen hemen her yerim dayak yemiş gibi ağrıyor, bunların dışında yüzümde çok sayıda kesik var. Hatta ağzımın iç tarafı tabiri caizse liğme liğme olmuş. Ağzımın iç tarafında muhtelif yerlere dağılmış olarak 10-15 dikiş var, yüzümde de sanıyorum bir o kadar daha dikiş mevcut. Doğal olarak ağzım çok şiş, düzgün kuşamıyorum, sadece pipet ile beslenebiliyorum :) Bir de gözlüğün sapı sol kulağımın üst tarafını kesmiş, bunu daha bugün farkedebildim.

Bunun dışında çok şükür bir şey yok. Ama bugün hala hayatta olmayı sanıyorum kaska borçluyum. Ersoy benim kaskın resmini çekmiş, kaskın üçte biri yok, parçalanmış, ya kask olmasaydı, düşünmek bile istemiyorum. Ayrıca yüzüm çok ciddi yara almasına rağmen yine çok şükür ki gözlerimde hiç bir şey yok, bu da gözlükler sayesinde olsa gerek. Israrla kask ve gözlük takmak istemeyen arkadaşlarıma umarım bu iyi bir örnek teşkil eder.

Kazanın oluşu bende de ciddi bir soru işareti. Ancak çok derine gitmeden şunu söyleyebilirim ki en önemli unsur kontrolsüz ve yüksek sürat, gerisi ayrıntı.
Uzun ve dik bir tırmanmayı bitirmiştik ve Anadolukavağı'na doğru inişe geçmiştik. Aslında böyle uzun ve yorucu bir tırmanmadan sonra gelen iniş sanıyorum dizginleri bırakmamıza sebep oldu. Ben beşinci sırada iniyordum arkamda sadece Kemal abi vardı. Bir anda önümde bir kargaşa gördüğümü hatırlıyorum (sonradan öğrendim ki o sırada Yiğit düşüp takla atmaya başlamış) ben de o anda manevra ve fren kombinasyonu yaptığımı ve arka tekerimin bankete doğru kaymaya başladığını ve düşeceğimi düşündüğümü hatırlıyorum. Ondan sonra ilk hatırladığım şey ambulansa bindirilişim. Bu arada geçen sürece dair hiç bir şey hatırlamıyorum. Nasıl düştüm, nereye düştüm, neler oldu hiç bilmiyorum. Aslında çok da merak ediyorum ama dün hastanede ne Ferit ne de Ersoy bu konu haakında tek kelime etmediler ama nasıl oldu neler oldu diye sorduğumda yüzlerinin buruştuğunu çok net gördüm ama cevap vermediler. Ama anlıyorum ki kaza anından ambulans gelene kadar bilincimin yerinde olmadığı bu zaman zarfında beni en son sürüklendiğim yerden çıkarmışlar, eldivenlerimi ve buffımı çıkarıp çantama koymuşlar v.b. (Ersoy benden kurtulamazsın her şeyi anlattıracağım sana:) )

Benim bildiğim kadarıyla da kaza ayrıntıları bunlar. Gerisi hastane, filmler, tomografiler, muayene ve müdahale, uzunca bir süre gözlem odasında bekleme v.b.

Umarım bu acı tecrübeler bir daha kimsenin başına gelmez ama kaza her ortamda mutlaka oluyor maalesef. Sizlere söyleyebileceğim en önemli şeyler ise; kesinlikle koruyucu donanım, özeeliklede kask, kullanmayı ihmal etmeyin, yüksek süratten kaçının ve sürüş anında mümkün olduğu kadar ileriye bakın, sanıyorum ben biraz daha ileriden ziyade önüme bakıyordum herhalde ki, önümdeki kargaşayı geç farkettim.

Herkese kazasız ve mutlu sürüşler...
 
@Red Devil

Benim durumum gelmemekten çok gelememeye giriyor Red Devil. Ama Perşembe'yi iple çekiyorum. Alp Abi de ortalığı yakmış dün. Bu arada tekrar geçmiş olsun Özgür'e, Ahmet Abi'ye ve Yiğit'e. Keşke adreslerinizi bilsem de kısa bir geçmiş olsun ziyaretinde bulunabilsem.
 
Geri