Scudo Sports

Fıkralarımızı burada toplayalım..

Scudo
Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar,
-"Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der,
-"Babam dövmiştir". Hoca sorar,
-"Niye oğlum",
-"Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy." Bunun üzerine hoca,
-Bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der.
Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına ;
-"Şehmus ne oldi kim yapti" der. Şehmus der ki
-"Bubam yapmıştır."
-"Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır.
-"Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... hoca derki;
-Oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık.
-" Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam,
-Dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca;
-Ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Bende bisiklet isterem !!!! "
 
  • Beğen
Tepkiler: fatih_brs
· MuRo sPiKeR olUrsA xD

MURO:

-Ben metropol tilkisi muro ve yanımda yardımcım çeto ile birlikte size bu maçı anlataraksizi metropol hayatının kaygılarından uzaklaştırmaya çalışacagız.
-Eee... çeto sence kim yener.

ÇETO:

-Valla başkanım...eee...

MURO:

-Tamam kes çeto maç başlıyor.

______________________________ __________________
Maç anında..
______________________________ ____________________

MURO:

-Emperyalist ronaldinho metropolün baskılarını samuple etmiş şekilde messi’ye pas atıyor.
-Messi metropol tilkisi çalımıyla rakibini geçiyor.
-Aha.... şutu çekiyor.Ve goolll..
-Lililililili..............
-Eee çeto nasıl bir gol.

ÇETO:

-Valla başkanım emperyalizmin dişlileri arasında ezildigi belli



Ceto : Baskanim Anamda izliyormudur maci ?
Muro : ben nerden bileyim Ceto Ananin Evine Kamera Yerlestirmedim ya , sus lan maci sogutma !
Yildirim : Baskanim Caylarda geldiii
Muro : ver yildirim ver , bu gundi maci soguttu bari Caylar sogumasin
Ceto : kirici olmuyormusun baskanim
Muro : tmm Ceto kes Ronaldinhoyu seyret , sen yoksa gecenlerde bunami özendin Kömürlü Yüzünle lan gundii..
Yildirim : Baskanim Gol...
Muro : Lilililililili.....
Muro : hani gol Ofsayt diyor , ulan feodal pust Yildirim sen bu yalanlarla hangi köyleri gezersin daha bilmiyorum...
Yildirim : Baskanim ama goldu
Muro : sus Yildirim sus , zaten Hakemi gözüm tutmadi ayni o Deli Hüsnüye benziyor , Hüsnünün seni Kovaladigi gibi kosuyor lan gundi...
Yildirim : Evet baskanim bende benzettim simdi sakIn o olmasin
Muro : Evet Yildirim Arkadasim o yanindakide Polat Alemdar bak gördün mü ?
Ceto : sahideen
Yildirim : ben göremedim baskanim Yedekdemi oynuyor ?
Muro : lan ne isi var orda Alemdar Polatin feodal heriflerr cihh lan disari cihhh...cing cing cing ( Cay iciyor )


Senaryo.2 Muro - Ceto - Yildirim futbolcu olursa ?

Muro : Ceto sen Defanstasin Ezilmis Halkimizin Takimina büyük destek cikacagindan süphem yok...
Ceto : sagolun Baskanim..
Muro : tmm kes.. Yildirim sen Öndesin eger topu disari atarsan bende seni saha disina dogru atarim bilmis ol...
mac baslar.................
Muro : kos , Yildirim o topa yetis ,,Devrimi düsün , Ezilmis Halkimizi düsün , vay feodal pust kaptirdi topu....
Ceto : Baskanim Goooool , Gooool attim , anamda izliyordur insallah..
Muro : Lilililililili...
Muro : ulan kendi kalene attin gundi oglum baska kalemi bulamadin atacak Ceto4NR Kod Adli Hain ,,bunu Liderlerimize nasil aciklayacan , cih lan disari cihhh ( saha icinde kovalasirlar )
mac devam eder.....................
Muro : Ceto al ileri cek...
Muro : ulan niye kornere atiyon , Hoca cikar sunu böyle gundi görmedim , Devrimci devrelerimi yaktin oglum cik disari lan..
Muro : hocaaa
Ceto : baskanim duymuyor sagir heralde
Muro : bak simdi duyar..
Muro : Serefsiz Hoca...
Hoca : söyle muro..
Muro bak gördün mü duydu...
Muro : Allah belani versin nedim , seninde Cetonunda...
Hoca : Evet muro o taktik iyi öyle kalIn...
10 DK SONRA..........
Yildirim : Gollllll
Muro : Lililillilili.....aferin yildirim tamda Cetoya cekmemissin hele sükür...
Ceto : Baskanim kirici olmuyormusun....

( icinde Serefsiz gibi sözler kullandigim icin kizmayin , Dizide muro Kullaniyor ya o yüzden yaptim bilginize...)
 
Uyiyyy kocaciğim...
İstanbul'a gurbete giden Erzurum'lu, dönüşte karısına İstanbul'lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını "Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor.
Akşam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış:
-Uyiyy kocacığım, it gibi titriyirsin...
(tamamen safiyen duygularla:D)
 
Temel Amerika da otobüs şöförlüğü yapıyormuş.Birgün zencilerle beyazlar felaket kavga etmey başlamışlar.Temel otobüsü durdurup hepsini aşağı indirip
-Benim için renk ayrımı yoktur,benim için hepiniz yeşilsiniz şimdi teker teker binin otobüse der
Temel bakar ki bunlar ateşle barut gibi yan yana oturtmaya gelmez tekrar şöyle der
-Şimdi binin ama koyu yeşiller arka tarafa lütfen...
 
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kattan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!"
 
Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;
-Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış;
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..
 
  • Beğen
Tepkiler: oguzvardarli
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş:
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz"
 
  • Beğen
Tepkiler: N.Erdem TUGRAHAN
DELİ....

Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
Adam arabayı kenara zor yanaştırır.

Sonraki işlem malum...
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil,
Bijonlar görünmüyor bile.

Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,
çaresiz kaldırıma çöker.

Olayı en başından beri akılhastanesinin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;

- Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?

- Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.

- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.
Seni, bir lastikçiye kadar idare eder.

Adam hemen denileni yapar.

Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?

Cevap müthiştir....

- Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...!
 
Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış.
 
  • Beğen
Tepkiler: N.Erdem TUGRAHAN
bende bir fıkra yazıyım

George W. Bush şöförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir tavugu ezerler. Meseleyi tavugun sahibine kim anlatacak diye düşünürken. Bush alicenap bir tavırla şöförüne şöyle der. Bana bırak. Ben dünyanın en güçlü adamıyım. Çiftci bana muhakkak anlayış gösterir. Bush çiftcinin evine girer ve bir dakka sonra nefes nefese koşarak geri gelir. Göz morarmış , surat dagılmış haldedir. Şöförüne çabuk toz olalım burdan der. Aksilik bu ya arabayla daha 20 metre gitmeden bu defada orada gezinen bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şöförüne bakar ve şimdi adama gidip söyleme sırası sende der. Şöför çiftlige gider, bushda arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika derken şöför bir saat sonra şarkı söyleyerek , gülerek cepleri para dolu kucagı meyva sepeti dolu geri gelir. Bush şaşkın bir halde sorar. çiftciye ne dedinki seni bu kadar ikrama bogdu. valla bende anlamadım der şöför. Ben ona sadece şöyle dedim iyi günler. Ben George bush un şöförüyüm. Domuz öldü
 
Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yaptırmak için ihale açar.
İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan birer firma ve Türkiye'den de Temelin firması olmak üzere dört firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler.
İngiliz Firması:
- Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz.
Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur, 30 metre enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz. derler.
Amerikan Firması:
- Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum 50cm fark olur. derler.
Japon Firması:
- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum 20cm fark olur. derler.
Sıra bizim Temel'e gelir.
Temel:
- lla biz de iki taraftan kazmaya başlarız.
Ortada buluştuuuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur. der!!!
 
  • Beğen
Tepkiler: N.Erdem TUGRAHAN
Bir Fransiz bir Italyan birde Turk sinirdan geciyorlarmis.
Pasaportlarini vermisler. Memur kontrol etikten sonra muhurlemis ve bagaz kontrolune gondermis.
Fransizin cantasini karistiran menur 7 tane kilot bulmus. Allah allah demis memurlar.
Bunlar niye 7 diye sormuslar Fransiza. Fransizda haftada 7 gun var demis.
Yahu bu fransizlar ne kadar temiz yahu demis memurlar..
Sira Italyana gelmis. Italyanin cantasindan da 8 tane kilot cikmis. Niye 7 degilde 8 diye sormus memurlar.
Italyanda biri rezerve demis. Yahu bu italyanlar fransizlardan daha bi titiz demisler.
En sonunda Turkin cantasina gelmis sira. Turkun cantasindan 12 kilot cikmis.
Sasirmislar niye 7 degil 8 degil de 12 diye sormuslar. Turkte senede 12 ay var demis.... :D :D
Ayda bir kilot yetiyormus bizim Turke... :D :D
 
  • Beğen
Tepkiler: temucin90
İşte Sarışın Böyle Olmalı


Delikanlı uçakta, güzel bir sarışının yanına düşmüş. Hemen sarkmış sarışına; 'Yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konuşalım ' demiş.

Sarışın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak; 'Ne üzerine konuşmak istersin' demiş.

Delikanlı 'Valla bilmem ki...Mesela nükleer enerjiye ne dersin?'

Sarışın; 'Enteresan bir konu, olabilir,ama önce sana bir soru sorayım... At inek ve geyik aynı şeyi yerler... yani ot... Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun?'

Delikanlı ; 'Valla en ufak bir fikrim yok' demiş.

Bunun uzerine sarışın; 'Henüz bi boktan bile anlamazken nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun? '
 
@Berker Kartel

bu fıkraya çok güldüm bende geçtim babamın arkasına bisiklet isterem dedim paylaşana çok teşekkür ederim
 
Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas'ta dolaşıyorlarmış. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından geçerken, otobüs şoförün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş. Çiftçi koşarak gelmiş, gece kurda kusa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başlamış. Ertesi sabah,Şerif soruşturma için çiftliğe gelmiş.Çiftçiye sormuş:
-"Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek...Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?"
- Çiftçi cevap vermiş: "Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz....Nasıl yalan söylerler!!!".

:D:D:D
 
  • Beğen
Tepkiler: Çağrı Efe
Adamın biri, papağan almak ister. Gittiği dükkândaki papağanları sırayla inceler.1.kafeste rengarenk, pırıl pırıl tüyleri olan papağanı beğenir. Etiketinde 5.000 dolar yazılıdır.
- Dükkan sahibine sorar. “Bu kuş niye bu kadar pahalı?”
- Dükkan sahibi “Bu papağan tam 7 dil biliyor, onun için”. Adam başka bir kafeste bembeyaz şahane bir kuş daha görür. Hem de 10.000 dolarlık. Yine sorar. Meğer bu kuş anayasayı ezbere okurmuş da ondan. Adam bir bakar en köşede ki kafeste, tüyleri dökülmüş ve kararmış yaşlıca bir kuş var. Ama o da ne tam 50.000 dolar. Peki der bu perişan haldeki kuşun nesi var.
- Dükkan sahibi “ Vallahi birader, bu kuşun nesi var biz de bilmiyoruz. Ama öteki papağanlar sabahları buna günaydın üstat diyorlar.”
 
Doktorun biri, yıllardır ilgilendiği ve sevdiği bir hastasının yanında uyku hapları taşıdığını görmüş ve onu uyarmak istemiş:
-"Haluk Bey, kullandığınız uyku haplarını gördüm, zaman zaman ihtiyacınız olabilir ama ben sizi uyarayım; o haplar çok etkilidir ve bağımlılık yaparlar." Hasta bunun üzerine ukela ukela gülümsemiş:
-"Yok doktorcum, sen yanlış biliyorsun. 17 senedir bu ilacı kullanırım, bağımlılık filan yaptığını görmedim!"
 
  • Beğen
Tepkiler: Çağrı Efe
Kaynana geline devamlı söylenirmiş; "Babanın evinden ne"getirdin ?" diye. Gelin sonunda dayanamamış "daha ne getireyim" demiş. Göğüslerini göstermiş "kristal avize" demiş... Göbeğini göstermiş "6 metrekare bünyan halı" demis...Poposunu gösterip " renkli televizyon " demiş... Sonra da kaynanaya sormuş : "Oğlun ne getirdi kırık bi anten, o da oynamazsan göstermez.
 
  • Beğen
Tepkiler: Çağrı Efe
Geri