Haberi Daily mail'den bugün okudum.(link)
Bir yanda Dünyanın en büyük bisiklet üreticilerinden Specialized,öte yanda kanadalı bir cafe işletmecisi.Amerikalıların baltayı taşa vurduğu nokta,müstakbel davalı Mr Dan Richter'in Afganistan'da birleşik devletlerin Ali menfaatlerini korumak amacıyla fiilen savaşmış olması.Bir diğer nokta,Kanada'da "Roubex" isminin bir Cafe'ye verilebilmesi için herhangi bir marka tescili zorunluluğu olmaması.
Burada asıl alınması gereken ders ise,"Marka" nın değeri.Evet,Amerikalıların rüyalarında bile görseler dudaklarını uçuklatacak o meşhur "Patent" ihlalleri meselesi.İ phone yıllı cirosunun hayli hatırı sayılır bir kısmını "Samsung" a açmış olduğu patent ihlal davalarından elde eder oldu.Sebep,sebep bir takım i phone uygulamalarının,samsung'un android telefonlarında kullanılması.Android benzerleri ücretsiz olarak kullanıcıya sunulurken,Uzun yıllar boyunca Apple,tüm kullanışlı uygulamalarını parayla sattı."Bu da olur mu acaba" dediğimiz ne varsa hepsini yaptılar ve bedelini de istediler.
Yani bu onlar için bir ilke meselesi.Doğrudur yanlıştır ayrı.amerika birleşik devletlerinde bir günde 10 000'in üzerinde radyo istasyonundan yüz binlerce şarkı için sahiplerine milyonlarca dolar ödenir.Bu para,eseri çalınan kişi hayatta değilse varislerine,o da yoksa özel bir fon'a aktarılır.Yeter ki bir şey üretin ve patentini alın,ya da adınıza tescil ettirin.
Şimdi Specialized canımızı sıktı.Sen yüz milyonlarca dolarlık bir şirket,Kanada'lı bir Cafe işletmecisinin canını mı alacaksın? Alır,hatta takım halinde ciğerini söker.Doğru yanlış.Prensip meselesidir bu.Ha,kimi zaman balta taşa denk gelir ama bunu da güzel geçiştirirler.
Şimdi Specialized ceo'su ellerini ovuşturuyor.Zira reklam müdürü,uluslararası medya takip merkezlerinden gelen raporu masasına koymuş şöyle diyor.
"Harika efendim.Adımız bugün medyada 10 bin kez geçti"
varsın 9999'u küfür etsin.
Speşılayzd,deyin yeter
