Scudo Sports

Biraz da aşk ve romantizmle ilgili hikayeler ve fotoğraflar

Yorulmuş ama asi..

Bir gitle gelin arasında dudaklarımdaki her kelime.. Boşa koysan dolduramayıp, doluya koysan aldıramamanın sancısı diyorum.. Adı bu olmalı..Evet evet öyle..
Düş yaralarından hediye hırçın bir halle bakıyorum etrafıma; sana ona ötekine işte..

Sürekli arar durursun hani: Kendini,anlamını,doğruyu,iyiyi,olman gereken şeyi,Onu.. Sonra yine kendini..
Ama en kötüsü ne biliyor musun?.
Aradığına ulaştığını sandığında onu tam da ellerinde tutuyorken ,aslında aradığın şeyin o olmadığını fark etmek.. Kekremsi bir tatla karşılar insanı bu.. Derin bir nefes ve boğaz düğümleyen bir yutkunma ardından.. Keskin de bir başağrısı..

Ve hep aynı cümle gelir aklıma defalarca geçilen o yolun sonunda..

"İçimde şefini kaybetmiş bir orkestranın hüznü var.. Yüzümde Charlie Chaplin gülüşü.."

Gariptir.. Can acır da ellerin kırılır ,gözler nemlenir de belki ama o sahte gülücük hep orda bir yerde öylece durur.. Olur olmaz kişilerle olur olmaz sohbetlerde açığa çıkmak için işte..

Bitmek bilmeyen neşeni sorarlar sana..Defalarca.. Oysa ben onun aslını 4 yıl önce zaten kaybettim bu sureti diyemezsin işte.. Gülümsemeye devam edersin.. Hani derler ya gözyaşlarını içine akıtmak.. Doğrudur.. İçine akıtılır da o yaşlar içini doldurup taşar da.. Kimse bilmez göremezler ki..

Ve hep bir gecenin sonudur yorulduğunu dibine kadar hissettiğin o an.. Hepsinden,herkesten, her şeyden.. Sahte gülücüklerin mola zamanı gerçek acının işgünüdür işte o vakit..

Ve yavaş yavaş...

..

Durulur muyum?. Bir sonbaharı daha kucaklamak ister mi gözlerim?. Özler miyim arayıp durmayı kendimi?. İç çeker miyim geçip giden zaman için?.

Ya unutur muyum ki unutmayı?.

Hıh neyse..

Boşversene..

İyisi mi ,ordan bana bir kahve.. Alabildiğine sade..
 
Scudo
Ancak Bir Salıncak Yada Kaydırak Gölgesinde Düşüp Dizlerimi Yaralayacak Kadar Çocuk Olabildim Ben..
http://img100.imageshack.us/img100/9339/kadirkir08gd8ak0.jpg
Koynumda ayaza çalan Acının ayak izleri…

Ben vazgeçiyorum sen büyütür müsün yarınlarımı benim yerime?
O kadar intihar ettim ki yaşamaya mecalsizim…
Sen düşlerimdeki büyük… Bense düşlerle büyüyen asılsız bir küçük…

http://img100.imageshack.us/img100/7523/36756lay1zt5.jpg


Biliyorum kaprisliyim
çekilmiyorum
belki çirkinim..
Yaptığım ya da aslında yapamadığım
yemekler gibiyim belki..
Olsun..
Zaten ben beni değilki
içimden geliyor
seni seviyorum..
Şimdi diyeceksin niye
ben de bilmiyorum işte öyle..
 
SANA ANLATTIKLARIM

Sana anlattıklarım neleri susuyor bir bilsen
Ve anlatmadıklarım neleri söylüyor
Boğazımı yırtarcasına susuyorum
Ya verilmekten yıpranan cevaplardayım
Ya sorulmamaktan solan sorularda
Sen ıslatmasını bilmeyen bir yağmur oldun her akşam
Ben ıslanmasını bilmeyen ahmak
Bu yüzden aşık olamadık sırılsıklam


Pimi çekilmiş coğrafyalarda
Zaman ayarlı bir aşkın en tesirsiz parçasıydım
Ve ben günah şeridinde hatalı sollanandım
Az gittim uz bittim hiç geldim!
Uyurken bile uykusuzluk akan gözlerinde
Kaçan trenlerin hesabını istasyonlara kesen
Kalabalıkta unutulmuş bir yalnızdım
Kendine kaçak yolcular bindiren...
Her yolcu da kendini ihbar eden!


Kalbime girmek teklikeli ve yasaktırlarla
Yaşamamaya kalkışıyorsun hayata
Ve ben senden yırtılma bir yelkenle
Aynı yöne gittikçe aynı yere geldim
Sonumu baştan yazdım;
İçimde hala bana ilk aldığın acım!
Gece, sabahı da siyah kusuyor üstüme
Aklıma yaprakların dökülüyor
Bugün aklımda sen vardın;
Aklımı karıştırmadım!
Artık biliyorum
Aşk bir intihar saldırısıdır; yalnızca iki kişinin öldüğü!
Aşka nişan alıp ayrılığı ıskalayan acemi
Hala gözlerinde kalp kapaklarım


Seni almadan içimden nasıl giderim?
Ve sen kaç kez bu hırsla sevildin
Koca koca kışları;
Kısa kısa şubatları biriktirdin...
Susku sınanmamış bir ustura gibidir
Susardın
İç denizine sığınmış gemileri yakan bir limandın
"Bak şimdi gönülsüz gittiler senden;
Gönlünü çaldıkların !!!"


Yazmadıklarından korkarsın en çok yaşadığın hiçbir şey de
Ve adın gibi bilirsin;
Aramayı unutan bulmayı öğrenemez
Bugünler dünlerinden utanıyorsa Hiç yarın olamayacaklar
Şimdi ne bugünsün ne de yarın
Olsa olsa sadece bir yarım;
Ya da eksilen yanım!
An kaybından ölen zaman
Senden daha katilini bulamadı kendine
Gelseydin eğer kendimi bile kovardım yanımdan
Gelmedin yine kendimsiz kaldım ardından..
Dünyanın bütün dillerinde sustum ve bir şair bıraktım geride
Ekmeğini aşktan çıkaran!


Sustalı bir aşk seninki
Sesinle çıplaklaşıp suskunluğumla giyiniyorum
Korunak sandığım tüm senlerde
İçimde yoktan başka bir şey kalmadı
Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında
İki büklüm acılarla
Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum
Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum
Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç?
Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç?
Dilsizler yalan söyleyemez anladım,
Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın!


Her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki
İçimde kimseye yer bırakmadın
Bildiğim; Ağaç misali toprağa bağlandıkça gökyüzüne uzamak
Çelişkim; Giden bir tren de kalanların şarkısını haykırmak
Hangi dil kendini kandırabilir ki?Aşk bir suç değil mi ;
Her defasında kendini ihbar edip yakalatan.
Ve en saf ihanet, kendi ihanetine kanan
Senin gibiler vakitsiz susan aşkı severler
Seni bu kör kuyulardan salan neyin şarkısıysa
Gözlerinin kahvesinden içtiğimde oydu
Şimdi eksilen her yanıma adını verdim
Bu yüzden güzelim ben


Dudağını düğümlediğim fırtınaları kopardım sonunda bir bardak su da
Ben hancı sen soncu
"Sana dayanamadı bıçak kemiğe dayandığı kadar"
Elbette unuturum sonunda
En fazla bir mevsim ağlarım
Alışırım yalancı baharlara ama;
Ama yine de biri beni kandırsın yokluğunda
Sen bu şiiri okurken ben başka bir şiir de olucam
Başkasının kollarında da senin yollarını adımlamak varmış meğer
Sana anlattıklarım ne çok şey susuyor
Ve sustuklarım neler söylüyor
Gittin değil mi?
Şimdi ne desem kar yağıyor
 
Çok fazla duygusal olmuş..18 yaşındaki bir genç kızın deliler gibi birini seğmesi ve içine kapanması gibi bir oluştu içimde..Yanlış anlama ama gerçekden çok derin duygulara hitap etmişsin bir garip oldum açıkcası..Tşk ler paylaşımın için..İyi forumlar. :)
 
Bazen bir bardakta aranan dudak izi,bazen onun kokusu sinmiş bi kazakta, saklanır…. Bi kenarda unutulan eski bir fotgrafta, çogunlukla bir otobüs camının bugusunda unutulur ayrılıklar… Ayrılık bir süreç degildir geçmez… Durur öylece,bazen bir isim,bazen bir şarkı,bazen bir sima hatırlatır ayrılıgı… Tekrarı olmayan günlerin çarmahında gergin bekleyişler tekrarlanır hergün unutmak umuduyla…Ama tazelenir… Yagmurlardan eskidir belki geçmişi ayrılıgın ve bundandır,uluorta yagmaması… Bulur hepbir kalp köşesi ve yagar….Her kalp taşıyamaz ayrılıkları…Gidenin kokusu unutulmaz sadece unutulmuş gibi yapılır..!
 
  • Beğen
Tepkiler: Volkan Bilirli
Akşamdan kalma adam büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış.
Zorlukla gözlerini açıp yerinden doğrularak şöyle bir etrafına bakınmış.
Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor.
Yatağın ayakucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş..
Aspirinleri içerkenkomodindeki not dikkatini çekmiş;
”Sevgilim günaydın. Kahvaltın mutfakta. Ben alışverişe çıkıyorum erken dönerim. Seni seviyorum”.
Kalkıp giyinmiş ve kahvaltı için mutfağa gitmiş.
Bakmış oğlu oturmuş kahvaltı ediyor. Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyor. Oturmuş kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş;
Evlat dün gece ne oldu biliyor musun?
Evet dün gece saat 3′ü geçiyordu sarhoş olarak eve geldiğinde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin ardından kustun daha sonra da odanın kapısına kafanı çarptın bir gözün morardı.
Adam şaşırmış vaziyette: Anlayamadım. O zaman niye herşey temiz kahvaltı hazır ve gazetem alınmış?
Onu mu soruyorsun. Annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp pantalonunu çıkarmaya çalıştığında ;



Bayan beni yalnız bırakın ”BeN EvLi Bir AdAMıM” dedin.
 
  • Beğen
Tepkiler: Volkan Bilirli
Karşılıklı sevginin Leyla’larda Mecnun’larda kaldığını anlamak için karşılıksız sevgi yaşamak gerekiyormuş. Birini sevmenin delice bir aşkla bağlanmanın güzelliğini yaşamak için hazan mevsimine gelmek olduğunu bilmiyordum. Meğer hayatta ne çok şey kaçırmışım...



Aşkın insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığını da öğrendim artık. Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu, sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını, sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini... Yine teşekkür ederim sana karşılıksız aşkım!!! Bana hayatta öğretilmeyenleri öğrettin. Hiç kimseye hissetmediklerimi hissetdirdin. Hiç kimse için yapamayacaklarımı yaptım. Pişman mıyım? Hayır hiç pişman olmadım ve aşkını sonsuzluğuma saklarken bile mutluydum. Hayatımın son basamaklarında bana böyle bir aşkı yaşattın. Seni sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim Aşkım…



Sevgiliye bu kadar serzeniş çok görülmez umarım. Evet yaşadım gördüm öğrendim. Sevgi ve aşk sadece tek kişi tarafından yaşanabiliniyor. Aşkın karşılığı yok. Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir,karşısındaki sever mi sevmez mi hiç düşünmeden sever. Hep bekler sevecek diye ve sonunda görür ki sizi kırmamak adına hatır için kendini zorlayarak karşılık verme çabasındadır. Oysa ki herkes duygularında özgürdür ve kimse kimseyi zorla sevemez. Kırgınlık olmaz aşkta. Seviyorsan, gerçekten aşkını yüreğinde hissediyorsan bırakacaksın sevgiliyi özgürce kanat çırpsın ve nerede kiminle mutluysa
Tadına vararak yaşasın... O’nun mutluluğunu uzaktan seyrederek yaralarını sarmayı da öğrenmek gerekir...



Aşk yalnızlığı kabullenmektir...



Aşkın denklemi çözümsüz. Alışmak gerek sadece sevmeye. Sevilmeyi tatmadan da yaşamayı öğrenebilir insan. Ama birini sevmeyi birine sımsıkı bağlanmayı mutlaka yaşamalı. İşte o zaman hayatta bir yanlışlık olur...



Ve ön söz...



Seni sevdiğimi bil. Nerede olursan ol. Her zaman çok sevildiğini bil...
 
  • Beğen
Tepkiler: nükleer kedi
''..önce biriktirirsin sustuklarını
bir gün söyleyeceğin umuduyla
gün olur birbirlerine kenetlenir susulan kelimeler
konuşamaz hale gelirsin
yapışır kalırlar öylece içine

sımsıkı..

sen yine yeniden yeni söyleyemeyeceklerini beklersin..''
 
Benim çok beğendiğim bir yazıdır, güzel de bir anısı var.
Eminim birşeyler bulacaksınız.


Sevdiğim,
Bazen insanlar düşünürler. Hayatın anlamı nedir diye.. Bunu zaman zaman ben
de düşünüyorum. Hayatın anlamı nedir diye.. En azından seni tanıyıncaya
kadar düşünüyordum..
Gerçeklerin acı olduğunu ve bu yüzden biberin gerçek olduğunu anlatan bir
espriyi hatırladım. Halbuki biliyor musun, bütün biberler tatlıdır. Zira
hayat sanıldığı kadar acımasız ve acı değil.
Sadece hayattaki tadı alabilmeli, kendi istediğin gibi yaşayabilmelisin.
Çevrenin ne diyeceğini umursamadan.. Zira sen yaşayamadıklarınla ölüp
gittiğinde çevrenin sana bir yardımı olmayacak. Kendini özgür bırak, ne
hissediyorsan onu yap. Çoğu insan, mesela benim gibi ne yapman gerekiyorsa
onu yapma, bırak duygularını perdelemeyi, bırak nehirler gibi coşsun onlar.
Bir sevdiğinin elini tutarken yaşadıklarının yanlış olduğunu düşünüp
hayıflanma, bırak o sevgi tüm benliğini sarsın. Eğer onun gerçekten aradığın
olduğuna inanıyorsan, ona sımsıkı sarıl, onu yaşa, onu bırakma.
Günün birinde belki anlarsın ne kadar sevdiğini, ne kadar sevebileceğini, ne
kadar sevildiğini, ne kadar sevilebileceğini ama iş işten geçmiş, sevgilin,
seni seven gitmiş, yitmiş olabilir.
İşte o zaman üzülme vaktidir. Yerli yersiz ağlama vaktidir. İşte o zaman
çevrene dönüp, şimdi ne yapacağım diye sorma vaktidir.
Alacağın cevabı sana söyleyeyim güzelim. Bilmiyorum diyecekler, senin
dediğin gibi. Ben biliyorum oysa, sen de biliyordun. Hep bildin zaten, ama
öyle olmadın. Ama artık sen de biliyorsun, biliyorsun ki, en azından bir kez
gerçekten sevildin.Ve yine biliyorsun ki bu sevgi bitmeyecek. En azından ben
bitene kadar.
Yaşa... Doğru bildiğin insanı bul ve onunla yaşa, ama bu dostunu sakın
unutma... Bil ki unutulmayı hiç sevmem. Ve bil ki kurallarım vardır, herkes
buna uymak zorundadır.
Dostlarım benden önce ölemezler. Dostlarım benden çok üzülemezler. Dostlarım
benden çok sevemezler. Ve dostlarımı benden çok kimse sevemez.
Artık Wiestmich'in dostusun.
Yaşa bu hayatı sevdiğim, limon gibi sömürerek, tüm ekşiliğine rağmen tadını alarak yaşa
...

Yorgo S. Wiestmich
 
  • Beğen
Tepkiler: sadana
Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.

Benim olduğu kadar dostlarının,

dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.

Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.

Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.

Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.

Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla
kutlamalıyız.

Yada bazen dostlarla ucuz biralar içerek...

Böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı,

Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.

Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız.

Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.

Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta
kırmalısın.


Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.

Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden Mutluda olsa, kötüde
olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.


Saçlara düşünce aklar, yada gidince aklar, çocukları güvence
altına alıp gitmeli bu şehirden.

Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere
gitmeliyiz.


Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız.

Eve gelip benden kahve istemelisin.

Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi
anımsamalıyız.


Ben, \"Bey\" demeliyim sana, sende \"Hanım\".

Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni.

Tebessümler açtırmalı yüzünde.

Birgün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.

Birbirimizi sevmenin gururu olmalı herşeyde....

Can YÜCEL

http://img223.imageshack.us/img223/3623/17737879.jpg
 
  • Beğen
Tepkiler: Önder Özdoğan
@kudu

Kudret abi her konuda haklı oalrak desteklerim..Ve arakdaşım lütfen yanlış anlama ama "yapma kudu" Kelimesi yakışmadı..Lütfen daha dikkatli olalım.Seni rencide etmek istemem..
Diğer arkdaşlarada uyarı mahiyetinde yazdım.Senin farkında olmadığını'nın farkındayım. Kusuruma bakma...Sevgilerle...İyi Forumlar..
 
Teknik lise elektronik bölümünde olduğum için bunu yazmak istedim:

Elini uzatma korkarım senden.
Voltajın pek yüksek çarpar güzelim.
Büyük bir akım geçerken tenden
Hiç bakmaz insanı yakar güzelim.

Saçın sıfırbeşlik bobin telidir.
Kalbin aşk üreten batarya gibidir.
İçinde kimbilir neler gizlidir.
Baraj suyu gibi akar güzelim.

Direnç gösterirsin beşbin ohm ile
Sekiz volt gerilim kafidir zile
Hayatını sigortaya bağlasan bile
Bir gün bu sigorta atar güzelim.

Sözün alternatif değişir her an
Duygular işlemez gönlün yalıtkan
Etrafın tamamen manyetik alan
İnsanı kendine çeker güzelim.

Yıldırımdan bile fazla akım var
Dinamo misali dönen çarkın var
Şalt sahası gibi evin barkın var
Anlıyorum baban kontak güzelim.

:)
 
@Mustafa ÖZKARA

çocuklar aslında şaka yollu takıldım ama tecrübeler sabittir gençkenki duygularımız daha çok kuvvetli iken nedense sonra yaş ilerledikçe kaybolur evlilikler çok güzel başlar gerçek aşklar gerçekten yaşanmıştır amma yıllar sonra bile aynı yastığa baş koyan evli insanların ilk günkü gibi birbirlerini delice sevmeleri nadirdir 80 -nine gelmiş evli çiftler belkide yalnızlıklarını paylaşıyor olabilir tek başına hayata karşı koyup ve tek başına bir koltukta yada bir yatak da kim ölmek ister evet kimse istemez insan dar gününde hastalandığında yanında bir dostunu görmek ister yalnızlık allaha mahsustur amma biz insanlar o kadar da güçlü değiliz sürekli yap bozlar içinde gidip geleceğiz kendimize acıyacağız başkasına kızacağız evlenip boşanacağız hepimiz bu dünyada ben ce imtihandayız kazanan içimizdeki artılarımızla eksilerimizle bizle beraber öğrenen ve yaşayan ruhumuzdur asla ruhunuzu unutmayın
 
http://i39.tinypic.com/1z6fu9t.gif

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin..

Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen..

Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin..

Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen...
 
  • Beğen
Tepkiler: Mustafa Özkara
http://img35.imageshack.us/img35/9150/hayath.jpg
Hayat öyle bir yolculuktur ki,

Engin denizlerde yol almaya benzer..

İster, süzülürken sakin sularda,

İster, boğuşurken deli dalgalarda,

Seni koruyan, ruhunu taşıyan,

Emanet bir kayıktır; gövden aslında!..

Pusulandır inancın, limana varmanda,

Şansındır rüzgâr, yolunu almanda,

Amaç limana yanaşmaksa,

Rüzgârı beklemeye ne gerek,

Verilmiştir ellere iki kürek,

Bunlardan biri akıl, biri de yürek!..
 
  • Beğen
Tepkiler: zafersidal
@sadana

Kudret abiyi -ismini bilmiyordum- incittiysem özür dilerim sanırsam dikkatsizlik yaşına bakmamışım.
Neyse tekrardan kusura bakmayın.
Saygı bizden.
 
  • Beğen
Tepkiler: sadana
Geri