Akşam üzeri yokuş aşağı inerken, ilerdeki virajı hız ve araç yüzünden alamayıp, eski buğday pazarı içine dalmak zorunda kaldım. Epey karanlık tabi... Önüme iki yol bisikletli düştü daha doğrusu ben onların ardına düştüm. Neyse, yirmili yaşlarda iki genç; yeni hareket ediyorlar. Ayakları yerden kesilir kesilmez gençlerden birisi 105'lere aniden bir yüklendi (abandı) anlatamam. Çatır çatır çatır sesler (Genelde mtblerde olur, eminim çoğu kişi biliyordur). İçim cız etti; alet büyük ihtimal yeni kurulmuş yani sıfır. O abanmayla bisikletin anasınııııııı ... ağlattı. Sıfırdan yüze kalkıyor sanki pe...rişanın evladı. Neyse, tek çıkış yerinden yani arkalarından gittim, ilerde durdular. Yanlarına varınca hem tanışma, hemde biraz şaka yollu "öyle yüklenirsen, böyle olur" dedim. Çocuk dönüp bana küstahça "senin bana akıl vermen gerekmez, ben yılların bisikletçisiyim" demez mi? (Akıl konusunda haklı).
Yılların bisikletcisinin toplam yaşı, benim "bisikletsiz" geçirdiğim yıldan daha az olduğuna bahse varım. Çocuk hem cahil, hem küstah... Dedim ki, akıl vermek olarak düşünme ama alet pahalı (Carraro Race 062) yazık". Aslında yaptığı eşekliğin o denli farkındaki, klasik tavırlarla bozuntuya vermemeye, arkadaşına ve bana rezil olmamaya çalışıyor. Utanmasa, beni biraz seme görse, ben bilerek öyle çatırdattım diyecek, o derece yani).
O birkaç dakikada kibir, şımarıklık, züppelik!, küstahlık hepsini tek kişide görmek herkese nasip olmaz. 40 yaşındayım ve hayattan ders almayı seven biriyim çünkü o zamanlar kendimi henüz büyümemiş çocuk gibi hissediyorum. Bu da bana ders oldu 😊