Scudo Sports

Hadi çuvaldızı kendimize batıralım.

Aytaç DİREK

Forum Demirbaşı
Kayıt
17 Haziran 2013
Mesaj
496
Tepki
1.956
Şehir
izmir
Başlangıç
2010—11
Bisiklet
Canyon
Bisiklet türü
Yol bisikleti
Bu konuyu açmadan önce çok düşündüm fakat forumdaki pek çok bölümde (özellikle kaza bölümünde) hep biz bisikletlilere karşı yapılan taciz yorumlarını okuyor,yorumluyor ve pek çok kez birbirimizi tasdiklemekten öteye gidemiyoruz.Çok nadir olarak "hata bendeydi" şeklindeki itirafları da okuduğumu söylemem gerek.Açıkcası kendimi trafik kuralları konusunda teorik olarak bilgili görüyorum fakat uygulamada birşeyler farklı bizde.Her neyse ilk çuvaldızı kendime batırıyorum o zaman.Haftada ortalama 250 km.süren bir yol bisikletçisi olarak yediğim haltlar sırasıyla şöyle;
1) 35 km./h ottakamayla sürüyorum.200 mt. ilerde kırmızı yandı fakat yol boş.Amaaan Strava kaydı ortalamasını mı düşüreceğim?Bas geç.
2) Karayolunda yol ayrımı var ama sağda kalırsam kesin ana yola dönmek için durup yolun karşısına geçmeyi beklemem lazım.Bas oedala,yolu ortala.Arabalar düşünsün.
3.Dağ yolundan iniyorum,şiir gibi ortalama yakalamışım.Evet tehlikeli biliyorum ama saatte 50 km.hızla inmeyi hakettim ben bu dağı tırmanırken ama o ne? Virajı düzgün alamadım ve karşı şeritteyim şu an!!!!
4)Kamyon rüzgarında gitmek te ne güzelmiş.Arkadaki araç kendimi bana göre ayarlasın kardeşim.
5)Amaaan yeşil ışıkta da bu kamyonetler çok yavaş kalkıyor.Solla gitsin...

Biliyorum bu forumda kural ihlali yapan tek kişi benim ama eğer olur da itirafta bulunmak isteyen arkadaşlar olursa bunları okuduktan sonra bizim yediğimiz haltları yemeyip hayatını kurtaracak arkadaşlar olabilir.
Saygılarımla.
 
Scudo
Bugün iki tarafın da hatalı olduğu bir kazaya karıştım.

Bende deli cesareti vardı, sürücüde de dikkatsizlik. Sadece soluna bakıyordu, haliyle beni göremedi.
Benim de suçum oradan o şekilde geçmek, videoda görülüyor zaten karşıdan gelen araçlar gelirken soldan gelenler bir müddet tıkanıyor ben de o tıkanıklıktan yararlanıp karşıya geçiyorum her gün.

Ama bugün arkadan ufak bir temas yedim lastiğe ve sadece akordda az bir şey bozulma oldu öyle yırttım. İşin kötüsü şimdiye kadar hiç akord ayarı da yapmadım.
Neyse siz siz olun benim gibi yapmayın :)

(Premium Rush filmini de izlemeyin hep onun cesareti bu. )

 
Özellikle de büyük araçların arkasından gitmek çok keyifli oluyor ama bir süre sonra ne vites ne de kadans yetiyor. :)
 
@shryr
:)
Hocam 2 taraf da hatalı demişsiniz ama siz asli kusurlusunuz. Teşbihde hata olmaz, mermiye kafa atmaya çalışmışsınız.
Lütfen kendinize dikkat edin. Bir gün daha kötü bir kazaya karışabilirsiniz. Özellikle motorlar kısa sürede hızlandıkları için sizi görmeyip, görse bile durmaya vakit bulamayıp çarpabilir.
 
@Soner Közen mermiye kafa atmak güzel bir tabir oldu tebrik ediyorum :)
Kafa göz yerine akordu bozarak ders aldığımı düşünüyorum, Allah hepimize böyle şans versin :)
 
Video çeken bir arkadaş vardı. Tüm sürüşlerini çekiyor :D Yazdıklarını okurken nedense o aklıma geldi. Geçenlerde de yine bir minibüs şöförünü tahrik etmişti, babası yaşında. Böyle garip insanlar da var, kafasında kamera var diye karşısındakinin sinirlerini, asabını bozuyor. Sonra da bisikletliye saygı yok diyor :D

Bu arada bisiketinde de havalı korna var. O, sihirli bir korna. Ona bastığında herkes ona yol ve öncelik vermek zorunda :D Tüm kornalara hükmeden tek bir korna :naslyany:


Duyan kaçıyor
 
Benim en sevmediğim bisikletçi tipi çatır çatır kaldırımlardan giderken yayaları rahatsız edip, sonrasında bisiklet yolunda yaya görünce "PİSKLET YOLUUUUUUUUUU!!!" diye bağıranlar...Bu kişiler araç kullanırken yayalara, bisikletliyken yine yayalara, yayayken de herkese tepki gösteriyor...
 
@Aytaç DİREK
Hemen hemen aynı şeyleri ben de şehir bisikletiyle yapıyorum. Yayalara ait yerlerde bisikletten inmem gerekirken inmediğim de oluyor. Araba kullanırken yapmadığım şeyleri bisiklet üzerindeyken yapıyorsam, evet bende de bir dengesizlik var demektir. Bisikletli şımarıklığı diye bir şey olabilir.
 
İlk mesajı okurken istemsizce gülümseten Yiğit Özgür klasiğini paylaşayım:

image.jpeg
 
@Aytaç DİREK

itiraflarımı yapmam gerekirse,
düşündüm taşındım bulamadım,çünki göçbeyli-bıçkıdere-göçbeyli etapta (30 km )tek araç yoktur,burda durmadan basarım (kışın),paso eğim,istanbulun dışında idman yaparım,yazın 05.30-07.00 arası 30 km tempo yaparım (erenköy-viaport -erenköy)burdada araç yoktur, dönüşü aynı yerden yaparım,07.00-08.30 arası nadir araç olur.senede bir kere kartepe olur 209 km 05.30 'da araç yoktur gebze istikamete gelince tek tük araç olur,topçular -suadiye köyde nadir araç olur,suadiye tırmanışta ekim ayında araç olmaz,inişte olmaz,yalovaya dönüşte trafik yoğunlaşır ,ama kuzey yolu kadar olmaz .
istanbulda sabahın çok erken saatinde çıkanlar tempo yapabilir ,üsküdar-beykoz-üsküdar çıkış saati yazın 05.30 olacak 08.30 'da tekrar üsküdarda olacaklar ,en yoğun işlek yer bostancı-kaynarca-bostancı,saat 08.00 'de trafik tuzla istikametten bostancıya doğru başlar,yoğun olarak yol bisikletçileri burdadır kelle koltukta giderler.
istanbulda öyle 100 km yol bisikletine mahsus tam emniyetli idman yeri hak getire yok böyle bir durum.anadolu yakadayım,avrupa yakada idman yapacak yerler anca karaburun yolları .sahilde ise erken çıkıp hatta 05.30 da beşiktaş-sarıyer-beşiktaş yapıp erkenden işi bitirmek lazım.kışın çıkış saatleri 07.00 olur.
 
Hayatım boyunca trafik kurallarına kesintisiz uydum. Bir tane hatamı dahi bulamazsınız. Kaza geçirdiysem de hep o kural tanımaz pis adamların suçu. :krnz::krnz:
 
@Aytaç DİREK 2 nolu maddede pek hata göremedim. esas kenara çekip yola girmek çok daha zor ve tehlikeli. önceden bu şekilde yapıyordum şimdilerde ise sapağa yaklaşırken yol ve eğim müsaitse 50-55 km/s hıza çıkıp sapakları geçiyorum. burada önemli olan ara ara geriye bakıp araçların konumunu kontrol etmek ve şeridi yavaş yavaş ortalayıp ya da şeridin sağından giderek kendimizi göstermek.
 
Ben de özeleştiri yapacağım şimdi :) Geçen gün bir kavşakta ışıklarda solda son şeritte bekleyeyim demiştim. Işıkları yeşile dönünce önümdeki otomobiller hızlandı, yetişemedim, sonra şeritten pedallamaya çalıştım. Sağ şeride kendimi atana kadar neler çektim dostlar :D Sakın yeterli kondisyonunuz olmadan sola kaymayın :islik:
 
Hepsine katılıyorum. Hemen hemen aynı haltları bende yiyorum. Bir tek yokuş inerken yavaş giderim o kadar bisiklette ve arabada da.
 
Konudaki ilk mesajı okurken içimden "neler dönmüştür şimdi burada" demiştim ama aşağılara kaydırınca gördüm ki 18 günde sadece 9 cevap gelmiş. Bisikleti hayatının merkezine koyup da her türlü konuda burnundan kıl aldırmayan ultra pahalı ekipmanlı ve ultra yüksek performanslı bisikletçilerimiz, çuvaldızı kendilerine batırmaya gelince dut yemiş bülbüle dönüyor anlaşılan :koptum: Peki, ben de bir kenara not edeyim bu bilgiyi ;)

30 yıllık ömrümün yaklaşık 15 yılını aktif bisiklet sürerek geçiren, bunun da yarısından fazlasını şehir trafiği içinde gerçekleştiren biri olarak ben de birkaç şey söyleyebilirim sanırım:

Öncelikle koruması neredeyse hiç olmayan bir taşıt sürdüğümüz için, etraftaki bütün araçlar ve yayaların yerine görmek ve düşünmek zorundayız. Kazaları önlemenin en büyük şartı "FARKINDALIK"tır, yani etrafımızda olan ve birkaç saniye sonra olacak bütün olayların farkında olmalıyız. Ben kendi adıma konuşmam gerekirse etrafımdaki bütün araçların ya da yayaların birazdan yapacakları hareketleri %99 oranında tahmin edebiliyorum. Trafikte karşılaşılabilecek bütün tipik hareketleri ezberledim artık. Bunun için çok aşırı bir çaba göstermedim, sadece biraz gözlem yaptım ve insanların hareketlerine dikkat ettim; gerisi kendiliğinden aklıma yerleşti.

En çok karşılaşılan abukluklarla ilgili birkaç örnek üzerinden gidersek konuyu daha iyi anlayabiliriz:

* 2 araç önünüzde ilerleyen taksiye yol kenarından birisi el kaldırıyorsa, o taksi sizin önünüzü kesecektir. Bu ölüm kadar kaçınılmaz ve gerçek bir senaryodur; sizin bunu kabul etmek istememeniz bu olayın gerçekleşmesini engellemez. Siz bisiklet sürerken hem arkanızdaki trafiği kollamak, hem de 4-5 araç ilerinize kadar bütün hareketli cisimlerin farkında olmak ve bunların tipik huylarını bilmek zorundasınız. Otobüs durağına yaklaşırken önünüzdeki koskoca otobüsün o durağa gireceğini de, dolmuş minibüslerin yol kenarındaki herkese hafiften yanaşıp durmaya hazırlanacağını ve sonra aniden hızlanıp tekrar şeride girebileceğini de bilmeniz gerekiyor. Önce siz kendi üzerinize düşeni yapın; sonra gerçekten çok çok anormal bir hareket yapan olursa ona istediğiniz kadar bağırıp çağırabilirsiniz.

* Yan yoldan giren araç, öncelikle kendi önünü ve aracın içerisinden görebileceği kadarıyla sağını-solunu belli bir mesafeye kadar kontrol eder. Algılama kapasitesi ise her zaman büyük araçlara öncelik verir. Etrafındaki motorlu araçları kollarken, küçük ve yavaş görünen bir bisiklet çok fazla dikkatini çekmez. Siz o aracın sürücüsüne göre kör bir açıdan geliyorsanız ve dikkat etmeyeceği bir mesafedeyseniz mutlaka yavaşlamalı ve aracın sürücüsünün gözlerine odaklanarak sizi görüp görmediğini kontrol etmelisiniz. Bundan daha iyisi, sürücüyle göz teması kurarak kimin önce geçeceğine birlikte karar vermektir. Siz sürücünün yüzüne bile bakmadan, arabanın sadece burnuna odaklanıp "Nasıl olsa beni görecek ve duracak" mantığıyla hareket ediyorsanız, size çarptıktan sonra o aracın sürücüsüne kızmaya da hakkınız yok. Sizin için dünyanın merkezinde kendiniz olabilirsiniz, ama yoldan geçen tanımadığınız bir araç sürücüsünün hayatının merkezinde siz yoksunuz bunu unutmayın.

* Küçük çocuk gördüğünüzde ne olursa olsun yavaşlamalı ve mümkünse çocuğun birkaç metre uzağından geçmelisiniz; bu da başka bir basit kural. Küçük çocuğun gözlerinde her şey yepyeni bir dünyadır; sizin dikkatinizi bile çekmeyen minicik bir ayrıntı, küçük bir çocuk için heyecanla üzerine koşulabilecek bir keşif olabilir. Küçük bir çocuktan olgun bir birey gibi dengeli hareket etmesini bekleyemezsiniz. O çocuğun yanından geçen diğer taşıt ve insanların da ani bir hareketten etkilenip zincirleme bir reaksiyona dahil olabileceğini hesaba katmalısınız. Benzer şekilde süslü bir kadın gördüğünüzde etraftaki vitrinleri de kontrol etmelisiniz, birbirine doğru yürüyen iki teyzenin her an tanıdık çıkıp yolun ortasında koyu bir sohbete başlayabileceğini de hesaba katmalısınız, yaşlıların ise etraflarındaki dünyanın pek farkında olmadan ve hiç bir uyarıya aldırış etmeden dümdüz yürüme ihtimalini de göz önünde bulundurmalısınız.

Örnekler çoğaltılabilir, ana fikir şu olmalı: İnsanların vücut dilini iyi okuyabilmek ve belli tipteki araçların/yayaların tipik hareketlerini anlamak için bir miktar kafa yorarsanız, bir süre sonra herkesin birkaç saniye içinde ne yapacağını az çok tahmin edebilecek hale gelirsiniz. Bu durum birkaç ay içerisinde beyninizin içinde otomatik işleyen bir mekanizma haline gelir ve ekstra hiç bir çaba sarf etmeden, tamamen refleks olarak bunu uygulamaya başlayabilirsiniz.

İkinci bir önemli konu, sürmekte olduğunuz araca "HAKİMİYET"tir. Bisiklet 2 tekerlekli bir araç olmasının ötesinde pek çok şaşırtıcı kabiliyete sahiptir ve sandığınızdan daha iyi manevralar yapabilir; tabi kullanmasını bilirseniz. Kendi bacak performansınızı uzun antrenmanlarla arttırabilirsiniz, viraj alma tekniğinizi seneler içinde mükemmel bir şekilde ustalaştırabilirsiniz, fakat frenleme ve ani yön değiştirme manevralarında altınızdaki makineye yeterince hakim değilseniz büyük tehlike altındasınızdır. Performansınızı geliştirmek için yaptığınız uzun antrenmanların onda biri kadar "İleri Sürüş Teknikleri"ne çalışırsanız belli konularda mükemmel reflekslere sahip olabilirsiniz:

* Panik Fren: Düz bir doğrultuda yüksek hızla ilerlerken, lastiklerinizin zemine tutunma kabiliyetini en üst düzeyde kullanarak, olabilecek en kısa mesafede durma sanatı.
* Ani Yön Değiştirme: Önünüze çıkan engele yaklaşırken panik fren uygulayarak mümkün olduğunca yavaşlayıp, çarpmak üzereyken sert bir şekilde yön değiştirmek ve hemen ardından gelen kontra yönlendirmeyle tekrar çizginizi bulmak; bunları yaparken bisikletin üzerinden uçmamak ya da devrilmemek üzerine birkaç farklı kabiliyetin kombine halde uygulandığı ayrı bir sanat.
* Farklı Yönlere Bakmak: Optimize edilmiş baş ve göz hareketleriyle, bisikletin üzerinde ilerlerken 2 saniye içinde 360 derece etrafınızı tarayabilme, ayrıca birkaç saniye boyunca yana ya da arkanıza bakarken bisikletin çizgisini bozmama kabiliyeti.
* Güvenli Uçuşlar: Bütün farkındalık ve sürüş kabiliyetlerinin çaresiz kaldığı durumlarda, vücudunuza en az hasarı alarak ya da hiç hasar almadan düşüp en kısa sürede ayağa kalkabilmek için yöntemler.

Bunlar gibi birkaç farklı teknik daha mevcut ve bunlarla ilgili hem benim, hem de pek çok farklı üstadın yazmış olduğu sayfalar dolusu makaleler, görsel anlatımlar ve videolar internette bol miktarda mevcut. Zaman ayırıp inceledikten sonra kendiniz de bunlara çalışarak pek çok kazayı, daha gerçekleşme ihtimali oluşmadan atlatabilirsiniz.

Yukarıda saydığım konularda ustalaştıktan sonra geriye tek bir şey kalıyor; o da "ZAMANLAMA". Doğru yerde doğru zamanda doğru şekilde hareket etmek gerekir. Antrenman için şehir merkezinden uzaktaki boş yolları tercih edip, buraya ulaşana kadarki şehir trafiği içerisinde kendinize çok yüklenmeden sakin bir tempoyla sürerseniz bu aynı zamanda ısınmanın da bir parçası olur. Aynı şekilde antrenmanınızı bitirip eve dönerken de soğuma temposuna geçip, yine şehir içinde sakin bir sürüş yapabilirsiniz. Şehir içinde hiç uygun olmayan bir yolda 35-40 km/sa hızla ilerlerken aniden önünüze çıkan bir araç ya da yaya ile çarpışmanız, sizden başka kimsenin suçu değildir kusura bakmayın.

Son olarak trafikteki sinirli arkadaşlara da bir çift sözüm var: Etrafta geri zekalı insan gerçekten çok fazla, bunların hepsini teker teker tartışarak düzeltemezsiniz. Belli bir düzeye kadar kısa ama etkili tepkilerle bu insanların birkaçını bir daha aynı mallıkları tekrarlamamaları konusunda eğitebilirsiniz, ancak aralarında asla eğitilemeyecek derecede beyni taşlaşmış olanlar da var. Bunlarla uğraşmak size ekstra stresten başka hiç bir şey getirmeyecektir. Siz onların yerine düşünmeyi refleks haline getirin ve bunu bir yük olarak görmeyin, ve sadece sürüşün keyfine odaklanın :harika:
 
Ben 2 yöne ayrılan bir kavşakta yanımda duran sürücünün sinyaline bakmadan sağından geçmiştim,oda hamle yaptı ancsk beni görünce durdu :) görmese uçmuştum.
Şehirde bisiklet yolu olmadığı ve yol kenarlarınada araç parkedildiği için kaldırımdan çok sürerim.Ama yayalar gelirken aşağıya atlarım,ne de olsa MTB :cool:.

Bir de apaçilik yaparken 2 iç lastiği birden yarmıştım :D

Onun dışında pek tehlik atlatmadım trafikte.
 
@Ahmet Can Yakışır yazdıklarınız çok doğru doğru gözlem ile kazalar önlenebilir. Özellikle küçük çocukların uçağından geçmeye çalışıyorum. Bede ne yapacakları büyük insanlar gibi kestitilemiyor bazen.

Şu ana adar ciddi kafam yok şükür ama bir çok bisikletli nun kurallara uymadığını düşünüyorum en basitinden kırmızı ışıklarda durmak e kadar basit görünmeden aman kimse yok geçeyim dense bile Saygı görmek istiyorsak Saygı göstermemiz gerekir. Ben bunu düşünerek bisiklete biniyorum her zaman. İstisnalar olmuyormuzun oluyor yapacak birşey yok daha Avrupa seviyesinde bisiklet ortamı bize çok uzak sandık azınlığın ve buna dikkat etmeliyiz.

İyi pedallamalar )
 
Strava ortalaması düşmesin diye kırmızı ışıklarda beklemiyorum. Duruyorum ama eğer gelen giden yoksa basıyorum. Babama "kask tak kask tak" diyip sıcak basınca ben de çıkarıyorum. Benim yapmadığım ama bazı bisikletlilerin yaptığı hatayı da söyleyeyim "ters şeritten gitmek". Sadece arabaları değil beni de sinir ediyorsunuz, hayır bi arabayla kafa kafayı tokuşacaksınız 50 metre havaya zıplayıp bisikletliye saygı diye gezeceksiniz ama olan size olacak.
 
Kırmızı ışıkta durduğumuz için laf eden, sarı yanınca zil çalan bisikletliyi gördü bu gözler :)
Ahmet Can Bey'e katılıyorum, güvenliğimizi ve dışarıdakilerin güvenliğini biz sağlamak zorundayız; eğer trafiğe çıkıyorsak ise bunu kabullenmeliyiz.
Önemli olan erken değil, güvenli şekilde varmak.
 
  • Beğen
Tepkiler: Cemil Dada
Genelde suç hep başkasında oluyor bu bisiklette de farklı taşıtlarda da hatta normal hayatımızda bile %90 oranında maalesef böyle. Şimdiye kadar 3 defa kendi hatamdan dolayı kaza yapıyordum bir tanesinde grup sürüşünde geri kaldı önümdeki araç sola sinyal verdiği halde dikkat etmeyip önüne atladım Allah'tan adam frenledi ve duyarlı bir şekilde uyardı, en ciddisi bu olmuştu. Genelde ışıklarda bekliyorum zaten en fazla 30-40 saniye bekliyoruz. İnsanlar karşılarındaki kişileri anlamak ister gibi görünüp çoğu zaman anlamıyor ve aldırış da etmiyorlar. @Ahmet Can Yakışır Beyinde dediği gibi "FARKINDALIK"
 
Geri