Hakan Eşme
Forum Bağımlısı
- Kayıt
- 27 Şubat 2008
- Mesaj
- 1.725
- Tepki
- 5.753
- Yaş
- 59
- Şehir
- Keşan
- İsim
- Hakan EŞME
- Başlangıç
- 1989—90
- Bisiklet
- Geotech
- Bisiklet türü
- Dağ bisikleti
Selamlar,
Geçen hafta Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü GYK toplantısına katılım nedeniyle ara verdiğimiz turumuza bu hafta farklı bir coğrafyada devam ediyoruz.
Uzunca bir süre önce dillendirmeye başladığımız; "dört yapraklı yonca ve yoncanın dalı" projesi için düğmeye basmanın zamanı gelmişti.
Cengizhan arkadaşımla İzmir'e doğru seyahat ederken Gelibolu Yarımadasına geçeceğimiz noktaları konuşuyorduk.
Cengizhan bu konuşmalar arasında "karşıya tekneyle de geçebiliriz" deyince, turun şekli de ortaya çıkmaya başlamıştı.
Bu fikri heyecanla arkadaşlara bildirdiğimde hepsi sevinçle karşılamış ve herkes proje için aklından geçenleri sıralamaya başlamıştı bile.
Bir solukta tekne ve dönüşte bizi alacak olan minibüs ayarlanmıştı. Sürecin bence en keyifli yanı ilmek ilmek örülüyor, tura katılsın katılmasın herkes varsayılan proje için birikimini ve katkısını ortaya koyuyordu.
Bizi biraraya getiren ve dayanışma içinde olmamızı sağlayan en önemli unsur da buydu. Herkes olaya katılıyor ve tohum halindeki proje kısa sürede deneyimlerin ışığında meyve veren bir ağaca dönüşüveriyordu.
Faaliyetimizin şekli ortaya çıkmıştı: Keşan'dan İbrice Limanına pedal basacak, oradan tekne ile Saros Körfezinin karşı kıyısındaki Güneyli Limanına gidilecek ve Güneyli'den Eceabat'a köy yollarından gidilerek tur tamamlanacak, dönüş ise bir minibüs aracılığıyla yapılacaktı.
Herşey tamamdı fakat ortada sadece bir sorun vardı: Hava Durumu...
İnternet üzerinden bütün hava durumu siteleri tarandı. Hepsi söz birliği etmişçesine Pazar günü için "rüzgarlı olacak" diyordu.
Hava durumunu veren internet sitelerinden en sık kullandığımız "Accuweather" ise Pazar günü için azalan bir rüzgar tahmini yapıyordu ki, bizim de istediğimiz buydu. Cumartesi günü yağan yağmur varolan rüzgarı bastırır ve hava sakinleşir, diye umuyorduk.
Yine de her ihtimale karşı rüzgar nedeniyle faaliyet programındaki Saros Körfezinden tekne geçişi bölümünü iptal ettik. Minibüsle Güneyli kavşağına gidecek, oradan da Eceabat'a pedal basacaktık.
Her faaliyet öncesinde olduğu gibi bu faaliyete de "gelenler, gelemeyenler, geleceğim deyip son anda iptal edenler" mevcuttu.
Gece geç saatte Geliboluda yaşayan Hüseyin Şahin arkadaşımız da bu tura katılacağını iletti. Sabah Keşan-Gelibolu karayolundaki Güneyli kavşağında bizi bekleyecekti.
Sabah gün doğumuyla uyandığımda yaptığım ilk iş pencereden hava durumunu kontrol etmek oldu. Ağaçların rüzgarla sallandığını görünce moralim bozulmadı değil ama yine de gün içerisinde şiddetini azaltacak diye umutlandım.
"Azaltmak mı?"
O ne kelime öyle, hiç çekinmeden arttırdı ve hatta "rüzgar" olan kimliği ve kişiliği gittikçe "fırtına"ya dönüştü.
Bu faaliyet öyküsü biraz da "rüzgara karşı" dansımızdan oluşmaktadır.
16 Mayıs 2010 Pazar günkü faaliyetimiz sabahın ilk saatlerinde Çorbacızade'de çorba içerek başladı.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQyVBGh_I/AAAAAAAA4E4/LacBtKkX8Gs/Image00001.jpg
Güne çorbayla başladık.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQzZRNnNI/AAAAAAAA4FA/dRaFvZTIA0c/Image00002.jpg
Benim tercihim bol içli "Kelle Beyin"di.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ43WH2rI/AAAAAAAA4FQ/edpOHQHKG6E/Image00004.jpg
Çobacızade'de bizim dışımızda köpeklerini gezdirmek için güne erken başlayan avcılar da vardı. Birbirimize "kolay gelsin" dileklerimizi ilettik.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ0_H-SNI/AAAAAAAA4FI/dOJbojf5tIg/Image00003.jpg
Bisikletlerimizi minibüse yükleyiverdik.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ6W-941I/AAAAAAAA4FY/a4_YqJQhZgQ/Image00005.jpg
Arka bagaj dolmuştu.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ9LZm1LI/AAAAAAAA4Fo/qRzoobwe2rE/Image00007.jpg
Kamil ağbinin bisikletini de yukarıya bağladık.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRAw-s25I/AAAAAAAA4GA/HOpf_ye-qbg/Image00010.jpg
Güneyli kavşağına güle oynaya ve çocuklar gibi eğlenip giderken çoy molası için bir benzin istasyonunda mola verdik. Sol baştaki minibüs şoförümüz Yılmaz şaşkınlıkla bizi anlamaya çalışıyordu.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRCLx5HkI/AAAAAAAA4GI/3gODOgpwLE8/Image00011.jpg
Önceden konuştuğumuz gibi Gelibolu'dan tura katılan ve Güneyli kavşağında bizi bekleyen Hüseyin Şahin arkadaşımız da gelmişti.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRDDqF8GI/AAAAAAAA4GQ/4-fWer7DrNY/Image00012.jpg
Bisikletlerimizi minibüsten indirdik ve minibüsü Eceabat'a gönderdik.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GREfWDniI/AAAAAAAA4GY/vMCj2nA6SUM/Image00013.jpg
İşte günün fırtınaları:
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRHv6huZI/AAAAAAAA4Go/EYe7nKenHK8/Image00015.jpg
(Soldan Sağa: Recep Pekcan, Faruk Eker, Hakan Eşme, Hüseyin Şahin, Rahman Ketenciler ve Kamil Tabak)
Keyifli bir şekilde pedal çevirmeye başladık.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRI3NLJyI/AAAAAAAA4Gw/gdNL__H9Kpw/Image00016.jpg
Rüzgar varlığını az da olsa bize hissettiriyordu.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRKvMB9LI/AAAAAAAA4G4/so_TVXCgsdk/Image00017.jpg
Buğday yeşili ve gökyüzü mavisinin naif uyumunu solukladık.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRLgKGixI/AAAAAAAA4HA/red3WuewYg0/Image00018.jpg
Ocaklı Köyünde sabah çayı için molamızı verdik.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRNuZcc-I/AAAAAAAA4HI/dsBc0nTGtKA/Image00019.jpg
Her canlı kendi yolunu kendi çiziyordu.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GROwOHOLI/AAAAAAAA4HQ/j9FiuzOe7lA/Image00020.jpg
Çay molamız.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRQr9OO7I/AAAAAAAA4HY/CImh_UpqyKA/Image00021.jpg
Baharın yeşil coşkusu içinde çevrildi pedallar.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRSPCCKtI/AAAAAAAA4Hg/6UfAf4f7YeI/Image00022.jpg
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRTXZSooI/AAAAAAAA4Ho/hfS-ddPyOrE/Image00023.jpg
Buğdayların yeşilliği ve tepeler arasından Saros Körfezi ilk görüntülerini bize vermeye başladı.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRUUC8daI/AAAAAAAA4Hw/uSij2A9d1T8/Image00024.jpg
Biz sırt yolunda seyrediyorduk ve denize ulaşan yerlerdeki tabelalar ilginç yazlıkçı isimleri taşıyordu.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRVhAhntI/AAAAAAAA4H4/Dc7XI8Ba9cQ/Image00025.jpg
Her yolun vazgeçilmezi olan bayırlar ilk saatlerde başlamıştı.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRWzgnEtI/AAAAAAAA4IA/H53MPX29R7U/Image00026.jpg
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRYP-zYQI/AAAAAAAA4II/8rsN2j_Bzd0/Image00027.jpg
Her bayırın bir de inişi vardı.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRZWqMB2I/AAAAAAAA4IQ/ODfVMN2RZe8/Image00028.jpg
Keçiler meraya çıkmak için yola düşmüşlerdi.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRazkP-PI/AAAAAAAA4IY/VNzguWBzuDA/Image00029.jpg
Köy içinde molamızı da verdik.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRef59NmI/AAAAAAAA4Io/SOci8ToKkqE/Image00031.jpg
Köylülerin ağaç dallarından imal ettikleri "el yapımı" kapıları ilginçti.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRgusrJzI/AAAAAAAA4I0/JDJ0FFQXtHQ/Image00032.jpg
Ve tabi köylerin vazgeçilmezleri, en sıkı "hayranlarımız" bizi hiç bir zaman tezahüratsız yolcu etmeyen "sevimli dostlarımız!"
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRiMVyN0I/AAAAAAAA4I8/wdhfcg6a9EI/Image00033.jpg
Recep'in fren balatalarından bir ses geliyor ve kısa molalarda kaynağını arıyoruz.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRjsPURMI/AAAAAAAA4JE/Om8oOjBqIWg/Image00034.jpg
Cube'nin penceresinden gözüken Çanakkale Boğazı.
Tam ortadayız. Bir yanımızdan Marmara Denizi ve Boğaz, diğer yandan Ege Denizi Saros Körfezi gözüküyor.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRm9vgolI/AAAAAAAA4JU/hwkiCRlC38I/Image00036.jpg
Yoldan geçen "ağır vasıta" ile bir fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmiyoruz.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRocRVU1I/AAAAAAAA4Jg/4RDhAIQemIo/Image00037.jpg
Pedal çevirmeye, kah inmeye kah çıkmaya devam ediyorduk.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRpShtNjI/AAAAAAAA4Jo/PdlkKlqQ5P0/Image00038.jpg
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRql9zWoI/AAAAAAAA4Jw/XwMs5twdong/Image00039.jpg
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRuwkWH2I/AAAAAAAA4KI/5mzGVE6bKR8/Image00042.jpg
Gelincik, papatya ve çiğdemlerin coşkusu görülmeye değerdi.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRzcbkBQI/AAAAAAAA4KY/vaT32b3Sxik/Image00044.jpg
Yemyeşil tarlaların arasındaki kıpkırmızı gelincikler seyrine doyumsuz tablolar sunuyordu bizlere.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR06SEPjI/AAAAAAAA4Kg/WR7gF71ShkU/Image00045.jpg
Aşılanmış ağaçlar da vardı yol boyunda.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR2u36doI/AAAAAAAA4Ko/kzlaPjj1_l8/Image00046.jpg
Salıverdim ben de "gelinciğimi" gelincikler arasına.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR4g2v8vI/AAAAAAAA4Kw/vooFk9fPcIM/Image00047.jpg
Vadiler arasından süzüldük.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR70sURxI/AAAAAAAA4LA/gqc8BWGa5q0/Image00049.jpg
Devamı aşağıdaki mesajda
.
.
.
Geçen hafta Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü GYK toplantısına katılım nedeniyle ara verdiğimiz turumuza bu hafta farklı bir coğrafyada devam ediyoruz.
Uzunca bir süre önce dillendirmeye başladığımız; "dört yapraklı yonca ve yoncanın dalı" projesi için düğmeye basmanın zamanı gelmişti.
Cengizhan arkadaşımla İzmir'e doğru seyahat ederken Gelibolu Yarımadasına geçeceğimiz noktaları konuşuyorduk.
Cengizhan bu konuşmalar arasında "karşıya tekneyle de geçebiliriz" deyince, turun şekli de ortaya çıkmaya başlamıştı.
Bu fikri heyecanla arkadaşlara bildirdiğimde hepsi sevinçle karşılamış ve herkes proje için aklından geçenleri sıralamaya başlamıştı bile.
Bir solukta tekne ve dönüşte bizi alacak olan minibüs ayarlanmıştı. Sürecin bence en keyifli yanı ilmek ilmek örülüyor, tura katılsın katılmasın herkes varsayılan proje için birikimini ve katkısını ortaya koyuyordu.
Bizi biraraya getiren ve dayanışma içinde olmamızı sağlayan en önemli unsur da buydu. Herkes olaya katılıyor ve tohum halindeki proje kısa sürede deneyimlerin ışığında meyve veren bir ağaca dönüşüveriyordu.
Faaliyetimizin şekli ortaya çıkmıştı: Keşan'dan İbrice Limanına pedal basacak, oradan tekne ile Saros Körfezinin karşı kıyısındaki Güneyli Limanına gidilecek ve Güneyli'den Eceabat'a köy yollarından gidilerek tur tamamlanacak, dönüş ise bir minibüs aracılığıyla yapılacaktı.
Herşey tamamdı fakat ortada sadece bir sorun vardı: Hava Durumu...
İnternet üzerinden bütün hava durumu siteleri tarandı. Hepsi söz birliği etmişçesine Pazar günü için "rüzgarlı olacak" diyordu.
Hava durumunu veren internet sitelerinden en sık kullandığımız "Accuweather" ise Pazar günü için azalan bir rüzgar tahmini yapıyordu ki, bizim de istediğimiz buydu. Cumartesi günü yağan yağmur varolan rüzgarı bastırır ve hava sakinleşir, diye umuyorduk.
Yine de her ihtimale karşı rüzgar nedeniyle faaliyet programındaki Saros Körfezinden tekne geçişi bölümünü iptal ettik. Minibüsle Güneyli kavşağına gidecek, oradan da Eceabat'a pedal basacaktık.
Her faaliyet öncesinde olduğu gibi bu faaliyete de "gelenler, gelemeyenler, geleceğim deyip son anda iptal edenler" mevcuttu.
Gece geç saatte Geliboluda yaşayan Hüseyin Şahin arkadaşımız da bu tura katılacağını iletti. Sabah Keşan-Gelibolu karayolundaki Güneyli kavşağında bizi bekleyecekti.
Sabah gün doğumuyla uyandığımda yaptığım ilk iş pencereden hava durumunu kontrol etmek oldu. Ağaçların rüzgarla sallandığını görünce moralim bozulmadı değil ama yine de gün içerisinde şiddetini azaltacak diye umutlandım.
"Azaltmak mı?"
O ne kelime öyle, hiç çekinmeden arttırdı ve hatta "rüzgar" olan kimliği ve kişiliği gittikçe "fırtına"ya dönüştü.
Bu faaliyet öyküsü biraz da "rüzgara karşı" dansımızdan oluşmaktadır.
16 Mayıs 2010 Pazar günkü faaliyetimiz sabahın ilk saatlerinde Çorbacızade'de çorba içerek başladı.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQyVBGh_I/AAAAAAAA4E4/LacBtKkX8Gs/Image00001.jpg
Güne çorbayla başladık.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQzZRNnNI/AAAAAAAA4FA/dRaFvZTIA0c/Image00002.jpg
Benim tercihim bol içli "Kelle Beyin"di.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ43WH2rI/AAAAAAAA4FQ/edpOHQHKG6E/Image00004.jpg
Çobacızade'de bizim dışımızda köpeklerini gezdirmek için güne erken başlayan avcılar da vardı. Birbirimize "kolay gelsin" dileklerimizi ilettik.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ0_H-SNI/AAAAAAAA4FI/dOJbojf5tIg/Image00003.jpg
Bisikletlerimizi minibüse yükleyiverdik.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ6W-941I/AAAAAAAA4FY/a4_YqJQhZgQ/Image00005.jpg
Arka bagaj dolmuştu.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GQ9LZm1LI/AAAAAAAA4Fo/qRzoobwe2rE/Image00007.jpg
Kamil ağbinin bisikletini de yukarıya bağladık.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRAw-s25I/AAAAAAAA4GA/HOpf_ye-qbg/Image00010.jpg
Güneyli kavşağına güle oynaya ve çocuklar gibi eğlenip giderken çoy molası için bir benzin istasyonunda mola verdik. Sol baştaki minibüs şoförümüz Yılmaz şaşkınlıkla bizi anlamaya çalışıyordu.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRCLx5HkI/AAAAAAAA4GI/3gODOgpwLE8/Image00011.jpg
Önceden konuştuğumuz gibi Gelibolu'dan tura katılan ve Güneyli kavşağında bizi bekleyen Hüseyin Şahin arkadaşımız da gelmişti.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRDDqF8GI/AAAAAAAA4GQ/4-fWer7DrNY/Image00012.jpg
Bisikletlerimizi minibüsten indirdik ve minibüsü Eceabat'a gönderdik.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GREfWDniI/AAAAAAAA4GY/vMCj2nA6SUM/Image00013.jpg
İşte günün fırtınaları:
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRHv6huZI/AAAAAAAA4Go/EYe7nKenHK8/Image00015.jpg
(Soldan Sağa: Recep Pekcan, Faruk Eker, Hakan Eşme, Hüseyin Şahin, Rahman Ketenciler ve Kamil Tabak)
Keyifli bir şekilde pedal çevirmeye başladık.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRI3NLJyI/AAAAAAAA4Gw/gdNL__H9Kpw/Image00016.jpg
Rüzgar varlığını az da olsa bize hissettiriyordu.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRKvMB9LI/AAAAAAAA4G4/so_TVXCgsdk/Image00017.jpg
Buğday yeşili ve gökyüzü mavisinin naif uyumunu solukladık.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRLgKGixI/AAAAAAAA4HA/red3WuewYg0/Image00018.jpg
Ocaklı Köyünde sabah çayı için molamızı verdik.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRNuZcc-I/AAAAAAAA4HI/dsBc0nTGtKA/Image00019.jpg
Her canlı kendi yolunu kendi çiziyordu.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GROwOHOLI/AAAAAAAA4HQ/j9FiuzOe7lA/Image00020.jpg
Çay molamız.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRQr9OO7I/AAAAAAAA4HY/CImh_UpqyKA/Image00021.jpg
Baharın yeşil coşkusu içinde çevrildi pedallar.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRSPCCKtI/AAAAAAAA4Hg/6UfAf4f7YeI/Image00022.jpg
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRTXZSooI/AAAAAAAA4Ho/hfS-ddPyOrE/Image00023.jpg
Buğdayların yeşilliği ve tepeler arasından Saros Körfezi ilk görüntülerini bize vermeye başladı.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRUUC8daI/AAAAAAAA4Hw/uSij2A9d1T8/Image00024.jpg
Biz sırt yolunda seyrediyorduk ve denize ulaşan yerlerdeki tabelalar ilginç yazlıkçı isimleri taşıyordu.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRVhAhntI/AAAAAAAA4H4/Dc7XI8Ba9cQ/Image00025.jpg
Her yolun vazgeçilmezi olan bayırlar ilk saatlerde başlamıştı.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRWzgnEtI/AAAAAAAA4IA/H53MPX29R7U/Image00026.jpg
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRYP-zYQI/AAAAAAAA4II/8rsN2j_Bzd0/Image00027.jpg
Her bayırın bir de inişi vardı.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRZWqMB2I/AAAAAAAA4IQ/ODfVMN2RZe8/Image00028.jpg
Keçiler meraya çıkmak için yola düşmüşlerdi.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRazkP-PI/AAAAAAAA4IY/VNzguWBzuDA/Image00029.jpg
Köy içinde molamızı da verdik.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRef59NmI/AAAAAAAA4Io/SOci8ToKkqE/Image00031.jpg
Köylülerin ağaç dallarından imal ettikleri "el yapımı" kapıları ilginçti.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRgusrJzI/AAAAAAAA4I0/JDJ0FFQXtHQ/Image00032.jpg
Ve tabi köylerin vazgeçilmezleri, en sıkı "hayranlarımız" bizi hiç bir zaman tezahüratsız yolcu etmeyen "sevimli dostlarımız!"
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRiMVyN0I/AAAAAAAA4I8/wdhfcg6a9EI/Image00033.jpg
Recep'in fren balatalarından bir ses geliyor ve kısa molalarda kaynağını arıyoruz.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRjsPURMI/AAAAAAAA4JE/Om8oOjBqIWg/Image00034.jpg
Cube'nin penceresinden gözüken Çanakkale Boğazı.
Tam ortadayız. Bir yanımızdan Marmara Denizi ve Boğaz, diğer yandan Ege Denizi Saros Körfezi gözüküyor.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRm9vgolI/AAAAAAAA4JU/hwkiCRlC38I/Image00036.jpg
Yoldan geçen "ağır vasıta" ile bir fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmiyoruz.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRocRVU1I/AAAAAAAA4Jg/4RDhAIQemIo/Image00037.jpg
Pedal çevirmeye, kah inmeye kah çıkmaya devam ediyorduk.
http://lh4.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRpShtNjI/AAAAAAAA4Jo/PdlkKlqQ5P0/Image00038.jpg
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRql9zWoI/AAAAAAAA4Jw/XwMs5twdong/Image00039.jpg
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRuwkWH2I/AAAAAAAA4KI/5mzGVE6bKR8/Image00042.jpg
Gelincik, papatya ve çiğdemlerin coşkusu görülmeye değerdi.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GRzcbkBQI/AAAAAAAA4KY/vaT32b3Sxik/Image00044.jpg
Yemyeşil tarlaların arasındaki kıpkırmızı gelincikler seyrine doyumsuz tablolar sunuyordu bizlere.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR06SEPjI/AAAAAAAA4Kg/WR7gF71ShkU/Image00045.jpg
Aşılanmış ağaçlar da vardı yol boyunda.
http://lh6.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR2u36doI/AAAAAAAA4Ko/kzlaPjj1_l8/Image00046.jpg
Salıverdim ben de "gelinciğimi" gelincikler arasına.
http://lh3.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR4g2v8vI/AAAAAAAA4Kw/vooFk9fPcIM/Image00047.jpg
Vadiler arasından süzüldük.
http://lh5.ggpht.com/_8vsqWKLwVqQ/S_GR70sURxI/AAAAAAAA4LA/gqc8BWGa5q0/Image00049.jpg
Devamı aşağıdaki mesajda
.
.
.


