Scudo Sports

2014 bisiklet sezonu;takımlar,bisikletler ve dahası...

@S.Koca

Rica ederim.Ulusal medyada "bisiklet" spor değil,olsa olsa,popüler kültürün bir parçası olarak,ya bir kaza haberi,ya da bisiklet'in,içende yardımcı oyuncu,ya da figüran olduğu onuncu sınıf bir haberdir.Sezon boyunca paylaşımlar sürecek;doğru yerdesiniz.
 
  • Beğen
Tepkiler: caner ünsal
Scudo
@Derya Keçeci

Derya Bey çok fazla vaktinizi almak istemem ancak biliyorsunuz araştırmak, özellikle bu tür makale veya kapsamlı bilgi içeren yazıları araştırmak zaman ve tecrübenin yanında yabancı dili de şart koşuyor. Bu da benim gibi yabancı dil konusunda yarı donanımlı kişiler için büyük sıkıntı doğuruyor. Dediğiniz gibi ülkemizde de bisiklet sporu "Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu" ile sınırlı olunca oldukça eksik kalıyoruz. Bu nedenle konuyu soluksuz okudum ve çok keyif aldım. Herkesin verdiği emeğin farkında olduğumu bilmenizi istedim çünkü bu yazıları yazmanızın tek ödülü bu oluyor. Tekrar teşekkürler.
 
Roma Maxima 2014

Bu yarış çok uzun yıllar boyunca "Giro del Lazio" olarak koşuldu.Bu yıl 76.'sı koşulacak olan yarış 2008'den bu yana ilk kez 2013'de Roma Maxima olarak koşulmuş ve yarışı AG2R La Mondiale takımından Bilel Kadrı kazanmıştı.Geçmişte yarışın "Giro delle Quattro Provincie,Gran premio di Romave Gran Premio Littoria" gibi isimleri olmuş.

Bu tip yarışların en büyük sorunu,parasal kaynakların yetersizliği oluyor genellikle.Mesela 2008 den 2013'e kadar dört yıllık bir ara verilmiş,daha önceden Giro Del Lazio olarak koşulan yarış,2013'de Roma Maxima olarak koşulmuştu.Yarın yeni sponsorluklar ve yeni anlaşmalarla karşımıza farklı adlarla da çıkabilir.Organizasyonun UCİ European semi classic yarışı olduğunu da hatırlatalım.

Roma caddelerinde başlayacak olan yarış toplam 195 km uzunluğunda olup,her klasik yarışta olduğu gibi zaman zaman zorlu bölümleri olacak.730 ila 750 m yüksekliği olan üç tepecik geçilecek ki,bu tırmanışların sonuncusuna önde giren bir kaçan gurubu yakalamak,geriye kalan ve tamamı neredeyse iniş özellikli bir parkurda hayli zor olacaktır.

Yarışa bu yıl 16 takım katılıyor.Bu takımların bazıları bildiğiniz gibi pro tur takımları,bazıları da pro continental düzeyde.Pro tur,Pro Continental,Continental klasmanlarını aynı konu altındaki bir başka yazımda anlatmıştım.

POZZOVIVO Domenico(AG2R),IGLINSKIY Maxim (Astana),GILBERT Philippe(BMC),BASSO Ivan (Cannondale),POZZATO Filippo (Lampre) RUBIANO Miguel Angel(Colombia) ve VALVERDE Alejandro (Movistar) yine Movistar'dan Quintana da ailece yarışa katılan bisiklet cilerden.(Ekipte bir tane de Dayer Quintana var yani iki kardeşi birlikte izleyeceğiz)

Yeni ve zorlu bir yarıştan çıkan Valverde'nin adını yarış listesinde gördüğümde şaşırdım doğrusu.Valverde-Quintana, Movistar'ın yakın bir zamanda aşması gereken bir engel olarak,git gide yükseliyor gibi.Bir yanda tartışmasız büyük bir kariyer,diğer yanda genç,daha ilk büyük tur'unda TDF ikinciliği elde eden ve büyük bir yetenek Quintana.Bunları konuşuruz.

Hangi takımda olursa olsun Tüm İtalyanlar yarış için varlarını yoklarını ortaya koyacaklardır.Tabi Philippe Gilbert bu listedeki en önemli ve göz ardı edilmemesi gereken tam bir klasikci.Su taşımak için BMC'ye gittiği için her fırsatta eleştirdiğim halde,yine de bendeki yeri bambaşkadır.Takımlar:
1)Astana Pro Team
2)Androni Giocattoli
3)AG2R La Mondiale
4)Cannondale
5)BMC Racing Team
6)Bardiani - CSF
7)Team Colombia
8)IAM Cycling
9)Lampre - Merida
10)Movistar Team
11)MTN - Qhubeka
12)Team Giant-Shimano
13)Team Katusha
14)Team Sky
15)UnitedHealthcare
16)Yellow Fluo
 
Bu haftasonu çok güzel yarışlar izleme fırsatı bulduk, şimdi önümüzde iki önemli etap yarışı var; bugün başlamış olan Paris-Nice ve Çarşamba günü başlayacak olan Tirreno-Adriatico.

Paris-Nice, ilk üç günü düz etaplarda geçildikten (ve büyük ihtimalle bugünkü etap gibi sprint finişi ile bittikten sonra) sonra iki de inişli çıkışlı olsa da genel klasmanı çok fazla etkilemeyecek 2 etapla devam edecek ve ardından gerçek heyecan için güneydeki Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesine geçecek. Burdaki 3 etapta büyük turların genel klasman iddialıları kendilerini gösterecek. Benim favorim daha önce de belirttiğim gibi Nibali; van Garderen'in yarış dışı kalmasıyla şansı iyice arttı, ancak rakipleri arasında Andy Schleck, Bardet ve Costa gibi iddialı isimler ile Voeckler ve Chavanel gibi yaşlı kurtlar var.

Tirreno-Adriatico ise takım zamana karşı ile başlıyor, 2., 3. ve 6. etaplar sprinterlerin kendilerini gösterecekleri düz etaplar, 4. ve 5. etaplar önemli tırmanışlar içeriyor, son etap ise bireysel zamana karşı. Daha önce Froome'u favori göstermiştim, ancak belindeki sakatlık dolayısıyla yarışamayacağı ortaya çıktı, SKY onun yerine geçen sene Paris-Nice'i kazanmış olan Richie Port ile kazanmayı deneyecek, bence şansı oldukça yüksek. Diğer iddialı isimler arasında Quintana, Gesink ve Scarponi var. Büyük turlar dışında fazla yarışa katılmayan Contador'un da yarışabileceği söyleniyor, katılırsa favorilerden biri olacağı kesin. Ayrıca 7 etabın ikisinin zamana karşı olması sebebiyle normalde etap yarışlarında değil de klasiklerde ve zamana karşı etaplarda iddialı olan Cancellara süpriz yapabilir.
 
Evet,bugün izlediğimiz Roma maxima hayli keyifliydi.Belki büyük bir çekişmeye sahne olmadı ancak yine de Pozzovivo Valverde mücadelesi ve son 100'deki pelaton saldırısı görülmeye değerdi.

Bilindiği üzere bu tip yarışlarda takımla sporcular arasında bir telsiz haberleşmesi yok.Bu da,kaçan guruplarla pelaton'un stratejilerini kaçanlar leyhine oldukça etkiliyor.Hatırlanacak olursa,geçen yıl yarışı Bilel Kadri kazanmış ancak önündeki bisikletciden haberi olmayan Filippo Pozzato,finish çizgisini geçerken ellerini kaldırarak zafer işareti yapmış ve bu hayli alay konusu olmuştu.

Tanıtım yazımda da belirttiğim üzere yarışta üç tepeli bir tırmanış vardı ve bu sonuncusuna önde girecek olan kaçanların yakalanmasının çok zor olacaktı;öyle de oldu.Aslına bakarsanız Valverde benim bu yarış için favorim değildi.Ancak onun hakkını her zaman veririm:"Valverde Valverdedir"

Sanırım yarışı izleyen tüm bilen gözler Pozzovivo'nun Valverde'ye karşı bir Finish şansı olmadığını biliyordu.Öte yandan AG2R'den Davide Appollonio,hala Pelaton'un bu ikiliye nasıl olup da yetişemediğini düşünüp,hayıflanıyordur.

Pelaton kaçan sekizliyi yutma aşamasındayken Valverde o bildiğimiz kedi fare oyununa başlamıştı.Ancak her nedense peşine sadece Pozzovivo takıldı,ki pozzovivo, o daracık sokaklı % 18-20 eğimli sektörde Valverde'den sıyrıldı da.Bu aşamada pelaton açısından öndeki ikiliye yetişebilmek için yeterli bir süre vardı;olmadı.Gilbert iyi bir tırmanışçı değil,SKY'da Cataldo kayıp ve geçen yılın ikincisi Pozzato da ortalıkta yoktu.Uzun lafın kısası pelaton son 30 km'de saman alevi gibi küçük parlamaların dışında sorumluluk almadı ve yarış da böyle sona erdi.Son yüz metrede kadraja girmiş olmaları görsel olarak heyecanlı gibi gözükse de ,bu Valverde'yi korkutmaya yetmedi ve sprint denemeyecek bir tempoyla çizgiyi geçti.

Not:Yarış süresince,özellikle de zorlu tırmanışlarda bile Pozzovivo seledeydi.Görsel olarak selesinin olması gerektiğinden biraz daha aşağıda olduğunu gözlemledim,ya da bana öyle geldi.İzleyen arkadaşlar da bir kez daha dikkatle baksınlar,acaba bana mı öyle geldi.Zorlu çıkışlarda sele görece bir kaç cm indirilebilir de,sanki biraz abartılı geldi bana.İnternetim yavaş olduğu için bir kaç "Caps" alıp gösteremedim,bir kez daha izleyeceğim.

İlk On sıra:

1/ Alejandro Valverde (Movistar Team) - 4h45'45"
2/ Davide Appollonio (AG2R La Mondiale) - +0'01"
3/ Sonny Colbrelli (Bardiani CSF)
4/ Antonio Parrinello (Androni Giocattoli)
5/ Domenico Pozzovivo (AG2R La Mondiale)
6/ Alessandro Bazzana (UnitedHealthCare Pro Cycling Team)
7/ Jarlinson Pantano (Colombia)
8/ Philippe Gilbert (BMC Racing Team)
9/ Simon Geschke (Team Giant-Shimano)
10/ Mauro Finetto (Yellow Fluo)
 
(link)

2014 Paris-Nice etabının son kilometreleri,ben bu siteden takip ediyorum. Güzel iş yapıyorlar.
 
Klasikler başlıyor artık; Milan-San Remo'ya sadece iki gün kaldı.

Pazar günü koşulacak olan yarışın oldukça düz bir parkuru var. Benzer profildeki büyük tur etaplarını çokça seyretmişizdir; birileri kaçar, son 20km içinde peleton kaçanları yakalar toplu bir sprint finişi olur ve bacakları en kuvvetli olan, en iyi yer tutmuş olan sprinter kazanır. Ancak Milan-San Remo genelde bu şekilde bitmiyor, çünkü turların düz etapları genelde 150-200km arasıyken Milan-San Remo tam 298 kilometre. Saatte 42-43 kilometre gibi yüksek sayılacak ortalama hızlarla bile 7 saat civarında sürüyor. Bu tempoya bu kadar süre dayanabilen bisikletçi sayısı pro peleton içinde bile fazla olmadığı için son sprinte kalan bisikletçi sayısı çoğu zaman iki elin parmaklarını geçmiyor. Dolayısıyla "Sprinterlerin Klasiği" olarak adlandırılan Milan-San Remo'da, Cavendish ve Greipel gibi sprinterler kadar Sagan, Cancellara, Gilbert gibi isimlerin de şansı var.
 
Poggio tırmanışşında saf sprinterleri silkelemeye çalışacaklar(cannondalecilerin klasik taktiği),her takım o son tırmanışa göre bir taktik geliştirmiştir.Ama bakarsın düşük bi ihtimal yokuşta iyi atak yapıp dar yollarda iyi iniş yapan biri tek başına da kaçabilir(genelde sprinte bitmiş)
 
Sprinterini en iyi koruyan takım kazanacak diye düşünüyorum. Koşullar iyi olursa en güçlü gelen takım Omega Pharma olduğu için Cavendish'i korurlar ve o kazanır.
Hava bozarsa kazalar mekanik arıza vb. sebeplerden takım düzeni bozulur, Cavendish ve Greipel gibi desteğe ihtiyacı olan adamlar geride kalır. ve Ciolek, Degenkolb ve Sagan gibi takım desteğine (görece) ihtiyacı olmayan adamlar kazanır diye düşünüyorum. Sagan'ı çok iyi marke edecekler, geçen senenin birincisi Ciolek hala radarın altından uçuyor ama yine de yalnız başına bırakılmaz. Benim param Degenkolb'a.



 
Geldi çattı Milan- San Remo.107 yıllık bir tarih ve bisiklet sporunun yaşlı ama güçlü çınar’ı.Üç yıl,(1916-1944-1945),o da, birinci ve ikinci Dünya savaşı sebebiyle koşulmayan üç yılı saymazsak ,bisiklet tarihinin en eski ve devamlılığı olan;buna paralel olarak da en prestijli günlük yarışlarından biri.Hadi kişisel kanaatimi de ekleyeyim ve en sevdiğim bahar klasiği diyeyim.

Neden? Zor.Yaklaşık 300 km ve göze batmasa da;yani büyük turlarda bisikletçilerin çok daha zorlarını gördüğünü düşündürebilecek zorlu tırmanışlar,tehlikeli inişler,çok teknik parkurlar içermese de-İçerdiğini düşünenler de olabilir,saygı duyarım-Bana göre Milan-SanRemo’nun en önemli özelliği,yüksek prestiji.Tüm takımların,hemen tüm esas çocuklarını(sprinter ağırlıklı diyelim) buraya getirmeleri;yarışın tansiyonunun baştan sona kadar hiç düşmüyor oluşu zaten klasiklerin tipik özelliği.Hele hele geçen yıl olduğu gibi işin içine bir de yağmur girerse,izleyenleri koltuklara tünetir cinsten bir yarış.
Elbette turların sprint finishlerinden farklı olarak burada durum biraz farklı.300 km boyunca takımların sprinterlerini taşıyan trenleri onları ancak son on km’ye getirebiliyor.Hiç kolay değil öyle 2-3 adamıyla son km’lere gelmek.Geçen yıl Sagan tecrübesizliğinin kurbanı olarak Ciolek’e tekerlek farkıyla geçildiğinde hiç şaşırmamıştım,çünkü bana göre yarışı 2-3 km kala gücünü tüketerek kaybetmişti-ki geçen yıl formunun zirvesindeydi.Hatırlarsanız 7-8 favori son 1 km’ye birlikte girdiler ancak son 100’de kimsenin Ciolek’den bir gram fazla barutu kalmamıştı.Sürpriz miydi? Evet; tam sürprizdi,en azından benim için.Tıpkı 2012’deki gerrans gibi.

Bu yıl yine favori adayları üç aşağı beş yukarı belli.Sagan, Degenkolb,Cawendish;eski halleri olmasa da Gilbert ve Cancellara...Boasson Hagen’li SKY takımı göz korkutuyor.Elbette bunlar uluslararası medyada yazılan çizilen favoriler.Bana göre ne BMC Gilbert’i ne de Trek CAncellara’yı son km’lere hasarsız getirebilecek bir takım.Şu an sprint treni olarak en göze batan takım Omega Pharma Quick step ve Cawendish.Ama o da yenilmez armada değil.
Bu tip yarışlarda daima takımların domestic ve süper domestic’lerine bakmak lazım.Sprinterler ve güçleri belli.Asıl soru onları son km’lere kim getirecek? Açıkcası gününde bir Cawendis’i son 100’de geçebilecek birini tanımıyorum ancak Cawendis’in en büyük dezavantajı oraya kadar hasarsız gelebildiği yarışların çok az oluşu ve bu bir klasik.Yani son km de önünde ne Bakelands olacak ne de Kiwiatowsky.Zaten onlar yoksa önde Pettachi vardır ki,onun,takımın B planı olacağından kuşkum yok.Aynı sorun Boasson Hagen için de tıpa tıp geçerli.
Uzatmayalım,göreceğiz.
 
  • Beğen
Tepkiler: Berk Mercancı
Bugün başlayacak olan Volta Ciclista a Catalunya yani Katalonya Bisiklet Turu çok heyecanlı geçecek gibi gözüküyor. Hiç düz etabı olmayan yarış, büyük turların favorileri ve domestikleri için zorlu bir sınav olacak. Özellikle Çarşamba ve Perşembe günü koşulacak olan 3. ve 4. etaplar çok ciddi tırmanışlar içeriyorlar, üstelik zirvede sonlanıyorlar.

Katılanlara baktığımız zaman büyük turların organizatörleri bile kıskandıracak isimler görüyoruz. Tour'un favorilerinden Contador ve Froome (süper domestiği Richie Porte ile beraber), OPQS'in yeni transferi Uran, Paris-Nice galibi Betancur, Giro için hazırlanan Horner ve Quintana, kendi memleketinde yarışacak olan Rodrigez ve dahası yeşil çizgili mayo için yarışacaklar.
 
Başlığa ilgi azalmış gibi gözüküyor ama bir güncelleme yapmakta fayda var.

Geçen haftaki güzel yarışların ardından bu hafta içinde UCI Pro Tour takviminde hiç yarış yok, Pazar günü ise en önemli klasiklerden Ronde van Vlaanderen yani Flandra Turu koşulacak. 259 kilometrelik parkur, hem parke taşlı bölümler hem de kısa ama dik rampalar içeriyor, yağmur yağma ihtimali de var. Başta Cancellara, Sagan ve Boonen olmak üzere tüm klasikçiler için zorlu bir mücadele olacak.

Önümüzdeki hafta Pazartesi günü Bask Ülkesi Turu (Vuelta Ciclista al Pais Vasco) başlayacak. Geçen haftaki Katalonya Turu gibi hiç düz etap içermeyen bir yarış, son gün koşulacak olan zamana karşı etap bile kategorize edilmiş iki tırmanış içeriyor. Genel klasman iddialısı takımlar Katalonya Turu kadar güçlü kadrolarla gelmeseler de Contador, Valverde ve Van Gardener gibi iddialı isimler mevcut.

"Cumartesi günü yarış mı biter, Bask Turu'nun niye 7. etabı yok" diyecekler için 13 Nisan Pazar günü koşulacak olan Paris-Roubaix teselli(!!) olabilir ;)
 
E3 harelbeke de kazaya karışan cancellara'nın 30 km boyunca ön guruba yetişmek için verdiği mücadeleden bayaa formda olduğu belli.Bonen'la birlikte bir sürü adam arkasına takıldı,takım arkadaşı dışında kimse yardım etmedi(gıral lokomotif).Bu arada sagan da pişmeye başlamış degenkolb'u silkeleyeceği yeri iyi seçmiş.Bence ronde nin de roubaixin de favorisi cancellara(basit futbol fanatikliği gibi olacak ama)
 
  • Beğen
Tepkiler: Murat B.
bisiklet yarışlarını nerden izliyorsunuz?
bende eurosport henüz yok. bildiğim kadarıyla normal uydu kullandığımızda eurosportu izleyemiyoruz. digitürk, kablolu falan hariç bildiğiniz bir yöntem var mı?
bu arada Spartacüs hangi bisikleti (Madone, Domane) kullanıyor?
 
@MEHMETALİ

eurosport player den izliyorum ben tivibu dıgıturkte teledunyada var dsmarttan kalktı ondan dolayı bende eurosport player aldım :)
 
  • Beğen
Tepkiler: MehmetAliB.
@MEHMETALİ

Cancellara, Domane Classics Edition kullanıyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: MehmetAliB.
Profesyonel olarak yarış koşan bisikletçilerin kendi boyları ve hangi kadro boyunu kullandığını nereden öğrenebiliriz?
Hani hep denir ya yarış için kadro boyu biraz daha ufak olursa daha iyi olur vs... gibi aslı astarı var mı merak etmiyor değilim.
 
@Eser Sevinç

Velonews, bikeradar gibi sitelerde proların bisikletleri hakkında haberler/galeriler oluyor. Genelde boy bilgisi de veriyorlar. Yarışlar için hobi kullanıcılarına önerilenden küçük kadro kullanıldığı doğru, uç bir örneği için:

(link)

1,75 boyundaki Cavendish (o boyda birisine 54-55 önerilir normalde), 49cm kadro kullanıyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: Eser Sevinç
Yol bisikleti alıp bu dünyaya gireli birkaç ay oluyor ama şimdiden çok bağlandım. Bisiklet yarışlarını takip etmek isterdim hep. Sağolsunlar başta Derya Bey olmak üzere arkadaşlar çok yararlı bilgiler vermişler. Takdir edersiniz ki bu yarışlar da öyle bilmeden izlenecek gibi değil :) Çok yaralı oldu. Şimdi her gün Eurosport açıp izliyorum eğer yarış varsa. Bu başlık forumdaki örnek konulardan biri bence bilgi birikimi konusunda :) Herkese teşekkürler
 
Paris-Roubaix gibi yarışları digitürk benzeri paralı kanallar hariç, izlemenin bir yolunu biliyor musunuz peki?
eurosport player almam gerekecek galiba:rolleyes:
 
Geri