Her ne kadar boş düzlükler bu aracın hakkını tam olarak vermek için gerekiyor olsa da, bu araçtan tat almak için diğer yollar da çeşitli alteratiflr sunuyor.
Hani derler ya, "Türkiye'de o hızlara çıkılacak yol mu var?".

Buna tam katılmıyorum yani.
Aslında hem kurallar gereği, hem de gerçekten de bu tarz "süperspor"'ların hakkını tam olarak vermek kolay değil; ama zor da değil.
Yani bu Veyron'un tek yapabildiği şey 400km/s hızı aşmak değil.
Örneğin, bir otobanda bu araçla 100km/s hızla 2.viteste giderken gazı dipleyip birkaç saniyede 200km/s hızlara çıkmak bile insanın, hiçbir seri üretim araçta tadamayacağı bir şey.
Ya da otobanda arkadan farları açık bir Porsche sizi hızla sollarken gaza basıp bir anda onu geride bırakmak.
Ya da ara yoldan ana yola çıkmak için gelen araçları beklemeye gerek kalmadan. 2.5 sn de 100km/s 'ye ulaşmak.
Ya da virajlı yollarda oluşan bir konvoyu, en ufak fırsatta bi solukta aşabilmek...
Bunları düşünür ve yazarken bile heyecanlandım.