Scudo Sports

Rüzgarla konuşanlar (minik bir bisiklet öyküsü)

mariokaldato

En yeniden bir önce kayit olan adam
Kayıt
1 Ağustos 2015
Mesaj
10.989
Tepki
33.547
Şehir
Bursa
İsim
Raşit Cumhur Çakın
Başlangıç
1980—81
Bisiklet
Merida
Bisiklet türü
Şehir - Tur
images (16).jpg

Burası hala çok karanlık; O kadar yalnızım ki ara sıra arka tekerimi kemiren fareye bile derdimi dökmek istiyorum. Sahibim aylardır ortalarda görünmedi... Oysa ki kış yağışlı ve soğuk geçmesine rağmen ara sıra güneş açmıştı ve umutlanmıştım ama yine gelmedi.
12439346_10156757693920006_3378080546189798719_n.jpg

Eskiden yağmurlu havalarda dolaşırdık Murat abimle. Kayıp düşmesin diye o kadar korkardım ki fren papuçlarına kaymamaları için neredeyse yalvarırdım. O ilk aşkını benimle gezerken gördü, bari bu detayı atlamasada yeniden benimle gezip dolaşsa...
images (12).jpg

O gün akşama kadar şehrin içinde gezinmiştik; Rampalara bana mısın demedik. Rüzgarı dost edindik, kuşlarla yarıştık, sevgimizi doğaya ve güneşe pay ettik. O gün akşama doğru hafif bir yağmur başlamıştı, fakat o kadar güzeldi ki; damlaları adeta Murat abinin kaskını okşayıp, oradan üstüme sıçrıyordu.
images (13).jpg


Güneşinde katıldıği bu seremoniye ikimizde aşık olmuştuk. Arabaların arasından, ağaçların eteklerinden ve kaldırımların gölgelerinden uzarken şehrin koynuna yaslanmanın verdiği o hazzı ruhumuzda hissediyorduk.
images (19).jpg

Eşyaların ve makinalarında ruhu vardır ; Bunu anlamalısın dostum.
images (20).jpg
Hayat dediğin şey yaşadığın anların bir zaman mikserinden geçerek ruhunda bıraktığı küçük ve tatlı hatıralardır aslında..


Beyninde bunları barındıran gizli bölmelerde mutlaka ve mutlaka eşyalara, makinelere, şarkılara ve rüzgara hatta yağmura da yer vardır.

Şimdi hatırladımda sahibim beni genel bakıma götürdüğünde o kadar mutlu olmuştum ki ; tamirciye vardığımda artık yağlanmamaktan, bedenimi eziyete uğratan zincirimden kurtulmayi istiyordum en çok.
images (18).jpg
İşte tamirci bana yeni zincir takıp güzelce tüm yürüyen aksamlarımı yağladığında radyoda çalan o şarkıyı ne zaman duysam yine o güne gidiyorum adeta ;

" Gülümse hadi gülümse bulutlar gitsin; Yoksa ben nasıl yenilenirim hadi gülümse..
Sazlarım vardı ırmaklarım vardı, çakıl taşlarım vardı benim. Ama sen başkasın anlıyor musun başkasın"...



Sahibimin ilk aşkını yine benimle dolaşırken gördüğünü söylemiştim değil mi? Evet rüzgarla konuşur gibi iniyorduk bir rampadan..

Korkuyordum yalan değil ama hız yapmanın verdiği keyfi ve adrelanini asla yadsıyamam. Rüzgar sanki Vivaldi'nin 4 Mevsim'ini fısıldıyordu kulaklarımıza...
images (21).jpg
Kendimizi yaşamın koynuna bırakmıştık. Acılarımız ve korkularımız güneşle karşılaşan kardan bir adam gibi hızla eriyordu içimizde...

Sahibim o kadar mutluydu ki bir an için zamanın olmadığı bir uzay boşluğunda ilerliyordu adeta...

images (14).jpg
Öyle mutluydu ki aklında ne yol vardı nede hayatında ard arda gelen dertler..Tam o zamanın donduğu anda acı bir fren sesi duyuldu. İki eliyle abandı frenlere ama nafile duramadı.


images (22).jpg
Hatırladığım tek şey bana endişe ile bakan güzel gözlü bi kadının çığlıklarına karışan sert bir fren , duramayan bir araç ve üstümden fırlayan sahibimin süper kahramanımsı havalanışıydı.


Çok istesemde durduramadım zamanı, mutluluğumuza çekiç gibi inen bu kazayı önleyemedim...Yağmur yağıyordu, insanlar ortalıkta koşturuyorlardı, bi yerlere telefonlar ediliyordu, duyuyordum o sesleri hemde taa ruhumun derinliklerinde bir Vivaldi eseri gibi nettiler...


Biz yolun kenarından hızla rampadan inerken ara yoldan bir araç yavaşça çıkıyormuş ve kadın telefonda konuşuyormuş o esnada , sahibim frene abanınca çıkan metalik gıcırtı ve lastik kayma sesi o kadının son anda dikkatini çekmiş fakat frene basmasına rağmen aracın ucunun yola hafif çıkmasına engel olamamış...


Yandan vurduğum o aracın üstünden uçtu sahibim. Sonra yere çakıldı. Kadın araçtan fırlayıp hemen yanına koştu , panik anını atlatır atlatmaz hemen 112 acili aradılar. Bi yandan yere savrulan telefonuda deli gibi çalıyordu sahibimin...


Orada bulunan birileri kazayı ailesine endişelendirmeden haber verdiler. Ambulans geldi ,orada ilk mudaheleyi yaptıktan sonra o kadınla birlikte hastaneye gittiler. Ben tek başıma kaldım orada...
images (13).jpg
Tek başıma kalmıştım ; Hem sahibimin sağlık durumunu merak ediyor ,bir yandan da beni çalarlarsa nasıl dönerim evime diye senaryolar üretiyordum. Beni kaza yapan kadının aracına yasladılar...
Umudumu yitirmek üzereyken aracın radyosunun açık kalmasına ne kadar sevindim bilemezssiniz.

Bir çok insanın durumuda benim gibi külüstür bir bisikletten farklı değil inanın bana..


Mesela mahallede tek başına, yaşlı bir kadın var ; Durmadan penceresinden sokağı izler ve radyosuda 24 saat hep açık olur. Geçenlerde çocuklar mahallede oynarlarken kadına sordular ; "_Teyze niye durmadan çalıyo o radyon hmm söyle bakalım? Verdiği yanit tam da benim şu anki halimi anlatır gibiydi ;


"_ Evladım yalnızlık zor, insan bir sese hasret kalıyor..."
images (23).jpg
Benimde tam olarak bir sese hasret kaldığım bir an varsa oda bu andır. Nasıl olmasın ; Sahibim kaza geçirmiş, ambulans almış götürmüş, bilmediğim bir yerdeyim ve biri beni çalıp götürse ona karşı koymaya dermanım yok..


Umutsuzluk tamda böyle bir şey işte fakat bu duyguyu yaratan Allah Umududa yaratmış neyse ki. Tam bana ne olucak, sahibime ne olacak diye kara kara düşünürken radyoda yine ayni şarkı başlamaz mı?

"Gülümse hadi gülümse bulutlar gitsin;
Yoksa ben nasıl yenilenirim hadi gülümse..
Sazlarım vardı ırmaklarım vardı, çakıl taşlarım vardı benim.
Ama sen başkasın anlıyor musun başkasın...

Tutki karnım acıktı,
Anneme küstüm,
Tüm şehir bana küstü
Bir kedim bile yok.
Anlıyor musun?
Hadi gülümse...."


Şarkı daha bitmeden o kadın gelip, beni bagaja attığı gibi doğru evimize, yuvamıza götürdü...

Evet tuhaf gelir belki siz insanoğluna ama benim yuvamda apartmanımızin bodrum katı ve ben orada her zaman hasretle sahibimi bekleyen bir bisikletim.
images (15).jpg

Beni bodruma bıraktığı gibi fırladı gitti o kadın ..

Aylar geçti ; Güneşe, bulutlara ve yağmura hasretim. Sesde yok burada ışıkta... Artık umudumu kaybetmek üzereyim.

Ama umutsuzluk yakışmaz benim gibi bir bisiklete. Cünkü ben Murat abinin bisikletiyim. Ve tekrar bana döneceğine inanıyorum...

Ama aylar geçti artık zamanı ve mevsimi dahi hatırlamıyorum neredeyse...


Bekleyeceğim ama asla pes etmek yok.
Oda ne? bir ses duydum sanki evet evet bir ses hemde Murat abimin sesi bu...

Sanki yanında biride var . inanmiyorum o kadınla birlikte gelmişler... Koşarak yanıma geldi Murat abi, sarıldı hasretle..


Eğer bi makina olmasam bende ona sarılacaktım. Beni kaptığı gibi dışarı çıkarttı. Sevgilisiyle birlikte her yerimi her aksanımı incelediler.


Kadın dedi ki; "_ Bunun ön jantı yamulmuş başkada bi sorunu yok aslanımın...Hadi hemen onu kendi doktoruna götürelim, hiç itiraz istemem yeni bir jant takımı hediye edeceğim sana tatlım."


Birde baktım kaza yaptığımız aracın üstüne bisiklet taşıma aparatı takmiş , sevdim bu kadını, esaslı kadınmış. Beni aracın üstüne yerleştirdiler, orada da yalnız değildim.

Yanımda harika bir şehir
bisikleti daha vardı. Sanırım artık 4 kişi gezecektik ve Rüzgarla konuşanlar sehrinin nüfusu 4 e çıkacaktı.


Yolculuk başlamıştı; En çok ama en çok beni mutlu eden şeyse yine radyoda çıkan o şarkı idi...


"Gülümse hadi gülümse bulutlar gitsin; Yoksa ben nasıl yenilenirim hadi gülümse..
Sazlarım vardı ırmaklarım vardı, çakıl taşlarım vardı benim. Ama sen başkasın anlıyor musun başkasın"...

 
Scudo
@Morningstar
Sagolasin abi . Farkli bir edebiyat turu denemek istedim
 
  • Beğen
Tepkiler: hogutmen
Yine/yeni yazinizi begenerek okudum. Tebrikler/tesekkurler
 
@o.kucuk
Sagolasin usta . Denedik bakalim nasil olur diye
 
@mariokaldato
Bizden çırak bile olmaz. Yapılana saygı duyarız başkaca da elimizden birşey gelmez hocam.
 
Sevgili Cumhur Kardeşim, hikaye kitabını da bekliyorum yakında :)
 
  • Beğen
Tepkiler: mariokaldato
@Haluk Eke
Merhaba Haluk abicim. Mizah agirlikli yazdiklarim bi kitabi dolduracak seviyeye geldi neredeyse. Biri sponsor olursa neden olmasin olabilir basimi filan bisiklet magazalarinda satisa sunulabilir
 
Biz metal atlı adamlarız..
Nasılki atlar asil bir ruha sahipse yoldaşlarımızda öyle.
Anılar hatıralar eşyalarda saklı.
50 yıllık masada yemek yerken eksilen aile bireylerini,bayram sofralarını hatırlatır bana yada duvardaki zemberekli saate baktığımda onu hergün kuran rahmetli dedem..
Geçmiş ,mutluluk ve keder eşyalarda saklı..
 
@Anonim
2nci son ütücü olur bak hehehe
 
@mariokaldato

@Anonim ne dersn bu konuda? :)
 
  • Beğen
Tepkiler: Kürşatt
Geri