Scudo Sports

Okul Sütü Skandalı!...

Durum
Başlık tartışmaya kapatılmıştır.
Bütün Türkiyenin tartıştığı bir konuyu,sadece "Pastörize sütün faydaları/zararları" ve "Laktoz intoleransı" başlıklı ve oldukça bilimsel bir eksene oturtmuşken,biri yetmiyormuş gibi,diğerinin de çığlıklar atarak konuya dalmasını anlamak mümkün değil.Bu nasıl bir öfke,bu nasıl bir kindir böyle?

Ülke gündemindeki bir konu,forumun "Güncel haberler" başlığı altında paylaşılmış.Biz de siyasetin tamamen dışında ve artık günümüzde yüksek perdeden seslendirilen "Pastörize sütteki tehlike" yi bir dipnot olarak düşüp,yanı sıra Anadolu ve Asya ırkına mensup insanlarda sıklıkla görülen "Laktoz intoleransı" ndan bahsettik.Arkadaşımızın biri Fadime Şahinden başlayıp,ergenekona kadar uzandı.Abarttınız beyler.Bu iş,orta çağdaki cadı avına dönüştü.Yönetim aleyhine ağzını açanı "Darbeci" olmakla suçlayacak noktaya gelmeniz oldukça düşündürücü.

ve her ne olursa olsun,o gün de içim parçalanarak izlediğim,bir genç kadının,milyonlar huzurunda aşağılanmasına karşı tavrınız daha ilginç."Pavyon kadını" Bu mu sizin adaletiniz?

Ya tek başına yaşadığı köyünde,bahçesine gömdüğü şehit oğlunu bekleyen Babaya ne diyeceğiz?,Şehitleri için "Kelle" benzetmesi yapan başbakanı nasıl anlatacağız o babaya.

Hikmetyar'ın önünde diz çöküp,teröristbaşına "Sayın" diye hitab etmeye yanıtınız nedir?
Kemalist rejimde herkes darbeci,herkes ergenekoncu,herkes balyozcu,ya bu arkadaşlar? Milyonlarca insanın en mahrem olması gereken özel hayatları,çarşaf çarşaf medyaya pazarlanırken neredeydi demokrasi?

Eleştiride kabul ettiğiniz bir sınır var mı? Yoksa zinhar yasak mı eleştiri?

Sütteki laktoz bile sizi bu denli kışkırtıyorsa,zaman zaman eleştiri sınırlarını zorladığımızda,bizler için kim bilir ne düşünüyorsunuz.

Son sözüm şudur.Günümüz iktidarını eleştiren herkes darbeci değildir.Her dindar hükumet yanlısı olmadığı gibi,her hükumet yanlısı da dindar değildir.Bu coğrafyada binlerce yıldır kardeşçe yaşamışlık varken;bırakın kim neyi eleştirmek istiyorsa eleştirsin.Ben okullarda süt dağıtılmasının karşısında olduğumu gerekçeleriyle yazayım;siz yararlı bulduğunuzu gerekçelerinizle yazın.Durduk yere kardeşliğimizi bozmayın.
 
Scudo
Okullardaki sabilerin,HÜKÜMetLERİN dağıtacağı3 kuruşluk ne idüğü belirsiz süte ihtşyacı yok.Bizim zamanımızda dadağıtıldı, ne oldu? '2 oh ne güzel ders kaynadı'' dedik eğlendik.Belki de hem eğitim hemsağlıksistemimiz aynı anda sarsıldı,bozuldu.Yok yok bir terslik olduğu aşikar.......
 
  • Beğen
Tepkiler: Yusuf Z. Şipal
@CandanC

Baksanıza anlayanlar hemen anlamış acaba ilerde ne konuşsak diye onu düşünüyorlardır.
 
  • Beğen
Tepkiler: Tolga Günsezer
Özellikle son yıllarda tv kanallarında ve gazetelerde sıkca görür, duyar oldum. Doktor ve diyetisyenler sütün insan için aslında o kadar faydalı olmadığını, özellikle UHT sütlerin çöp olduğunu söylüyorlar. (Merak etmeyin bunları bozuk süt tartışmasından çok daha önce duymaya başlamıştım) Uzun ömürlü olması için süte uygulanan teknikler faydalı ve besleyici ne varsa yok ediyormuş. Kendimce şu sonuçları çıkarmıştım. Bizler sütü süt olarak değil, yoğurt, peynir, kefir vs olarak tüketmeliyiz. İlla süt içilecekse pastorize olan günlük sütler tercih edilmeli.

Şimdi günümüze dönelim..Sütün bozuk olup olmamasının benim açımdan bir önemi yok. Türkiye gibi üç kağıtçı ve şerefsizlerin bolca olduğu bir ülkede bunlar olabilir.. Olmamış da olabilir, mühim değil.. Çünkü ortada tartışılması gereken daha önemli bir konu var. UHT sütlerin çöp olduğunu yazdım ya.. Acaba bana denk gelen doktorlarlar yalan mı söyledi ? yada benim kulaklarım her seferinde yanlış mı duydu ? Peki hükümet neden çocuklara UHT süt içirmek için ısrar eder ?

Bu sütü bozuk tartışmaları yapılırken, chp izmir belediyesinin çocuklara uzunca bir süredir ücretsiz günlük süt dağıttığını duydum..İlginçtir hiç haberim olmamıştı (Reklamı fazla yapılmamış olsa gerek !) Hergün 250bin çocuğa süt vermişler. Belediye başkanı özellikle UHT olanından değil, pastorize olanın günlük süt olsun istemiş.. Çok da güzel bir sistem kurmuş. 7 yıl boyuna sütler gününde ve sorunsuz ulaştırılmış. Gavur İzmir'in çocukları da, çok ilginç bir şekilde, koyunun kuzunun arasında yaşayan anadolunun çocukları gibi süte hassas çıkmamış.. O İzmir belediye başkanının başında şu anda 300 küsür yıllık bir hapis davası varmış.. Hakkındaki suçlamalardan biri de insanların güvenini kötüye kullanmakmış.

Şimdi hop başka bir konuya atlıyorum.. Fatih projesi diye bişey var.. Çocuklara tablet bilgisayar verilecekmiş. Neden bunu süt işiyle ilişkilendirdim ki? Alah Allah.. Yabancı bir kaynakta okumuştum. İngiltere ve Amerika'da da bu zamanında düşünülmüş.. Ama çeşitli bilim dallarına ait uzmanların görüşleri fazlaca negatif tarafra olduğu için olmaz denilmiş. Şimdi 30 öğrencinin bulunduğu bir sınıf düşünün. Hocası ve akıllı tahtasıyla kablosuz "wireles" özelliği aktif olan toplam 32 cihaz eder bu.. Bir 32 tane sağdaki, bir 32 tane soldaki.. bir 32 tane yukardaki ve bi de aşağıdaki sınıfta var bunlardan.

Çalıştığımız yerde çok fazla elektronik ekipman vardı.. Acaba kanser mi olacağız ? Erkek çocuğumuz olmayacak mı ? vs vs kara kara düşünürken RF ölçümü için üniversitelerden birinden bir uzman getirtmiştik.. 2-3 yıl kadar önce.. Elindeki cihaz ile etrafta dolanmıştı. Kablosuz modemin oraya geldiğinde cihazın baya bir neşelendiğini görmüştük. Adam gittikten sonra şirkete kablosuz ne varsa söküp yerine eski usül olanlarıdan takmıştık..


Neyse ben yorum yapmıyorum. Vardır hele bizimkilerin bir bildikleri..
 
konudan sapmış oluyoruz ama, yukarıda mesajı okuduktan sonra, 3-5 yaşındaki çocukların eline cep telefonu verip "hadi konuş teyzeyle" diyen zihniyetin de kulaklarını bi çınlatmak istedim ben şahsen :)
 
  • Beğen
Tepkiler: Tolga Günsezer
@ali kaplan

şahsen özgürce, bana doğru gelen bi'şey yapıldığında, bunu savunmak ve memnuniyetimi belli etmek; yanlış gelen bi'şey yapıldığında da bunu eleştirebilmek ve memnuniyetsizliğimi belli edebilmek istiyorum.

tartışmanın eleştirilen konuya ve eleştirilen noktalara odaklanmaktan çok, "şimdi neyi eleştiriceksin, niye eleştirdin, eleştiremezsin, sus ben dedim oldu" boyutuna taşınmasından son derece rahatsızım...

sadece bu başlık (veya forum için değil)- her yerde- sokakta, ailede, arkadaşlar arasında, iş yerinde... durumun böyle olmasından ise çok daha fazla rahatsızım. maalesef görüyorum ki eleştiri ve tartışma konusunda durumumuz biraz vahim..

kötüyü gösterince kötü; iyiyi gösterince yağcı oluveriyoruz... düşüncelerimizi özgürce ve çekinmeden söylemek, sizi bi akrabanın ya da komşunun gözünde terbiyesiz yapmaya yetiyor... eğer suskunsak, "ne akıllı ne iyi çocuk" oluyoruz... babayı eleştirince, "sen babana karşı mı geliyosun, sus" deniyo... aynısını siyasette de yaşıyoruz... oysa amacımız sadece daha mutlu daha kaliteli daha güzel yaşamak...

eleştirmek, eleştirilmek, tartışabilmek güzeldir :) daha iyinin yolunu açar yahu :)

(bu vesileyle içimi de döktüm ya, pek iyi geldi :)... foruma bi rehabilitasyon başlığı mı açsak n'apsak.. böyle ortaya karşık, içimiz sıkıldıkça içimizi döksek :p)

(konuyu da iyice dağıttım bu arada :) "konumuz süt ve süt ürünleri"ydi hatırlatmasını yapıp kaçıyım ben o zaman :) )
 
Konunun siyasete sapmamış hali buysa sapsa nolacak kim bilir...Biri diğerini sapmakla suçlayıp kendi 2 katı sapıyor.Herkes her şeyi biliyor maşallah.
 
@Derya Keçeci

Eleştiri tabii ki en temel demokratik hak. Yalnız önce şu gerçekler var.

Gazeteden, televizyondan çekirdek çitlerken film gibi izlediğiniz haberler üzerinden film eleştirmeni gibi olaylara eleştiri getirmek çok kolay değil mi? Kıyafetiniz yüzünden okuma özgürlüğünüz engellendi mi hiç? Çalışma hayatı içine girdiyseniz, namazınızı kılmak için ateist veya koyu laikçi kemalist kafalı müdürlerinizden köşe bucak kaçmak zorunda kaldınız mı? Akrabalarınızdan asker (subay) olup ta 24 saat peşinde kemalist istihbaratın dolaştığı, sokağının başında gece gündüz araçların nöbet beklediği, bu adamın 10 sene boyunca başı örtülü eşiyle birlikte gezmeye tozmaya, markete alışverişe bile çıkamadığı, en yakın devre ve mesai arkadaşının bu adamla ailecek görüşme ayağına gündelik hayatıyla, aile soyağacıyla ilgili bütün detayları toparlayıp genelkurmaya dosya hazırladığı, bu dosyanın, adamın önüne konarak adamın yaşam tarzı ve ailesinin giyim kuşamından ötürü sorguya çekildiği gerçeğini bilerek ve seyrederek yaşadınız mı?

Kendi kafamızdan olmayanlar bizi yönetemez diye ortaya çıkanlar yıllardır fütursuzca milyonları itham edebiliyorsa ben de karşı taraftaki milyonlara hayatta 3-5 kere cevap verebilmeliyim değil mi? Sütün kalitesini eleştirecek seviyeye gelmeden önce kendi ellerinizi bir sabunlayın, o tankların paletlerinden bulaşan yağlar hala çıkmamış.... O yağları elinize buladınız, ellerinizi ovuşturdunuz, yarabbi şükür deyip yüzünüze sürdünüz. Eliniz yüzünüz hâlâ kirli.

Benim bayrağıma da tek başına sahip çıkıp beni vatan haini ilan etmek yemez öyle. Sen o meydanlara çıkıp, o mübarek bayrağı üzerimize sallayarak, benim karımı kızımı işaret ederek, irtica İran'a defol diye bağırırken ben de evde Allaha dua ediyordum, memlekette kardeş kavgası çıkmasın, sen cümlemizi muhafaza eyle ya rabbi, diye....

Bir de, o zavallı dediğiniz kadın, kendine biçilen rolü çok iyi oynayan bir tiyatrocuydu. Çok içten oynadı. Sizler herhalde Türkiye'de değildiniz o zamanlar. O yıl benim okula giderken bindiğim otobüse, aynı sefere her sabah farklı bir Aczmendi biniyordu. Elinde asayla falan. Hükümet çekildikten sonra onlar da piyasadan çekildi. Ben o yıl üniversiteden mezun oldum, başörtülü arkadaşlarımız da vardı, onlar da mezun olabilen son devredir, bir sonraki dönemin başına ekşidiler, zindan ettiler.

Memlekette sorunlar var, evet. Hayat pahalılığını eleştirin, işsizliği eleştirin, ulaşım, sağlık sorunlarını eleştirin, ben de eleştiriyorum. Ancak ben geçmişi de eleştiriyorum. Benim seçtiğim hükümet berbat etmedi herşeyi. Sorunların çoğunun temelinde geçmişte kendini bu ülkenin gerçek sahibi zanneden kafaların yaptıkları var. Biz bu yönde oy vererek geçmişin pisliklerini temizlemeye çalışıyoruz, her şey bir anda olmuyor. Madem biz yıllarca sabrettik, siz de sabredeceksiniz.
 
Zamanında kamu kuruluşlarında tüm lambaların tasarruflu olanları ile değiştirilmesi ile ilgili bir genelgeyi zevkle uygulamış- uygulatmıştım. Enerjinin verimli kullanılması ile ilgili desteklediğm bir uygulama. Hatta mevcut yönetimden bekemediğim bir performanstı, takdir ediyordum ama nihayetinde gelen değiştirilen ampullerin eski maliye bakanının kızı tarafından tek tedarikçi olarak ülkeye sokulduğu ile ilgili resmi belgeler kamuoyuna sızına anlaşıldı işin rengi. Süt meselesinde de, çocuklarımıza faydalı olacaksa desteklerim ancak raf ömrü için katkı maddeleri ile dolu sütlerin bırakın çocukları, insan sağlığına faydas tartışmalı iken hele ki bir de markette satıldığı fiyata mal edilip dağıtılmasını anlamak zor. Yine tedarikçilerin iktidara yakınlığı ortada, buradaki rant da görülüyor.
Bunlar gibi onlarca örnek var. Türk milletinin hafızası zayıftır derler katılmıyorum. Her gün ayrı bir skandalla sallanan ülkede ne zaman neyi hatırlayacağız. Kelleyi mi, sayın teröristbaşı mı, bir gecede vergi borçları silinen yabancı banka borçlarını mı, toprak yasasını mı, açılım diye yutturulmaya çalışılan ülke bütünlüğüne mütecaviz ahvali mi, tüm ürünlerdeki fiyat artışı %20 den fazlayken iki taksitte %6 zam teklifinimi, çocuk istismarcılarını mı, yandaş medyayı mı, a bd politikasına yataklık için komşumuza kafa tutuşumuzu mu, suriyeli ayrılıkçıların memlekette aylık 600 liralık kredi kartı ile ağırlanmasını mı, buna rağmen Van depremzedelerin hala çadırlarda sürünmesini mi, başkanlık sistemi ile ülke topraklarının eyaletlere ve dolayısıyla kendi topraklarımızda bağımsız bir kürt devletini mi........ ve daha yüzlercesi.
Görmeyin arkadaşım görmeyin, Türk olmak , bunu ifade etmek suç olmuş, ulusalcı olduğunu söyleyen Faşist ilan edilmiş, halbuki o ulusalcılık ki milli sınırlar içindeki tüm halkı kucaklayan onları millet olarak kabul eden söylemin adıdır, suçumuz ne anlamış değilim. Yapılanları kör gibi destekliyorsunuz oysa ki milli menfaatler doğrultusunda sizin bizim kendi çocuklarımız keni vatanımız için yapıyoruz eleştirileri.
Tek paydamızın ülkemiz olduğu ve haktan adaletten yana yapılan tartışmalarda yazışmak üzere...
 
Ben baştan hatırlatmamı yapmıştım arkadaşlar konu yine olmaması gereken yerlere gidiyor o yüzden kapatıldı.Tek üzüldüğüm nokta Bisikletforumdayız Bisiklet üzerine teknik bir soru sorulduğu zaman,bir kardeşimiz arkadaşımız birşeyler danıştığı zaman kimsenin sesi çıkmaz iken yada belli başlı 3-5 kişi cevaplarken üstüne forumda hiçbir paylaşımı olmayan ne tur fotoğraflayan ne fotoğraflayanları okuyan hiçbir başlıkta mesajı bulunmayan ama bu tip siyasi konu olduğu zaman anında konuyu takibe alıp mesajları peş peşe yazabilen arkadaşların olması.Forumda sadece ikinci el takipçiliği yapan arkadaşlar vardı birde siyasi arkadaşlar türedi gerçekten ilginç....Herkese iyi forumlar.
 
Durum
Başlık tartışmaya kapatılmıştır.
Geri