MuhammedAdar
Üye
- Kayıt
- 9 Temmuz 2017
- Mesaj
- 35
- Tepki
- 71
- Yaş
- 44
- Şehir
- Kayseri
- İsim
- Muhammed Adar
- Bisiklet
- Diğer
Okulda odamda otururken öğretmen arkadaşım arayıp hadi Ürgüp e gidiyoruz dedi.Düşunmeden tamam gidelim dedim.Bisikletim ne mi?Belderia 21 vites dağ bisikleti.Şimdi düşünüyorum da ben hangi akla hizmet o bisikletle gitmişim..Neyse arkadaşa ben yola çıkıyorum deyip hazırlıkları yapıp yola ciktim. Onunla Kayseri çıkışında Bogazkoprude buluşacaktık.Hazırlik dediysem profesyonel birşey beklemeyin.Cantaya birkaç eşya ve uyku tulumu. Bogazkoprude arkadaşımı aradım ve daha evden çıkmadım deyince otobüs durağında kafayı vurup yattım.Ta ki yatsı ezanı okununcaya kadar.Neyseki arkadaş Salcano city sport ile geldi.O daha profesyonel.Daha doğrusu o tam bir profesyonel ben ise yoldan geçen bir yolcu gibi emanet bisikletle deliliğe kalkıßmıs bir çılgın.O da benden çılgın.
Hazırlıklar yapıldı ve Incesu ya dogru pedalladik.Incesuda 10 dk mola verdik ve Aksalur a dogru yola çıktık. Bilmediğimiz ve hiç fikrimiz olmayan bir yol. Allahım o tatlı rampa neydi öyle.Git git bitmiyor.Ama sorun benim bisikletten mis sonradan farkettim.Yani ikinci bisikletimi alınca farkettim.10 pedal basıp da 1 metre gidemeyince psikolojik kırılma yaşadım.Arkadasim ise gecenin içinde sadece lambası görünür şekilde gidiyordu.En son dayanamadım ve ona dur dedim. Bana sen paslanmışsın dedi ve hayatının hatasını yaptı. Hadi değiştirelim bisikletleri dedim . Salcanoya binince ben 100 km daha giderim dedim ve arkadaş da %50 fark var dedi. Neyse ben artık hacı murattan inip ferrariye binince pedalladik. Aksalurun içindeki rampa çok dik ve orayı yürüyerek çıktık. Tabi karşılaştığımız köpekleri yazmıyorum bile. Aksalur ü çıkınca arkadaşın getirdiği tavuk durumleri yedik ve biraz kendimize geldik.
Derken Ürgüp göründü tam tepedeyiz..Çok sevindik artık yokuş aşağı süreriz diye.Megerse o kadar dik bir yokuş ki ben hidrolik frenlere basınca arka teker atıyordu. Arkadaş benim emanet bisiklette önümde gidiyordu ve Gümmmm diye bir ses geldi. Arkadaşın sürdüğü bisikletimin arka dış ve iç lastik iflas. O kadar fren yapınca jant ısınıp üç ve dış lastiği yırttı. Yapacak bir şey yok. Hemen yol kenarına çektik ve tulumları açıp uyumaya çalıştık Ürgüp e karşı. Sabah ezanı okunuyordu biz tulumlara girdiğimizde. Sabah uyandığımızda kevenlerin üzerine yattigimizi farkettik. Yürüyerek Ürgüp sanayiye gittik. Yeni bir iç ve dış lastik alıp gezmeye devam dedik. Turizm information da bir genç adam vardı onu gördük ve nereler gezilir diye sorduk. Bisiklet yariscisiymis bu genç.Benim bisikleti görünce ve Kayseriden bununla geldiğimi öğrenince Hocam sen efsanesin başka söze gerek yok dedi. Ben şimdi düşünüyorum da efsane değil deliymisim . O bisikletle 24 saatte 200 km yol yapmak için deli olmak lazim.
Urgupu gezdik. Vaktimiz olmadığından Göremeye Avanosa gidemedik.
Dönüş için indiğimiz o rampayi çıkmamız lazımdı ve otobüsler bizi almadı. Nakliyeciye sorduk fahiş fiyat verdi. Biz de yürürüz deyip rampayi tırmandık. Tepeden Incesu ya kadar pedal basmadık desem doğrudur. Ama kayseriye ulaştığımızda bitmiştik.
Rota çok güzeldi. Ürgüp Kayseri için bence en sakin ve güzel rota. Tadı damağımda kaldığından bu yıl bir daha gideceğiz insallah.Bu sefer Alman mali winora laguna ile.
Hazırlıklar yapıldı ve Incesu ya dogru pedalladik.Incesuda 10 dk mola verdik ve Aksalur a dogru yola çıktık. Bilmediğimiz ve hiç fikrimiz olmayan bir yol. Allahım o tatlı rampa neydi öyle.Git git bitmiyor.Ama sorun benim bisikletten mis sonradan farkettim.Yani ikinci bisikletimi alınca farkettim.10 pedal basıp da 1 metre gidemeyince psikolojik kırılma yaşadım.Arkadasim ise gecenin içinde sadece lambası görünür şekilde gidiyordu.En son dayanamadım ve ona dur dedim. Bana sen paslanmışsın dedi ve hayatının hatasını yaptı. Hadi değiştirelim bisikletleri dedim . Salcanoya binince ben 100 km daha giderim dedim ve arkadaş da %50 fark var dedi. Neyse ben artık hacı murattan inip ferrariye binince pedalladik. Aksalurun içindeki rampa çok dik ve orayı yürüyerek çıktık. Tabi karşılaştığımız köpekleri yazmıyorum bile. Aksalur ü çıkınca arkadaşın getirdiği tavuk durumleri yedik ve biraz kendimize geldik.
Derken Ürgüp göründü tam tepedeyiz..Çok sevindik artık yokuş aşağı süreriz diye.Megerse o kadar dik bir yokuş ki ben hidrolik frenlere basınca arka teker atıyordu. Arkadaş benim emanet bisiklette önümde gidiyordu ve Gümmmm diye bir ses geldi. Arkadaşın sürdüğü bisikletimin arka dış ve iç lastik iflas. O kadar fren yapınca jant ısınıp üç ve dış lastiği yırttı. Yapacak bir şey yok. Hemen yol kenarına çektik ve tulumları açıp uyumaya çalıştık Ürgüp e karşı. Sabah ezanı okunuyordu biz tulumlara girdiğimizde. Sabah uyandığımızda kevenlerin üzerine yattigimizi farkettik. Yürüyerek Ürgüp sanayiye gittik. Yeni bir iç ve dış lastik alıp gezmeye devam dedik. Turizm information da bir genç adam vardı onu gördük ve nereler gezilir diye sorduk. Bisiklet yariscisiymis bu genç.Benim bisikleti görünce ve Kayseriden bununla geldiğimi öğrenince Hocam sen efsanesin başka söze gerek yok dedi. Ben şimdi düşünüyorum da efsane değil deliymisim . O bisikletle 24 saatte 200 km yol yapmak için deli olmak lazim.
Urgupu gezdik. Vaktimiz olmadığından Göremeye Avanosa gidemedik.
Dönüş için indiğimiz o rampayi çıkmamız lazımdı ve otobüsler bizi almadı. Nakliyeciye sorduk fahiş fiyat verdi. Biz de yürürüz deyip rampayi tırmandık. Tepeden Incesu ya kadar pedal basmadık desem doğrudur. Ama kayseriye ulaştığımızda bitmiştik.
Rota çok güzeldi. Ürgüp Kayseri için bence en sakin ve güzel rota. Tadı damağımda kaldığından bu yıl bir daha gideceğiz insallah.Bu sefer Alman mali winora laguna ile.


