yuzuakyener
Aktif Üye
- Kayıt
- 27 Ağustos 2012
- Mesaj
- 136
- Tepki
- 78
- Şehir
- Bolu
- Bisiklet
- Salcano
30 Eylül 2012'de arkadaşlarla ailecek Abant'a piknik yapmaya gitmiştik. Bisikletlerimizi de arabaya atalım orada gölün etrafında bir kaç tur atarız dedik. Bisikleti arabaya yükledim ve garaja dönüp kaskı elime aldım tam garajdan çıkıyordum ki amaaan altı üstü göl kenarında tur atacağız diyerek kaskı yerine koydum ve Abant'a gittik.
Abant'ta 1-2 tur attık ama kesmedi tabi bizi. İki arkadaş birbirimizi gaza getire getire Bolu'ya bisikletlerle dönmeye karar verdik. Arabaları eşlerimize bırakıp çıktık yola. İkimizde de kask yok tabi.
Abant'tan aşağıya 30-60km arasında bir süratle iniyoruz. Hava harika, her şey dört dörtlük. Ankara-İstanbul yoluna çıkmamıza 3-4km var yok. Ben telefonuma bir göz atayım dedim veeee....
Kendime geldiğimde arkadaşım kül gibi rengiyle yukarıdan Yener Yener diye bağırıyordu. Görüntü yavaş yavaş netleşmeye başladı ve arkadaşımın 2-3 metre yukarıda olduğunu, benim ise aşağıda bacaklarımın arasında bisikletim ve elimde telefonumla yatar vaziyette olduğumu fark ettim.
Sonra arkadaşım yanıma indi ve onun yardımıyla yukarıya çıktım. Kenarda biraz oturalım dinlenelim dedim. Sonra otururken sağ kulağımda bir sıcaklık hissettim. Elimi kulağıma götürdüğümde içeriden kan geldiğini fark ettim. Arkadaşım ambulansı çağırdı ve çok kısa bir sürede beni boyunluk, sedye falan ambulansa yüklediler. O sırada eşlerimiz de gelmiş vs. vs.
Hastanede röntgen, tomografi falan epey bir beklettiler. Sürekli kulağımı aspire ediyorlar ama kan durmuyor. Tomografide kafa tasımda kırık olduğu ortaya çıktı. Bir gece beyin cerrahisinde yatırdılar. Allah'tan kırık önemli ölçüde değilmiş. Kulağıma bakan KBB doktoru geçici bir süre işitme kaybı olacağını ve muhtemelen zamanla düzeleceğini ama düzelmeme ihtimali de olduğunu belirtti. Aynı zamanda çok şanslı olduğumu da eklemeden geçemedi. Çünkü kafatasımın kırılan bölümünün altında yüz sinirleri varmış. Darbe az daha sert olsa kalıcı olarak yüz felci olabilirmişim.
Runtastic verilerine göre kaza anında 35km/h civarı bir süratle gidiyormuşuz ve benim kazadan hatırladığım tek şey gözümün önündeki ağaç dalları. Sonrasını hatırlamıyorum. Öndeki arkadaşın arka tekerine çarparak havalanmışım ve yolun kenarındaki ağaç dallarına çarparak yolun altından geçen bir su kanalının yamacına düşmüşüm. Eğer kaza yarım metre daha erken olsa yaklaşık 5 metreden çakıllarla dolu bir dereye düşecektim.
Bu upuzun lafın kısası şudur ki: Eğer o gün kaskı yanıma almış olsaydım muhtemelen kazadan sonra kalkıp yola devam edecektik. Tek zarar ziyan da bisikletimin kırılan pedalı olacaktı.
Siz siz olun kasksız asla bisiklet üzerine çıkmayın. Umarım okuyacak kadar sabırlı olabilmişsinizdir. Uzattığım için kusura bakmayın.
Abant'ta 1-2 tur attık ama kesmedi tabi bizi. İki arkadaş birbirimizi gaza getire getire Bolu'ya bisikletlerle dönmeye karar verdik. Arabaları eşlerimize bırakıp çıktık yola. İkimizde de kask yok tabi.
Abant'tan aşağıya 30-60km arasında bir süratle iniyoruz. Hava harika, her şey dört dörtlük. Ankara-İstanbul yoluna çıkmamıza 3-4km var yok. Ben telefonuma bir göz atayım dedim veeee....
Kendime geldiğimde arkadaşım kül gibi rengiyle yukarıdan Yener Yener diye bağırıyordu. Görüntü yavaş yavaş netleşmeye başladı ve arkadaşımın 2-3 metre yukarıda olduğunu, benim ise aşağıda bacaklarımın arasında bisikletim ve elimde telefonumla yatar vaziyette olduğumu fark ettim.
Sonra arkadaşım yanıma indi ve onun yardımıyla yukarıya çıktım. Kenarda biraz oturalım dinlenelim dedim. Sonra otururken sağ kulağımda bir sıcaklık hissettim. Elimi kulağıma götürdüğümde içeriden kan geldiğini fark ettim. Arkadaşım ambulansı çağırdı ve çok kısa bir sürede beni boyunluk, sedye falan ambulansa yüklediler. O sırada eşlerimiz de gelmiş vs. vs.
Hastanede röntgen, tomografi falan epey bir beklettiler. Sürekli kulağımı aspire ediyorlar ama kan durmuyor. Tomografide kafa tasımda kırık olduğu ortaya çıktı. Bir gece beyin cerrahisinde yatırdılar. Allah'tan kırık önemli ölçüde değilmiş. Kulağıma bakan KBB doktoru geçici bir süre işitme kaybı olacağını ve muhtemelen zamanla düzeleceğini ama düzelmeme ihtimali de olduğunu belirtti. Aynı zamanda çok şanslı olduğumu da eklemeden geçemedi. Çünkü kafatasımın kırılan bölümünün altında yüz sinirleri varmış. Darbe az daha sert olsa kalıcı olarak yüz felci olabilirmişim.
Runtastic verilerine göre kaza anında 35km/h civarı bir süratle gidiyormuşuz ve benim kazadan hatırladığım tek şey gözümün önündeki ağaç dalları. Sonrasını hatırlamıyorum. Öndeki arkadaşın arka tekerine çarparak havalanmışım ve yolun kenarındaki ağaç dallarına çarparak yolun altından geçen bir su kanalının yamacına düşmüşüm. Eğer kaza yarım metre daha erken olsa yaklaşık 5 metreden çakıllarla dolu bir dereye düşecektim.
Bu upuzun lafın kısası şudur ki: Eğer o gün kaskı yanıma almış olsaydım muhtemelen kazadan sonra kalkıp yola devam edecektik. Tek zarar ziyan da bisikletimin kırılan pedalı olacaktı.
Siz siz olun kasksız asla bisiklet üzerine çıkmayın. Umarım okuyacak kadar sabırlı olabilmişsinizdir. Uzattığım için kusura bakmayın.