Scudo Sports

Gittik-Gördük-Yendik..25 eylül belgrat...

6 kasım dünya şehircilik gününde yapacağımız etkinlik için bir ön çalışma hazırladım.
Bu metni okuyarak görüşlerinizi bildirin, ilave edilecek konuları ekleyin. Amaçlarımızı belirteceğimiz basın bildirisinin son haline getirdiğimizde çalışmalara başlayacağız.
Bu bir inisiyatif hareketi olacağından sizlerin görüşlerini alarak ortak metin hazırlanacaktır. Herkes net görüşlerini bildirsin.....


BASIN BİLDİRİSİ ve KAMUOYUNA DUYURU
“2012 İstanbul Spor Başkenti” iddiasında bulunan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve ilgili tüm kurumlara 6 Kasım Dünya Şehircilik Gününde şehircilik projemizi sunuyoruz!
BİSİKLETLİLER İNİSİYATİFİ
BİSİKLET, MEDENİYETTİR
Bisiklet bir kültürdür, bir medeniyettir. Dünyanın bütün medeni şehirlerinde, bisiklet çok önemli bir ulaşım aracıdır. İnsanlar evlerinden işlerine bisikletleriyle gider. Böylece, saatler süren ofis hayatının hareketsizliğini de üzerlerinden atmış olurlar. Bu ülkede yerel yönetimler bir türlü bisiklete hak ettikleri değeri vermedi.
NORVEÇ’DEN BİR ÖRNEK
Molde, Norveç'in 30 bin nüfuslu kasabalarından biri. Molde, İskandinavya'nın büyük bir bölümünde olduğu gibi, bisikletin yoğun olarak kullanıldığı bir kent. 1995 yılında, Norveç'in iç piyasasında, akaryakıt fiyatlarının düşmesi, otomobil kullanımını artırıyor. Birkaç yıl içinde, şehirde hava kirliliği, gözle görünür oranda artıyor.
Belediye, bisiklet kullanımını yeniden teşvik etmek için bir proje başlatıyor. Bisiklet yolları yenileniyor, bisiklet kullananlara yıllık destek veriliyor ve şehrin cazibe noktaları bisikletle ulaşılabilir hâle getiriliyor. 10 yıl süren projeye, toplamda 20 milyon Euro harcanıyor.
SAĞLIĞA YATIRIM
2010 yılında, proje ilk meyvelerini vermeye başlıyor. Ölçülen hava kirliliği, 10 sene öncesindeki rakamların bile altına iniyor. Bu hepimizin beklediği bir durum. Ama asıl şaşırtıcı gelişme, devletin sağlık harcamalarında yaşanıyor. Molde şehrinde, sağlık harcamalarında yüzde 18 düşüş gözleniyor. Yani pedallar çevrildikçe; ilaca, doktora, hastaneye harcanan para azalıyor.
Kentlerimizi emanet ettiğimiz yöneticilerimize sesleniyoruz!
Haklısınız, bisiklet popülerleştikçe, milyarlarca dolar harcadığımız o motorlu taşıt taşımacılığına rağbet azalacak. Belki yatırımlar daha zor amorti edecek kendini.
Bir bisiklet yolunun yapım maliyeti, normal bir karayolu maliyetinin yüzde 10'una, otoyol maliyetinin ise yüzde 2'sine eşit. Yakıt ve motor yağı gibi hava kirliliğine yol açan maddelere ihtiyaç duymayan bisiklet, doğaya saygılı bir ulaşım aracı olmasının yanısıra, günlük yaşamda ve koşturmacada, işe gidip gelirken, yeterince kımıldatamadığımız hareketsiz bedenlerimizin sağlığına kavuşmasını da sağlıyor.
Bisiklet, otomobilin ulaşımda kapladığı alanın 1/4'üne,otomobilin kapladığı park alanının 1/8'ine,otomobilin satın alma fiyatının 1/80'ine, otomobil bakım masraflarının 1/100'üne denk geliyor. Ve, bisiklet için vergi ödenmiyor!
Bisiklet, altın yıllarını 1930 ve 1950 yılları arasında yaşadı. Fransa'da iş tatilleri başlar başlamaz, yüz binlerce insan sahil kasabalarına ve kırlara kaçışı bisikletle yapıyordu. Bisiklet yıllarının bu yoğunluğunu daha sonra otomobil izledi ve dünyanın her yerinde otoyol yapımlarına başlandı. Otomobilin ön sıralara geçtiği zamanlarda bisiklet, sadece bir çocuk oyuncağı ya da nostaljik bir gezi aracı oldu fakat enerji krizi ile birlikte, bir taşıtın kullanışlı olmasının yanısıra ekonomik olmasının da önemi anlaşıldı.
Ancak bisikletin yeniden atağa geçmesi için, 70'li yılları beklemek gerekti. 1974 enerji krizinden sonra, zamanın ABD başkanı Jimmy Carter, ulaşım ekonomilerinin araştırılması amacıyla bir komisyon kurdu. Araştırmaların hedeflerinden biri de, bisikletin kentlerde daha yaygın bir biçimde kullanılmasının sağlanmasıydı.
Bu araştırmaların sonucunda ortaya çıkan sonuçlar çarpıcıydı:
Büyük kentlerde iş, ticaret, okul gibi günlük ulaşımların, aktif kentli başına oluşturduğu mesafe ortalama 6,4 km. idi ve bu kent içi ulaşım, tüm ulaşımın yüzde 40'ını oluşturuyordu. Bu durumda, aynı mesafe otomobil yerine bisikletle alınsaydı ne kadarlık bir benzin tasarrufu olurdu diye merak edildi ve yapılan hesaplara göre:
Toplam ulaşımın sadece üçte biri dahi bisikletle yapılmış olsaydı, bir yılda 9,5 milyar litre benzin tasarrufu sağlanacaktı. Ve yine aynı araştırmalar sonucunda anlaşıldı ki enerji kullanımı açısından bisikletle boy ölçüşebilecek yegane ulaşım aracı, trenler ve büyük gemilerdi. Elde edilen bu verilere yol maliyetleri de eklenirse sonuç daha da çarpıcı hale geliyor:
Bir bisiklet yolunun yapım maliyeti, normal bir karayolu maliyetinin yüzde 10'una, otoyol maliyetinin ise yüzde 2'sine denk geliyor. Bu olumsuzluklara ayrıca, hava kirliliği ve taşıtların her yıl doğaya attıkları, 60 milyon ton kullanılmış motor yağı gibi başka olumsuzlukları da eklemek mümkün. Bu insanoğlu için gerçek bir karabataklık durumu.
Bugün bisiklet, sadece rekreatif amaçlı kullanılmıyor. Bisiklet, günlük yaşamda ve koşturmacada, işe gidip gelirken, yeterince kımıldatamadığımız hareketsiz bedenlerimizin -bütün bu bahanelerle- sağlığına kavuşmasını sağlıyor.
Yeryüzünde bisikletiyle yolculuk yapan insanların sayısı da gün geçtikçe artıyor ve bisiklet, çağımızın vazgeçilmez ekolojik ulaşım aracı olarak hak ettiği yeri almaya başlıyor.
Bisikletin yaygınlaşması için ne yapılabilir?
Kentlerde bisiklet ulaşımını desteklemek üzere ilgili birimlerce, bisiklet yollarının analizi, teknik alt yapı ve yapım işlemleri uygulamasına hız verilebilir. Mevcut bisiklet yollarının tanıtımı yapılabilir ve bu yolların periyodik olarak bakımı sağlanabilir.
Bir karayolu yapılırken, yanına sadece 1,50 m. lik bir genişlik ilavesiyle ekolojik ulaşım desteklenebilir.
Mümkün mesafedeki yerlere bisikletle gidilebilir.
Otopark düzenlemelerinde, bisikletler için de özel park yerleri yapılabilir. Aynı uygulama kamu kuruluşları, okullar ve özel şirketlerin park yerleri içinde de oluşturulabilir.
Bisikletin avantajları otomobille karşılaştırılarak bisiklet ulaşımı özendirilebilir.

Bisiklet kullanarak önleyebileceklerimiz;
Motorlu taşıtların sayısı arttıkça karayolu yapımı da artıyor ve bu yollar, verimli toprakların da içinden geçerek, tarım ürünlerine, peyzaja ve faunaya zarar veriyor.
Fosil ve diğer yakıtların kullanımı atmosferi asitlendirerek, ağaçların yok olmasına neden olan asit yağmurlarının oluşumuna katkıda bulunuyor.
Motorlu taşıtların üretimi için, geriye dönüşümü çok zor ya da masraflı olan çelik, alüminyum ve sert plastik gibi malzemeler kullanılıyor ve fabrikalarda taşıt üretimi için çok fazla miktarda enerji tüketiliyor.
Otomobil üreticileri bilinen nedenlerden dolayı uzun ömürlü araç üretmiyorlar, yıpranmış araçlar çevreyi tehdit ediyor ve büyük otomobil çöplükleri oluşturuyor.
Elektrikli, bilyeli ve katlanabilen bisikletler;
Elektrikli bisiklet, 12 voltluk bir batarya, iki küçük jeneratör motoru ve tekerleklere takılan bir makaranın sağladığı enerjiyle çalışan, yarı elektrikli yarı pedallı bir bisiklet modeli, saatte 35 km. hızın üzerine çıkabiliyor. Ağırlığı 8 kg.
Bilyeli bisiklet, akssız ve ispitsiz tekerlekleri, iki çelik jantın arasına yerleştirilen bilyalarla dor ve tekerlek rayonlarının olmaması sayesinde aero-dinamik yapısıyla hızlı sürüşü kolaylaştırıyor.
Katlanabilen ve taşınabilen bisikletin katlandığı zaman ölçüleri, 1m/1.25 m/0.48 m oluyor ve bu bisiklet modelinin ağırlığı 10 kg'a kadar inebiliyor.
Sporu günlük yaşamınızın bir parçası haline getirmek, işe gidip gelmek, park sorununuzu kökünden çözmek, doğada sesleri, kokuları, görüntü ve ayrıntıları daha iyi farkederek gezintiler yapmak ya da hepsini birden yapmak için bisiklet kullanmak ve bisiklet kullanımını arttırmak gerekiyor.

YEREL YÖNETİMLER VE DEVLET KURUMLARINDAN TALEPLERİMİZ
• Ülke ekonomisinin gelişmesi ve dışa bağımlılığı en aza indirmek için Bisiklet kullanımını arttırmak yolunda çalışmalar yapılsın.
• Modern Şehirler yapmak, şehiriçi trafiğini azaltmak, gürültü ve çevre kirliğine son vermek için şehir planlarında bisiklete önemli yer ayırılsın.
• Bisiklet yollarını tecrit edilmiş yerlere değil şehir içi ulaşımının sağlanabileceği, halkın rahatlıkla işe gidip gelebileceği ana bölgelerde icra edilsin.
• 2012 yılını İstanbul Spor Başkenti diye ilan etmeden önce İstanbul Büyük Şehir Belediyesi bünyesinde Bisiklet Branşını açın. Spor A.Ş bünyesinde bisiklet sporuyla alakalı çalışma başlatılsın.
• Avrupada olduğu gibi Toplu taşıma araçlarında bisiklet taşınması konusunda çalışmalar yapılsın.
• İDO ve Trenlerde bisiklet için para alınmasını kaldırarak bisikletin yaygınlaşmasını desteklensin.
• ABD ve Avrupada olduğu gibi Boğaz Köprüsünün yan bölümünü bisiklet geçişine açılsın.
• Trafikte bisikletlilere öncelik tanınsın. Trafik polisleri ve sürücüler bu konuda bilgilendirilsin.
• Şehiriçi ana arterler araba trafiği ve park yerleri işgalinden kurtarılarak bisikletli ulaşım için gerekli adımlar atılsın.
• Bisiklet park yerleri yapılsın.
BİSİKLETLİLER İNİSİYATİFİ
 
Scudo
yazı gerçekten çok iyi cengiz abi,,teşekkürler,,, Yerel yönetim ve devlet kurumlarından taleplerimiz inşallah gerçekleşir.. 6 kasımda tam destek..
 
6 kasıma topik i sen ya da ben acayım ama bence sen aç cengiz dost,,,,
 
Öncelikle bu geziyi düzenleyen ve emeği geçen Kudret abi ye ve Hasan arkadaşımızla birlikte tüm katılımcı arkadaşlara teşekkür ederim.. Yeni bisikletimi alır almaz böyle bir etkinliğe katılmak beni çok mutlu etti, bir çok arkadaşla tanıştık, gayet keyifli gezide pedal çevirdim... izmir gezecek bir çok yer var derken, istanbul da öyle yerle bulamamaktan korkuyordum ki imdadıma kudret abi ve takipçileri yetişdi...bundan sonra forum dan ve facebook dan tüm etkinlikleri takip edip katılmaya özen göstereceğim imkan ve zaman doğrultusunda...

Aşağıda; piknik alanına gidiş video su ve o gün tamamlamış olduğum parkurun krokisi var... dönüşte sahil yolu değilde, ayazağalı 3 arkadaş ile fatih ormanından kestirme bir yolla ayazağına geçtik, oradan maslak yokuşunu takip ederek büyükdere caddesine ulaştım... sonrası mecidiyeköy....

Herşey için tekrar teşekkür ediyorum ve pedal çevirmeye devam diyorum...


http://img35.imageshack.us/img35/5489/25ekim2011belgrad.jpg
 
  • Beğen
Tepkiler: Engin Ertekin
@Cengiz Yargıç

Metnin başından sonuna kadar harika amaç bunu basın kuruluşlarınca bütün cihana iletebilmek .Bakalım neler yapabilcez.
 
  • Beğen
Tepkiler: Cengiz Yargıç
@Yusuf Bilir

Yusuf Bilir'in çekmiş olduğu bu videoya çok teşekkür ederim öncelikle. Bu videodan yola çıkarak bir şeyler söylenmesi gerek diye düşünüyorum.

Bildiğiniz gibi özellikle genç arkadaşlar tarafından (bazen de tecrübeliler tarafından) özellikle Boğaz yolunda çok sürüş hataları yapıldı. Gerekli yerlerde tek sıra gitmemek, öndekine haber vermeden (yani "solundayım" veya "soldayım" diye seslenmeden) sollama yapmak, hatta sağından geçmeye çalışmak (ki bu şekilde kaldırıma takılma riskini alarak hem kendisini hem de geçtiği kişiyi tehlikeye sokmuş oluyorlar) gibi birkaç olay oldu. Gerekli ikazları Kudret abi zaten sert bir şekilde yapmak zorunda kaldı.

Benim esas takıldığım olay bu videonun sonundaki yol kapama olayı. Ormandan giriş yaptıktan sonra bizimle birlikte arabalar da aynı yolu kullanıyor doğal olarak. Yokuş aşağı olan bölümlerde kimseye bir sözüm olmaz yol kapatmayla ilgili zira o yolda arabanın gidebileceği hızda gidiyoruz zaten. Ayrıca hızlı inişte o dar yolda araca yol vermek kendimizi riske atmak demek olur. Bu sebeple inişlerde yolu kapatarak inmek en sağlıklısı. Buna kimsenin lafı yok.

Ancak yokuş yukarı bölümde ciddi şekilde yavaşladığımız bir gerçek. Dolayısıyla kademeli şekilde tek sıra haline gelip araçlara yol verilmesi gerekirdi, istersek 200 bisikletli olalım fark etmez. Ama maalesef öndeki grup yokuş yukarı bölümde arkadaki araçlara uzun süre ısrarla yol vermedi, araçtakiler sabretti ve baktılar ki olmayacak asıldılar kornalara. Orman içinde en son duyulması gereken sese maruz kaldık hepimiz, üstelik sinirler de gerildi durduk yere. Hatta biri arabadan indi bile. Kusura bakmayın ama bizim yaptığımız tam bir provokasyondu, orada mümkün olsa 50 aracı ip gibi sıraya dizmek isteyen ve hepsinin deli gibi kornaya asılmasını isteyen pek çok kişi vardı aramızda. Hatta "nasıl kapattık yollarını ama" diyerek kendi kendine böbürlenip egosunu tatmin eden bile olmuştur eminim.

Öndeki grupta bulunan arkadaşlara çok basit bir soru sormak isterim: Yol vermeme amacınız ve ısrarınız ne içindi?
 
biz paramızı verdik içeri girdik onlarda parasını verdi içeri girdi aramızdaki fark ne acaba engin abi ? ve topikteki yorumlarda da yazıyordu ormandaki geçtiğimiz yolları kapayacaz diye arabalara geçiş vermiyeceğiz diye..
 
@burak durel

evet bunu ben yazdım ......yol vermeyecektik bunun sorumluluğunu ben alırım burda ve asla geriye almam düşüncemi bu ülke anlayacak bazı şeyleri ...ben çok olay çıkardım yolu kapattım ama şiddet yapmadım çoğu kez araçları durdurdum ve bisikletleri geçirdim kavşakta bu ülkede bisiklete saygı yoktur ve olmayacaktır ben bi tur düzenliyorsam ve gideceğimiz güzergahta kavşaklar var ise araçlar duracak çünki arkada silme bisikletli var bu ülkede cahil çoktur ve bunlar üstelik dört teker kullanmakta bu cahiller hiç bir zaman anlamaz grup halinde giden bisikletliler ise asla aldırmaz dalar kavşağa ama bilmezki onlar sağ yan yola girmeyecek ,6 senedir ben yollarda trafik teröristleri ile uğraştım cebelleştim .....düdüğü hep çaldım ve araçlar durdu isterse durmasın ,,,,,
bu ülkede hiç bi şey olacağınıda sanmam bi keresinde beni polisler çevirdi ne yapıyorsun sen diye sen trafiği yönlendiremezsin dediler, ben dedim takım kaptanıyım benim görevim bu insanların canını korumak dedim o zaman sen görevini yap dedim, bu araçları durdur dedim hiç biri bize kavşakta yol vermiyordu, ne oldu polis durdurmaya başladı, bu memleketin polisi daha bi haberdir bisiklet konusunda bu ülkenin alayı cahildir demek istemiyorum ama benim artık çok canım sıkılmaya başladı bu ülkede ...
evet belgrada gelince, giriş kapısından almamaları ordaki görevlinin cahilliği onada eyvallah dedik ,,,,,, ama arada sırada kafa göstereceğiz ...fakat bu şiddet olmayacak ,,,,,,,

giderken hatalar vardı evet uyarmama konusunda ,,,ve sollamalar vardı ben bazen sertleştim ..........kolay değil tabi 52 kişi ,,,,,,,,,,,,evet sonuçta kimsenin burnu kanamadı .............

ayrıca belgrad a gelen dört teker sürücüleri şunu bilecek ,burada
bisiklet sürenler var ona göre gelecek hepside bal gibi biliyor aslında
ya neyse,,,
 
sonuna kadar haklısın kudret abi bizim ülkemizde bisikletlilere saygı diye birşey yok ve farketmiyorlar bile takan yokk,,,
 
  • Beğen
Tepkiler: emre durel
@burak durel

Benim bildiğim giriş kapısında herkes sıraya girip 10'ar kuruş verdiğinde arkada giriş yapmak isteyen araçları bekletmiş olacaktık. Gerçi bizi diğer taraftan içeri aldıkları için bu amaca ulaşamadık. Ama eğer amacımız orman için ilerlerken araçların yolunu kapatmak idi ise o zaman ormandaki araçları mı protesto etmiş olduk?

Ayrıca ne güzel demişsin, biz paramızı verdik onlar da verdi diye. Ben de sana aynı soruyu sorayım, aradaki fark ne?


@Kudret Kurtcebe

Ben kavşaklardaki yol kapatmalardan bahsetmiyorum. Güvenlik amaçlı mecburen yapılması gerekli bir olay özellikle kalabalık bir grup söz konusu ise. Ben keyfi yol kapatmalardan bahsediyorum. Piknik alanına giderken yaptığımız gibi. Critical Mass etkinliğinde de sık sık yapıldığı gibi.

Arada tabii ki kafa göstereceğiz. Ben de yolda kurallara uygun bir şekilde gittiğim halde beni gereksiz yere sıkıştıran sürücülerle çok tartışmışımdır. Hatta birisinin aracını feci şekilde çizmişliğim bile vardır. Ama madem araçlar bizi takmıyor, biz de onları takmayalım hatta elimizden geldiğince sorun çıkartalım, onları delirtelim, provoke edelim mantığı yanlış olur. Toplamda 500 kişi olsak bile trafiğe açık bir yolda trafiği "keyfi bir şekilde" komple bloke etmek yanlıştır diyorum. Bu durum bisikletlilere zaten çok olumlu bakmayan geri kafalı sürücülerin bisikletlilerden iyice nefret etmesine yol açmaktan başka bir işe yaramaz maalesef.

En doğrusu bizlerin kurallara uygun şekilde seyretmesi, eğer bizim yolumuzu/hakkımızı gasp eden bir sürücü olursa ona gerekli dersi vermesi olacaktır.
 
@burak durel

burak benim düşüm şu ,,,,belgrad bizim yerimiz olacak ve ora sadece bisikletlilere ait olacak ve girişte bisikletten ücret alınmayacak oraya araç giremeyecek araç ile gelenler araçları belgrad dışında park ederek gelecekler ve araçların park yerinde araçlardan 10 lira alınacak ,bu araç ile gelmenin cezası olacak ve belgrad içinde adım başı bisikletçiler olacak ve kiraya verecek ora bisikletliler için tam bi cennet olacak benim derdim bu,,,,
 
@Kudret Kurtcebe

keşke bahsettiğin gibi olsa abi gerçekten çok güzel olur,,,
 
  • Beğen
Tepkiler: emre durel
@Engin Ertekin

aradaki fark şudur abi... biz paramızı verdik doğa parkına doğa aracıyla gittiğimiz halde paramızı verdik,,, ve motorlu taşıt olan araçların bizden önceliği ne? motorlu olup çevreyi kirletmesi midir,, bu araçların bizden önceliği nedir?? bisiklete saygıları olması lazım bunun için ortalıgı çok boş bırakmamak lazım gördünüz 2 dk yolu kapadık nasıl sinirlendiler ,, ama zamanla onlarda bisikletlilere alışıcaklar inş,,
 
@Engin Ertekin

engin senin düşlerin varmı düşlerin benim düşlerim var ben o belgradı bisiklet cenneti yapacağım oraya dört teker giremeyecek ..benim derdim bu ...ora bize ait olacak ve bunun için eylem yaparım sen hiç merak etme ,yalnız bana epey adam lazım ama o kadar adam malesef bulamam ..mesele belgrad içinde artık bundan sonra dört teker olmamasıdır dört tekerler dışarda park edecek bunun kavgası demokratik olarak verilecek ve hatta verilmelidir bu konuyuda bi ara görüşeceğim başkan ile dernek başkanı murat bey ile...
 
Geri