Scudo Sports

Bisiklet ile büyük bir kazadan kıl payı kurtuldum. Belki şuanda ölmüştüm.

@ahmetcan44


Bir benzeri olay olaki basiniza gelirse sizinde izlenimlerinizi merak ederim. -ki umarim gelmez. Bisikletli kisi aracin aydinlatmalari yetersiz oldugu icin zar zor fren yapiyor. 35km hizda hangi bisiklet turunu suruyorsaniz ona gore degisir.
 
Scudo
Hız limiti 30, 10% hoşgörü ile 33 yapar. dolayısıyla bir kazada polis aşağıda belirtildiği gibi ceza yazabilirdi.
"Örnek olarak; 90 km hız sınırı olan bir araç hız sınırını % 10 a kadar aşması halinde ceza yazılmaz, yani 99 km ye kadar (% 10 dahil) 100 km ile 117 km ye kadar (%30) 154 TL, 118 ve yukarı hızlarda 319 TL ceza uygulanır."
 
Yokuş aşağı 30+ km/s hızla, fren sıkmadan inen bisikletlinin aklından zoru olduğunu düşünürüm ben.

Evet, civic'in zaten başlı başına bir hatası var ancak burada kazayı atlatmış olan arkadaşımız da yokuş aşağı o hızla inmekle hatalı. Orada karşısına çıkan bir araç değil de yaya ya da çukur da olabilirdi ve toparlamasına fırsat bulunmayabilirdi. Böyle bir şey olsa suç bu sefer o yayanın ya da çukurun mu olacaktı?

Bu arada, kazayı atlatan arkadaşımıza da çok geçmiş olsun.
 
Ben de anlattığınız şekilde bir kaza geçirdim. Sizin kadar hızlı değildim. Belki 10 KM/s. Ama sizin kadar şanslı da değildim. Bugün tam 14 gün oldu. Halen doğru düzgün yürüyemiyorum. :agla:
 
@Uğur SARIGÖL
@Uğur Sarıgöl: Allah şifalar versin.

@Mert: Geçmiş olsun. Bir daha benzeri kaza yaşamazsınız inşallah.

Ben yokuş inerken bir kaç metre mesafede durabilecek hızla iniyorum. Arka fren yokuş aşağı daha kolay savuruyor, önü sıksan zaten tepetaklak gitmek an meselesi. En güzeli bilhassa gece karanlığında daha temkinli inmek yokuşları.
Eskilerin bir sözü var çok severim, "Gündüzün şerri, gecenin hayrından hayırlıdır". Aman deyim...
 
şuan ki durumda hızın önemi yok unutun limiti. arkadaş ne demiş konusunda son sürat iniyorum demiş. yani o hız ona göre çok yüksek. bunu düşünürseniz sorun yok. 70 km hızla indiğimiz rampalar var. ama kontrollü iniliyr. 70 km ile mesela inerken bir sokak kesişmesi bir dörtyol ağzı varsa yavaşlanıyor. bodoslama o hızla girilmiyor o yola. bisiklet sporcusuyuz ama bisiklet kullanmaktan haberimiz yok. apaçi vs farketmez ne yazmış arkadaş ağır ağır geliyorlardı. zaten adamlarda farketmiş arkadaşımızın geldiğini devam etmemiş yola. devam etse arkadaş çarpsa savrulsa Allah korusun arabayıda suçlayalımda suanda imkansız birşeyi savunmaya çalışıyorsunuz. arkadaşa göre aşırı hız olan bir limitte kontrolsüz şekilde yokuş aşağı inip kontrolsüz şekilde kavşak veya dörtyola bisikletiyle giriş yapılmış. neresini savunalım. yapmayın ya. savunacağımıza yanlışını söyleyelimde ileride üzülmeyelim.
 
bende buna çok sinir oluyorum işte yaaş yavaş çıkamk yerine adam yukarıdan birisi geliyormu diye bakacam diye yolun ortasına kadar geliyor sağına sluna bakıp geçiyor bazılarıda son sürat geçiyor
 
@Salih Kü

yorumunuzdaki ufak bir-iki hatayı düzeltmek istiyorum, yanlış anlamazsanız. birincisi; araç hız sınırını %10 a kadar aşması halinde ceza yazılmaz diye bir kural yok. yani siz hız sınırı 90 km olan bir yolda sürekli 99 km hızla giderseniz ceza yiyebilirsiniz. belirttiğiniz %10 sınır sadece öngörülemeyen durumlarda, sollama yaparken vb. kısa süreli durumlarda uygulanırsa ceza yazılmıyor. ikincisi de ; ceza tutarlarındaki yanlışlıklar. doğrusu:
Hız sınırını yüzde 10 ila 30 arasında aşmak. 166 lira ve 10 ceza puanı. Hız sınırını yüzde 30'dan fazla aşmak ise 343 lira para ve 15 ceza puanı veriliyor.

umarım yanlış anlamazsanız sadece bir düzeltmeydi, eleştiri değil amacım...

bu arada kaza geçiren kardeşim çok geçmiş olsun. Allah beterinden korusun...
 
Uğur ve Mert, her ikinize de geçmiş olsun.

Bisiklet sürerken haklıydım demek, maalesef bize hiçbirşey kazandırmıyor. Kaza yaşanmaması için karşı tarafın yapacağı hataların neredeyse tamamını hesap etmek gerekiyor. Sonuçta bizim kaportamız yok. Dolayısıyla haklı olsak bile asıl zararı biz çekiyoruz. Zaten bir kazayı atlattığınızda, haklı - haksız tarşıtmasını kaç kişiyle yapabilirsiniz ki? Şöförlerin tamamı bisikleti karayolunda değil, kaldırımda gitmesi gereken bir alet olarak görürken yayaların tamamı ise bizleri karayolunda gitmesi gereken bir araç olarak görüyor. Yani hiçkimse bisikletin haklarının farkında bile değil.

Örn, dün akşam sağ şeridin sağ çizgisinin 20 cm yakınlarından normal seyir halinde iken arkamdan gelen minibüs şöförü bana kuvvetli bir küfür savurdu ve yanındaki de el kol hareketi yaptı. Tüm techizatım, aydınlatmam, güvenlik önlemlerim tam. Seyir şeklim de normal. Ben onların tavrına anlam verememişken, onlar ise eminim gidip ahbap ortamında "sahilden gelirken manyağın biri girmiş yola bisiklet sürüyor, ezilip kalacak aptal herif" diyeceklerdir :)
 
Bazen köşelere araba park ediliyorlar. Arabanın burnunu çıkartmadan gelen var mı görmek imkansız. Böyle yol kesişme noktalarına gelirken dikkatli olmak lazım. Geçmiş olsun.
 
öncelikle geçmiş olsun,

yokuş aşağı inerken,parmaklarım fren'de olur ve hızımı düşürürüm..

dikkatli olalım,kaskımızı takmayı ihmal etmeyelim..çünkü nereden ne çıkacağı belli olmuyor..
 
@İbrahim Eren


110 km hız sınırı olan bir yerde genelde 118-120 km arasında kullanıyorum. Kaç kere radardan geçtim bilmiyorum ama önümde 130 la gidenlere ceza yazılırken ben bu hızlarda durdurulmadım. Aynı şekilde 90 km hız sınırı olan yerlerde de 97-98 gibi giderim ve yine ceza yemedim.
 
Bır yanlısı duzeltelım.On fren takla attırmaz hangı hızda olursanız olun.hatalı durus pozısyon takla attırır.hele kı yokus asagı anı frenlerde en guvenılır frendır on fren.bu soyledıgım tamamen ıslak ve kuru asfalt zemın ıcın gecerlıdır(benım ıcın).fren ayarlarınızı bır kere ve saglam yapın.ayrıca yokus asagı ve anı frenlemelerde nasıl en kısa mesafede durabılırım uzerıne calısın.hangı frenı kullanırsanız kullanın agırlık merkezını frenleme sırasında olabıldıgınce arkaya verın(totonuzu arka lastık ustu hızasına).unutmayın on fren yavaslatır arka fren denge saglar.kazasız belasız pedallar.
 
Yokus aşağı içerken ikisini de birbirine oranlayarak sıkmaya gayret ederim. Sadece arka fren kullanmam. Demek yaptığım doğru bir şeymiş :)
 
@alp değer tanrıverdi

bu benzer bir durumda ceza yemeyeceğiniz anlamına gelmiyor bence. bana 10 gün önce bir trafik polisinin aynen söylediği; %10 tolerans sadece sollamalarda kullanılır sürekli kullanılması durumunda ceza yazılabilir. hatta %10 sınırları içinde ceza yiyen bir avukatın olduğu, avukatın konuyu yargıya taşıdığı ve Yargıtay'ın da bu yönde bir kararı olduğunu söyledi. ama ben %10 sınırı içinde olanlara ceza yazmam dedi. yani uygulama sanırım trafik polislerine göre değişiyor...
 
Geçmiş olsun kardesim. Az çok cogumuzun başına gelmiştir bu tür kazalar. Dikkatli olmak ve tedbir almak gerekir. Panik yapmadan hareket etmek gerekir. Genellikle kalça kısmımızı agırlık merkezi olarak arka teker üstüne bindirmeliyiz. Frenleri de orantılı kullanmalıyız sürüşün durumuna göre.

Geçmiş olsun tekrar..
 
@İbrahim Eren

O trafik polisinin Karayolları Trafik Kanunu'nu okumasını önerirseniz bira daha vatandaşı yanlış yönlendirmez.

Gelelim kurallara
KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU
Madde 50 - (DEĞİŞİK FIKRA RGT: 13.07.2010 RG NO: 27640 KANUN NO: 6001/34) (KOD 1)
Motorlu araçların cins ve kullanma amaçlarına göre sürülebileceği en çok ve en az hız sınırları, şehirlerarası çift yönlü karayollarında 90 km/s, bölünmüş yollarda 110 km/s, otoyollarda 120 km/s hızı geçmemek üzere yönetmelikte belirlenir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 27.10.1996 RG NO: 22800 KANUN NO: 4199/21)
İçişleri Bakanlığı yol standartlarını dikkate alarak yukarıda belirtilen hız sınırlarını otomobiller için 20 km/s artırmaya yetkilidir.

Madde 51 - Sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorundadırlar.

(DEĞİŞİK FIKRA: RGT:15.01.2003 RG NO: 24994 KANUN NO: 4785/4) (KOD 1)
Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu hız sınırlarını yüzde ondan yüzde otuza (otuz dahil) kadar aşan sürücülere 64 700 000 lira, yüzde otuzdan fazla aşan sürücülere 131 900 000 lira para cezası uygulanır.


Görüldüğü gibi 51. madde oldukça sarih. %10 dan %30 a kadar. Yani 90 km hız sınırı olan bir yerde 98 km hızla size kimse ceza yazamaz. %9 luk kısım kanunla tanınan bir haktır ve kanunla tanınan hak bir trafik polisi tarafından "sollama veya zaruri nedenlerle kullanılabilir" şeklinde sınırlandırılamaz.

Umarım açıklayıcı olmuştur.


Bu ara aynı kanunun 3. maddesinde bisikletin tanımı yapılıyor.
"Bisiklet: Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer."
 
Trafikte bisiklet üzerinde ve de yaya olarak araç sürücüleri açısından hiç bir hakkımız olmadığını düşünerek hareket etmeliyiz. Bu da azami dikkati gerektiriyor. Özellikle bu tür kavşaklarda çok daha dikkatli olmak lazım. Işıklı kavşaklar olsa dahi bize bu işaretlerin geçiş üstünlüğü verdiğini düşünmeden hareket edelim. Şu bir gerçek ki yeşil bize yanıyor olsa bile bir çok araç sürücüsünün gözünde geçmemizi beklemelerine değmeyecek bir konumdayız. Kısaca trafikte gereken yerler de oldukça yavaş ve dikkatli, hatta görünmez olduğumuzu düşünerek hareket etmemizde fayda var.
 
Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin 10.03.2010 tarih ve 2008/7983 E. 2010/2923 K. sayılı kararında bisikletli bir kişiye çarparak ölümüne sebep olan sanık hakkında verilen beraat kararını bozmuştur. Yani sanığın ölüme sebebiyet vermekten mahkum edilmesi gerektiğini belirtmiştir ve işin daha da ilginç tarafı Yüksek Mahkeme, gerekçesinde aynen şöyle demektedir.
" Trafik kazalarında kusur genellikle trafik kurallarının çiğnenmesiyle gerçekleşir. Sürücüler Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen hız sınırlarını aşmamak ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak zorundadırlar. Işıklı trafik işaretleri izin verse bile yaya geçidi bulunan kavşaklara yaklaşırken kendisini kavşak içinde durmaya zorlayacak bir unsurla karşılaşan sürücünün hızını azaltmasında zorunluluk vardır. Karayollarında yüksek tehlikeyi yaratan motorlu araç sürücülerinin daha özenli davranmaları, yayaların ve bisiklet sürücülerinin ise daha az tehlike yaratmaları nedeniyle, daha az özen göstermeleri normal karşılanmalıdır. "

Konu ile ilgili daha fazla karardan örnek verebilirim ama bana göre en ilginç karar bu.
 
gecmiş olsun Allah beterinden saklasın..
 
Geri