Scudo Sports

Aramızda geleneksel tıraş meraklısı var mı?

4-5 yıldır geleneksel tıraş yöntemi kullanıyorum. daha öncesi kartuşlu makine ve elektrikli makineler kullandım fakat tahriş olmayan yara olmayan nokta kalmamıştı, damla damla iltihap aktığını bilirim. bir şekilde bu yöntemi öğrendim. ilk tıraşlarda kesme açısı köpük tekniği vs oturmadığı için tahriş devam etti ama el alışınca sıfır tahriş ve yanma. kolonyayı sürsem bile yanma olmuyor. son zamanlarda da sedef jiletli usturaya geçtim. çene hariç diğer yerlerde kesiksiz tıraş oluyorum. Geleneksel tıraşın konforunu herkes yaşamalı.
 
Scudo
@hasanazmi Vur jileti gitsin hocam. Jiletle kesmenin kılları kalınlaştırdığı bir hurafedir, biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum.
Bende hurafe olduğuna inanarak elmacık kemiklerimin üstünde yıllardır makine ile traş ettiğim birkaç tüy parçasını 35'inden sonra jiletle traş etmeye başladım. 1 yıl sürmedi şuan o bölgeye lazer yaptırmayı düşünüyorum. Çünkü artık kalın kıllar çıkıyor o bölgede ve kılların uzama süreleri kısaldı. Normalde haftada bir makine ile almamın yettiği bölgeler artık haftada 2-3 kez jiletle almamı gerektiriyor.
Yani ne kadar hurafe emin değilim artık bana son derece gerçek geldi. :(
 
  • Üzgün
Tepkiler: hasanazmi
İyice emin olabilmek adına yeni satın aldığım bıçak ile 2 kez daha traş oldum. (Kafa ve yüz dahil olmak şekilde kesiyorum.)

Şimdiye kadar traş olduğum hiç bir makine veya traş bıçağına benzemiyor. Sinek kaydı traştan bile sinek kaydı traş yapabiliyor. Hakikaten şaşkınım. İyi ki almışım.
 
Bende hurafe olduğuna inanarak elmacık kemiklerimin üstünde yıllardır makine ile traş ettiğim birkaç tüy parçasını 35'inden sonra jiletle traş etmeye başladım. 1 yıl sürmedi şuan o bölgeye lazer yaptırmayı düşünüyorum. Çünkü artık kalın kıllar çıkıyor o bölgede ve kılların uzama süreleri kısaldı.
Alıntı yaptığınız mesaja cevap yazacaktım vazgeçtim, siz kıllar kalınlaşıyor diyince yazıyorum. Ustura gibi keskinliğini koruyabilen, esnemeyen traş aletleri kılların kalınlaşmasını önlediği için traş izi azalıyormuş. Keskin bıçak kullanılmadığı takdirde, sakalı kesmek çaba gerektirirse sakal deforme oluyormuş ve kalınlaşıyormuş. Sakal kesiti basıklaşıp, makinenin sağ ve sol yanı yönünde genişleme eğilimi gösteriyormuş.
Youtube'daki traş tanıtımcıları bu konuya vurgu yapıyor, usturanın bir üstünlüğü diye bahsediyorlar.
İyice emin olabilmek adına yeni satın aldığım bıçak ile 2 kez daha traş oldum. (Kafa ve yüz dahil olmak şekilde kesiyorum.)
Hocam markası ne diyecektim ki sonra dönüp baktığımda tek kenar bıçak olduğunu hatırladım. Tek kenarlar daha üstün, şüphesiz.
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
BiC Chrome Platinum aldım, herkese öneririm. Kromun daha sert olmasından mıdır, daha kalın saçtan basım olmasından mıdır, bıçak dalgalanmıyor. Yüze batma yok, tahriş sıfır.
Elimde yaklaşık 60 Permasharp mevcut. İstanbul'dan isteyen birimize hediye edebilirim.
Benim için bundan sonra BiC>Permasharp.
 
Arko Hydrate aldım, bir türlü istediğim traşı alamıyorum 1 kapak beyaz sirke 1 tas traş köpüğü ile aldığım kadar. Traş sabunları da aynı şekilde, hiçbir şey hazır köpük kadar iyi su tutmuyor.
Şu traş meraklısı yutubır geofatboy'a da söyledim, biraz çok değil mi diyor sirkenin oranı için. Valla, keyfimden değil;
•1 çorba kasesi,
•Köpük - artık hangi hazır köpüğü seviyorsanız, ben BİM'den aldığım Lider marka köpükten memnun kaldım,
•Beyaz temizlik sirkesinden 1 kapak,
•Sentetik fırça.
-Hazırlanması: 1 kapak sirke kaseye konur, fırça onunla ıslanır. Köpük sıkılır, fırça ile eritilir(sirke ile karışınca eriyor). Tekrar köpük konur, yeni köpük kaseye azıcık hacim verince traşa başlanır.
 
3 hafta önce bu başlığın gazına geldim sıfır makinem ile yıllar sonra sinek kaydı traş oldum. Haftada bir de 1 numara ile kısaltıyorum normalde. Çene altı tahrişlerim hala geçmedi. 1 numaraya vurunca bile acıtıyor.

Bu başlık kapatılsın.
 
Üç dört yıldır geleneksel tıraşla ilgiliyim. Birkaç değişik alet ile klasik tıraş bıçağı kullanıyorum. Hem ekonomi hem de özellikle hassas cildi olanlar için tavsiye ederim. Fakat bazı incelikleri hatırlatmakta yarar var. Kullan at bıçakları da kullansanız tıraşa doğru hazırlık önemli. En azından yüzünüzü bir kez sabunlayıp, sonra yıkayıp tekrar sabunlamak püf noktalarıdan biri. Bir başka nokta tıraş aletini kullanmak, yüzünüzdeki sakalların yönü vs. bu deneme yanılma yoluyla elde edilebiliyor, üçüncü püf nokta da alet-bıçak uyumu ki bu kullanım biçiminize de bağlı. Milimetrenin küsüratıyla ölçülen farklılıklar, bıcağın çıkıklığı vs. aletleri agresif ya da yumuşak yapabiliyor. Standart gibi gözükse de bıçakların boyutlarında da farklılklar var. Basit, dengeli, ortalama bir alet alıp, sürdürülebilir birkaç farklı tıraş bıçağı ile deneme yanılma yoluyla bulunabilir. En keskin ya da en kaliteli olan her zaman en uygun olmayabiliyor. Ben kişisel olarak yeşil astra, gillette platinium gibi markaların fiyat performans olarak iyi olduğunu düşünüyorum. Bir bıçağı bir kez bile kullansanız kartuşlu kullan at sistemlerden daha ekonomik. En önemli farklardan biri de şu; özellikle hassas ciltler için önemli; kartuşlu en az iki, üç bıçaklı bir alet sakalları kesse de kesmese de derinin üzerinden üç kez geçiyor, geleneksel aletlerin jileti ise tek katmanlı ve cildi daha az tahriş ediyor. Cildi hassas olanlara kesinlikle tavsiyle ederim.
 
Geleneksel tıraşta devrim bildiğimiz kesim/kurban bıçağı. Usta kadar bıçakta iyi olsa gerek evde denemeyiniz. Olur da caymazsam bende ocak gibi saçı sıfıra vurayım diyorum.
(link)
 
@MakRo Bıçağı ustura kadar keskin bileylersen eli usturaya alışık herkesin yapabileceği bir şey bu. Ben bi kere meyve bıçağı ile denemiştim, çok güzel tıraş oldu. Tabi paketten yeni çıkmış sıfır bıçakla yaptım. 2. tıraşta iyi kesmedi hafif körlendiği için :kahve:
 
  • Beğen
Tepkiler: MakRo
Arko Hydrate traş kremi sorununu çözdüm. Mesele, fırçada kalan kremmiş. Nemli fırçaya diş macunu kadar sıkıp yüze yaydıktan sonra koyulaşıyor ve kenarlardan damlamaya başlıyor. Fırçada kalan köpüğü avuçla bir tasa sıyırıp, ıslak avuçta fırçayı köpürtüyoruz. Fırça, üzerinde kalan kremle tekrar köpürüyor. Bunu da tasa sıyırıyoruz. Fırçayı birkaç damla suyla ıslatıp yüzde kalan kremle devam edince, köpük çok koyu veya ıslak kalmıyor. Bu krem çok pratik.
 
Şu teknik kremlerle daha iyi işliyor; ne yüzde, ne de tasta köpürtme elde köpürtme kadar iyi değil. İlk anki kuru köpük sadece ıslak elde çok kolaylıkla açılabiliyor. Diğer yöntemler, su-köpük ayrılmasıyla tam başa çıkamıyor. Fırçanın dibinde kalan su ile uçlarındaki kuru köpüğün ayrılmasıyla avuçta ikinci defa köpürtmenin yararı oluyor. Böyle ise ilk seferden daha kabarık köpük elde ediyorsunuz. Önceki mesajımda videoyu unutmuştum, paylaşıyorum;
 
Arko Hydrate aldım, bir türlü istediğim traşı alamıyorum 1 kapak beyaz sirke 1 tas traş köpüğü ile aldığım kadar. Traş sabunları da aynı şekilde, hiçbir şey hazır köpük kadar iyi su tutmuyor.
Şu traş meraklısı yutubır geofatboy'a da söyledim, biraz çok değil mi diyor sirkenin oranı için. Valla, keyfimden değil;
•1 çorba kasesi,
•Köpük - artık hangi hazır köpüğü seviyorsanız, ben BİM'den aldığım Lider marka köpükten memnun kaldım,
•Beyaz temizlik sirkesinden 1 kapak,
•Sentetik fırça.
-Hazırlanması: 1 kapak sirke kaseye konur, fırça onunla ıslanır. Köpük sıkılır, fırça ile eritilir(sirke ile karışınca eriyor). Tekrar köpük konur, yeni köpük kaseye azıcık hacim verince traşa başlanır.
Sirke ile köpüğü hazırlama olayını iyice iletlettim. Artık 1 lira çapında traş sabunu ile 2 kapak sirke kullanarak daha istikrarlı köpük elde ediyorum ama hazırlanışı doğru sıraya bağlı, sirke önce konursa köpük iyi ayrışmıyor; detayına inicem.
İlk baştan traş kabımızı suyun altında yıkıyoruz ki, önceki traştan kalan suyun kireci uzaklaşsın, köpüğün baş düşmanı sudaki sertlik, yani kireç. Traş kabını duruladıktan sonra, kaynar su katarak fırça ve traş kabımızı ısıtıyoruz. Fırçayı bir iki kere bu kabın içinde çalkalayarak, fırçadaki su sertliklerinin de gitmesini sağlıyoruz. Burası da yine çok önemli, yoksa kirli suyla köpürtmeye benziyor. Sentetik fırça olduğu için kılların ömrünü hiç düşünmeden basıyoruz kaynar suyu.
Arkasından bir sıcak su saklama kabına tastaki suyu aktararak, bozuk para şeklinde kestiğimiz sabunumuzu kabın dibine yapıştırıyoruz - kabın içindeki suyu başka saklama kabına almamız yine çok önemli, yoksa ıslak kaba sabun yapıştırmak zorlaşıyor.
Fırçamızda kalan sıcak su ile köpürtüyoruz. Şu çok önemli bir adım: köpük ilk anda köpürse de sonra koyulaşıyor, ilk anki baloncukları küçülüyor. Buradan sabunun tam çözülmemeye başladığını anlıyoruz: fırçayı güzelce yükledik.
Burası, bizim ilk seyreltme noktamız. Göz kararı, fırçada kaldığını düşündüğümüz kadar kaynamış su ilave ederek, sabunun çok taşmasına fırsat vermeden yavaşça fırçadaki sabunu yeniden salmasını sağlıyoruz.
Sıra geldi 2. seyreltme noktamıza: burasını açıklamak biraz karışık ama yaptığımız 1. seyreltmedeki su katarak sabunun yüksek pH'sını düşürmenin tam tersi: ilk baştan bu kez sirke katıyoruz, arkasından köpüğü karıştırırken gözle köpükte beliren kesilmiş sabun parçalarına dikkat ediyoruz. Sirke sabunu söndürdüğü için, bu yağ taneleri beliriyor. Bize zararları yok, ama sabunun traşa uygunluğu için çözünmüş olması gerektiğinden, işte burada 2. seyreltme devreye giriyor: zannedilenin aksine traş sabununu sulandırınca köpüğün dağılması beklenirken, aksine sirke seyreldiği için, hacim kazanıp tam kıvamını buluyor.
Sanırım olan şey ilk köpürmedeki artan sabun miktarının yükselen pH'sını, tam tersi bir şekilde sirke katarak düşürmek ama bunu sirkenin sabunu çökeltmeye başlamadığı noktada sonlandırmak. Ben bunu tersine sabunda yağ taneleri oluşmaya başladığı anda, su ekleyip sirkeyi seyrelterek yapıyorum. Bu sayede su ve yağın karışımı krem gibi bir traş sabunu oluşuyor ve çok daha etkili bir krem oluyor.
 
Sirke ile köpüğü hazırlama olayını iyice iletlettim. Artık 1 lira çapında traş sabunu ile 2 kapak sirke kullanarak daha istikrarlı köpük elde ediyorum ama hazırlanışı doğru sıraya bağlı, sirke önce konursa köpük iyi ayrışmıyor; detayına inicem.
İlk baştan traş kabımızı suyun altında yıkıyoruz ki, önceki traştan kalan suyun kireci uzaklaşsın, köpüğün baş düşmanı sudaki sertlik, yani kireç. Traş kabını duruladıktan sonra, kaynar su katarak fırça ve traş kabımızı ısıtıyoruz. Fırçayı bir iki kere bu kabın içinde çalkalayarak, fırçadaki su sertliklerinin de gitmesini sağlıyoruz. Burası da yine çok önemli, yoksa kirli suyla köpürtmeye benziyor. Sentetik fırça olduğu için kılların ömrünü hiç düşünmeden basıyoruz kaynar suyu.
Arkasından bir sıcak su saklama kabına tastaki suyu aktararak, bozuk para şeklinde kestiğimiz sabunumuzu kabın dibine yapıştırıyoruz - kabın içindeki suyu başka saklama kabına almamız yine çok önemli, yoksa ıslak kaba sabun yapıştırmak zorlaşıyor.
Fırçamızda kalan sıcak su ile köpürtüyoruz. Şu çok önemli bir adım: köpük ilk anda köpürse de sonra koyulaşıyor, ilk anki baloncukları küçülüyor. Buradan sabunun tam çözülmemeye başladığını anlıyoruz: fırçayı güzelce yükledik.
Burası, bizim ilk seyreltme noktamız. Göz kararı, fırçada kaldığını düşündüğümüz kadar kaynamış su ilave ederek, sabunun çok taşmasına fırsat vermeden yavaşça fırçadaki sabunu yeniden salmasını sağlıyoruz.
Sıra geldi 2. seyreltme noktamıza: burasını açıklamak biraz karışık ama yaptığımız 1. seyreltmedeki su katarak sabunun yüksek pH'sını düşürmenin tam tersi: ilk baştan bu kez sirke katıyoruz, arkasından köpüğü karıştırırken gözle köpükte beliren kesilmiş sabun parçalarına dikkat ediyoruz. Sirke sabunu söndürdüğü için, bu yağ taneleri beliriyor. Bize zararları yok, ama sabunun traşa uygunluğu için çözünmüş olması gerektiğinden, işte burada 2. seyreltme devreye giriyor: zannedilenin aksine traş sabununu sulandırınca köpüğün dağılması beklenirken, aksine sirke seyreldiği için, hacim kazanıp tam kıvamını buluyor.
Sanırım olan şey ilk köpürmedeki artan sabun miktarının yükselen pH'sını, tam tersi bir şekilde sirke katarak düşürmek ama bunu sirkenin sabunu çökeltmeye başlamadığı noktada sonlandırmak. Ben bunu tersine sabunda yağ taneleri oluşmaya başladığı anda, su ekleyip sirkeyi seyrelterek yapıyorum. Bu sayede su ve yağın karışımı krem gibi bir traş sabunu oluşuyor ve çok daha etkili bir krem oluyor.
Bunu berberler bilmez.
 
  • Beğen
Tepkiler: makaram
Bir kaç hafta önce Bozcaada' ya gitmiştim, küçük bir müzede bunları görünce bu başlık aklıma geldi, sizlerle paylaşmak istedim.
WhatsApp Image 2023-09-06 at 17.49.49.jpeg
 
Hımm, geleneksel traş mı dediniz?
1694168369838.jpeg1694168369838.jpeg1694168430270.jpeg1694168460399.jpeg1694168493654.jpeg1694168527554.jpeg
Bu arada, Gilette Fusion (5 bıçak) kullanan varsa aranızda, bir bıçağı "artık körleşti" diye attığınızda, kaç traş veya kaç gün/hafta/ay geçmiş oluyor?
Ben cevaplayayım: En kabadayısından 1 (bir ay). Geçen Aralık sonunda elimde iki (2) bıçak kalmıştı. Hala ikinci bıçağı kullanıyorum, yani 1 bıçak = 4 küsür ay. Sizce nasıl mümkün oluyor bu?
 
Son düzenleme:
Arko Hydrate krem sabun ile traş sonrası 4711 kolonyanın birbirine çok iyi uyduğunu farkettim.
Traş rutinimi de değiştirdim, ilk olarak ATG, ikinci olaraksa WTG ile ciltte daha az tahriş oluyor. Ters açıda doğru açıyı aramak için traş bıçağını bastırmak gerekmiyor, aksine uzaklaştırarak daha rahat traş olunuyor.
 
Geri