Tüketim toplumu olmak çok keyifli. Bir ürün alıyorsun, yaklaşık 6 ıçinde daha güzeli-iyisi-fonksiyoneli çıkıyor. Aldığın tukaka oluyor hemen. Alım gücün yüksekse hemen tenisinden de alıyorsun. Evde depon oluyor zamanla. Mal sever isen müzeye dönüyor ev, paylaşımcıysan eş dosta ikrah geliyor senin eskilerinden. Malın kıymetliyse internette satmaya kalkıyorsun ve internet ölücüleri ile kıyasıya köçekçe. Ben 1983 te özalı gördüm. Öncesini de. Yıllardır bisiklet almak isteyip almayanlar (Evde bir tane bile bisikleti olmayanlar kastım) geçmiş olsun. 2021 gümbürdeyerekten geldi. Alım gücü benim gibi düşen artık ortasınıflıktan sınıfta kalan benim gibiler içinse eldekinin kıymetini bilme zamanı. İç lastiği, diş lastiği, fren pabucunu denk getirip ucuza alma telaşı başladı. Her devirde cukka sağlam olanlar için hiçbir sorun yok, zira artık bu işten ekmek yiyenlerin hedeflerindeki kitle bu kitle. Cash is king kitlesi istediği gibi şımarabilir. Dünyadaki pandemi hadi olmadı diyelim, içerde de ahenk oldu diyelim, orta direk bir daha oluşur mu bilemiyorum.
İkinci elde şaşkın bir satıcı kitlesi var. Dikkatli olmalı. Bir beş sene öncesinin para bende o zaman güç bende diyenleri, üzgünüm artık bir hükmünüz kalmadı. Bugün pazarlık ile satıcıya sirke satabilirsiniz eskisi gibi ama bir hafta sonra fiyat etiketi yüzde 10 ağırlaştı mı, en son 100 lira dediydin ne ara 110 lira yaptın dideniz mi güler geçerler.
Kullanmadığım mp3 çalarımı satmak istedim, önca yıllık ikinci elciyim sen bunu 200 e satamazsın dedi, engelledim, başka hesapla bir daha sataştı, engelledim, akrabasını musallat etti onu da engelledim. Benden 150 liraya alıp 200 liraya kendi satacak uyanık. Tamam tamam hadi ver 200 e dedi satmadım ona. Elinizdeki paranın kıymeti yok ve ithalat azaldıkça, mal kıymetlenip para değersizleşecek.
Buraya kadar okuduysanız. İhtiyaç ise ertelemeyin, borç bulun alın alacağınızı. Alım gücü düştü nasıl olsa alan olmaz, malı olan satamaz demeyin. Havuza akan su azaldı, içindeki su kıymete bindi.