Scudo Sports

" 2 Mayıs " Yalova Çevre Platformu Destek Organizasyonu

@Soner Sarihan

Sonercim,aynı paralelde düşünmemiz ÜLKEMİZİN geleceği ve ÇEVRE sağlığı için her zaman Birlik,Beraberlik halinde hareket etmemiz çok ÖNEMLİ !!! Bu ülke hepimizin...eğer tepki göstermezsek,dediğin gibi bu Yalova ile sınırlı kalmayacak.Hepimizi temsilen orada bulunarak tepkimizi dile getireceğiz.Tüm sözlerine aynen katılıyorum dostuum;) ....sevgilerrr

" Bol Sporlu ve Pedallı Günler "
 
Scudo
Değerli Pedalsever arkadaşlar,dostlarım...

Aynı paralelde düşünmemiz ÜLKEMİZİN geleceği ve ÇEVRE sağlığı için her zaman Birlik,Beraberlik halinde hareket etmemiz çok ÖNEMLİ !!! Bu ülke hepimizin...eğer tepki göstermezsek,bu Yalova ile sınırlı kalmayacak.Hepimizi temsilen orada bulunarak tepkimizi dile getireceğiz.Katılan ve destek veren,DUYARLI herkese teşekkür ediyorum;) ....sevgilerrr

" Bol Sporlu ve Pedallı Günler "
 
  • Beğen
Tepkiler: kaptan vural 74
Merhaba ;)

Konunun önemi ve içinde bisiklet olması sebebiyle 3 mayıs akşamına kadar sabit konu olarak düzenlenmiştir.

Yanınızda pedal basamıyorum ama, hiç olmazsa konunun daha çabuk görünmesine katkım olsun. :)

Sevgi ve selamlarımla.
 
@Ender Alıcıoğlu

Selam,sağol Ender abi;)

sevgilerrr...selamlar

" Bol Sporlu ve Pedallı Günler "
 
(link)



YALOVA ÇEVRE PLATFORMU
Basın Bülteni



PEDALLAR VE YÜREKLER TEMİZ ENERJİ İÇİN BİR ARADA


Bugün burada YAÇEP olarak Yalova’dan çevre illerden gelen bisiklet dostlarımızla bir aradayız. Pedal Sesi Bisiklet Topluluğu, Bisiklet Forum, Barışa Pedal bisikletçileri ve Yalovalı bisiklet gönüllüleri, ayrıca Greenpeace’den de dostlarımızla birlikte pedallarımızı temiz enerjiye çevirmek için toplandık. Başlama noktamız olan Yürüyen Köşk, bundan 80 yıl önce yanındaki çınar ağacının dalının kesilmemesi için Atatürk’ün isteğiyle temelinden yürütülmüştü. Yıl 2010. Bir dala dahi kıyılmayan noktadan, ülkemizin doğal kaynaklarını acımasızca HES’lere, termik santrallere kurban ettiğimiz, nükleer reaktörlerin reva görüldüğü bir Türkiye’ye geldik. Adına da gelişme dedik.

Bu bisiklet turunun özünde iki temel protesto vardır. Öncelikle, ülkemizde fosil yakıtlı enerjilerin kullanımını azaltmak yerine arttırmaya yönelik girişimleri protesto ediyoruz. Hükümet enerji politikalarını, imzaladığı Kyoto Protokolü’nün ruhuna uygun şekilde belirlemelidir. Büyük bir rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip olan ülkemizde, yenilenebilir ve temiz enerjiye geçiş esas alınmalıdır. Kabus gibi bir gerçek karşımızdadır; son dönemde ülkemizde 50’yi aşkın kömürlü termik santral için lisans başvurusu bakanlıklarda onay beklemektedir. Oysa dünya üzerindeki sera gazlarının yüzde 41’inden tek başına kömürlü termik santraller sorumludur, gelişmiş ülkeler bu teknolojiyi terk etme hazırlığındadır. Tek çözüm yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına yönelmektir.

Bunun ötesinde depremselliği çok iyi bilinen Yalova’da kurulmak istenilen bir kömürlü termik santral gerçeği vardır. Bir iç deniz olarak ekolojik dengesi sarsıntılarla boğuşan Marmara Denizi’nin kıyısında denizde günde milyonlarca metreküp su alıp kirletip bırakacak bir termik santral, tıpkı Adana Sugözü Termik Santrali’nde olduğu gibi bölgedeki deniz yaşamının yüzde 95’ini yok etmeye adaydır. Salınacak dioksin ve türevi zehirli gazlar, hakim rüzgar yönü etkisiyle direk olarak Yalova’da yaşayanları, ardındaki Samanlı Dağları faunası ile birlikte tehdit altına sokacaktır. İnsanlarımızın geleceğini astım ve kanser gibi hastalıklar tehdit edecektir. Bu santralin yapımından derhal vazgeçilmelidir. Yalova başta olmak üzere ülkenin dört bir yanına yapılmak istenen kömürlü termik santrallere karşı durmayı görev sayıyoruz.

Etkinliğimizi bizleri tabiata ve özgürlüğe ulaştırmada kullanılabilecek en sağlıklı ulaşım aracı olan bisikletlerle gerçekleştireceğiz. Bugün burada olmamıza vesile olan bisiklet, bu anlamda bizler için bir simgedir. Çünkü insanın enerjisini en verimli şekilde kullanma olanağını, teknolojiyi de en zararsız şekilde kullanarak veren bir spor dalı ve bir yaşam tarzıdır. Herkes bilmelidir ki, enerjiye olan ihtiyacımızdan daha fazla içinde yaşadığımız dünyanın yaşanılırlığını korumaya muhtacız. Gelecek nesillere topraklarımızı ve kaynaklarımızı atalarımızdan aldığımız saflıkta bırakmak, yaşamımızın en büyük sorumluluğu olmalıdır.
 
Geri