Scudo Sports

17 Ağustos 1999 depremi

@Kudret Kurtcebe bu aralar yine arada tv programlarında vs. marmara depremi yeniden konuşulmaya başlandı, hatta birinde şu kadar bina yıkılır şu kadar insan ölür diyerek sayı da veriyorlar. ne kadar ev yıkılır kaç kişi ölebilir bunun ön görüsünü nasıl yapıyorlar diye merak eden varsa nacizane söyleyeyim. avcılar'da arkadaşımın oturduğu bina resmen darma duman oldu, binada kırmızı çarpı vardı yani yıkılması gereken bir binaydı ama ne yaptılar kırmızı çarpıyı para ile maviye çevirip daha sonra güya tamir edip alladılar pulladılar yeniden kiraya verdiler, o binada 10-12 daire var ve bir deprem anında binada olan kişinin kurtulma şansı sıfır. işte kaç kırmızı çarpı attıkları binayı para karşılığı maviye çevirdiklerini bildikleri için ölü sayısını da aşağı yukarı böyle çıkartıyorlar diye düşünmekten kendimi alamıyorum..
 
Scudo
deprem ne çabuk unutuldu,

(link)

https://img-s2.onedio.com/id-53f00bdcf8edfb1c689957db/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-7918a858b390aa32641fef2f94dfa0c579322428.jpg

bu deprem istanbul depremi değildi,esas şimdi geliyor felaket .

@anzolot

aynısını yalovada yaptılar bu nasıl bir haysiyetsizliktir.

https://img-s2.onedio.com/id-53efa79c4035cac56dbd1011/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-ecab740880553c2db95472c96a511a6f33975749.jpg

olacak olanlar avrupa yaka anadolu yaka hazır olun ...





 
Allah devletimize ve milletimize böyle günler göstermesin diyeceğim ama sadece duayla olacak iş değil. Deprem ülkesiyiz ve depremle yaşamalıyız. Evleri yıkıp yenilerini yapmaktan başka alınan tedbir yok.
 
eski işyerlerimden birinden bir arkadaşım japonyaya çalışmaya gitti ailesi ile. bir deprem fırtınasına tutuldu orda. sürekli sosyal medyadan kaygılarını paylaştı. 6-7 yaşlarındaki oğlu ise evi kim sallıyo yaaa diye kızmış uykusundan uyandığı için falan. sözün özünü anladınız. japonya ile türkiye farkı. şimdilerde ankarada belediyeler kaldırım yapıyor. ben 23 yıldır buraya geldim ve bu bilmem kaçıncı aynı kaldırımların altüst edilmesi. fiber kablo için yollar kazılırken doğalgaz borusu zarar görüyor. japonya mı bıçak sırtında yaşıyor doğaya karşı, yoksa biz mi aç gözlü müteahhit ve onun yaptığına imza atan yetkililerin paragözlüğüne karşı bilmiyorum. şans eseri yaşıyoruz burada. ölenler, kalanlara kapanmaz yaralar bırakıyor burada.

Allah rahmet eylesin gidenlere.
 
Bir inşaat mühendisi olarak şunu söylemek isterim arkadaşlar inanın ülkemizde mühendise olan bakış açısı o kadar kötü ki proje çiziyorsunuz
o kadar emek veriyorsunuz müteahhit geliyor bu ne kardeşim bu kadar paramı verecez şimdi buna diyor.Sonra daha ucuz çizen tekniker arkadaşı
buluyor piyasada sakız parasına bu projeler çiziliyor sonrası malum.Şuan inanın piyasa böyle.O yüzden proje çizmiyorum artık.Çok özel projeler olursa
gerçekten hakkımı verirlerse çiziyorum.Gecemi gündüzüme katıyorum adam gibi proje çiziyorum.Çünkü biliyorum ki bir çok insanın canı malı her şeyi
bu yapının içinde olacak .Onların ahirette gazabına uğramak istemem.
 
O geceyi ve sonrasını birebir yaşamış biri olarak;Büyük bir bölümünü pisi pisine kaybettiğimiz, binlerce insanı rahmetle anıyorum.
Neredeyse üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen,etkili ve yetkili kişilerin çözemediği sorunlar için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.

(link)

.
 
@mehmetlevent

merhaba.
bir şey söylemek istiyorum bu konuda. sizin mesajınız üzerinden genele konuşuyorum, kişisel algılamayın.

japonya'nın depreme bizden çok daha hazırlıklı olduğu gerçeğini kimse inkar edemez.
ancak "yahu 9.0'lık deprem oluyor, tokyo'da kimsenin burnu kanamıyor" demek yanlış. neden mi? deprem şehirden yüzlerce km uzakta oluyor, yine derinliği de 30-50 km' civarında oluyor en aşağı. ters faylarda oluyor, bu depremler çoğunlukla okyanuslarda, dalma batma alanlarında oluyor. bizim en yıkıcı depremlerimiz gibi yüzeyin 5-10 km altında doğrultu atımlı faylarda olmuyor o depremler.
japonya'da da benzer, sığ ve yıkıcı deprem üretebilen faylar var. mesela 95'te kobe'de böyle bir deprem oldu, 7.2'lik depremde binlerce can kaybı yaşadı japonya da.
aynı yıkımlar 90'larda abd'de de yaşandı.
gölcük depremi, doğrudan fayın üzerindeki şehirlerimizi vurdu malesef.

burada eleştirilmesi gereken konular var.
- fay hatlarının üzerinde verimli tarım ovaları var, bu ovaların imara açılmış olması mesela eleştirilebilir.
- bu fay hatlarının üzerinden otoyollar geçirilerek, sanayi ve şehirleşmelerin beslenmesi eleştirilebilir.
- aynı yıkımların diğer ülkelerde de yaşandığından bahsettim, o ülkeler yıkımlardan ders çıkarmaya devam ediyor. bizim niye hiç ders çıkarmadığımız eleştirilebilir.

bakın, bugün deprem mühendisliğinde geliştirilen yeniliklerin tamamına yakını bu tarz büyük yıkımların ardından ortaya çıkmış, keşfedilmiş. gölcük'ü geçtim, bizim daha 2011'deki van depremi'ne ait deprem kaydımız bile yok düzgünce. bunlar çok büyük eksiklikler.

çok kabaca bir konudan bahsedeyim. gölcük depremi'nde ayakta kalan binalar, 1975 yönetmeliğine ya da daha eski kurallara göre yapılmışlardı. onlar da eğer mühendislik hizmeti almışlarsa. o yönetmelik bugünkünün yarısı seviyesinde bir deprem kuvveti öngörüyordu. o yönetmeliğe bile uygun yapılsa binalar, ayakta kalıyordu işin özü. deprem yönetmeliği, teknik bilgi gibi konularda eksik değiliz aslında. sorun uygulamada, kontrolde. idareciler, müteahhitler, mühendisler ve hatta vatandaşlar bugüne kadar bu yapıların denetimsiz olmasının sorumlusu. kurallara uyulsa bugün on binlerce insanımızı depremlerde kaybetmemiş olacaktık.
Adsız.png
malesef ülkede mühendis enflasyonu var, yukarıda @mühendis 'in de dediği gibi, sen istenen yanlışı yapmazsan, yapacak o kadar boş beleş insan var ki. her ile bir üniversiteyi marifetmiş gibi sunuyorlar. tek amacı gençlerin işsizlik istatistiklerine 4 yıl daha geç girmesi. bir nevi taşkın ötelemesi. doğurduğu sonuçlar da ileride ortaya çıkacak. e-5 kenarında, barajı zor geçmiş zengin çocuklarının baba parasıyla diploma kazandığı ortam çok soruna gebe.

bir eleştiri de, gölcük depreminden 7 yıl öncesine kadar 3 büyük deprem yaşadı ülke. sonuncusu 98'de adana'da oldu. peki istanbul ve çevresinde hissedilmediği sürece niye hiç "anma" gerektirecek kadar hassasiyetle yaklaşılmadı depreme? ancak ülkenin önemli bir kısmını etkilediği zaman hassasiyet gösteriyoruz, sanki 17 ağustos 1999 öncesinde hiç deprem olmamış gibi davranıp, sonrasında da hiç olmayacakmış gibi umursamaz olarak; popülistçe sadece 17 ağustoslarda "unutmayacağız" deyip unutup gidiyoruz depremi. yetkililer kadar insanların da bir suçu yok mu? muradiye-çaldıran'da, varto'da, pülümür'de, ceyhan'da, dinar'da, erzincan'da, erzurum'da, kars'ta depremden ölen on binlerce insan aklını başına getirmiyor da ülkenin, bizzat şahit olunca herkes hassaslaşıyor. ben halkın samimiyetine zerre inanmıyorum.
 
images.jpg Şunu ne zaman görsem içimde bir sızı oluyor..
Yarım kalan hayatlar, yaşanamamışlıklar, kurulmuş hayallerle birlikte enkaza dönmüş yarım hayatlar..
 
Geri