pedalterapi
Daimi Üye
- Kayıt
- 24 Ekim 2017
- Mesaj
- 253
- Tepki
- 1.136
- Yaş
- 40
- Şehir
- ankara
- İsim
- erhan erdem
- Bisiklet
- Carraro
1. GÜN
herkese merhaba arkadaşlar. D915 turundan döndükten çok kısa bir süre sonra yine dostum İzzet ile birlikte Van gölü çevresini dolaşalım dedik ve planlarımızı yaptık. 30 temmuz cuma günü yoğun bir mesai gününün bitimiyle yola çıkacaktık bu nedenle bir gün önceden bisikletlerimizi söküp parçalayıp benim minik arabama koltuklarını yatırarak (citröen c3) sığdırdık. Cuma günü iş çıkışı izzet ile buluşup yola koyulduk.

yolculuk henüz başlamıştı ki Ordu yönünden aracıyla Ankra'ya dönen yine turcu dostumuz Volkan'ı aradık. Sungurlu- Çorum arasında bir noktada denk gelicektik ve Ulusoy Dinlenme Tesislerinde buluştuk. İş çıkışı olduğu için birer çorba içtik açlığımızı yatıştırdık Volkan'la sohbet edip tekrar yola çıktık.

Yolculuk Amasya dolaylarındaydı ki Amasya İzzet'in üniversite okuduğu şehir. Durup Yeşilırmak kıyısında fotoğraf çekinip anıları yad edip tekrar yola düştük.

Amasya'dan hemen sonra ki Tokat ilçesi Erbaa da benim memleketim. Annem ve babam bekliyor. 45 dk sonra da Erbaa'da kendi memleketimde kendi evimde birinci gün yolculuğunu bitirdik. Eve girip yemek yedikten sonra ilçe meydanına çıktık.


Biraz dolaştık gece olunca da yattık. Yarın yolumuz uzun. Erbaa - Tatvan yolu bizi bekliyor.
2.GÜN
Sabah erken kalktık zira yolumuz uzundu sırasıyla Erzincan Tunceli Bingöl Muş'u geçip Bitlisin Tatvan ilçesinde akşam olmayı planlıyorduk. Araç sürüşünü değiştire değiştire ilerlerken Erzincan'dan Tunceli yol ayrımına döndük ve bir anda dünya değişti. Hem coğrafi olarak hem de yol kontrolleri ve askeri varlık olarak. Virajlı yollarda biraz ilerledikten sonra yol kenarında bir hareketlilik gördük canlı yayın araçları kameralar vs. Durduk indik arabadan bir de baktık ki Halk Tv Canlı Yayını var. Mazlum Çimen türkü okuyor ve Celo Boluz (harika bir sesi vardır) orada oturuyor hemen selfilerimizi çekindik ve yola devam ettik.


yol ilerledikçe Munzur Vadisini ağzımız açık izliyor her yeni tünel de şaşkınlığımızı şaşkınlık ekliyorduk. Gitmeyenler gitsin görmeyenler görsün diyorum. Bir süre sonra ağlayan kayaları ve kutu deresini ziyaret ettik. Zaten yanından geçiyorsunuz. Kutu deresinde Munzur Çayına girip biraz ferahladıktan sonra Tunceli merkeze ulaştık.



Tunceli merkezde hem açıkmıştık hem de yöresel yemekler yiyelim dedik. Ancak yapılışı zaman alıyormuş. Bizde çabuk olabilecek şeyler yiyip yola devam ettik.


Bingöl ve Muş'u geçtikten sonra akşam 20:00 civarında Tatvan'a vardık. Sahile varınca Tatvan bisiklet grubuna mesaj attık. Çadır kuracak yer tavsiyesi için mesaja yanıt gelene kadar da sahildeki Bisiklet Cafe'yi gördük. Kendileri bizimle çok ilgilendiler hatta aracımızı onlara emanet ettik. Sağolsunlar var olsunlar. Hemen kafenin yanındaki yeşil alana çadır kurabileceğimizi söylediler çadırlarımızı kurmuştuk ki Tatvan bisiklet grubundan Sefa kardeş bizi aradı ve hemen yanınıza geliyorum dedi bisikletiyle yanımıza geldi ve bize hoş geldiniz dedi. Güzel güzel sohbetimizi ettik ve bizi yarın ki bisiklet etkinliklerine davet ettiler. Van gölünün çok da bilinmeyen ve çok güzel bir koyuna gideceklerini, orayı görmeden gitmememiz gerektiğini söyledi. Biz de İzzet'le keyif turu yaptığımız için olur dedik tabiki. Sabah ki program için sözleştik ve gece çadırlarımıza çekildik.
3.GÜN

3. gün sabahında van gölünün hemen dibinde bu manzarayla uyanmıştık. Çadırlarımızı topladık heybelerimizi doldurduk ve Sefa'yı bekliyorduk ki 3-5 bisikletli arkadaş geldi. Onlarda etkinliğe katılacaklardı.. Onlarla da tanıştık bu arada. Etkinlik gidiş geliş bir tur olduğu için heybelerimizi arabaya bıraktık ve boş bisikletlerle iskele tarafına doğru ilerledik.



İskelede beklerken Sefa ve gruptan birkaç arkadaş kahvaltılık malzeme getirmişlerdi. Birazda bizi düşünerek fazla fazla getirmişler sağolsunlar. Güzel ve hızlı bir kahvaltıdan sonra grup toplandı. Gruptan tecrübeli bir arkadaş rota ve sürüş kuralları hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı ve bastık pedala.






birkaç tane köy geçtikten sonra hakikaten çok güzel bir koya ulaştık. Yanlış hatırlamıyorsam koyun adı "POR" idi. Bir gün önceden Sefa bize mayo da almamız gerektiğini söylemişti. Gölün en temiz yerlerinden birisi olduğundan yüzmeye gitmiştik. Göle girdik yüzdük eğlendik. Güzel bir etkinlikti. Bir kaç tane de daha önce insanların yaşadığı kaylı mağara vardı.



Ziyaret, yüzme ve eğlenceden sonra yine kalan nevale ile bir yolluk atıştırması yapıldı. Tabii bu arada biz tatvan'dan yola çıkıp en azından Ahlat'a doğru gidelim diyoruz.

Yeniden Tatvan'a döndüğümüzde vakit epey geç olmuştu. Van gölünün sodalı suyu da saçımızı kazık gibi ettiği için hem duş ihtiyacı hem de kendimizi yormayalım dedik ve bu gece de tatvan'da kalalım Nemrut Kalderasına arabayla çıkalım dedik. Sefa ve Yunus kardeşlerde bize mihmandarlık ettiler.





Nemrut Kalderasına bisikletle çıkmak da mümkün tabiki. @five abi bizden iki gün sonra çıktı mesela. Uzun ve zorlu bir tırmanış sonrasında da iniş sizi bekliyor. Ancak biz akşam üstü hava kapanmak üzereyken niyetlendiğimiz için araçla çıktık indik. İyi ki de öyle yapmışız tam Büyük gölü ziyaret ettik büyük bi yağmur bindirdi hemen atladık arabaya ve yavaş yavaş indik. niyetimiz yine çadır kurmak ve sabah erken yola çıkmaktı. Tabii misafir perver Sefa bizi bıraktı mı tabiki hayır
Ne mi oldu ?



Sefa bizi evine götürdü sağolsun hem duş alma imkanı bulduk hem de yediğim en lezzetli yeşil fasulyeyi yedim. Ben böyle bir misafir perverlik görmedik arkadaş. Sefa sağolsun zaten el üstünde tuttu bizi sık sık bir ihtiyacınız var mı abi diye soruyordu. İki katlı evin birinci katındaydık biz sırasıyla abisi, ablası, babası ve annesi geldi hal hatır sordu sohbet ettik kendimizi padişah gibi hissettik. Çok sıcak çok güzel insanlardı beee. Hepsini sevgiyle hatırlıyorum. Vakit geç olunca da yataklar serildi ve uyuduk. Sefayı da sıkı sıkı tembihledik lütfen kahvaltı hazırlama yoksa bir gün daha kalırız burada diye. Cevap: BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE ABİ
DEVAMI GELECEK ...
herkese merhaba arkadaşlar. D915 turundan döndükten çok kısa bir süre sonra yine dostum İzzet ile birlikte Van gölü çevresini dolaşalım dedik ve planlarımızı yaptık. 30 temmuz cuma günü yoğun bir mesai gününün bitimiyle yola çıkacaktık bu nedenle bir gün önceden bisikletlerimizi söküp parçalayıp benim minik arabama koltuklarını yatırarak (citröen c3) sığdırdık. Cuma günü iş çıkışı izzet ile buluşup yola koyulduk.

yolculuk henüz başlamıştı ki Ordu yönünden aracıyla Ankra'ya dönen yine turcu dostumuz Volkan'ı aradık. Sungurlu- Çorum arasında bir noktada denk gelicektik ve Ulusoy Dinlenme Tesislerinde buluştuk. İş çıkışı olduğu için birer çorba içtik açlığımızı yatıştırdık Volkan'la sohbet edip tekrar yola çıktık.

Yolculuk Amasya dolaylarındaydı ki Amasya İzzet'in üniversite okuduğu şehir. Durup Yeşilırmak kıyısında fotoğraf çekinip anıları yad edip tekrar yola düştük.

Amasya'dan hemen sonra ki Tokat ilçesi Erbaa da benim memleketim. Annem ve babam bekliyor. 45 dk sonra da Erbaa'da kendi memleketimde kendi evimde birinci gün yolculuğunu bitirdik. Eve girip yemek yedikten sonra ilçe meydanına çıktık.


Biraz dolaştık gece olunca da yattık. Yarın yolumuz uzun. Erbaa - Tatvan yolu bizi bekliyor.
2.GÜN
Sabah erken kalktık zira yolumuz uzundu sırasıyla Erzincan Tunceli Bingöl Muş'u geçip Bitlisin Tatvan ilçesinde akşam olmayı planlıyorduk. Araç sürüşünü değiştire değiştire ilerlerken Erzincan'dan Tunceli yol ayrımına döndük ve bir anda dünya değişti. Hem coğrafi olarak hem de yol kontrolleri ve askeri varlık olarak. Virajlı yollarda biraz ilerledikten sonra yol kenarında bir hareketlilik gördük canlı yayın araçları kameralar vs. Durduk indik arabadan bir de baktık ki Halk Tv Canlı Yayını var. Mazlum Çimen türkü okuyor ve Celo Boluz (harika bir sesi vardır) orada oturuyor hemen selfilerimizi çekindik ve yola devam ettik.


yol ilerledikçe Munzur Vadisini ağzımız açık izliyor her yeni tünel de şaşkınlığımızı şaşkınlık ekliyorduk. Gitmeyenler gitsin görmeyenler görsün diyorum. Bir süre sonra ağlayan kayaları ve kutu deresini ziyaret ettik. Zaten yanından geçiyorsunuz. Kutu deresinde Munzur Çayına girip biraz ferahladıktan sonra Tunceli merkeze ulaştık.



Tunceli merkezde hem açıkmıştık hem de yöresel yemekler yiyelim dedik. Ancak yapılışı zaman alıyormuş. Bizde çabuk olabilecek şeyler yiyip yola devam ettik.


Bingöl ve Muş'u geçtikten sonra akşam 20:00 civarında Tatvan'a vardık. Sahile varınca Tatvan bisiklet grubuna mesaj attık. Çadır kuracak yer tavsiyesi için mesaja yanıt gelene kadar da sahildeki Bisiklet Cafe'yi gördük. Kendileri bizimle çok ilgilendiler hatta aracımızı onlara emanet ettik. Sağolsunlar var olsunlar. Hemen kafenin yanındaki yeşil alana çadır kurabileceğimizi söylediler çadırlarımızı kurmuştuk ki Tatvan bisiklet grubundan Sefa kardeş bizi aradı ve hemen yanınıza geliyorum dedi bisikletiyle yanımıza geldi ve bize hoş geldiniz dedi. Güzel güzel sohbetimizi ettik ve bizi yarın ki bisiklet etkinliklerine davet ettiler. Van gölünün çok da bilinmeyen ve çok güzel bir koyuna gideceklerini, orayı görmeden gitmememiz gerektiğini söyledi. Biz de İzzet'le keyif turu yaptığımız için olur dedik tabiki. Sabah ki program için sözleştik ve gece çadırlarımıza çekildik.
3.GÜN

3. gün sabahında van gölünün hemen dibinde bu manzarayla uyanmıştık. Çadırlarımızı topladık heybelerimizi doldurduk ve Sefa'yı bekliyorduk ki 3-5 bisikletli arkadaş geldi. Onlarda etkinliğe katılacaklardı.. Onlarla da tanıştık bu arada. Etkinlik gidiş geliş bir tur olduğu için heybelerimizi arabaya bıraktık ve boş bisikletlerle iskele tarafına doğru ilerledik.



İskelede beklerken Sefa ve gruptan birkaç arkadaş kahvaltılık malzeme getirmişlerdi. Birazda bizi düşünerek fazla fazla getirmişler sağolsunlar. Güzel ve hızlı bir kahvaltıdan sonra grup toplandı. Gruptan tecrübeli bir arkadaş rota ve sürüş kuralları hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı ve bastık pedala.






birkaç tane köy geçtikten sonra hakikaten çok güzel bir koya ulaştık. Yanlış hatırlamıyorsam koyun adı "POR" idi. Bir gün önceden Sefa bize mayo da almamız gerektiğini söylemişti. Gölün en temiz yerlerinden birisi olduğundan yüzmeye gitmiştik. Göle girdik yüzdük eğlendik. Güzel bir etkinlikti. Bir kaç tane de daha önce insanların yaşadığı kaylı mağara vardı.



Ziyaret, yüzme ve eğlenceden sonra yine kalan nevale ile bir yolluk atıştırması yapıldı. Tabii bu arada biz tatvan'dan yola çıkıp en azından Ahlat'a doğru gidelim diyoruz.

Yeniden Tatvan'a döndüğümüzde vakit epey geç olmuştu. Van gölünün sodalı suyu da saçımızı kazık gibi ettiği için hem duş ihtiyacı hem de kendimizi yormayalım dedik ve bu gece de tatvan'da kalalım Nemrut Kalderasına arabayla çıkalım dedik. Sefa ve Yunus kardeşlerde bize mihmandarlık ettiler.





Nemrut Kalderasına bisikletle çıkmak da mümkün tabiki. @five abi bizden iki gün sonra çıktı mesela. Uzun ve zorlu bir tırmanış sonrasında da iniş sizi bekliyor. Ancak biz akşam üstü hava kapanmak üzereyken niyetlendiğimiz için araçla çıktık indik. İyi ki de öyle yapmışız tam Büyük gölü ziyaret ettik büyük bi yağmur bindirdi hemen atladık arabaya ve yavaş yavaş indik. niyetimiz yine çadır kurmak ve sabah erken yola çıkmaktı. Tabii misafir perver Sefa bizi bıraktı mı tabiki hayır



Sefa bizi evine götürdü sağolsun hem duş alma imkanı bulduk hem de yediğim en lezzetli yeşil fasulyeyi yedim. Ben böyle bir misafir perverlik görmedik arkadaş. Sefa sağolsun zaten el üstünde tuttu bizi sık sık bir ihtiyacınız var mı abi diye soruyordu. İki katlı evin birinci katındaydık biz sırasıyla abisi, ablası, babası ve annesi geldi hal hatır sordu sohbet ettik kendimizi padişah gibi hissettik. Çok sıcak çok güzel insanlardı beee. Hepsini sevgiyle hatırlıyorum. Vakit geç olunca da yataklar serildi ve uyuduk. Sefayı da sıkı sıkı tembihledik lütfen kahvaltı hazırlama yoksa bir gün daha kalırız burada diye. Cevap: BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE ABİ
DEVAMI GELECEK ...


