Merhaba yurt içinde ve yurt dışında yaptığım turlardaki tecrübelerime göre fikirlerimi yazacağım.
Öncelikle amacımız yol gitmek. Hızlı gitmek, zamanında varmak vs değil. O yüzden önceliğimiz performanstan önce sağlamlık olmalı. Bisikletiniz sizi yolda bırakmamalı.
Amortisör konusu:
Hafif tempo koşarken zorlanmadığın yollarda amortisör gereksizdir. Özellikle yüklü bir bisiklette iki kat gereksizdir. Zaten yükün ve insan ağırlığının büyük kısmının arka tekere bindiği bir durumda ön tekeri korumaya çalışmanın hiç bir anlamı yok. Benim gözümde Amortisör= ekstra ağırlık + ekstra maliyet + arıza yapabilecek fazladan bir parça.
http://farm3.static.flickr.com/2441/3920295537_b3cfc95601.jpg
Amortisör böyle yerlerde gerekli.
Lastik seçimi:
Bence lastik seçimi konfor sağlamak için amortisörden daha önemli. Çok kalın lastik sürtünmeyi gereksiz arttırır. Ancak çok ince lastiğe de çok fazla hava basmak gerektiğinden titreşimleri soğurması mümkün olmaz. Fazla titreşim bisikletin üstündeki vidaların gevşemesine sebep olur. Gevşeyen vidalar da sıkılı halde duran vidalara oranla daha kolay kırılır. Yolun ortasında bagajınız kırılmış vaziyette kalabilirsiniz. Bence 35-40 mm arası genişlikte lastikler uzun turlar için idealdir.
Jantlar:
Olabildiğince sağlam modellerden seçilmeli. Mümkünse 36 telli jant seçilmeli. Kırılan bir jant teli başınızı çok ağrıtabilir. Yanınızda yedek tel varsa ve akort yapmayı biliyor olsanız bile arka tekerde ruble tarafında kırılan bir teli değiştirmek için ruble sökme aletine ihtiyaç duyarsınız.
http://www.mtbtr.com/uploads/502Z3.JPG
Ruble sökme işlemi.
26" vs 28":
Bence birbirlerine karşı üstün ve zayıf yönleri var. Özetle 28" daha akıcı 26" daha sağlam. İkisi de rahatlıkla kullanılabilir. Ben Türkiye içinde 28" taraftarıyım. Ama bir gün Kamboçya'ya gitmeye karar verirsem yola 26" bisikletle çıkardım.
http://www.yolculukterapisi.com/wp-content/uploads/2012/06/kambo%C3%A7ya-angkor-wat6-alp-boneval-700x464.jpg
Kamboçya
Dinamo göbek ve güneş enerjisi:
Sık sık ülke değiştirdiğin ve şarj sıkıntın olabileceği durumlarda düşünülebilir. Gün boyunca kendi bataryasını şarj eden daha sonra o bataryadan usb çıkış alabildiğin modeller var. Ben hiç kullanmadım ama burada biraz bilgi var. (link)
http://cyclingabout.com/wp-content/uploads/2013/04/wpid-Photo-11042013-645-PM.jpg
Gidon:
Turların çoğunu düz gidonla yaptım. Ellerim barendleri aradı. Ama gene de kalıcı ağrılar yaşamadım. Sonradan kelebek gidon sahibi oldum bir tane. Rahat ettim ve gidona ıvır zıvır takmak için bir sürü alan var. Bu güzel bir avantaj. Geçenlerde de arkadaşım yol bisikletinde ergonomik değişiklikler yapmış. Onun bisikletini sürdüm biraz. Çok da rahat ettim. İyi ayarlanmış bir yarış gidonu daha rahat olabilir. Emin değilim ama yarış gidonlu tur bisikletinin sayısı az değil.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a3/Loaded_touring_bicycle.JPG/800px-Loaded_touring_bicycle.JPG
Sele:
Seleden yana pek sıkıntım olmadı. Sadece bacağımın iç kısmını rahatsız eden bir sele kullanınca sürekli aynı yerde sürtünme olduğundan yara yaptı. Bacakları kalın olanlar için geniş sele kullanmak çok da rahat olmayabilir. Bisiklet üzerinde geçirdiğiniz saatler artınca alışıyor insan.
http://www.ozceylanmotor.com/image/cache/data/sr%208481%20shadow%201-700x700.JPG
Bunun gibi kıçtan bacaklara geçişi keskin açılarla olan seleler bacakların iç kısmını acıtabilir.
Kadro:
Açılar hakkında bilgim yok. Gözüme çarpan şey genelde üst borular yere paralel oluyor. Malzeme hakkında birkaç şey söyleyebilirim. Dayanıklılığı, alüminyum gibi soğukta yamulmaya müsait ve kırılgan olmaması, ısıl işlemi daha kolay olduğundan ısıl işlem hatasından kaynaklanan kırılmaların az görünmesi çeliği biraz daha öne çıkarıyor.
http://www.ecovelo.info/images/lht-loaded.jpg
Bu Türkiye'deki en popüler tur kadrosu. Daha fazla örnek için
ihtiyarın yazdığı mesajı okuyabilirsin.
Umarım yardımcı olabilmişimdir.