Tarihte lafı gediğine oturtanlar

Selim Çam

Forum Bağımlısı
Kayıt
1 Kasım 2006
Mesaj
1.851
Tepki
457
Şehir
İstanbul
Tarihte Lafı Gediğine Oturtanlar






1. Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, Churchill' e kızgın kızgın şöyle seslenir:

- "Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."

Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:

- "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."



------------------------------------------------------------------------------------------------

2. Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi

Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış

kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:

- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.


--------------------------------------------------------------------------------------
3. Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık

birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill' i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:

- "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp

gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa." Churchill, hemen cevap

göndermiş:

- "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu

seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

4. Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi:

- "İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek

olunca Eflatun cevap vermiş:

- "Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum."


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
5. Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle

ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri

kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:

- "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen,

kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

- "Ben çekilirim."


--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
6. Meşhur bir filozofa:

- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar

fakirsiniz?" diye sorulduğunda:

- "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş.


-------------------------------------------------------------------------------------------------
7. Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri:

- "Efendim" demiş, "Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"

Galile: - "Doğru" demiş, "Benim kulaklarım bir insan için biraz

büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?"


-----------------------------------------------------------------------------------------------
8. Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif' i küçük düşürmek ister:

- "Affedersiniz, siz veteriner misiniz?" Mehmet Akif hiç istifini

bozmadan şöyle yanıtlamış:

- "Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?"

------------------------------------------------------------------------------------------------------
9. Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere

çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri

ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

- "Sen sır saklamayı bilir misin?" diye sormuş. Vezir:

- "Evet hünkarım, bilirim" dediğinde, Yavuz cevabi yapıştırmış:

- "İyi, ben de bilirim."

-------------------------------------------------------------------------------------

10. Bir filozofa sormuşlar: - "Şansa inanır mısınız?" Filozof:

- "Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle

açıklayabilirdim."
 
Scudo

deutz

Forum Demirbaşı
Kayıt
4 Ağustos 2006
Mesaj
493
Tepki
292
Paylasim icin cok tesekkurler,keyifli bir yazi.
 

simplonmurat

Forum Bağımlısı
Kayıt
7 Ocak 2007
Mesaj
737
Tepki
336
Şehir
Evka-6 / İZMİR
İsim
Murat ALTINCAN
Bisiklet
Simplon
Paylaşım için teşekkürederim.Varsa devamını bekliyorum.
 

Özgür!

Forum Bağımlısı
Kayıt
2 Ocak 2007
Mesaj
1.089
Tepki
539
Şehir
Güzelyalı, İzmir
kanela çok teşekkürler
gercekten süper bir foto :)
 

acumur

Forum Demirbaşı
Kayıt
22 Mart 2006
Mesaj
581
Tepki
563
Şehir
Beşiktaş, İstanbul
Yavuz Sultan Selim'le ilgili bir tanede ben yazayım,

Bilenler bilir Osmanlı'nın en büyük padişahlarından biridir Yavuz Sultan Selim ve sırtında çıkan ''şirpençe'' denilen iltahabik bir yaradan dolayı kaybetmiştir hayatını.Çıban türü bir rahatsızlık bu.Bir seferi esnasında artık yara iyice rahatsız etmeye başladığında doktorlarına zorla parçalattırıyor yarayı ve ne oluyorsa ondan sonra oluyor.Yara giderek daha büyüyor ve nihayetinde alıyor canını padişahın.Tabi bu evrenin son dönemlerinde artık Yavuz Sultan yatağa düşüyor.Bu günlerden birinde padişah sağ kolu ve aynı zamanda da doktoru olan Hasan Can isimli kişiyi yanına çağırıyor ve soruyor,
Hasan Can söyle bakalım nedir vaziyet ?
Hasan Can biraz durakladıktan sonra oldukça üzgün bir halde ''padişahım artık Allah'a yakın olma vaktidir'' der.
Bunun üzerine Sultan Selim dönüp şöyle konuşuyor,
''Çocuk sen bunca zaman bizi kiminle bilirdin''
 
  • Beğen
Tepkiler: sare

d.berkay

Forum Bağımlısı
Kayıt
2 Ekim 2006
Mesaj
3.872
Tepki
3.083
Şehir
Ankara
İsim
Demir Berkay
Bisiklet
Marin
teşekkürler ellerinize sağlık ama Atatürk ne kadarda güzel söylemiş en güzeli o bence...
 
T

Tuğrul

Misafir
Napolyon dan,

Bir savaş sonunda yendiği ispanyol kralının "sizler sadece para ve şöhret için savaşırsınız, biz ise namus ve şerefimiz için savaşırız" demesi üzerine "doğru insanlar kendilerinde olmayan şey için savaşırlar"
 

Önder Özdoğan

Forum Bağımlısı
Kayıt
25 Mayıs 2005
Mesaj
2.281
Tepki
1.176
* Rahmetli Barış MANÇO, Fransa 'da bir televizyon programına katılır *

Herşey gayet güzel giderken, sunucu klasik avrupalı edası ile "siz türkler barbarsınız" muhabbetine girer. Bunun üzerine Barış MANÇO sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar.

Sunucu, cebinden birkaç banknot çıkartıp barış manço'ya uzatır B.M.:Şimdi bu paranın üzerindeki kim?

S.: General bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır vs. vs. vs.

B.M : Peki bu?

S : Teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.

-Bunun üzerine Barış MANÇO cebinden birkaç banknot çıkarır ve üzeri! ndekiler i teker teker anlatır:

B.M.: Bu Mevlana Celaleddini RUMİ; ünlü bir türk düşünürüdür.

Bu Halit Refik KARAY; ünlü bir Türk Edebiyatçısıdır.

Bu Mustafa Kemal ATATÜRK, Türkiye Cumhuriyeti 'nin kurucusudur.

Sesizliğin üzerine sunucuya bakarak şöyle der:

B.M :Şimdi siz söyleyin, kim barbar?
 
  • Beğen
Tepkiler: simplonmurat

Selim Çam

Forum Bağımlısı
Kayıt
1 Kasım 2006
Mesaj
1.851
Tepki
457
Şehir
İstanbul
Şah İsmail Yavuz Sultan Selim'e bir sandık göndermiş. Sandığı açmışlar içinden Dışkı çıkmış. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim bir sandık hazırlatıp Şah İsmaile göndermiş. Şah İsmail sandığı açtığında enfes yiyecekleri görünce çok şaşırmış. Sonra sandıktan şöyle bir not çıkmış: İnsan kendi ne yerse başkalarına da onu ikram edermiş