KevSerSeri
Forum Bağımlısı
- Kayıt
- 3 Ağustos 2006
- Mesaj
- 1.351
- Tepki
- 3.316
- Şehir
- Ankara
Selam Pedal Dostları;
Hayatımda yaptığım en zorlu gezilerdendi Kızılcahamam. Acaba gidebilir miyim diye düşünürken gidiş-dönüşü bisikletle yapınca bünyeyi hafiften(!) cortlattım.
Sabah 5'te yola çıktık. Akşam 9.30'da evdeydim. Toplam 16,5 saatlik gezinin 8,5 saati sele üzerinde geçti. 175 km sonunda hatta ertesi gün bile seleyle yürüyormuşum hissine sahibim siz düşünün artıkım gerisini. İçtiğim suyun, tükettiğim sıvının haddi hesabı yok. 5 litreden sonrasını hesaplayamadım... Ha bir de fındık-ceviz-üzüm üçlüsü ve çikolata, şekerleri unutmamak lazım...
Hasar Raporu vermek gerekirse;
İki diz ve sağ ayak bileği cort.
Avuç içleri yüklenmekten hala ağrıyor.
Boyun kafayı kaldırmaktan, sırt eğilmekten ağrıyor.
Güneş kremine rağmen yanıkları saymıyorum bile. (Hala içim yanıyor içiiiim...)
Çenem ağrıyor... (Bu seferki valla çok konuşmaktan değil, boğazım kurumasın diye durmaksızın sakız çiğnemekten hahaha...)
Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızla bol pedallı güzel bir gezi oldu her ne kadar ızdıraplı dönüşü olsa da... Ama eğlencesine diyecek yok. Neyse canım torunlarıma anlatacak bir hikayem daha oldu.
4 km.lik Kargasekmez (Adını unutunca kuşkonmaz dediğim yokuş. Ha konmaz ha sekmez ne fark eder canııııım hahaha) rampasını tırmanırken güneşin altında bana yardım etmeye çalışan Apo 'Allah rızası için şu kamyondan tutun Kevser. Kendine değilse bana acı,' diyince dayanamadım ve hayatımda ilk kez ben de kamyondan tutundum. Ama ne tutunma... Adam beni tutsun diye dörtlüleri yaktı nerdeyse durdu ben hala yok mok diyorum. E dedim ayıp olmasın bari tutuyum ucundan azıcık... Sakın pedal çevirme düşersin bak demesi kolaydı Apo için. Elim önde, kol gergin, neredeyse kürek kemiğim fırlayacak, vücudun kalanı bisikletle birlikte geride hahahahaha. Kolum kopmasın diye pedal çevirip yetişmeye çalışıyordum. Arada sırada elim acıyınca kamyonu bıraktım pedal çevirdim. Kamyoncu halimi aynadan sürekli takip ediyor olmalı ki ben bırakınca o da yavaşlayıp yeniden yetişmemi bekledi. Abi Allah razı olsun valla ne diyim. Sen olmasan biz orayı çok zor tırmanırdık. Biz dediysem Apo ve ben zannetmeyin sadece. Öndeki kamyona bakınca öldüm gülmekten. Tam 5 kişi ahtapot gibi sarmış kamyonun dört bir tarafını. Her ne kadar ben de yapmış olsam da hala tasvip etmiyorum bunları.
Benim için olduğu kadar başka arkadaşlarımız için de bir ilkti bu kadar uzun soluklu günübirlik bir tur. O yüzden hepimizin anlatacak çok şeyi olduğunu düşünüyorum. Mesut Abi, Allah seni inandırsın sizin şu 300km/gün'lük turunuz geldi aklıma yoldayken. Amanın dedim işte ölmün pedal sesleri bunlar. Eeee naparsın kimi sesi 300'de duyar kimi 175'de hahaha...
Dönüşte grupta iletişim sorunları yüzünden aksaklıklar yaşasak da hepimizin eğlendiği aşikar.
Bendeki fotolarda sorun çıktığı için nete atamıyorum. Arkadaşlardan tur yazılarını ve fotolarını bekliyoruz...
Hayatımda yaptığım en zorlu gezilerdendi Kızılcahamam. Acaba gidebilir miyim diye düşünürken gidiş-dönüşü bisikletle yapınca bünyeyi hafiften(!) cortlattım.
Sabah 5'te yola çıktık. Akşam 9.30'da evdeydim. Toplam 16,5 saatlik gezinin 8,5 saati sele üzerinde geçti. 175 km sonunda hatta ertesi gün bile seleyle yürüyormuşum hissine sahibim siz düşünün artıkım gerisini. İçtiğim suyun, tükettiğim sıvının haddi hesabı yok. 5 litreden sonrasını hesaplayamadım... Ha bir de fındık-ceviz-üzüm üçlüsü ve çikolata, şekerleri unutmamak lazım...
Hasar Raporu vermek gerekirse;
İki diz ve sağ ayak bileği cort.
Avuç içleri yüklenmekten hala ağrıyor.
Boyun kafayı kaldırmaktan, sırt eğilmekten ağrıyor.
Güneş kremine rağmen yanıkları saymıyorum bile. (Hala içim yanıyor içiiiim...)
Çenem ağrıyor... (Bu seferki valla çok konuşmaktan değil, boğazım kurumasın diye durmaksızın sakız çiğnemekten hahaha...)
Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızla bol pedallı güzel bir gezi oldu her ne kadar ızdıraplı dönüşü olsa da... Ama eğlencesine diyecek yok. Neyse canım torunlarıma anlatacak bir hikayem daha oldu.
4 km.lik Kargasekmez (Adını unutunca kuşkonmaz dediğim yokuş. Ha konmaz ha sekmez ne fark eder canııııım hahaha) rampasını tırmanırken güneşin altında bana yardım etmeye çalışan Apo 'Allah rızası için şu kamyondan tutun Kevser. Kendine değilse bana acı,' diyince dayanamadım ve hayatımda ilk kez ben de kamyondan tutundum. Ama ne tutunma... Adam beni tutsun diye dörtlüleri yaktı nerdeyse durdu ben hala yok mok diyorum. E dedim ayıp olmasın bari tutuyum ucundan azıcık... Sakın pedal çevirme düşersin bak demesi kolaydı Apo için. Elim önde, kol gergin, neredeyse kürek kemiğim fırlayacak, vücudun kalanı bisikletle birlikte geride hahahahaha. Kolum kopmasın diye pedal çevirip yetişmeye çalışıyordum. Arada sırada elim acıyınca kamyonu bıraktım pedal çevirdim. Kamyoncu halimi aynadan sürekli takip ediyor olmalı ki ben bırakınca o da yavaşlayıp yeniden yetişmemi bekledi. Abi Allah razı olsun valla ne diyim. Sen olmasan biz orayı çok zor tırmanırdık. Biz dediysem Apo ve ben zannetmeyin sadece. Öndeki kamyona bakınca öldüm gülmekten. Tam 5 kişi ahtapot gibi sarmış kamyonun dört bir tarafını. Her ne kadar ben de yapmış olsam da hala tasvip etmiyorum bunları.
Benim için olduğu kadar başka arkadaşlarımız için de bir ilkti bu kadar uzun soluklu günübirlik bir tur. O yüzden hepimizin anlatacak çok şeyi olduğunu düşünüyorum. Mesut Abi, Allah seni inandırsın sizin şu 300km/gün'lük turunuz geldi aklıma yoldayken. Amanın dedim işte ölmün pedal sesleri bunlar. Eeee naparsın kimi sesi 300'de duyar kimi 175'de hahaha...
Dönüşte grupta iletişim sorunları yüzünden aksaklıklar yaşasak da hepimizin eğlendiği aşikar.
Bendeki fotolarda sorun çıktığı için nete atamıyorum. Arkadaşlardan tur yazılarını ve fotolarını bekliyoruz...


