KevSerSeri
Forum Bağımlısı
- Kayıt
- 3 Ağustos 2006
- Mesaj
- 1.351
- Tepki
- 3.316
- Şehir
- Ankara
Selam Pedalcılar;
Yine her zamanki gibi sabahın köründe buluştuk tura çıkmak için...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0712-1.jpg
İşte Kızılay'daki tayfa...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0713-1.jpg
Yıldız Kavşağı'na tırmandığımızda bizi Peter karşılıyor. Boş mideyle gidilmez diyip daldık bir pastaneye... Çay içmeden şurdan şuraya gidilmez. E tabi bizim sakar İso bir fincan çayı devirince haşlandı. Neyse ki ciddi bir yanığı yok.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0714.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0716.jpg
İçimizden Korhan ise kayınvalidesine kahvaltıya davetli olduğu için biraz bizimle turlayıp ayrıldı. Ahh Korhan ahh olacaklar içine mi doğru ne?
Peter bizi acayip değişik bir rotadan götürdü Elmadağ'a... Sadece araç değil insan bile geçmiyor neredeyse...
Parkurlar zor ama çok zevkli, bence herkes denemeli ama benden daha dikkatli...
Uzun zaman sonunda bulduğumuz ilk çeşme...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0717.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0718.jpg
Çık çık bitmiyor rampalar... Yokuşlarda turbo gücünü benden esirgemeyen Pit'e teşekkür ediyorum.
Özellikle yaralandıktan sonra destek sağlayan İso'yu da unutmamak lazım. Teşekkürler İso...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0720.jpg
900 rakımlardan 1800'lere tırmandık.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0721.jpg
Kah yürüdüm kah bindim, kah destek aldım ama sonunda ben de zirveye tırmandım.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0722.jpg
Foto makineme laf eden Peter'ı çekiyorum. Burada da güldürmüş müyüm ne!
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0724.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0723.jpg
Yanımızda çok az yiyeceğimiz var. Sanırım Elmadağ merkezi yer nasılsa diye yaptık bu hatayı.
Su derseniz, sıcağa dayanmıyor yine de ölçülü kullanmaya çalışıyoruz...
Tırmanmaya devam...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0725.jpg
Ha gayret az kaldı.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0726.jpg
Ve işte zirvedeyiz.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0727.jpg
Olay anı ve hemen sonrasının fotosu olmasa da nasıl pis düştüğümü anlatmak istyorum. Ahanda böyle koca şeftali kadar taşların arasından süper bir parkurdan inişe geçtik. Peter, Derviş, Burak aramızdaki mesafeyi biraz açınca sanki adamları kaçırıcaz, beklemiceklermiş gibi biz de hızla inmeye başladık. Her şey gayet güzel gidiyordu ta ki ben havaya uçana kadar. Kocaman kayayı sen geç fark et, fren sıkama, yana da kaçama, üstünden atlayınca hooop havalara uç, takla at, kafa üstü yere çakıl, yetmezmiş gibi bir de yüzünü yerlerde sürükle, ağzına kum dolsun, burnun kanasın, suratın çizilsin, kol-omuz-bacakta açık yaralar olsun, bi de bunlar güneşte yanıp ciğer gibi olsun, serçe parmağın çıksın. Yeter mi yoksa daha anlatıyım mı?
Düştükten sonra sakın bana ellemeyin dedim. 30 saniye boyunca etraf döndü döndü bir türlü görüntüyü sabitleyemedim, acayip sarsılmışım.
İyi ki kask vardı içine çöktü başım yarılmadı. İyi ki gözlük vardı yerlerde sürünürken çizildi ama gözlerime bişi olmadı . İyi ki eldivenlerim vardı,ellerim yarılmadı o kadar taşın arasında... Kafamdan ve elimden röntgen çekildi. Parmağı yerine takıp atele aldılar işte... İşin kötüsü Salı günü Karadeniz için tura çıkıyoruz. Ben o zamana kadar nasıl iyileşicem yahuuuu? Ağlamak istiyorum sayın seyirciler...
Ne çok geziyorsun Kevser, yeter be Kevser, aman be Kevser diyenler utansın. Nazarınız mı değdi ne oldu yaw. Maşallah diyin yaw... Çok fena düştüm bu sefer. Neyse yine verilmiş sadakam varmış. O düşüşe göre yine ucuz atlattım... Buna da şükür. Allah beterinden saklasın...
Tur arkadaşlarımın çoğunun suyunu pansuman sırasında tükettiğim için özür dilerim. O suları yana yana aradık. Keşke kullanmasaydık. İyi ki evden çıkmadan geri dönüp ilk yardım çantamı da almışım. İçime mi doğdu ne?...
Hayatımın en zorlu gezilerinden birini yaşadım. Düştüğüm için değil, hiç birimizde bir damla su kalmadan ıssız yerlerde yalana yalana g,tmek zorunda kaldığımız için. Çölün ortasına düşsem bu kadar olurdu ancak... Yiyecek deseniz o da yeterli değil! Açlıktan öldük hepimiz. Bence bu gezi zorlu parkurlardan ve acayip testlerden oluşuyordu. Bir kez daha bedenimizin sınırlarını test ettik. Nelere dayanıp dayanamıyacağımızı gördük. Allah kimseyi susuz bırakmasın diye olayı diğer arkadaşlara bırakıyorum... Şimdilik benden bu kadar...
Yine her zamanki gibi sabahın köründe buluştuk tura çıkmak için...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0712-1.jpg
İşte Kızılay'daki tayfa...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0713-1.jpg
Yıldız Kavşağı'na tırmandığımızda bizi Peter karşılıyor. Boş mideyle gidilmez diyip daldık bir pastaneye... Çay içmeden şurdan şuraya gidilmez. E tabi bizim sakar İso bir fincan çayı devirince haşlandı. Neyse ki ciddi bir yanığı yok.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0714.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0716.jpg
İçimizden Korhan ise kayınvalidesine kahvaltıya davetli olduğu için biraz bizimle turlayıp ayrıldı. Ahh Korhan ahh olacaklar içine mi doğru ne?
Peter bizi acayip değişik bir rotadan götürdü Elmadağ'a... Sadece araç değil insan bile geçmiyor neredeyse...
Parkurlar zor ama çok zevkli, bence herkes denemeli ama benden daha dikkatli...
Uzun zaman sonunda bulduğumuz ilk çeşme...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0717.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0718.jpg
Çık çık bitmiyor rampalar... Yokuşlarda turbo gücünü benden esirgemeyen Pit'e teşekkür ediyorum.
Özellikle yaralandıktan sonra destek sağlayan İso'yu da unutmamak lazım. Teşekkürler İso...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0720.jpg
900 rakımlardan 1800'lere tırmandık.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0721.jpg
Kah yürüdüm kah bindim, kah destek aldım ama sonunda ben de zirveye tırmandım.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0722.jpg
Foto makineme laf eden Peter'ı çekiyorum. Burada da güldürmüş müyüm ne!
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0724.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0723.jpg
Yanımızda çok az yiyeceğimiz var. Sanırım Elmadağ merkezi yer nasılsa diye yaptık bu hatayı.
Su derseniz, sıcağa dayanmıyor yine de ölçülü kullanmaya çalışıyoruz...
Tırmanmaya devam...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0725.jpg
Ha gayret az kaldı.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0726.jpg
Ve işte zirvedeyiz.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/IMG_0727.jpg
Olay anı ve hemen sonrasının fotosu olmasa da nasıl pis düştüğümü anlatmak istyorum. Ahanda böyle koca şeftali kadar taşların arasından süper bir parkurdan inişe geçtik. Peter, Derviş, Burak aramızdaki mesafeyi biraz açınca sanki adamları kaçırıcaz, beklemiceklermiş gibi biz de hızla inmeye başladık. Her şey gayet güzel gidiyordu ta ki ben havaya uçana kadar. Kocaman kayayı sen geç fark et, fren sıkama, yana da kaçama, üstünden atlayınca hooop havalara uç, takla at, kafa üstü yere çakıl, yetmezmiş gibi bir de yüzünü yerlerde sürükle, ağzına kum dolsun, burnun kanasın, suratın çizilsin, kol-omuz-bacakta açık yaralar olsun, bi de bunlar güneşte yanıp ciğer gibi olsun, serçe parmağın çıksın. Yeter mi yoksa daha anlatıyım mı?
Düştükten sonra sakın bana ellemeyin dedim. 30 saniye boyunca etraf döndü döndü bir türlü görüntüyü sabitleyemedim, acayip sarsılmışım.
İyi ki kask vardı içine çöktü başım yarılmadı. İyi ki gözlük vardı yerlerde sürünürken çizildi ama gözlerime bişi olmadı . İyi ki eldivenlerim vardı,ellerim yarılmadı o kadar taşın arasında... Kafamdan ve elimden röntgen çekildi. Parmağı yerine takıp atele aldılar işte... İşin kötüsü Salı günü Karadeniz için tura çıkıyoruz. Ben o zamana kadar nasıl iyileşicem yahuuuu? Ağlamak istiyorum sayın seyirciler...
Ne çok geziyorsun Kevser, yeter be Kevser, aman be Kevser diyenler utansın. Nazarınız mı değdi ne oldu yaw. Maşallah diyin yaw... Çok fena düştüm bu sefer. Neyse yine verilmiş sadakam varmış. O düşüşe göre yine ucuz atlattım... Buna da şükür. Allah beterinden saklasın...
Tur arkadaşlarımın çoğunun suyunu pansuman sırasında tükettiğim için özür dilerim. O suları yana yana aradık. Keşke kullanmasaydık. İyi ki evden çıkmadan geri dönüp ilk yardım çantamı da almışım. İçime mi doğdu ne?...
Hayatımın en zorlu gezilerinden birini yaşadım. Düştüğüm için değil, hiç birimizde bir damla su kalmadan ıssız yerlerde yalana yalana g,tmek zorunda kaldığımız için. Çölün ortasına düşsem bu kadar olurdu ancak... Yiyecek deseniz o da yeterli değil! Açlıktan öldük hepimiz. Bence bu gezi zorlu parkurlardan ve acayip testlerden oluşuyordu. Bir kez daha bedenimizin sınırlarını test ettik. Nelere dayanıp dayanamıyacağımızı gördük. Allah kimseyi susuz bırakmasın diye olayı diğer arkadaşlara bırakıyorum... Şimdilik benden bu kadar...


