Scudo Sports

Doğu Karadeniz Turu- Derebaşı Virajları,Soğanlı Geçidi,Uzungöl,Zilkale,Pokut-Gito-Badara Yaylaları

Muhteşem bir tur yapıyorsunuz. Takipteyim.
 
  • Beğen
Tepkiler: Yavuz.M
Scudo
3. Gün


ım.jpg
Gece beton zeminde olmam sebebiyle zaman zaman üşüyerek uyandım.Matın ucundan beton zemine değen elimi hemen geri çekiyorum çünkü sanki buza dokunuyormuşum gibi soğuk.Yumurta mat denilen mat tan kullanıyorum .Anladım ki yüksek rakımda ve bu mevsimde çok kullanışlı değil.Askeri matı çok yer kapladığı gerekçesiyle getirmemiştim.
Peynir,bal,fındık kreması domates ve çay eşliğinde kahvaltımı yapıyorum.En çok merak ettiğim kalktığımda havanın nasıl olacağıydı.Pırıl pırıl bir hava gözlerimi daha çabuk açıyor ,dün göremediğim geçit artık çok net karşımda duruyordu


IMG_8181.jpgIMG_8183.jpg
Hazırlanıp yola çıkıyorum, daha ilk virajı geçmeden sis tekrar yakama yapışıyor.Sanki oyun oynuyor gibiyiz.Ne zamandır bisiklet ile bu geçidi tırmanıp yukarıdan doyasıya aşağıya bakmanın hayali ile kavruluyorum,sis etrafımı sardıkça acaba hep böyle mi olacak diye tedirgin bir şekilde yavaş yavaş tırmanmaya devam ediyorum


IMG_8185.jpgIMG_8186.jpg
Yükseldikçe sisin hareketlerini daha net görmeye başladım,aşağıda dün gece konakladığım bina ,solda çamın arkasında Enes'in Hanı , birazdan daha net görebileceğim sanırım


IMG_8188.jpgIMG_8191.jpg
Sis ,Güneş'i görünce sanki kaçar gibi kayboluyor artık her şey çok net.Yükseldikçe dün geldiğim yolları çok daha net görebiliyorum.Eğim çok güzel , zorlanmadan virajları öğütüyorum ara ara durup manzarayı seyrediyorum,Karaçam'a kadar görüş açık


IMG_8210.jpgIMG_8211.1.jpgımg_8212.jpgIMG_8214.jpg
ilginç bir görüntü iki kayanın arasına sıkışmış olan başka küçük bir kaya havada asılı gibi duruyor


IMG_8215.jpg
Virajların sonu sayılan Demirkapı diye adlandırılan yere gelene kadar kadar sis bir daha kapatmıyor manzaramı , bu durum keyfimi üçe, beşe, ona katlıyor


IMG_8218.jpgIMG_8220.jpg
Bütün bitkilerin üzeri çiğ taneleri ile bezenmiş


IMG_8222.jpg
artık son metrelerdeyim ,bir kaya üzerine tırmanıp daha güzel açılar yakama peşindeyim


IMG_8226.jpg
neden Dünya'nın en tehlikeli yolu sayıldığını ,bu açıdan daha da belirgin şekilde görüp manzaranın detaylarını görsel hafızama kaydediyorum.Virajların başlangıcı 1730 rakım, 5 km yol katedip 13 viraj dönüp bittiğinde 2050 metrelere çıkıyorsunuz.


IMG_8235.jpg
çıktığım yolları seyretmek çok keyifli


IMG_8240.jpgIMG_8241.jpg
(kendimce) zafer pozum


IMG_8242.jpg
bu da ödülüm ,manzarayı seyrederken aldığım lezzet tarif edilmezdi :) o yüzden tarif edemiyorum


IMG_8245.jpg
Demirkapı yı geçtikten sonra sanki başka bir dünyaya dalıyorsunuz,buradan Soğanlı Geçidi ne kadar olan yol çok keyifliydi. Sis yine takılıyor peşime.Olsun ben göreceklerimi görmüştüm,zaten saat 12 civarındaydı artık manzarayı kapatma vakti gelmişti


IMG_8247.jpgımg_8248.jpg
tırmanmaya devam edeceğim Soğanlı Geçidi 2330 m rakımda .Sislerin arasında hayal meyal görünen ineklerin boynunda asılan çanların çıkardığı sesler haricinde başka ses yok


IMG_8252.jpgIMG_8262.jpg
Sonunda Soğanlı Geçidi ne ulaşıyorum yeni sıcak asfalt (200 metre kadar) atılmış ,tabelalar yenilenmiş( üzerime alınmıyorum)Burada rüzgar daha üşütücü üzerime montumu giyiyorum.Motorla tura çıkmış bir gezgin ile karşılaşıyorum ,ayaküstü biraz laflıyoruz

IMG_8263.jpgIMG_8265.jpg
Hizmet dışı olan binayı geçip sola doğru Bayburt yoluna sapacağım , 100 m sonra tekrar sola Şekersu Yaylası na sapacağım


IMG_8267.jpgIMG_8268.jpg
Artık Şekersu yolundayım ,yol tekrar toprak yola dönüşüyor

IMG_8271.jpgIMG_8273.jpg
Şekersu yaylası na geliyorum ,akşam için ekmeğim bitti bakkal arıyorum .Sis iyice bastırdı yayla ne tarafta tam olarak göremiyorum,telefondan bakıyorum ve evlerin kalabalık olduğu yöne doğru ilerliyorum ,bakkal oralardadır diye tahmin ediyorum


IMG_8276.jpg
sislerin içindeki bir kadına bakkalı soruyorum
bakkalın burada değil 2 km ilerideki Büyükyayla da olduğunu söylüyor geri dönüp indiğim hafif rampayı tekrar çıkıyorum.Yol kenarında yol düzenlemesi için çalışan işçilere Büyükyayla yolunu soruyorum.


IMG_8279.jpg
Enerjim bitmek üzere, yarım muz takviyesi yapıyorum.Yol bitmek bilmiyor


IMG_8285.jpgIMG_8286.jpgIMG_8287.jpgIMG_8295.jpg
sonunda Büyükyayla ya ulaşıyorum hafiften yağmur başlıyor,ilk kez yağmurla yüzleşiyorum.Öğle vakti çıkmak üzere hemen abdest alıp yandaki camiye giriyorum.Camiden çıktığımda bankta oturan kişinin cami ile ilgilenen kişi olduğunu öğreniyorum.Yaylalardaki camilerde görevli imam yok ,yayla sakinlerinden yeterli olan bir kişi namazları kıldırıyor.

IMG_8297.jpg
Bakkalı buluyorum,şu anda bakkalı genç bir kız işletiyor ,babasına yardım ediyormuş.Bakkal ne ararsan var şeklinde değil de ,bulduğunu yersin şeklinde.
Ton balığı ve makarna dahi yoktu.Çikolata, gofret ,büsküvi ve ekmek alıp çıkıyorum.

IMG_8298.jpg
Bisikleti bıraktığım bankın kenarında yemek hazırlıklarına başlıyorum ki ; cami ile ilgilenen kişi geliyor


IMG_8300.jpg
Ne yapıyorsun sen burda diyor
yemek yapacağım diyorum
eyvah diyorum şimdi burda olmaz başka yerde yap diyecek
olmaz ,burda olmaz sen gel benimle, bak burada imam evi var ,imamın başka bir yere tayini çıktı şu anda imam evi boş sen orada konakla diyor.

IMG_8302.jpg


IMG_8304.jpg
.Beni, açtığı büyük demir kapıdan evin içine götürüyor .Bisiklet için koyacak yer de var .Mutfakta kap- kacak ,çamaşır makinası ,aygaz ,yemek tencere tavaları hepsi var.Ufak bir sunumdan sonra beni evde bırakıp gidiyor. Yorgunluğumun üzerine bu imkanlar çok iyi geliyor ,yağmur altında çadır kurma telaşından ,gece üşüme ihtimalinden kurtuluyorum.Yatağı görünce kendimden geçiyorum.Üşürsen sobayı yak demesine rağmen sobaya ilişmiyorum ,evin içi hafif serin ama üşünecek kadar soğuk değil.Gördüğünüz menü ile akşam yemeğini halledip yatağın üzerine uzanıp telefonda çektiğim fotoğraflara bakıyorum.Göz kapaklarım ağırlaşıyor fazla direnemiyorum.

IMG_8305.jpg
gidilen yol 23 km, yükseklik en fazla 2450 m
 
Son düzenleme:
Derebaşı viralarını ikince kez bir tur yazısında izliyorum. Ak sakallı dede misali ''gell gell'' diye sesleniyor sanki. 2020'de planlayabilirim umarım.
 
Derebaşı viralarını ikince kez bir tur yazısında izliyorum. Ak sakallı dede misali ''gell gell'' diye sesleniyor sanki. 2020'de planlayabilirim umarım.
dilerim işleriniz denk gider ve güzel bir tur yaparsınız
 
  • Beğen
Tepkiler: SerkanNamazcı
Güzel bir tur yapmışsınız. Performansınızı iyi maşallah.Devamini bekliyoruz.Gidersek yol ve konaklama yerleri için güzel bir bilgilendirme oluyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: Yavuz.M
Tam hayalimdeki turlardan. Böyle turları çok seviyorum. Takipteyim.
 
  • Beğen
Tepkiler: Yavuz.M ve Atasoy
gerçekten hayal gibi bir tur, muazzam fotoğraflar, karadeniz insanının inceliği de cabası. Allah kaza bela vermesin, heyecanla takip ediyorum.
 
  • Beğen
Tepkiler: Yavuz.M
4. Gün Şekersu Büyük Yayla-Garester YaylasıIMG_8308.JPG
Sabahleyin yine güneşli çok güzel bir güne uyanıyorum.En son fotoğraflara bakarken uyukladığımı hatırlıyorum uyanıncaya kadar arada geçen sürede hiç bir şey hatırlamıyorum,sağa sola döndüm mü, üşüdüm mü ?

IMG_8308a.JPG

IMG_8310.JPG
Kahvaltımı yapıp bisikletimin tozlanan zincirini bez ile avuç içimden gezdirip temizliyorum ,dün Soğanlı Geçidi'nden sonra Yaylaya kadar olan yol toprak yol olduğu için zincir aşırı tozlanmıştı.Zincirin her baklasını tek tek yağladıktan sonra çantalarımı ve bisikletimi imam evinin önüne getiriyorum.Dün anlaştığımız üzere saat tam 8 de Uzungöl e gidecek olan ve bana konaklama imkanı sağlayan kişiye anahtarı teslim edeceğim.Tam saatinde, minibüsün sağ ön koltuğa oturmuş, gülümseyerek bana yaklaşıyor.
-elektrikleri kapattın mı
-Kapıyı kilitledin mi
-Aygazı kapattın mı
hepsine kendimden emin 'Evet' diyorum ,anahtarı teslim ediyorum ve bir hatıra fotoğrafı çekiyorum. Gözlüklü olan iyi adam ,diğeri minibüs şoförü
Allah böyle insanlardan razı olsun


ımg_8310a.JPG
Sabah ışığında yayla muazzam görünüyor ayrılmak istemiyorum bu güzellik karşısında ama benim görmek istediğim manzaraya ulaşmam lazım .Uzungöl ü yukarıdan seyretmek,beni bu tura çıkmaya zorlayan lokomatif hayalimdi

ımg_8310b.JPGIMG_8311.JPG
bu günkü planım Öğleye Garaster Yaylası na ulaşmak ve Cuma Namazı nı orada kılmak.Şu anda 2400 rakımdayım yaklaşık 250 metre daha yükselip toplam 20 km sonra 2,250 metreye Garaster Yaylası na ulaşacağım.Öğleden sonra yine sis her tarafı kaplayacak onun için bu gün Garaster Yaylası nda geceleyip yarın sabahtan açık havada Uzungöl e doğru inişe geçeceğim
Yaylanın çıkışında, yürüyerek giden 60 yaşlarındaki adamın yanından geçerken selam veriyorum ,nereye gideceğimi soruyor.
bu adama rastlamam ,benim tur boyunca yaşayacağım en gereksiz karşılaşmaymış meğer .
İleriki yoldan yükselip tepeyi aşıp Garaster yaylasına gideceğimi söylüyorum.
Kendi yaya olarak Uzungöl e gidiyor.Yaklaşık 28 km ,hepsini yürüyecekmisin diyorum yok nasıl olsa bi araç denk gelir beni alır diyor.Garaster Yaylası na kendi gittiği yol üzerinde bulunan Yaylaylaönü Yaylası ndan gidersem yolun hem daha düzgün hem daha az rampalı olduğunu söylüyor. Tereddüt ediyorum ,yöre insanı sonuçta ne kadar yanılabilir diyorum kendi kendime ve tarif ettiği yola yöneliyorum .
Adam yürüyerek (benim 200 metre kadar gerimde) ben bisikletle aynı yolda ilerliyoruz.Bi taraftan da 250 metre rampa çıkacaktım iyi oldu bu adama denk geldiğim diye hafiften sırıtıyorum.Yaklaşık 200 metrelik mesafede bir tepeyi çıkıp aşağı doğru inmeye başlıyorum, bu arada aşağılardan sigara dumanı gibi bana doğru gelen sis yukarı yükselmeye başlıyor saat daha henüz 10 civarı , bu gün yolculuk boyunca hiç bir şey göremeyeceğim galiba diyorum


ımg_8311a.JPG
Disk frenimin çıkardığı inleme sesleriyle zaman zaman sisin yer değiştirmesiyle oluşan boşluklardan görünen yarım yamalak manzara eşliğinde inmeye devam ediyorum.Yahu hala iniyorum, saatime bakıyorum 2,5 km de 200 metre irtifa kaybetmişim, daha da ineceğim gibi görünüyor.Laylaylom inmek güzel de çok iyi bildiğimiz gibi her inişin bir de çıkışı var.Bu yoldan gelmekle hata yaptığımı düşünüp geri dönüyorum , indiğim yolu % 8 lik rampa çıkarak 200 metre yükseleceğim.İçimden beni bu yola yönlendiren adama karşı kıpır kıpır bişeyler hissetmeye başlıyorum.Hislerim dudaklarım arasında seslenmeye başlıyor engel olamıyorum .yukarı doğru pedal basarken karşıdan çift kasa bir pikap görünüyor yaklaştıkça görüyorum ki içindeki 4 insandan biri kadın ,geri kalan 3 kişiden biri bana çok tanıdık geliyor.Beni bu yola yönlendiren adam .Dediği gibi bi araç denk getirmiş .Neden döndün Yaylaönü ne az yolun var ondan sonra işin kolay diyor.Düşünüyorum kendi rotamdan gitmek istesem geriye dönüp toplam 500 metreye yakın tırmanacağım adamın dediğine uysam Yaylaönü ne inip oradan Garaster e yine en fazla 500 metre tırmanırım diyorum .Basireti bağlanmak diye bir tabir var ya ; benimki bağlanmayı geç düğüm oldu resmen.Adam beni yine hipnotize ediyor ve yukarı tırmanmaktan vazgeçip Yaylaönü ne doğru devam ediyorum .Adamın bulunduğu araç sisin içinde virajdan kıvrılarak kayboluyor. İnmeye devam ediyorum ,etrafım sisle kaplı manzara yok .


IMG_8314.JPG
Sonunda Yaylaönü ne geliyorum ,betondan bir yol yapılmış, hemen yanı başımdaki evleri görebiliyorum görüş mesafem 30 metre civarında.Sis olmasa nasıl manzaralarla karşılaşabileceğimi sorguluyorum kafamda.

IMG_8316.JPGIMG_8317.JPG
Yaylanın çıkışında çeşme kenarında oyalanan iki genç görüyorum.Garester Yaylası yol ayrımına tahminen ne kadar kaldığı hakkında bilgi alıyorum .Etrafa saçılmış yayla evlerinin ortasından geçen beton yol yaklaşık 3 km sonra bitiyor.Yol bittiğinde zaten yayla çoktan bitmiş oluyor.İki tarafı yemyeşil yüksek ağaçlarla kaplı olan yol çok keyif veriyor.Ama ben hala iniyorum rakım 1800 metre .600 metre inmişim oldu olan deyip devam ediyorum yapacak birşey yok


IMG_8318.JPG
Bu tabelaları görünce önünde bir fotoğraf çekiyorum

IMG_8322.JPG
Bundan sonra sola giden yol Garester yol ayrımıymış nasıl oldu bilmiyorum hemen karşımdan ayrılan bu yolu görmeyip yoluma düz (sağ taraftan)devam ediyorum.İndikçe Uzungöl ü besleyen ana derenin sesini daha net şekilde duymaya başlıyorum,bu gidişle Uzungöl e ineceğim. Rakıma bakıyorum 1750 metre ,o anda Garester yol ayrımını kaçırdığımı anlıyorum.

IMG_8323.JPG
Hadi bakalım dön geriye ,yaklaşık 1 km sonra kaçırdığım yol ayrımını buluyorum.Geçtiğim yollar o kadar güzel ki adama olan kızgınlığım bile geçiyor
Şimdi buradan 8 km mesafede 500 metre yükselip Garester e ulaşacağım.

IMG_8324.JPG
Beton yoldan ayrılalı çok oldu .Sis dağılmaya başladı artık daha çok alanı görüp 'vay canınaa' diyebiliyorum

IMG_8332.JPGIMG_8334.JPG
Lustra yaylasına geldiğimde telefon direğindeki özenle yazılmış Lustra levhası karşılıyor beni ilk olarak.

IMG_8335.JPG
Sis iyice dağıldı ,biliyorum Uzungöl karşı dağ ile bulunduğum dağın birleştiği vadide ama buradan göremiyorum

IMG_8336.JPGIMG_8337.JPGIMG_8338.JPGIMG_8339.JPG
Yaylanın küçük meydanında bir kaç tavuk ve mısır satan gençten başka kimse yok.Mısırın fiyatını soruyorum 5 tl diyor.Tadına bakıyorum süt mısırı değil kazık gibi ,bir kaç ısırık alıyorum .Ayıp olmasın diye ileride gencin beni göremeyeceği bir yerde, mısırı kenara fırlatıyorum,etrafta dolaşacak inekler onu benden daha lezzetli şekilde yiyecektir nasıl olsa.

IMG_8342.JPGIMG_8342a.JPG
Buralar çok güzel yahu,seyrine doyum olmuyor


IMG_8343.JPGımg_8344.JPG
Yükseldikçe aşağıda Uzungöl etrafına dağılmış yapıları görmeye başlıyorum,biraz daha yükseliversem Uzungöl'ü de görüvereceğim


IMG_8353.JPG
ha gayret

ımg_8354.JPG
Nihayet Uzungöl ile ilk karşılaşmamı gerçekleştiriyorum,şimdilik kıyısından bi görümlük alıyorum ,aşağıya doğru Çaykara ya uzanan vadi görülüyor.
Yol daha dikleşip kıvrımlarını artırıyor .

IMG_8359.JPG
Her tarafta bu dairelerden çokça görüyorsunuz çok zararsızlar ,ta ki üzerine basana kadar.


ımg_8360.JPG
Sonunda Garaster Yaylası na geliyorum fakat göz gözü görecek gibi değil ,önümde bir bina ve üç yol var hangisinden devam edeceğime dair hiçbir fikrim yok.Cuma namazına yetişemiyorum.Binaya doğru ilerleyip kapısındaki kadına camiyi soruyorum .Camiye geldiğimde yan tafaftaki yayla evinin kapısındaki adam ne aradığımı soruyor .Namaz kılacağım diyorum,iyi ,namazını kıl da sonra sana bi çay vereyim diyor.


IMG_8361.JPG
Camiden çıkıp kapısını tıklatıyorum beni içeri davet ediyor ve hemen etrafta dolaşan hanımına sofrayı kurmasını söylüyor,ben ayıp olmasın diye çay teklifini geri çevirmemiştim kendimi bi anda sofrada buluyorum .Aslında hemen çadırımı kurup ondan sonra etrafı dolaşmak istiyordum.Sanki beni bekliyorlarmış gibi hemen yemek geliyor,yanında kendi yaptıkları kaymak,pekmez, turşu ve tandır ekmeğinden ikram ediyorlar.Yemekten sonra etrafı dolaşmaya çıkıyoruz

IMG_8363.JPGımg_8364.JPGIMG_8366.JPG
Yaylaya ilk geldiğimde gördüğüm binanın altında ortak ocakbaşı var .Yayla halkı burada ekmeğini kendi yapıyor.

IMG_8367.JPGIMG_8368.JPG
Sis devamlı mevzi değiştiriyor


IMG_8371.JPG
Hacı Mustafa Abi ile beraber yaylayı geziyoruz ,bana ocakbaşının üst katındaki odada konaklayabileceğimi söylüyor.Ben ise çadırda konaklamanın daha keyifli olacağını söylüyorum.

IMG_8373.JPG
Tepe restorana girip çay içiyoruz biraz olsun içimiz ısınıyor.Sonra tekrar turumuza devam ediyoruz.

IMG_8380.JPGIMG_8383.JPGIMG_8384.JPGIMG_8386.JPGIMG_8387.JPGIMG_8410.JPGımg_8411.JPG
Mustafa Abi bilge kişi gibi, yaylada bir iş yapacak olan gelip ondan akıl alıyor,dayı oğlu yeni yaptığı evinin çatısında kullanacağı direğin ölçüleriyle ilgili bilgi alıyor ,ben de Karadeniz şiveli iki kişinin bu muhabbetini keyifle seyrediyorum.

IMG_8418.JPGIMG_8440.JPG
Tepe restoranın yanından tel örgü ile ayrılan Uzungöl manzaralı alana çadırımı kuruyorum.Sis hala Uzungöl ü görmemize izin vermiyor ama oradan kulaklarımıza kadar gelen araç seslerini duyabiliyoruz.

IMG_8443.JPGkaradeniz00014.JPG
Mustafa Abi Haşmet adını verdiği danasını damın kenarında bulunan demirlere vurarak çağırıyor.

karadeniz00015.JPG


karadeniz00016.JPG
Fakat Haşmet dama doğru yönelmek yerine bize doğru gelip hızla bir salvo atarak öğle bir uzaklaşıyor ki ; arkasından kurşun atsan yetişmeyecek.Anlam veremiyoruz üzerimdeki yağmurluğun fosforlu yeşil renginden olabilir diye fikir yürütüyoruz

karadeniz00017.JPGkaradeniz00018.JPGkaradeniz00019.JPGkaradeniz00020.JPGkaradeniz00022.JPG
Ara ara sis dağılınca hemen seyir tepesine koşup Uzungöl ü seyrediyorum

karadeniz00023.JPG
Mustafa Abi akşama kadar otlayan ineklerini ,sanki çocuklarıymış gibi konuşarak eve dönmeye ikna etmeye çalışıyor

karadeniz00025.JPGkaradeniz00035.JPGz99.JPG
Akşam namazından sonra Mustafa Abi beni odalarına davet ediyor.Burada, yayladaki erkekler dostluklarını pekiştirmek adına her gün akşam ile yatsı namazı arasında toplanıp evlerinden gönlünce getirdikleri yiyecekler eşliğinde muhabbet edip sorunlarını,sevinçlerini,beklentilerini,yayla günlüğünü paylaşıyorlarmış.Benim nasibime çay eşliğinde fındık,tandır ekmeği ,çökelek ve yayla tereyağı düşüyor.

z110.JPG
Yatsıyı kıldıktan sonra tekrar odaya dönüyoruz ben izin isteyip en son bu ahşap merdivenden çıkıp çadırıma gidip dinlenmeye çekiliyorum.
gidilen yol : 20 km yükseklik: karışık
 
Muazzam bir tur her şeyiyle mükemmel olmuş bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederiz
 
Harika, müthiş. darısı başımıza
 
  • Beğen
Tepkiler: Yavuz.M
5.gün Garaster Yaylası-Uzungöl-of-Çayeli

IMG_8472.JPG
Dün akşam saat 11 civarında yanıma komşular geldi .Seslerinden anladığım kadarıyla genç iki delikanlı.Bir müddet çadır kurma aşamasında geçen muhabbetlerini dinlemek zorunda kaldım ,çadır kurduktan sonra ateş yakıp mangal yaptılar.

Sabahleyin yine açık bir hava vardı .Sabah namazına gidip Hacı Mustafa Abi ile vedalaştım.Çadırların yanına geldiğimde Uzungöl sis deryasından görünmüyordu güneş yavaş yavaş yüzünü göstermeye başladığında komşular da fotoğraf çekmek için başlarını çadırlarından çıkardılar


IMG_8473.JPGIMG_8474.JPG
kısa aralıklarla sis dağılıp tekrar geliyor


IMG_8496.JPG
Tesisin yanından tel örgüleri geçip ,uçurumun kenarına çadır kurulan alana geliyorsunuz


IMG_8517.JPGIMG_8581.JPG
Uzungöl ü görmek artık mümkün değil


IMG_8601.JPG
Yarım saat kadar fotoğraf çekiyorum,bu arada güneş iyice ısıtmaya başlıyor çadır altlığımı,bisiklet örtümü kuruması için tellere asıyorum .Gece yağmur yağmadı ama oluşan çiğden sanki yağmur yağmış gibi çadırımın üstü de ıslak.Ben fotoğraf çekerken ıslak olan eşyalarım da bi taraftan kuruyor.

ımg_8602.JPG


IMG_8614.JPG
Kahvaltımı yapıp eşyalarımı topluyorum.Harekete hazırım


IMG_8618a.JPG
Bu gün devamlı ineceğim, ilk olarak Uzungöl e oradan Of a. Sonrasında Ardeşen e kadar gidip orada öğretmen evinde konaklamayı düşünüyorum,temizlenip çamaşırlarımı yıkamak istiyorum.



IMG_8618b.JPG
Güneş yükseldikçe sis dağılmaya başlıyor bu da neşeme neşe katıyor.


ımg_8620.JPGIMG_8625.JPGımg_8626.JPG
Arada durup manzaranın beni büyülemesine izin veriyorum.Bu anlar hiç bitmesin istiyorum.Sağ alt tarafta Uzungöl-Çaykara yolu görülüyor.
Bekle beni Çaykara yolu geliyorum


ımg_8627.JPG
Geliyorum ama ön fren sinyal vermeye başlıyor ne kadar sıksam da tutma kapasitesinin düştüğünü farkediyorum ,ön fren performansı iyice düşüyor ,çok dik olan rampaları inerken arka freni daha güçlü sıkıyorum .Bu durumda arka frene daha fazla yük biniyor.


ımg_8630a.JPGIMG_8631.JPGIMG_8649.JPG
En sonunda Uzungöl ile yüzleşiyoruz ama ne yüzleşme ; kendimden geçiyorum manzara karşısında .Ben sırf bu açı için ne zamandır Uzungöl hayalleri kuruyordum ,sonunda kavuştum


IMG_8651.JPG
Acaba, bir güzele kavuşmayı beklemek mi yoksa o güzele kavuşmak mı daha güzel karar veremiyorum.Kenara çimenlerin üzerine oturup uzun bir süre Uzungöl ün eşsiz manzarasını seyrediyorum


ımg_8652.JPGIMG_8662.JPG
hemen yan tarafta dün gece kamp atıp bu manzarayı seyretmek isteyen iki genç görüyorum


ımg_8670.JPG
1 saat kadar manzarayı seyredip fotoğraf çekiyorum .Uzungöl artık bitmiş mahvolmuş diyorlardı şimdi bunu yakından görmeye gidiyorum.


IMG_8671.JPG
Goloomad denilen işletmede insanlar hem bir şeyler içiyor hem manzara seyrediyor.İşletme tıklımbasa dolu,Uzungöl görüntü açısı bunu hakediyor.


IMG_8673.JPG
Kıvrıla kıvrıla yaklaşıyorum,ormanlık alanlardan geçiyorum arada


ımg_8673b.JPG
2300 rakımdan yaklaşık 9 km de 1200 m irtifa kaybederek ortalama % 13 eğimli kıvrım kıvrım bir rampayı inip Uzungöl e geliyorum, tam bir panayır alanı gibi ne ararsan var, hızla göl etrafında bir tur atıp Çaykara ya doğru inişe geçiyorum

ımg_8674.JPG

IMG_8692.JPGımg_8703.JPGımg_8703a.JPGIMG_8704.JPGIMG_8711.JPG
Ön frenim artık hiç tutmuyor fren kolunu sonuna kadar sıkıyorum hiç bir etki göstermiyor ,arka fren devamlı sıkılı vaziyette iniyorum ,fren kolunu biraz bırakıp eğime kendimi bıraksam virajlarda sıkıntı olacak durmak istediğimde duramayacağım ,bu da güvenli bir sürüş sağlamayacak bana.
Hızımın artmasına izin vermeden Uzungöl (benim gidiş yönüme göre) çıkışındaki dik rampayı dikkatli şekilde iniyorum ama istediğim hızda inemediğim için içim gidiyor.Yapacak bir şey yok Çaykara ya doğru ilerliyorum


IMG_8714.JPG
4 gün önce geçtiğim Çaykara ya tekrar geliyorum.


IMG_8715.JPGIMG_8717.JPG
Kilometre saatimin ekranında yanıp sönen 'low' uyarısını görüyorum, pilini değiştirmek için saatçi arıyorum.Çarşı çıkışında küçük bir dükkanda pilini değiştiriyorum .

IMG_8720.JPGIMG_8721.JPGIMG_8722.JPG
Yapılan yol ve tünellere malzeme üreten tesisler görüyorum

IMG_8723.JPG
Dernekpazarı çarşısında ikinci el dükkanında bir müddet tarihi eşyaları inceliyorum

IMG_8732.JPG
Dernekpazarı nı geçtikten sonra bisikletimde bir zorlanma hissediyorum.Arka teker fren pabuçlarının fren diskini sıkıştırması sebebiyle rahat şekilde dönmüyor . 2-3 km böyle gittikten sonra yol kenarında seyyar gıda satanların boşalmış standını görüyorum önünde bir de masası var.Burada durup bisikletteki sorunu tamir etmeyi düşünüyorum.Yukarıda bulutlar kararmaya başlıyor.

Bisikletimden inip kapalı alana çekiyorum,tamir aletlerimi çıkarıp masa üzerine yayıyorum.Arka fren balatasını söküyorum gördüğünüz şekilde .Tura çıkarken yenilediğim balatalar bitmiş vaziyette.4 gündür rampa çıkıyorum o yüzden frenleri çok kullanmadım ama bu gün yaklaşık 35 km lik (bunun 25 km si %12-13 eğime sahip)rampalardan inince (üstelik ön freni de kullanamadım) balatalar mortingen şıtırayze.


IMG_8734.JPG

ımg_8735.JPG
Aniden yağmur başlıyor,fren için durmayıp devam etsem yağmura yakalanacakmışım,oysa şimdi bozuk bi frenim de olsa ıslanmıyorum, yanıbaşıma kulübenin tepesinden akan yağmur damlaları düşüyor.Yedek balatayı takacağım ama pistonlar çok dışarı çıkmış yeni balata girmiyor metal levye ile geri ittirmeye çalışıyorum banamısın demiyorlar.Bisikleti ters çeviriyorum bu sayede fren kolu biraz yumuşuyor ,pistonları geri ittirip balatayı takıyorum.Bisikleti düz çevirip fren kolunu 8-10 kez pompaladığımda fren normale dönüyor.Tamir aletlerimi toplayıp çantalarımı takıyorum.

IMG_8737.JPG
Yağmur dinene kadar yamaçlardaki çay bahçelerini seyrediyorum.Yarım saatlik bir yağmur seansından sonra tekrar yola düşüyorum


IMG_8741.JPGIMG_8744.JPG

Turuma başladığım şehirdeyim.Dağlardan gelen , yağmur nedeniyle çamurlaşmış dere Karadeniz ile buluşuyor.


ımg_8745.JPG
Of da ekmek arası ile karnımı doyuruyorum.Düşüncem Rize ye gelip orada mümkün olursa ön freni tamir ettirmek veya aynı freni bulabilirsem yenisiyle değiştirmek.Net ten Rize deki bisiklet firmalarına bakıyorum,telefon edip görüşüyorum ,aynı frenden olmadığını arıza tamiri için ise öncelikle durumu görmesi gerektiğini söylüyor.
İstikamet Rize .
Uzungöl Of arası 40 km devamlı indim ,Of tan sonra ise sahil yolundayım sol tarafımda deniz, sağ tarafımda dağlar eşliğinde turumun ikinci etap başlangıcı olan Ardeşen e kadar ilerleyeceğim.

Hava hafif serin düz yolda keyifli bir şekilde gidiyorum.Rize de yolumun üzerinde telefonda konuştuğum bisiklet tamircisini buluyorum ,fren pistonunun bozulduğunu bu nedenle hidroliği itemediğini dolayısıyle balataların diski sıkımadığını , zaten disk frenlerin ortalama bir kullanımda 5 sene ömürlerinin olduğunu söylüyor.Fren modelim Avid elixir 3 .Yedek parçasını Rize de değil nette bile bulmak zor .Elinde tektro hidrolik fren var ,tek alternatifim bu ancak ben ön frensiz tura devam etmeyi tercih ediyorum.


IMG_8749.JPG
Çayeli ne geldiğimde hafiften yağmur atıştırmaya başlıyor çadır kurabileceğim yer bakıyorum ,yağmur şiddetini artırıyor,gözüm yol kenarında camiye ilişiyor.Bisikletimi cemaatin namaz öncesi ve sonrası sohbet ettiği,caminin altındaki odanın yağmur almayan girişine bırakıyorum ,akşam namazından sonra caminin imamı ,öğrencilerin ders odasında konaklayabileceğimi söylüyor ,yağmur hala devam ediyor bu şartlarda olabilecek en güzel teklif.Bisikletimi sohbet ettikleri odanın önüne kilitli alana alıyorum, çantalarımı alıp yan tarafta bulunan merdivenden öğrencilerin ders odasına çıkıyorum.Odada bir lavabo ,sıralar ve sünger minderler var,temiz düzenli bir oda .Sünger minderleri altıma serip dinlenmeye çekiliyorum.

bu gün 102 km yol katettim ve ilk 40 km de 2300 m den deniz seviyesine indim.
 
@Yavuz.M tur kaydı tuttuysan turladığın rotayıda paylaşabilirmisin?
 
Geri