aliöğretmen
Aktif Üye
- Kayıt
- 17 Eylül 2010
- Mesaj
- 114
- Tepki
- 198
- Şehir
- BURSA-ŞIRNAK
Bundan birkaç yıl önce Mudanya’ya kadar gitmiştim bisikletimle. Emek’ten sonra başlayan yokuşu çekilmez olsa da sadece tepeden Mudanya’ya kadar olan inişi Mudanya’yı cazip kılıyor bana. Tüm bunlara rağmen aklımda Mudanya’ya pedal çevirmek yoktu. Dostum Orhan, ortak bir dostumuzun düğünü için İstanbul’a gidecekti ve dönüşü de oradan satın alacağı bisikletle yapacaktı. Sayemde bisiklet virüsünü kapanlardan birisi olan Orhan’ı Mudanya’da karşılamaya karar verdim. Bunun için sabah ilk feribotla yola çıkan Orhan’la haberleştik ve ben de sabah erkenden yola çıktım. Emeğe kadar normal tempoda pedal bastım ki Emekte başlayan yokuşu çıkabilmek için enerjim kalsın. Ancak daha önce başka bir bisikletle çıktığım o yokuşu alt etmek o gün bana hiç de zor gelmedi. Sevindim için için. Bisiklet farkı önemlidir elbet ancak biz de Ali Babi olarak bisiklet sürmede bir yerlere geldik sanırım. (Düşündüğüm gibidir inşallah) . Arkasından bütün yokuşların hediyesi olan inişi rüzgar gibi geçip Mudanya girişinden gidonumu Güzelyalı’ya doğru kırdım. O saatlerde feribottan inmiş olan Orhan’la biraz sonra sahilde buluştuk. Hayırlı olsun ve selamlama faslını geçtikten sonra Kıyı boyu pedallayarak Mudanya merkeze gelip bir Börekçide kahvaltımızı yaptık tavşan kanı çaylar eşliğinde. Daha önceki gelişimde de uğradığım börekçinin börekleri oldukça hoşuma gitmişti. Bu sefer de börekler çok hoştu. Ancak daha önce metal olan kullandığımız tabak, çatal vs bu sefer değişmiş, kullanılıp atılan plastik tabak ve çatallar kullanılmaya başlanmış börekçide. Bunların çevreye zararlı olduğunu söyledim ve neden artık metal olanları kullanmıyorsunuz diye sordum. Yıkayacak eleman bulamadıklarını söylediler. İnsanlar bir şekilde daha kolay ve daha ekonomik olana yöneliyorlar. Türkiye’de köklü bir çevre koruma bilinci oluşmuş değil. Bu durumda etkin bir devlet çevre politikasının ve sıkı bir denetimin olması gerekiyor. Maalesef o da yok bizde. Dünyamızı sevelim, ona iyi daranalım. Ona muhtacız ve suyunu içeceğimiz havasını soluyacağımız başka bir dünya yok.
Doğaya kötü davrandığımız takdirde doğa, muhakkak bir şekilde intikamını alacaktır bizden. Karnımızı doyurduktan ve sosyal mesajımızı da verdikten sonra Zeytinbağı’na doğru pedal basmaya başladık. Yol deniz kıyısı boyunca ormanlık alanlardan ine çıka Zeytinbağı’na kadar çok güzel bir şekilde devam ediyor. Hava sıcak olduğu için ara ara dinlenme molaları verdik. Nerede güzel, manzaralı, ağaçlık, gölgelik bir alan bulup şurada dinlenelim dediysek hepsinin bizler tarafından birer çöp yığınına dönüştürüldüğüne tanık olup bir kez daha üzüldük.
Tirilye, Mudanya’ya 11 kilometre, Marmara Denizi kıyısında, zeytiniyle ve tarihi yapıları ile ünlü küçük bir kasaba. Tirilye’de eski ismi Aya Tadori olan ve kapısında Hicri 968, Miladi 1560 yazılı olan eski kilise, sonradan Fatih Camii ismiyle ibadete açılmış olan camiyi gördük. Restorasyon halinde olan tarihi Taş Mektebe dışarıdan seyredip birkaç tarihi çeşmeden su içtik. Tarih, deniz ve zeytin kokan sokaklarında pedal çevirdik. Tirilye’yi tepeden gören bir noktadan birkaç fotoğraf çekip, Mudanya üzerinden Bursa’ya geri döndük. Yeni bisikleti üzerinde yeni olan Orhan Mudanya’dan sonraki yokuş dışında hiç de fena değildi bu arada. Kendisini çok takdir ettim.
http://3.bp.blogspot.com/-W3fNicmBos4/T1Qbu8jSddI/AAAAAAAAAjA/3M4REZylCp0/s1600/DSCF2293.jpg
Bir tepeden Orhan ve arkada Tirilye
http://1.bp.blogspot.com/-4lE_US7tZ7Y/T1QbyU0_N3I/AAAAAAAAAjI/HIbEmutONb0/s1600/DSCF2285.jpg
http://3.bp.blogspot.com/-PA_cCKRfJxY/T1QeGkIrJHI/AAAAAAAAAkQ/Z7fnlRFg08c/s1600/DSCF2314.jpg
Orhan hem manzarayı seyrediyor hem de fotoğraf çekiyor.
http://2.bp.blogspot.com/-bsU28NySXyY/T1QegiFHC-I/AAAAAAAAAkY/ysMmr3cHEYM/s1600/DSCF2330.jpg
Bu binanın fotoğraflarını görmüştüm daha önce. Restore edileceği günü bekliyor.
Tirilye'de tarihi doku nispeten korunmuş.
http://3.bp.blogspot.com/-xcsMSFlTP2w/T1QoLAf3PbI/AAAAAAAAAkg/NT8Gkb1_VqE/s1600/DSCF2319.jpg
Fatih Camii
http://2.bp.blogspot.com/-ts3N8iBvon4/T1Qb6EeNsDI/AAAAAAAAAjY/Eo_K5PbxIjM/s1600/DSCF2290.jpg
Yukarıdaki binadan yakın plan
http://2.bp.blogspot.com/-WvoZX0m0mVg/T1Qb9mU3YmI/AAAAAAAAAjo/-Kdnkjq1c88/s1600/DSCF2334.jpg
Yolda bize deniz ve zeytin ağaçları eşlik etti.
http://3.bp.blogspot.com/-PmLzRsIDZCc/T1Qb-qNloSI/AAAAAAAAAjw/T5-b5QuFJhU/s1600/DSCF2346.jpg
Aynadan Orhan ve ben...
http://2.bp.blogspot.com/-JBmQjsikhpU/T1QcAGX4k7I/AAAAAAAAAj4/wK_dosgc9PQ/s1600/DSCF2344.jpg
Kıyı boyu buna benzer sahiller var. Mevsimi olmasına rağmen tenha.
http://4.bp.blogspot.com/-6_uF0u_wihg/T1QcBWzsdWI/AAAAAAAAAkA/cJjdygGbHUg/s1600/z1.jpg
Bisikletin hayırlı olsun Orhan. Üzerinden inmeyesin.
Doğaya kötü davrandığımız takdirde doğa, muhakkak bir şekilde intikamını alacaktır bizden. Karnımızı doyurduktan ve sosyal mesajımızı da verdikten sonra Zeytinbağı’na doğru pedal basmaya başladık. Yol deniz kıyısı boyunca ormanlık alanlardan ine çıka Zeytinbağı’na kadar çok güzel bir şekilde devam ediyor. Hava sıcak olduğu için ara ara dinlenme molaları verdik. Nerede güzel, manzaralı, ağaçlık, gölgelik bir alan bulup şurada dinlenelim dediysek hepsinin bizler tarafından birer çöp yığınına dönüştürüldüğüne tanık olup bir kez daha üzüldük.
Tirilye, Mudanya’ya 11 kilometre, Marmara Denizi kıyısında, zeytiniyle ve tarihi yapıları ile ünlü küçük bir kasaba. Tirilye’de eski ismi Aya Tadori olan ve kapısında Hicri 968, Miladi 1560 yazılı olan eski kilise, sonradan Fatih Camii ismiyle ibadete açılmış olan camiyi gördük. Restorasyon halinde olan tarihi Taş Mektebe dışarıdan seyredip birkaç tarihi çeşmeden su içtik. Tarih, deniz ve zeytin kokan sokaklarında pedal çevirdik. Tirilye’yi tepeden gören bir noktadan birkaç fotoğraf çekip, Mudanya üzerinden Bursa’ya geri döndük. Yeni bisikleti üzerinde yeni olan Orhan Mudanya’dan sonraki yokuş dışında hiç de fena değildi bu arada. Kendisini çok takdir ettim.
http://3.bp.blogspot.com/-W3fNicmBos4/T1Qbu8jSddI/AAAAAAAAAjA/3M4REZylCp0/s1600/DSCF2293.jpg
Bir tepeden Orhan ve arkada Tirilye
http://1.bp.blogspot.com/-4lE_US7tZ7Y/T1QbyU0_N3I/AAAAAAAAAjI/HIbEmutONb0/s1600/DSCF2285.jpg
http://3.bp.blogspot.com/-PA_cCKRfJxY/T1QeGkIrJHI/AAAAAAAAAkQ/Z7fnlRFg08c/s1600/DSCF2314.jpg
Orhan hem manzarayı seyrediyor hem de fotoğraf çekiyor.
http://2.bp.blogspot.com/-bsU28NySXyY/T1QegiFHC-I/AAAAAAAAAkY/ysMmr3cHEYM/s1600/DSCF2330.jpg
Bu binanın fotoğraflarını görmüştüm daha önce. Restore edileceği günü bekliyor.
Tirilye'de tarihi doku nispeten korunmuş.
http://3.bp.blogspot.com/-xcsMSFlTP2w/T1QoLAf3PbI/AAAAAAAAAkg/NT8Gkb1_VqE/s1600/DSCF2319.jpg
Fatih Camii
http://2.bp.blogspot.com/-ts3N8iBvon4/T1Qb6EeNsDI/AAAAAAAAAjY/Eo_K5PbxIjM/s1600/DSCF2290.jpg
Yukarıdaki binadan yakın plan
http://2.bp.blogspot.com/-WvoZX0m0mVg/T1Qb9mU3YmI/AAAAAAAAAjo/-Kdnkjq1c88/s1600/DSCF2334.jpg
Yolda bize deniz ve zeytin ağaçları eşlik etti.
http://3.bp.blogspot.com/-PmLzRsIDZCc/T1Qb-qNloSI/AAAAAAAAAjw/T5-b5QuFJhU/s1600/DSCF2346.jpg
Aynadan Orhan ve ben...
http://2.bp.blogspot.com/-JBmQjsikhpU/T1QcAGX4k7I/AAAAAAAAAj4/wK_dosgc9PQ/s1600/DSCF2344.jpg
Kıyı boyu buna benzer sahiller var. Mevsimi olmasına rağmen tenha.
http://4.bp.blogspot.com/-6_uF0u_wihg/T1QcBWzsdWI/AAAAAAAAAkA/cJjdygGbHUg/s1600/z1.jpg
Bisikletin hayırlı olsun Orhan. Üzerinden inmeyesin.


