SEYİR DEFTERİ
İGUS YAYINCILIK TARAFINDAN
KİTAP HALİNE GETİRİLİYOR !
“Seyir Defteri” çalışmamızı önceden takip eden arkadaşların bildiği üzere bu çalışmalarımız Medyada hergün karşılaştığımız yalan ve aldatmaca üzerine kurulu Tv programları, diziler, showlar, magazinler, vs… altenatif olma gayesiyle yola çıktık.
Medyada yeralan yalan diziler, kandırmaca tv programlarına karşı insanımızın gerçekliği, ülkemizin doğal güzellikleri, tarih, kültür, doğal yaşam üzerine “İnsanlar Alemi Belgeselleri” yapımlarını hep birlikte gerçekleştirelim istedik.
Bu belgesel yapımlarını gerçekleştirmek için en önemli olanın “Bakmak ve Görmek” arasındaki farkı kavramış olmak gerekir dedik.
“Seyir Defteri” programında popülizme yer yoktur. Medyada gördüğünüz boyalı dünyalara burada rastlayamazsınız.
“BİSİKLETLE TÜRKİYE TURU”
Bisikletle Türkiye’yi turlayan Cengiz Yargıç, gittiği her bölgedeki yaşamları kamera ve fotoğraflarla belgeliyor ve bundan sonra kalemiyle bu çalışmayı ölümsüzleştirecek.. Hazırlanan çekimler “Seyir Defteri” adı altında Hayat Tv ekranlarında günlük yayınlanıyor. “Seyir Defteri” çalışmasında bisikletle gidilen bölgelerdeki aktüel çekimler sayesinde yol macerası günbegün tamamen doğal çekimler eşliğinde işleniyor.
Bu programda yeni keşifler yapılmıyor, bilinmedik sözler sarf edilmiyor....
Uzun hazırlık dönemi ve 6 aylık gezi sonucu elde edilen birikimler kitap projesiyle kendini tamamlayacak. Kitap çalışmasıyla Tv programı birleştiriliyor. Asıl temel kitap çalışması olarak çıkılan yol boyunca yaşanan tüm süreçler Hayat Tv de yayınlanıyor.
TÜRÜ:
Politik, Siyasi, Ekolojik, Araştırma, Gözlem ve Gezi Notlarını içermesiyle...
Hazırlayanı, Yazarı, Senaristi, Yapımcısı, Kurgusu, Anlatanı, Yorumlayanı
Halkı, Esnafı, Siyasileri, Sivil Toplum Kuruluşları, Genci, Yaşlısıyla o bölgenin kendi insanı olmasıyla…
Periyodik olarak sürekli çıkmasıyla ama dergi değil kitap özelliği taşımasıyla…
Uzun Soluklu, Geniş Araştırmalarla ve Görsel Bütünlüğüyle Hazırlanan, Yıllar Geçtikçe Değeri Artacak, Nesillere Bırakılabilecek, Belge niteliğinde özgün bir çalışma.
ÖZELLİĞİ:
Çalışma içinde toplumsal referanslar bulunur.
Yaklaşımda ortaya koyduğumuz tüm ilkeler, toplumsal ve ekonomik ilişkiler,
Kitabı hazırlarken denetleyici kuvvetler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gerçek insanların yaşantıları günlük doğal çevreleri içinde incelenir.
Gerçek insanların davranışlarındaki doğallığın koruması, kitabın anlatım diliyle sağlanır.
İller hakkında önceden yazılı kaynak araştırması yapılır, bölge insanları, sivil toplum kuruluşları, önde gelen kişileri ile irtibata geçilir.
Önceden ayrıntılı plan yapmaktan kaçınılır, çünkü çalışma sırasında daha önceden
tasarlanamayacak konular ortaya çıkabilmektedir.
Kitabın içeriği önceden gözlemleme sırasında değil, araştırma ve görüşmeler esnasında oluşturulur..
Tüm gerçekliğiyle yaşanan sahneleri ve yaşam öyküsünü anlatılmasına çalışılır.
İnsan, önem kazanarak canlı bir biçimde kişisel yönleriyle ele alınır.
Toplumsal sorunlar kendi doğal çevrelerinde insancıl ve dürüst bir biçimde ele alınır.
Çoğunlukla siyasi guruplara bağlı olmayan, resmi ve yerel yönetimde yeralmayan ve bağımsız kişiler kullanılır.
Söyleşileri kendi akışı içinde doğal olarak yapılır.
Anlatımda hikayeleştirmeler kullanılmamaya çalışılır
Yaşamın kendi doğal akışı dramatik yapıya uydurularak verilir
Anlatım dili yalındır.
Doğrudan davranışı sergilediğinden bazen söyleşilere aynen yer verilir.
Kişisel ve Siyasi parti yorumlarına tümüyle karşıdır.
Denetim dışı, o anda gerçekleşen olaylarda anlatımda yeralır.
Olayları anlatırken sanat yapmak adına gereksiz edebiyat kullanılmasına izin verilmez.
Toplumsal ahlaki değerler ve kişisel haklar en ön planda tutulur, boş iddialar, belgesiz delilsiz anlatımlara yer verilmez.
İÇERİK:
Her ilde; İnsan, Coğrafya, Ekonomi, Kültür, Sosyal Hayat, Şehir Rehberi, gibi ana temel konular ele alınır.
Her il içerisinden ön planda yeralan kişilerle ve Bölgedeki her kesimden mümkün olduğunca fazla kişiyle görüşmeler yapılır.
Bölgedeki işyerleri, sanayi, üretim merkezleri, meslek kuruluşları, dernekler,
odalar, vs..
Bölgedeki yerel medya / sivil toplum kuruluşları / yerel yönetimler / yerel halk
tarafından karşılanılarak tanışma ve bilgilendirmeler….
Sürekli gidilen yerler ve görüşülen kişiler fotoğraflanır…
“Seyir defteri” adlı serilerimizle, mevcut medyanın popülist yaklaşımlarını ve onların aldatma üzerine kurdukları kuralları yerlebir ediyoruz.
Bizim pedallarımızla ulaştığımız yerlere onların hayalleri ulaşamaz. Çünkü onlar kendilerine yalan senaryolar düzüyor, uydurdukları dünyaları hayallerinde oluşturuyor, kendi hayallerinden karakterler yaratıyor ve sunuyorlar… Onlar gerçek dünyanın farkında bile değiller, çevrelerindeki güzelliklerin, insanların, gerçek hayatın farkında değiller.
Oysaki Seyir defterinin konuları senaryosu, mekanları, kahramanları aramamıza gerek yok.
AMAÇ:
Türkiye’mizin Kapitalist sistem içerisine sürüklenmesiyle birlikte ülke insanlarımız sürekli tükettirilmek üzerine yönlendiriliyorlar. Bu sistem içerisinde bocalayan insanlarımız tüketim toplumu olma yolunda ilerlerken asıl tüketiklerimizin; özgürlüğümüz, hayatımız, aile yapımız, ahlaki değerlerimiz, doğamız, ideallerimiz, mutluluklarımız, vs… olduğunun farkında olmadan sanki büyülenmişcesine kendi yanı başımızda duran tabiat zenginliklerinin, örf ve adetlerin güzelliklerini ve gözü önünde cereyan eden olayların farkında olamıyor.
Bu büyülenmenin en büyük etkeni ise medyadır.
Kapitalizmin görsel büyücüsü medya sistematik şekilde İnsanlarımızın gözlerini kör etti, kulaklarını duymaz, dillerini konuşamaz hale getirdi;
SEYİR DEFTERİ GERÇEĞİN İZİNDE
Bu çalışmanın en önemli fonksiyonu belgelemedir. Belgeleme her
konuda olabilir. Bunu yaparken, herhangi bir olguyu olduğu gibi yansıtmak veya
bilgi aktarmak yerine, görünen gerçeğin altında yatanın, yani gerçeğin özünün
araştırılması Seyir defterinin ayırt edici özelliğidir. Böylece okuyucuya daha
somut bir gerçeklik duygusu ve bakış açısı kazandırmak mümkün olabilir.
okuyucunun konu üzerinde düşünebilmesi, yorum yapabilmesi arzu edilir. Bu açıdan
bakıldığında bu projede büyük bir sorumluluk söz konusudur.
Gerçeği soruşturma yaklaşımı Seyir defterinin en yakın olan yaklaşımdır ve ulaşılmak
istenen, görünen gerçeğin altında yatanın, yani gerçeğin özünün araştırılmasıdır.
Elbette ki günümüz tüketim toplumu ve kapitalist bakışa sahip, güç ve iktidarlarını koruma peşinde olanlar bu tür çalışmalardan hoşlanmayacak, saldırıya geçecekler, sürekli eleştirilere maruz kalınacak. Ama zaten bu çalışma popüler olma adına yapılmamaktadır.
İdealist olarak, gerçeğin izinde, korkmadan, boyun eğmeden, popülizm ve paranın esiri olmadan yürütülecek bu çalışma süresince köylerde kalınacak, bisikletle gezilerek sürekli bu halkın içinde olunacak. Bunların dışında bu çalışmayı hazırlamak için büyük bütçeler, sponsorlar, üstün edebiyat bilgisi hiç bi işe yaramayacaktır.
İLK KİTAP BURSA
SEYİR DEFTERİ İL İL TÜRKİYE RAPORU KİTAPLARI
İGUS YAYINEVİ
TARAFINDAN HAZIRLANIYOR.
Cengiz Yargıç
www.insanlaralemi.com
http://www.insanlaralemi.com/userfiles/2teker.bmp