KevSerSeri
Forum Bağımlısı
- Kayıt
- 3 Ağustos 2006
- Mesaj
- 1.351
- Tepki
- 3.316
- Şehir
- Ankara
Merhaba Bisiklet Severler,
Toroslar gezimizi tamamladıktan sonra turu uzatıp Belek'te kalmaya karar vermiştik. Belediye'ye ait Beach Park'ta güneşin etkisiyle zoraki uyanıyoruz. Bir de yetkililerin bize göstermiş olduğu iyi niyeti suistimal etmemek için etraf kalabalıklaşmadan bir an önce çadırımızı toparlayıp demir atları hazırlayalım istiyoruz. Bugünkü plan ise Antalya'ya varıp dostları ziyaret ettikten sonra Ankara'ya dönmek.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7162.jpg
Bir pastane bahçesinde sınırsız çay ve açık büfe kahvaltı ile güne başlamak insanı pozitif kılıyor. Açık havada da insanın öyle bir çay içesi geliyor ki sormayın gitsin!
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7168.jpg
Acaba denize girsek mi girmesek mi! Amaaan diyorum şimdi üstünü giyin yüz, gez, kıyafetleri yıka, duş al, upuzun saçları kurut, yeniden giyin... Offff insan sayarken bile yoruluyor. Madem öyle denizi boşverelim yediklerimizi eritene kadar çimlerde manzaranın keyfini çıkaralım diyoruz.
Yanımıza yavru bir köpek geliyor. Sıpa gelir gelmez yeni aldığımız buz gibi suyun şaşalını yalamaya başlıyor. "Amanın Serkan şişeyi kurtar" diyorum. Hayvancağız çok susamış belli ki. "Serkan avcunu aç ben su döküyüm de hayvan içsin. Ay yavrum kıyamam!" Serkan itiraz etmeden hatta büyük bir zevkle köpeciğeee su içiriyor.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7172.jpg
Gece düğün mü davet mi ne varmış. Yüksek sesli müzik yüzünden çok zor uyuduk. Gölgedeki salıncakta sallanarak uyumak müthiş oluyor. Bebekleri şimdi daha iyi anlıyorum...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7175.jpg
Ha şimdi ha sonra aman bir dondurma yiyelim bir de buzlu su alalım derken yola çıkmamız öğleden sonrayı buluyor. Yine sıcağa kalıyoruz.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7180.jpg
Yol inanılmaz sıkıcı ve çok fazla araç dolu. Yoğun trafikte müzik dinlemek tehlikeli olabileceği için onu da yapamıyorum. Bir ara inanılmaz şekilde başıma ağrı giriyor. Beynim zonkluyor resmen araç gürültüsünden. Yol üzerinde çok fazla çilek satan var. Ha bundan alalım ha sonrakinden derken fiyat soruyoruz. "Ohooo abi Ankara'da daha ucuz sen ne yaptın yahu!" diye tepkimizi belli ederek almıyoruz. Ta ki yeter artık alalım ileride bulamayacağız deyip de durana kadar. Hakikaten durduğumuz kişi de son çilek satan kişiymiş. Serkan "yürü Kevser boşver" dediğinde eğer onu dinlemiş olsaydım Ankara'ya kadar "bir çilek aldırmadın, bak yiyemedik işte" diye beni dinler dururdu. O yüzden bence o da çok memnun oldu bulduğumuza hahahah... Şimdiye kadar yediğim en güzel çileklerden biriydi. Adam sabah daha yeni toplamış ve hormonsuz. Mis gibi kokusu, ekşimsi bir tadı ve hala yıpranmamış ufacık tüyleri... Offf çok güzeldi be Kanka!.. Ağzım sulandı vallaha yazarken...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7182.jpg
Benzinlikte çileklerimizi yerken Antalya'dan Ender Abi'yi arıyorum. "Abi biz birazdan Antalya'ya giriş yapacağız. 26km yolumuz kaldı. Eğer boşsanız sizi de bir görmek istiyoruz. Daha önceden arayıp da haber vermedim bilerek. İlkur Abla'nın hazırlık yapmasını istemedim. Öyle sürpriz olsun istedik." diye açıklamı yaptım. Onlar da 3 arkadaş bisiklet üzerindeymiş. Habere çok seviniyor. "Tamam o zaman biz de arkadaşlarla size doğru gelelim" diyor. Haluk Abi, Çetin Abi ve Ender Abi bizi karşılamaya geliyorlar.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7184.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7185.jpg
İlk önce Ender Abi'lerin evine gidip İlknur Ablalar ile kısa bir sohbet ediyoruz. Serkan'ın Antalya'ya ilk gelişi. Hava kararmadan önce Düden'in döküldüğü yere hemen gidelim de gelelim diyoruz. Ender Abi bize eşlik ediyor. Zaten evlerine çok yakın.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7191.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7187.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7190.jpg
Ender Abiler baya baya emekliliğin tadını çıkartıyor. O kucağında kedisini severken İlknur Abla'da bahçeye ektiklerini gösteriyor. Özenmemek elde değil!
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7196.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7201.jpg
İlknur Abla "akşam yemeğe kalın" diye çok ısrar ediyor. "Daha Serkan'ın kuzenini ziyaret edeceğiz, yola çıkmamız gerek ne olur zahmet etme. Biz sizi ziyarete geldik. Görmeden geçmeyelim istedik," diyoruz. "Olur mu öyle şey" deyip iki dakikada mutfakta ne buluyorsa önümüze seriyor.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7198.jpg
Her zamanki gibi çay fincanlarına güzel muhabbetler eşlik ediyor. Çetin Abi ile ilk defa tanışıyoruz. Kendisi emekli albay. İnanılmaz beyefendi, çok cana yakın, dolu dolu bir hayat yaşayan tam bir gezgin. Daha önce defalarca Alpler'i aşmış motoruyla. Bisikletle gitmediği yer kalmamış. "Abi sen ne kadar mütevazı bir insansın! Başkası olsa ballandıra ballandıra anlatır. Biz senin ağzından kerpetenle laf alıyoruz. Dünya'yı gezmişsin. Senden öğreneceğimiz çok şey var. Neden anlatmıyorsun!" diyorum.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7199.jpg
Alıcıoğlu çiftine emeklilik hayatlarında her zaman böyle neşeli ve bol pedallı, uzun yıllar diliyorum. Misafirperverlikleri için de tekrar tekrar teşekkür ediyoruz.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7202.jpg
Çetin Abi gideceğiniz yere kadar size eşlik edeyim diyor. Yolda giderken sabrına ve efendiliğine bir kez daha hayran kalıyoruz. Önümüze direksiyon kıran arabaya biz haya huya diye söylenirken o kibarca uyarıyor. Bisiklet yolunda ellerini arkasında birleştirip göbeklerini öne çıkartarak yürüyen amcalara sadece "iyi akşamlar" diyor. Serkan yahu "bir insan nasıl bu kadar sabırlı ve anlayışlı olabilir!" diye hayretimi gizleyemiyorum.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7204.jpg
Bu fotoğrafı çeken çocuğa tarif ederken ben de fotoğrafla ilgileniyroum zaten biliyorum diyor. "E hadi çek bakalım diyorum!" Kimsiniz nerden geliyorsunuz deyince açıklıyoruz. Bizi forumdan tanıdığını söylüyor. Şimdi hatırladım diyor. Mehmet Fatih de Akdeniz Üniversite'sinde okuyormuş. "Akübit gezilerine katılıyor musun? Orada Taylan var, tanıyor musun?" diyorum. "Evet tanıyorum" diyor ve başlıyor anılarından anlatmaya. Bisikletten muhabbet açılınca gideceğiniz yere kadar ben de eşlik edeyim diyor. Zahmet etme yorulma derken bu sefer Çetin Abi'ye dönüp "abi bizi Fatih bırakacakmış sana zahmet olmasın bari. Sabahtan beri bisiklet üzerindeymişsin" diyoruz. Çetin Abi ile tanıştığımıza ne kadar memnun olduğumuzu söyleyerek vedalaşıyoruz. "Taylan'a benden çok selam söyle. Az bisikletimi tamir etmedi. Çetin Haca'nın selamı var" de o anlar diyor. E şimdiden aleykümselam diyelim...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7206.jpg
Normalde yolumu çok iyi bulmama rağmen akşam olunca yolları sapıtıyorum. "Fatih seni bize Allah gönderdi. İyi ki karşılaşmışız. Sen olmasan biz kaç saat arardık bu adresi" diyoruz. 78km'lik yorgunluğun ardından tipimzi kaymış bir vaziyette gideceğimiz yere varıyoruz.
Bizi karşılayan, evinde ağırlayan, yolda eşlik eden, güzel muhabbetlerini esirgemeyen tüm dostlara selam olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkürler. Yolunuz Ankara'ya düşerse her zaman bekleriz. Bizim de düşerse sizleri ziyaret etmeden geçmeyiz. Kendinize çok çok iyi bakın. Hoşça kalın...
Antalya'ya sevgiler saygılar efeeeem...
Toroslar gezimizi tamamladıktan sonra turu uzatıp Belek'te kalmaya karar vermiştik. Belediye'ye ait Beach Park'ta güneşin etkisiyle zoraki uyanıyoruz. Bir de yetkililerin bize göstermiş olduğu iyi niyeti suistimal etmemek için etraf kalabalıklaşmadan bir an önce çadırımızı toparlayıp demir atları hazırlayalım istiyoruz. Bugünkü plan ise Antalya'ya varıp dostları ziyaret ettikten sonra Ankara'ya dönmek.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7162.jpg
Bir pastane bahçesinde sınırsız çay ve açık büfe kahvaltı ile güne başlamak insanı pozitif kılıyor. Açık havada da insanın öyle bir çay içesi geliyor ki sormayın gitsin!
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7168.jpg
Acaba denize girsek mi girmesek mi! Amaaan diyorum şimdi üstünü giyin yüz, gez, kıyafetleri yıka, duş al, upuzun saçları kurut, yeniden giyin... Offff insan sayarken bile yoruluyor. Madem öyle denizi boşverelim yediklerimizi eritene kadar çimlerde manzaranın keyfini çıkaralım diyoruz.
Yanımıza yavru bir köpek geliyor. Sıpa gelir gelmez yeni aldığımız buz gibi suyun şaşalını yalamaya başlıyor. "Amanın Serkan şişeyi kurtar" diyorum. Hayvancağız çok susamış belli ki. "Serkan avcunu aç ben su döküyüm de hayvan içsin. Ay yavrum kıyamam!" Serkan itiraz etmeden hatta büyük bir zevkle köpeciğeee su içiriyor.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7172.jpg
Gece düğün mü davet mi ne varmış. Yüksek sesli müzik yüzünden çok zor uyuduk. Gölgedeki salıncakta sallanarak uyumak müthiş oluyor. Bebekleri şimdi daha iyi anlıyorum...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7175.jpg
Ha şimdi ha sonra aman bir dondurma yiyelim bir de buzlu su alalım derken yola çıkmamız öğleden sonrayı buluyor. Yine sıcağa kalıyoruz.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7180.jpg
Yol inanılmaz sıkıcı ve çok fazla araç dolu. Yoğun trafikte müzik dinlemek tehlikeli olabileceği için onu da yapamıyorum. Bir ara inanılmaz şekilde başıma ağrı giriyor. Beynim zonkluyor resmen araç gürültüsünden. Yol üzerinde çok fazla çilek satan var. Ha bundan alalım ha sonrakinden derken fiyat soruyoruz. "Ohooo abi Ankara'da daha ucuz sen ne yaptın yahu!" diye tepkimizi belli ederek almıyoruz. Ta ki yeter artık alalım ileride bulamayacağız deyip de durana kadar. Hakikaten durduğumuz kişi de son çilek satan kişiymiş. Serkan "yürü Kevser boşver" dediğinde eğer onu dinlemiş olsaydım Ankara'ya kadar "bir çilek aldırmadın, bak yiyemedik işte" diye beni dinler dururdu. O yüzden bence o da çok memnun oldu bulduğumuza hahahah... Şimdiye kadar yediğim en güzel çileklerden biriydi. Adam sabah daha yeni toplamış ve hormonsuz. Mis gibi kokusu, ekşimsi bir tadı ve hala yıpranmamış ufacık tüyleri... Offf çok güzeldi be Kanka!.. Ağzım sulandı vallaha yazarken...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7182.jpg
Benzinlikte çileklerimizi yerken Antalya'dan Ender Abi'yi arıyorum. "Abi biz birazdan Antalya'ya giriş yapacağız. 26km yolumuz kaldı. Eğer boşsanız sizi de bir görmek istiyoruz. Daha önceden arayıp da haber vermedim bilerek. İlkur Abla'nın hazırlık yapmasını istemedim. Öyle sürpriz olsun istedik." diye açıklamı yaptım. Onlar da 3 arkadaş bisiklet üzerindeymiş. Habere çok seviniyor. "Tamam o zaman biz de arkadaşlarla size doğru gelelim" diyor. Haluk Abi, Çetin Abi ve Ender Abi bizi karşılamaya geliyorlar.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7184.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7185.jpg
İlk önce Ender Abi'lerin evine gidip İlknur Ablalar ile kısa bir sohbet ediyoruz. Serkan'ın Antalya'ya ilk gelişi. Hava kararmadan önce Düden'in döküldüğü yere hemen gidelim de gelelim diyoruz. Ender Abi bize eşlik ediyor. Zaten evlerine çok yakın.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7191.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7187.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7190.jpg
Ender Abiler baya baya emekliliğin tadını çıkartıyor. O kucağında kedisini severken İlknur Abla'da bahçeye ektiklerini gösteriyor. Özenmemek elde değil!
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7196.jpg
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7201.jpg
İlknur Abla "akşam yemeğe kalın" diye çok ısrar ediyor. "Daha Serkan'ın kuzenini ziyaret edeceğiz, yola çıkmamız gerek ne olur zahmet etme. Biz sizi ziyarete geldik. Görmeden geçmeyelim istedik," diyoruz. "Olur mu öyle şey" deyip iki dakikada mutfakta ne buluyorsa önümüze seriyor.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7198.jpg
Her zamanki gibi çay fincanlarına güzel muhabbetler eşlik ediyor. Çetin Abi ile ilk defa tanışıyoruz. Kendisi emekli albay. İnanılmaz beyefendi, çok cana yakın, dolu dolu bir hayat yaşayan tam bir gezgin. Daha önce defalarca Alpler'i aşmış motoruyla. Bisikletle gitmediği yer kalmamış. "Abi sen ne kadar mütevazı bir insansın! Başkası olsa ballandıra ballandıra anlatır. Biz senin ağzından kerpetenle laf alıyoruz. Dünya'yı gezmişsin. Senden öğreneceğimiz çok şey var. Neden anlatmıyorsun!" diyorum.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7199.jpg
Alıcıoğlu çiftine emeklilik hayatlarında her zaman böyle neşeli ve bol pedallı, uzun yıllar diliyorum. Misafirperverlikleri için de tekrar tekrar teşekkür ediyoruz.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7202.jpg
Çetin Abi gideceğiniz yere kadar size eşlik edeyim diyor. Yolda giderken sabrına ve efendiliğine bir kez daha hayran kalıyoruz. Önümüze direksiyon kıran arabaya biz haya huya diye söylenirken o kibarca uyarıyor. Bisiklet yolunda ellerini arkasında birleştirip göbeklerini öne çıkartarak yürüyen amcalara sadece "iyi akşamlar" diyor. Serkan yahu "bir insan nasıl bu kadar sabırlı ve anlayışlı olabilir!" diye hayretimi gizleyemiyorum.
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7204.jpg
Bu fotoğrafı çeken çocuğa tarif ederken ben de fotoğrafla ilgileniyroum zaten biliyorum diyor. "E hadi çek bakalım diyorum!" Kimsiniz nerden geliyorsunuz deyince açıklıyoruz. Bizi forumdan tanıdığını söylüyor. Şimdi hatırladım diyor. Mehmet Fatih de Akdeniz Üniversite'sinde okuyormuş. "Akübit gezilerine katılıyor musun? Orada Taylan var, tanıyor musun?" diyorum. "Evet tanıyorum" diyor ve başlıyor anılarından anlatmaya. Bisikletten muhabbet açılınca gideceğiniz yere kadar ben de eşlik edeyim diyor. Zahmet etme yorulma derken bu sefer Çetin Abi'ye dönüp "abi bizi Fatih bırakacakmış sana zahmet olmasın bari. Sabahtan beri bisiklet üzerindeymişsin" diyoruz. Çetin Abi ile tanıştığımıza ne kadar memnun olduğumuzu söyleyerek vedalaşıyoruz. "Taylan'a benden çok selam söyle. Az bisikletimi tamir etmedi. Çetin Haca'nın selamı var" de o anlar diyor. E şimdiden aleykümselam diyelim...
http://i173.photobucket.com/albums/w59/KevSerSeri/Toroslar/IMG_7206.jpg
Normalde yolumu çok iyi bulmama rağmen akşam olunca yolları sapıtıyorum. "Fatih seni bize Allah gönderdi. İyi ki karşılaşmışız. Sen olmasan biz kaç saat arardık bu adresi" diyoruz. 78km'lik yorgunluğun ardından tipimzi kaymış bir vaziyette gideceğimiz yere varıyoruz.
Bizi karşılayan, evinde ağırlayan, yolda eşlik eden, güzel muhabbetlerini esirgemeyen tüm dostlara selam olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkürler. Yolunuz Ankara'ya düşerse her zaman bekleriz. Bizim de düşerse sizleri ziyaret etmeden geçmeyiz. Kendinize çok çok iyi bakın. Hoşça kalın...
Antalya'ya sevgiler saygılar efeeeem...


