3. Gün : Kefken-Karasu-Akçakoca

Necati Bilgen

Daimi Üye
Kayıt
28 Temmuz 2005
Mesaj
337
Tepki
803
Şehir
Bakırköy, İstanbul
Karadeniz Turu devam ediyor...

5 Eylül 2004 Pazar

Turumuzun 3. gününde Kefken'de sabah dinlenmiş olarak uyanıyorum. Dışarı çıkıp, kahvaltı yapacağımız bir yer araştırıyorum. Bahçeli bir pastahanede mümkün olacağını öğrenip, otele dönüyorum. Daha sonra bisikletlere çantaları yükleyip, hep beraber kahvaltıya gidiyoruz... Güzel bir kahvaltı sonrası, besmeleyle pedal basmaya başlıyoruz. 200 metre kadar tırmandıktan sonra, sahilden değil de, içerden köy yollarından Karasu'ya gitmeyi düşünüyoruz. Asfalt güzel bir inişten sonra düzgün ve kaliteli beton bir yola çıkıyoruz. İnişli-çıkışlı ve küçük köylerden geçen bu yol 10 km sürüyor. Hayli dik bir tırmanışta, hepimiz yürümek zorunda kalıyoruz.

Christa'nın yüklü bisikletine arkadan Cahit de yardımcı olarak tepeyi tırmanıyoruz. Bir ailenin bahçede kahvaltı yaptığını görüyoruz. Selam veriyoruz, davet ediyorlar. Köyün adının Karaağaç olduğunu, bu yolun uluslararası yardımla yapıldığını, Türkiye'de iki yerde böyle beton yol olduğunu öğreniyoruz. Biraz ileride bitecekmiş. Sakin ve temiz bir havada, güzel manzaralı yerleri doyasıyla seyrederken beton yol bitiyor. Bu sefer kayalı,taşlı bir yola çıkıyoruz. Benim lastiklerin yolu değil. Ben iniyorum, bu inişli ve çıkışlı taşlı yolda hepimiz 1200 metre yürüyerek çıkıyoruz. Bu arada kuruması için yere fındık sermiş bir köy evinin önünden geçerken, bizi gören evin sahibi çifte ile havaya iki el ateş ediyor. Hoşgeldiniz diyor, selamlaşıyoruz. Ben Almanlar'a vermek için biraz fındık istiyorum ama, adam oralı olmuyor.

Taşlı yol stabilizeye dönüşüyor. Yelkenpınar ve Arifağa'yı geçiyoruz. Bir köy evinin üzümlü çardağı altında dinlenme müsaadesi alıyoruz. Bisküvi, su takviyesi, fotoğraf çekimi sonrası tekrar yola koyuluyoruz. Cemiltepe'yi geçtik, sol tarafta çingenelerin konakladığı at arabaların, minibüs ve eski model Renault arabaların arasından bir sürü çocuk yolumuzu kesiyor. Bizden 250 bin lira istiyorlar. Almanlar şaşırıyorlar. Ben ve Cahit çantalarımızdaki bütün bozuk paraları çocuklara dağıttıktan sonra, yola devam ediyoruz...

Bu arada hava bozuyor, yağmur çiselemeye başlıyor. Yağmurlukları giyiyoruz. Bir an evvel çamur olmadan bu yoldan çıkmak için hızımızı arttırıyoruz. Denizköy'ü geçtikten ve Kefken çıkışımızdan 2 saat 52 dakika saat sonra asfalt yola kavuşuyor, İhsaniye'de çay molası veriyoruz. Yola çıktığımızın hemen sonrası Cahit'in arka lastiği patlıyor. Thomas'a devam etmelerini işaret ediyorum, hemen lastiği değiştiriyoruz ve onlara yetişiyoruz. Karasu'da yemek molası veriyoruz. Ben namaz kılma fırsatı bulurken, onlar çay içiyorlar. Tabelada 16 km bozuk yol yazıyor. Namazdan sonra ben de bir bardak çay içiyorum ve hemen yola çıkıyoruz. Akşam yaklaşıyor.

Bozuk asfalt dar yolda, dik tırmanışlar yüzünden 9-10 km hıza düşen yolculuktan sonra bir köye ulaşıyoruz. Su ve ayaküstü dinlenme sırasında köylüler hayretle bizi ve kıyafetlerimizi gözlediklerini fark ediyoruz. Bu defa inişe geçiyoruz. Hava bozmaya başlıyor. Yolda orman içine giriyoruz. Yağmurun yağacağı belli. Yorgun olmamıza rağmen hız yapmaya çalışıyoruz.

Aniden Akçakoca tabelasını görünce seviniyor ve fotoğraflıyoruz. Beş dakika sonra da yerleşim bölgesine geniş çift yönlü yola giriyoruz. Karşımızda büyük bir bina görünüyor. Öğretmenevi'ni soruyorum. Gördüğümüz büyük binayı gösteriyorlar, hemen giriyoruz. Saat 19:25. Resepsiyon'da zorlukla karşılaşmadan sevgiyle bize deniz tarafında iki oda veriyorlar. Bagajları indirirken, sağnak halinde yağmur başlıyor. Kendimizi ve bisikletleri içeri alıyoruz. Bisikletler için de yer gösteriyorlar. Odamız da tam dinlenebileceğimiz lüks bir oda... Zorlu bir etabı ve günü sağlıkla tamamlamanın zevkini yaşıyorum...

Duşlarımızı aldıktan sonra, üst kattaki lokantada misafirlerimizle buluşarak yemeğe oturuyoruz. Hayatımızdan çok memnun olduğumuzu, hepimizin yüzlerimizdeki ifadelerden anlıyorum ve hemen fotoğraflıyorum. Sanki, bütün gün o yokuşları çıkmamış, yorulmamış ter atmamışız. Cahit'e yarın olsa da bisiklete binsek diyorum. O da tercüme ediyor, gülüşüyoruz. Keyfi yaşamak için onlar şarap istiyorlar. Güzel bir akşam yemeğinden sonra onlar odalarına gidiyorlar.

Ben dışarı bakıyorum, yağmur durmuş, hava güzelleşmiş. İlk defa geldiğim Akçakoca'yı görmek biraz da yürmek için Cahit'le dışarı çıkıyoruz. Geniş ve güzel binaları olan sessiz bir caddede dolaşıp, geri dönüp yatıyoruz...

Yapılan km : 89 Km
Bisiklet üstünde geçen süre : 6 saat 20 dakika
Ortalama hızımız : 14,03
En yüksek hızımız : 45 km
Seyahat süresi : 9 saat 10 dakika
 
Scudo

specialagent

Forum Demirbaşı
Kayıt
6 Eylül 2004
Mesaj
558
Tepki
389
Şehir
İSTANBUL
Necati bey ellerinize sağlık..emeğinize sağlık..çok teşekkürler...gerçekten bizlere cesaret veriyorsunuz..
 

Said Ergöktaş

Forum Demirbaşı
Kayıt
15 Temmuz 2005
Mesaj
446
Tepki
197
Şehir
KAYSERİ - Hill Climb - XC
abi eline sağlık
yazın bende (yanıma birini bulursam)
karadeniz tarafına gitmeyi düşünüyordum..
saolasın

saygılar
Said E.
 

c.turhan

Aktif Üye
Kayıt
27 Aralık 2005
Mesaj
156
Tepki
266
Şehir
Lüleburgaz
Arkadaşlar fotoğrafları görmek için acele edenler olursa; sonunda yayınlama fırsatı buldum. Boyutlar biraz küçük ancak daha hızlı açılıyor : http://www.bisiklet.gezgini.com/ adresindeki "karadeniz fotoğrafları" linkinde devamı var.

Pedalsız gününüz geçmesin....
 
Yukarı Alt