ömer başkıran
Aktif Üye
- Kayıt
- 30 Ağustos 2009
- Mesaj
- 127
- Tepki
- 146
- Şehir
- İstanbul
Merhaba arkadaşlar Gamerasi nickli arkadaşımla rumeli fenerinde balık yemek için plan yapmışken jet bir kararla yedigöllere gitme kararı aldık.. Derken kendimizi İstanbuldan Boluya kalkıcak ilk otobüs için (07:00) esenler otogarında bulduk bisikletleri yerleştirdikten sonra 4.5 saat süren otobüs yolculuğumuz başladı..
(link) (link)
(link) (link)
uyuklaya uyuklaya Bolu otogarına vardık..
Otogarda yol tarifi ni aldıktan sonra koyulduk yola.
(link) (link)
(link) (link)
Yol olabildiğince çamurlu ve 25 km sürekli tırmanış. Her yarım saatte bir fotoğraf çektirmek için durup bahanesi ile soluklanıyoruz.
(link) (link)
(link) (link)
BUda ilerlemekte olduğumuz yol
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
Yolun tırmanış kısmını geçtikten sonra yedigöllere yakın bir yerde yaşayan Kamyon şöförü Hasan bey ile tanışıyoruz.. sağolsun büyük yardımları oldu arabasında bir müddet yolculuk edip yağan yağmur ve yerde yer yer görünen kar birikintilerin soğuğundan arınmış olduk..
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
Ve nihayetinde amacımız olan yedigöllere ulaşmıştık Dipnot burdan itibaren fotolar biraz flu çekerken ekranda düzügün gibi görünsede bilgisayara aktarınca hüsran olduk..
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
[
(link) (link)
Garip bir şekilde kök kısmı oyulmuş ağaca sığınmaya çalışırken
(link) (link)
[
(link) (link)
(link) (link)
(link)
(link) (link)
Üşümeyen kar yağsada ben uzun paçalı birşeyle bisiklet sürmem diyen Ruhinin bacakları
(link) (link)
Dönüş yolu için Hasan bey in tecrübesinden yararlanarak bolu yerine Düzce istikametine yönelme kararı aldık. Fakat önümüzde biraz engel vardı ilk etapta malasef açık olması gereken alabalık çiftliği meğer işletilmiyormuş.. yani yedigöllerde yiğecek olarak ne götürdü iseniz onu yiğeceksiniz.. Biz açtık , bir yandan saat 4 olmuştu ne yazıkki sis de çökmeye başlamıştı. Hasan bey sağolsun evine davet etti bisikletleri tekrar kamyona yükledik ve hasan beyin evine yöneldik. Eee görüş mesafesi 3 m olan sisli havada hızlı gidilemiyordu
(link) (link)
Derken 1 saat kadar araçla yolculuktan sonra Hasan beyin evine ulaşıp odun sobasında üzerimizi kurutup ısınırken bir yandan da miss gibi köy ekmeği ile köy yemeklerini mideye indirdik.. BUndan sonra iişimiz artık kolaydı.. ilk etapta Hasan beyin köyünden Düzcenin yığılca ilçesine 22km ordan da Düzceye 36 km pedallayıp İstanbula dönecektik.. Fakat hesaplamağımız sorunlar ortaya çıktı özetle 22 km lik yığılcaya olan yol asfalt ama tek şerit bir yandan sağnak yağmur ve dağ yeri olduğu için 0 aydınlatma ile sezgilerimiz ile yol bularak Yığılca ilçesine geldik nispeten burdan Düzceye 36km olan yol 2 şerit asfalt ve arada sırada gelen arbaların far ışıkları altında sağ salim Düzce otogarına vardık. Şükür otobüste bulup 09:00 gibi Düzceden ayrıldık. Gece 2:30 gibi evde idik biraz uyuyup gezinin huzuru ile sabah 6 da kalkıp 7 de işimizin başında idik.. Dİlimin döndüğü makinemizin çektiği kadar paylaşmaya çalıştım.
İlk kez tur paylaşımı yapıyorum Boluda başlayıp Düzcede bittiği için şehirlerarası kısmına açtım hatam varsa lütfen bilgilendirin. Son olarakta geri dönüşte çok acelemiz vede aşırı yağmu yüzünden fotoğraf çekemedik..
(link) (link)
(link) (link)
uyuklaya uyuklaya Bolu otogarına vardık..
Otogarda yol tarifi ni aldıktan sonra koyulduk yola.
(link) (link)
(link) (link)
Yol olabildiğince çamurlu ve 25 km sürekli tırmanış. Her yarım saatte bir fotoğraf çektirmek için durup bahanesi ile soluklanıyoruz.
(link) (link)
(link) (link)
BUda ilerlemekte olduğumuz yol
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
Yolun tırmanış kısmını geçtikten sonra yedigöllere yakın bir yerde yaşayan Kamyon şöförü Hasan bey ile tanışıyoruz.. sağolsun büyük yardımları oldu arabasında bir müddet yolculuk edip yağan yağmur ve yerde yer yer görünen kar birikintilerin soğuğundan arınmış olduk..
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
Ve nihayetinde amacımız olan yedigöllere ulaşmıştık Dipnot burdan itibaren fotolar biraz flu çekerken ekranda düzügün gibi görünsede bilgisayara aktarınca hüsran olduk..
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
(link) (link)
[
(link) (link)
Garip bir şekilde kök kısmı oyulmuş ağaca sığınmaya çalışırken
(link) (link)
[
(link) (link)
(link) (link)
(link)
(link) (link)
Üşümeyen kar yağsada ben uzun paçalı birşeyle bisiklet sürmem diyen Ruhinin bacakları
(link) (link)
Dönüş yolu için Hasan bey in tecrübesinden yararlanarak bolu yerine Düzce istikametine yönelme kararı aldık. Fakat önümüzde biraz engel vardı ilk etapta malasef açık olması gereken alabalık çiftliği meğer işletilmiyormuş.. yani yedigöllerde yiğecek olarak ne götürdü iseniz onu yiğeceksiniz.. Biz açtık , bir yandan saat 4 olmuştu ne yazıkki sis de çökmeye başlamıştı. Hasan bey sağolsun evine davet etti bisikletleri tekrar kamyona yükledik ve hasan beyin evine yöneldik. Eee görüş mesafesi 3 m olan sisli havada hızlı gidilemiyordu
(link) (link)
Derken 1 saat kadar araçla yolculuktan sonra Hasan beyin evine ulaşıp odun sobasında üzerimizi kurutup ısınırken bir yandan da miss gibi köy ekmeği ile köy yemeklerini mideye indirdik.. BUndan sonra iişimiz artık kolaydı.. ilk etapta Hasan beyin köyünden Düzcenin yığılca ilçesine 22km ordan da Düzceye 36 km pedallayıp İstanbula dönecektik.. Fakat hesaplamağımız sorunlar ortaya çıktı özetle 22 km lik yığılcaya olan yol asfalt ama tek şerit bir yandan sağnak yağmur ve dağ yeri olduğu için 0 aydınlatma ile sezgilerimiz ile yol bularak Yığılca ilçesine geldik nispeten burdan Düzceye 36km olan yol 2 şerit asfalt ve arada sırada gelen arbaların far ışıkları altında sağ salim Düzce otogarına vardık. Şükür otobüste bulup 09:00 gibi Düzceden ayrıldık. Gece 2:30 gibi evde idik biraz uyuyup gezinin huzuru ile sabah 6 da kalkıp 7 de işimizin başında idik.. Dİlimin döndüğü makinemizin çektiği kadar paylaşmaya çalıştım.
İlk kez tur paylaşımı yapıyorum Boluda başlayıp Düzcede bittiği için şehirlerarası kısmına açtım hatam varsa lütfen bilgilendirin. Son olarakta geri dönüşte çok acelemiz vede aşırı yağmu yüzünden fotoğraf çekemedik..


