Velespitli Seyyah
Keşfetmek Güzeldir...
- Kayıt
- 4 Temmuz 2017
- Mesaj
- 494
- Tepki
- 1.640
- Yaş
- 34
- Şehir
- Çanakkale
- İsim
- Sabri
- Bisiklet
- Carraro
Biga - Antalya Kamplı Bisiklet Turu 8. Gün (Alaçatı - Seferihisar)
Velespitli Seyyah'tan herkese merhaba; 9 Şubat 2019 tarihinde çıktığım ve 1505 km ile 19 günde tamamladığım Biga - Antalya bisiklet turunda yaşamış olduğum maceraları içeren tur videoları serisinin 8. Bölümü Alaçatı - Seferihisar etabını keyifle izlemeniz dileğiyle. Kahvenizi yada çayınızı hazırlayın ve bu heyecana ortak olun.
---------------------------------------------------- TUR VİDEOSU ----------------------------------------------------
------------------------------------------------- TUR FOTOĞRAFLARI ------------------------------------------------

Geçen gün İzmir'den yola çıkmış ve Alaçatı'ya ulaşarak warmshowers tan bisikletçi bir arkadaşın evinde misafir olmuştum. Akşam Alaçatı'nın eğlenceli hayatını beraber keşfetmeye çıkmış ve güzel bir mekanda canlı müzik dinleyerek dinlenme fırsatı bulduk. Sabah olduğunda ise güzel bir kahvaltı yaparak arkadaşımla vedalaştım ve tekrar yola koyularak Seferihisar yönüne doğru pedallamaya başladım.

Yola çıkmadan ilk olarak Alaçatı'nın meşhur değirmenlerini görmek istedim ve yanlarına gittim. Burası şehrin yüksek bir noktasında bulunuyor ve buradan manzara ise muhteşem.

Alaçatı'nın yaz kış burada olan Noel ağacı.

Alaçatı ve dağların da bulunan rüzgar santrali.

Alaçatı dan çıktıktan sonra Çeşme yönüne pedallamaya başladım. Buralara kadar gelmişken burayı görmeden gitmek olmaz. Bu yolculuğumda hayatım boyunca ilk defa buralara geldiğim için mümkün olduğunca çok fazla yer görmek istiyorum.
199061 dosyayı görüntüle
Çeşme sokaklarında ilerledikten sonra yolun sol tarafında kalan Çeşme Kalesi önünde bulunan kale dikkatimi çekti.

Kalenin içini dolaşacak kadar vaktim olmadığı için sadece dışarıdan gözlemleme fırsatı buldum. Eğer buralara gelmişseniz sizlere kaleyi dolaşmanızı öneririm.

Kale yanından ayrıldığım esnada orta yaşlarda bir çift yanıma geldi ve merhaba diyerek ne yönden geldiğimi ve nereye gideceğimi sordu. Bende bu gibi sorulara vermiş olduğum cevabı tekrarladım ve onlar da beni yabancı turist olduğumu düşünerek konuşmak istediklerini söylediler. Bir süre ayaküstü sohbet ettikten sonra bana Çeşmeden ayrılmadan mutlaka buraların meşhur lezzeti Kumru yemeden gitme dediler.

Bende marina kenarında konum olarak oldukça güzel olan Kumrucu Şevki isimli mekana oturdum ve kumru ile içecek siparişi verdikten sonra manzaranın tadını çıkartmaya başladım. Bir süre sonra siparişim geldi ve afiyetle yedim. Toplamda Kumru + Kola ya 23 TL
ödedikten sonra yoluma Delikli koy tarafından devam ettim.

Çeşme'den otoyola girmeden kıyı yollardan devam ederek sera ve köylere giden yola girerek pedallamaya devam ettim.
199066 dosyayı görüntüle
Gittiğim yol sıcak asfalt tı ve çok nadiren araba geçiyordu. Bende keyifli bir şekilde yoluma devam ediyordum.
199067 dosyayı görüntüle
Bir süre düz yolda devam ettikten sonra inişli çıkışlı yollar başladı ve yolun kalitesi yukarıda görmüş olduğunuz gibiydi.

İnişli çıkışlı ıssız da diyebileceğimiz (sezon dışı olduğundan) yollardan devam ederek Delikli koya doğru yol almaya devam ettim.
199069 dosyayı görüntüle
Sert bir inişten sonra toprak yola girerek Delikli Koya ulaştım.

Buraya neden delikli koy dedikleri hakkında sizlere kısaca bir bilgi vereyim.

Birkaç yıl öncesine kadar çevrede yaşayanlar haricinde kimsenin bilmediği Delikli Koy sessiz, sakin ve huzurlu bir tatil arayanların son keşif yeri. Burası sessiz ve sakin çünkü pek çok plaja göre denizi soğuk ve plajı çakıl kaplı. Tatilinde huzur arayanların daha çok tercih ettiği koyu özel kılan deniz içerisinde oluşan doğal kayalıklar. Zaten koyun ismi de bu doğal oluşum sonucu ortaya çıkan kayaların oyuklarından geliyor. Koy en çok bu kayaların ortasında oluşan oyuklardan denize girmek için tercih ediliyor. Bir başka tercih nedeni ise çevresinde kamp yapılabilecek alanların olması. Kampçılar hem kamp için hem deniz için hem de bu oluşumları görmek için burayı tercih ediyorlar.

Anı fotoğrafı çekmeden buradan ayrılmak olmaz tabii.
199074 dosyayı görüntüle
Delikli Koydan çıktıktan sonra yoluma devam ettim ve lüks otellerin bulunduğu yerlerden geçerek tekrar Alaçatı'ya ulaştım. Buradan Urla yönüne devam ederek dar bir yolda ilerlemeye başladım. Bu yolu sizlere çok tavsiye etmiyorum. Araç trafiği oldukça fazla ve sürekli hafriyat kamyonları yanımdan geçiyordu. Yolun emniyet şeridi de olmadığı için oldukça sıkıntı yaşadım.

Yol ne kadar kötü olsa da görülmeye değer güzellikleri de yok değildi.

Olumsuzluklara karşı gülümsemeyi eksik bırakmamak gerekli

Gittiğim yol bu şekilde.
199078 dosyayı görüntüle
Bir süre sonra ise yolumu ağaçlar kaplıyordu ve gizli eğimle birlikte pedallamaya devam ediyordum.

Urlaya kadar inişli çıkışlı ve rüzgarlı yerleden geçtikten sonra yönümü Seferihisara çevirdim. Burada ilk olarak uzun bir tırmanış yaparak Bademler Köyü tarafına tırmanmam gerekiyordu.

Bu yol beni oldukça yordu ve bisikleti yer yer elimle ittirerek uzun tırmanışı tamamlamaya çalıştım. Bu ara güneş yavaş yavaş batmaya başlamış ve benim hala 15-20 km civarında yolum vardı.

Tırmanışı tamamladıktan sonra uzun ve güzel bir inişe Seferihisar ana yoluna çıktım. Suyum ve enerjim bitmişti. En kısa sürede bir şeyler alabileceğim market arayışına girdim ve yol kenarında bir market bularak ihtiyaçlarımı karşılayacak bir kaç birşey aldım.

Karanlıkta ışıklarımı yakarak yoluma devam ettim ve Seferihisar'a ulaştım. Burada beni misafir etmek isteyen ve ayrıca hemşerim olan Ahmet Abinin evine doğru yol alamaya devam ettim. Ahmet abinin evine geldikten sonra bisiklet ve eşyalarımı evin uygun yerine yerleştirdik. Ayaküstü biraz sohbetten sonra ben duş almaya gittim ve Ahmet abi de yemek için sofrayı hazırlama işine başladı. Duş aldım ve kirli kıyafetleri mi de yıkamak için çamaşır makinesine yerleştirdikten sonra muhabbet eşliğinde yemeğimizi yedik. Uzun bir sohbet sonunda sabah erken kalkmaya ve kahvaltı sonrası Teos Antik kentini beraber gezmek için sözleşerek yataklarımızın yolunu tuttuk.
Yarın ilk olarak Sığacık'a sonra Selçuk tarafına doğru yol alacağım ve bakalım beni daha neler bekleyecek. Tur videosunu izlemeyi ve beğenip, yorum yazmayı da ihmal etmezseniz sevinirim dostlarım.
Biga - Antalya Bisiklet Turunun diğer bölümleri;
1. Gün (Biga - Çanakkale) : (link)
2. Gün (Çanakkale - Gülpınar) : (link)
3. Gün (Gülpınar - Akçay) : (link)
4. Gün (Akçay - Ayvalık) : (link)
5. Gün (Ayvalık - Dikili) : (link)
6. Gün (Dikili - İzmir) : (link)
7. Gün (İzmir - Alaçatı) : (link)
Sosyal Medya Hesaplarımı Takip Etmeyi Unutmayın
?YouTube: (link)
?Facebook:(link)/
?Twitter: (link)
?Instagram:(link)/
?Strava : (link)(link)
Velespitli Seyyah'tan herkese merhaba; 9 Şubat 2019 tarihinde çıktığım ve 1505 km ile 19 günde tamamladığım Biga - Antalya bisiklet turunda yaşamış olduğum maceraları içeren tur videoları serisinin 8. Bölümü Alaçatı - Seferihisar etabını keyifle izlemeniz dileğiyle. Kahvenizi yada çayınızı hazırlayın ve bu heyecana ortak olun.
---------------------------------------------------- TUR VİDEOSU ----------------------------------------------------
------------------------------------------------- TUR FOTOĞRAFLARI ------------------------------------------------

Geçen gün İzmir'den yola çıkmış ve Alaçatı'ya ulaşarak warmshowers tan bisikletçi bir arkadaşın evinde misafir olmuştum. Akşam Alaçatı'nın eğlenceli hayatını beraber keşfetmeye çıkmış ve güzel bir mekanda canlı müzik dinleyerek dinlenme fırsatı bulduk. Sabah olduğunda ise güzel bir kahvaltı yaparak arkadaşımla vedalaştım ve tekrar yola koyularak Seferihisar yönüne doğru pedallamaya başladım.

Yola çıkmadan ilk olarak Alaçatı'nın meşhur değirmenlerini görmek istedim ve yanlarına gittim. Burası şehrin yüksek bir noktasında bulunuyor ve buradan manzara ise muhteşem.

Alaçatı'nın yaz kış burada olan Noel ağacı.

Alaçatı ve dağların da bulunan rüzgar santrali.

Alaçatı dan çıktıktan sonra Çeşme yönüne pedallamaya başladım. Buralara kadar gelmişken burayı görmeden gitmek olmaz. Bu yolculuğumda hayatım boyunca ilk defa buralara geldiğim için mümkün olduğunca çok fazla yer görmek istiyorum.
199061 dosyayı görüntüle
Çeşme sokaklarında ilerledikten sonra yolun sol tarafında kalan Çeşme Kalesi önünde bulunan kale dikkatimi çekti.

Kalenin içini dolaşacak kadar vaktim olmadığı için sadece dışarıdan gözlemleme fırsatı buldum. Eğer buralara gelmişseniz sizlere kaleyi dolaşmanızı öneririm.

Kale yanından ayrıldığım esnada orta yaşlarda bir çift yanıma geldi ve merhaba diyerek ne yönden geldiğimi ve nereye gideceğimi sordu. Bende bu gibi sorulara vermiş olduğum cevabı tekrarladım ve onlar da beni yabancı turist olduğumu düşünerek konuşmak istediklerini söylediler. Bir süre ayaküstü sohbet ettikten sonra bana Çeşmeden ayrılmadan mutlaka buraların meşhur lezzeti Kumru yemeden gitme dediler.

Bende marina kenarında konum olarak oldukça güzel olan Kumrucu Şevki isimli mekana oturdum ve kumru ile içecek siparişi verdikten sonra manzaranın tadını çıkartmaya başladım. Bir süre sonra siparişim geldi ve afiyetle yedim. Toplamda Kumru + Kola ya 23 TL
ödedikten sonra yoluma Delikli koy tarafından devam ettim.

Çeşme'den otoyola girmeden kıyı yollardan devam ederek sera ve köylere giden yola girerek pedallamaya devam ettim.
199066 dosyayı görüntüle
Gittiğim yol sıcak asfalt tı ve çok nadiren araba geçiyordu. Bende keyifli bir şekilde yoluma devam ediyordum.
199067 dosyayı görüntüle
Bir süre düz yolda devam ettikten sonra inişli çıkışlı yollar başladı ve yolun kalitesi yukarıda görmüş olduğunuz gibiydi.

İnişli çıkışlı ıssız da diyebileceğimiz (sezon dışı olduğundan) yollardan devam ederek Delikli koya doğru yol almaya devam ettim.
199069 dosyayı görüntüle
Sert bir inişten sonra toprak yola girerek Delikli Koya ulaştım.

Buraya neden delikli koy dedikleri hakkında sizlere kısaca bir bilgi vereyim.

Birkaç yıl öncesine kadar çevrede yaşayanlar haricinde kimsenin bilmediği Delikli Koy sessiz, sakin ve huzurlu bir tatil arayanların son keşif yeri. Burası sessiz ve sakin çünkü pek çok plaja göre denizi soğuk ve plajı çakıl kaplı. Tatilinde huzur arayanların daha çok tercih ettiği koyu özel kılan deniz içerisinde oluşan doğal kayalıklar. Zaten koyun ismi de bu doğal oluşum sonucu ortaya çıkan kayaların oyuklarından geliyor. Koy en çok bu kayaların ortasında oluşan oyuklardan denize girmek için tercih ediliyor. Bir başka tercih nedeni ise çevresinde kamp yapılabilecek alanların olması. Kampçılar hem kamp için hem deniz için hem de bu oluşumları görmek için burayı tercih ediyorlar.

Anı fotoğrafı çekmeden buradan ayrılmak olmaz tabii.
199074 dosyayı görüntüle
Delikli Koydan çıktıktan sonra yoluma devam ettim ve lüks otellerin bulunduğu yerlerden geçerek tekrar Alaçatı'ya ulaştım. Buradan Urla yönüne devam ederek dar bir yolda ilerlemeye başladım. Bu yolu sizlere çok tavsiye etmiyorum. Araç trafiği oldukça fazla ve sürekli hafriyat kamyonları yanımdan geçiyordu. Yolun emniyet şeridi de olmadığı için oldukça sıkıntı yaşadım.

Yol ne kadar kötü olsa da görülmeye değer güzellikleri de yok değildi.

Olumsuzluklara karşı gülümsemeyi eksik bırakmamak gerekli

Gittiğim yol bu şekilde.
199078 dosyayı görüntüle
Bir süre sonra ise yolumu ağaçlar kaplıyordu ve gizli eğimle birlikte pedallamaya devam ediyordum.

Urlaya kadar inişli çıkışlı ve rüzgarlı yerleden geçtikten sonra yönümü Seferihisara çevirdim. Burada ilk olarak uzun bir tırmanış yaparak Bademler Köyü tarafına tırmanmam gerekiyordu.

Bu yol beni oldukça yordu ve bisikleti yer yer elimle ittirerek uzun tırmanışı tamamlamaya çalıştım. Bu ara güneş yavaş yavaş batmaya başlamış ve benim hala 15-20 km civarında yolum vardı.

Tırmanışı tamamladıktan sonra uzun ve güzel bir inişe Seferihisar ana yoluna çıktım. Suyum ve enerjim bitmişti. En kısa sürede bir şeyler alabileceğim market arayışına girdim ve yol kenarında bir market bularak ihtiyaçlarımı karşılayacak bir kaç birşey aldım.

Karanlıkta ışıklarımı yakarak yoluma devam ettim ve Seferihisar'a ulaştım. Burada beni misafir etmek isteyen ve ayrıca hemşerim olan Ahmet Abinin evine doğru yol alamaya devam ettim. Ahmet abinin evine geldikten sonra bisiklet ve eşyalarımı evin uygun yerine yerleştirdik. Ayaküstü biraz sohbetten sonra ben duş almaya gittim ve Ahmet abi de yemek için sofrayı hazırlama işine başladı. Duş aldım ve kirli kıyafetleri mi de yıkamak için çamaşır makinesine yerleştirdikten sonra muhabbet eşliğinde yemeğimizi yedik. Uzun bir sohbet sonunda sabah erken kalkmaya ve kahvaltı sonrası Teos Antik kentini beraber gezmek için sözleşerek yataklarımızın yolunu tuttuk.
Yarın ilk olarak Sığacık'a sonra Selçuk tarafına doğru yol alacağım ve bakalım beni daha neler bekleyecek. Tur videosunu izlemeyi ve beğenip, yorum yazmayı da ihmal etmezseniz sevinirim dostlarım.
Biga - Antalya Bisiklet Turunun diğer bölümleri;
1. Gün (Biga - Çanakkale) : (link)
2. Gün (Çanakkale - Gülpınar) : (link)
3. Gün (Gülpınar - Akçay) : (link)
4. Gün (Akçay - Ayvalık) : (link)
5. Gün (Ayvalık - Dikili) : (link)
6. Gün (Dikili - İzmir) : (link)
7. Gün (İzmir - Alaçatı) : (link)
Sosyal Medya Hesaplarımı Takip Etmeyi Unutmayın
?YouTube: (link)
?Facebook:(link)/
?Twitter: (link)
?Instagram:(link)/
?Strava : (link)(link)


