İstanbul Assos Altınoluk bisiklet turu (daha önceki paylaşımdaki kopukluklar yüzünden yeniden)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Bisbid tarafından paylaşıldı.

  1. Bisbid

    Bisbid Yeni Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    4 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    7
    Beğeniler:
    46
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Sinem aydın
    Bisiklet:
    Kron
    1.GÜN
    İstanbul Çamlıca'dan eşim,2 yaşındaki oğlum ve eşimin kardeşiyle çıktığımız yola yeni kapı iskelesinden bir arkadaşımızın daha eklenmesiyle 4 kişi düştük yollara. Oğlumuz için bisiklet römorku ve bebek koltuğu, bir yük römorku ile bindik bandırma vapuruna. 2,5 saatlik bir yolculuğun ardından bandırmada indiğimizde akşam saat 21.30'du. ışıklandırmalarımızı ayarlayıp hazırlığımızı bitirdiğimizde saat 22.00 olmak üzereydi. Yola çıkmadan önce çocuğun da güvenliğini düşünerek gece bisiklet sürmemeye karar vermiştik. o yüzden iner inmez önceden yer ayırttığımız otele gidecektik. Arkadaşımız Bülent'in önerisiyle 20 km gidilir ya diyerek Erdekte bir kamp alanında kalmaya karar vererek karanlıkta yola çıktık. Yol çok kalabalık değildi ama dardır o yüzden karanlığın etkisiyle biraz tedirgin olmama rağmen çok keyifli geçti. gece kamp alanında kaldık oğlumuzda orda biraz oynadı eğlendi kahvaltımızı edip toparlanıp yola çıktık. kamp alanına kişi başı 15 lira verdik tuvalet mutfak ve duş kullanımı vardı.
    2.GÜN
    erdekten yola çıkıp zeytin ağaçlarının olduğu bir yoldan deniz kenarından edinciğe vardık. bir köy kahvesinde ramazan dolayısıyla çay bulamasakta bir türk kahvesi içmeyi başardık ve yola devam ettik. Güzel güzel yokuşlar eşliğinde bir benzinlikte mola verdik. oğlumuzu ilk günler uzun süre römorkta tutmak çok kolay olmadı istanbulda sürekli kullandığımızdan alışık olsada uzun süre inemeyince oyalamak için biraz uğraştık çünkü yol üzerinde durup onu indirdiğimizde mola verebileceğimiz bir yer yoktu. benzinlikte su takviyesi ve biraz dinlenip römorkun tekerleğini tamir ettikten sonra yola devam ettik. amacımız bigaya varmaktı ama yola biraz geç çıktığımızdan denizkente kadar gidebildik. Denizkent güzel bir yer aslında upuzun bir sahili var ama hayatımda hiç bukadarını bir arada göremeyeceğim kadar sivrisinek mevcut saniyede onlarca sinek tarafından ısırıldık. Sahile ulaştığımızda çadır kuracak yer bakarken kumkafe isimli bir kafe gördük sahibi okan çok iyi bir insan elektriğini kullanmamıza ve kafenin bahçesine çadırımızı kurmamıza müsaade etti çok ilgilendi komşusuyla konuşup oğluma duş aldırmamı sağladı hatta gece jandarmayı bile aramış devriye atarken bize de göz kulak olmaları için. yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin derim. makarnamızı pişirip oğlanı ve kendimizi doyurduktan sonra sineklere rağmen gece biraz oturup sohbet ettikten sonra yatmak için çadıra girdiğimde şişme yatağın patladığını oğlumuz özgürün yerde yattığını gördüm hemen yama yapıp tekrar şişirdiler yatağı ve geceyi tamamladık.
    3.GÜN
    Denizkentten yola çıkıp Bigaya ulaştık. Yine erken çıkmayı başaramadığımız için Bigaya vardığımızda akşamüstü olmak üzereydi ve hava bulutluydu yağmur yağar mı yağmaz mı derken yakalanmadan hızlıca karnımızı doyurup yola devam ettik. Muhteşem bir yoldu evet yokuşu boldu ama defne ve çam ağaçlarının kokusu ve görüntüsü yol boyunca özgürün römorkun içinde şarkılar söylemesi ve bizimde eşlik etmemizle yolda bağıra bağıra şarkılar söylemek çok keyifliydi. o yolu bisikletle tekrar gitmek isterim. bu arada yol buralara kadar emniyet şeridi geniş olduğundan fena değildi ama kamyonlar hızla yanımızdan geçtikçe biraz sarsıldık kamyonlara dikkat etmek gerek. lapsekiye varmadan Şevketiye diye bir yerde durduk hava kararmak üzereydi. yol kenarında adını hatırlayamadığım bir abi bizi durdurdu ben size yardımcı olacağım birlikte inelim aşağıya dedi. bekledik bir süre işini halledip bize eşlik etti Şevketiye de tekrar gitmek isteyeceğim yerlerden biri sessiz sakin deniz kenarı küçük bir yer bir kafeteryada oturduk abinin aşırı ısrarlı yardımseverliği bir süre sonra birazcık bunaltmış olsa da çadırımızı kurabileceğimiz bir yer gösterdi özgür tüm bu zaman içinde kafeteryada gayet keyifliydi saat geç olunca kucağımda uyuyakaldı denizin kenarına çadırımızı kurduk özgürü yatırdım biraz denizin dalga seslerinin tadını çıkardık ve yine aynı manzarayla karşılaştım şişme yatak bir kez daha patladı yine yama ve şişirme işleminden sonra huzurlu bir uykuya daldık.
    4.GÜN
    Şevketiye de hafif serin güzel bir sabaha uyandık kafeteryada kahvaltı edip tekrar yola çıktık önce lapsekiye vardık mola verip Çanakkaleye kadar sürdük artık yokuşlara alıştığımız için fazla zorlanmadık. Çanakkaleye ulaştığımızda yine akşamüstüydü 7 deki Bozcaada feribotuna binip orda kamp yapacaktık birşeyler yedik biraz dinlendik 7 ye çeyrek kala iskeledeydik 3 ayrı görevliye sorduk nereye gelecek feribot diye 3 ü de bize aynı yeri gösterdi ben özgürün peşinde koşarken saatin çok farkında değildim bir ara neden haala gelmedi dediğimde saat 7 yi 5 geçiyordu ve görevliye sorduğumuzda Bozcaada feribotu gitti dedi biraz tartışma vs sonrasında bilet paramızı geri alıp mecburen çanakkalede kalacak bir kamp yeri bulmaya çalıştık ve 15 km ötede bir gençlik kampı olduğunu öğrendik hava kararmaya başlamıştı biz kamp yerine ulaştığımızda karanlıktı ve gençlik kampının gençlik spor il müdürlüğüne ait olduğu o gün açıldığı ve izinsiz kalamayacağımızı söylediler. uzun saatlerdir römorkun içinde uyuyan özgürü düşününce pek hoş bir durum olmadı üst üste aksilikler ve geri dönüp başka bir kamp yeri aramaya başladık kamp yeri var diyende vardı yok diyende herkes bihaber durumdan neyse uygun bir pansiyon olduğunu söylediler bizce pahalı olan pansiyonun Güzelyalı bölgesinde en uygun yer olduğunu öğrenince biraz pazarlıktan sonra duş alma ve kıyafetlerimizi de yıkama imkanı bulacağımızdan pansiyonda kalmaya karar verdik. Deniz pansiyon farkında olmadan düştüğümüz zengin muhitteki en uygun pansiyon aklınızda bulunsun ) deniz kenarına çadır kurdurmuyorlar bu arada jandarma kaldırıyormuş şikayet ediyorlarmış vs.
    5.GÜN
    Güzelyalıdan çıkarçıkmaz güzel bir yokuş karşıladı bizi ve yokuşu çıkınca muazzam bir manzara bu yol fazla yokuşlu ve kamyonlar açısından biraz sıkıntılıydı. amacımız geyikliye varıp bozcaada ya geçmekti. anayoldan sağa kıvrılıp köy yolundan gitmeye karar verdik. Pınarbaşı köyü üzerinden gittik bu köy yolu çok güzel huzur verici ama maalesef iki aracın yanyana zor geçtiği dar bir yol ve kamyonlar da cabası ve Pınarbaşı köyüne ulaştık. köy kahvesinde karpuzumuzu yiyip çayımızı içip dinlendikten sonra iki tarafı zeytin ağaçlarıyla kaplı yollarda ilerleyerek geyikliye vardık. geyiklide yediğim ezine peynirinden sonra istanbulda yediğim ne acaba diye düşündüm. geyikli iskelesinden bozcaada vapuruna bindik 25 dk sonra bozcaadadaydık ada camping te kaldık ada campinge giderken güneşin batışıyla birlikte sessiz sakin üzüm bağlarının arasında ilerlerken zaman ağır çekim ilerlemeye başladı hiç bitmesin istediğim sanırım 7 km lik bir yoldan sonra kamp alanına vardık güzel bir yer kişi başı 30 lira verdik kamp alanı için içinde mutfağı duşu tuvaleti var isterseniz ordan da yemek yiyebiliyorsunuz çok pahalı değil
    6.GÜN
    Bugünü Bozcaadaya ayırdık. kahvaltımızı edip yükümüzü kamp alanında bırakarak Bozcaadayı gezdik. Ramazanda gittiğimizden sakindi sokakları deniz kenarını gezdik ama aklım hep üzüm bağlarındaydı. Özgürle deniz kenarında oynadık merkezdeki çay bahçesinde oturduk çocuk parkına gittik güzel vakit geçirdik. çiçek pastanesinden kurabiye aldık tavsiye ederim damla sakızlı olanı hariç ) akşamüstü yine üzüm bağlarını görerek kamp alanına geldik.
    7.GÜN
    Sabah toparlanıp yola çıkmamız yine uzun sürdü 11 deki geyikli feribotuna yetişebildik. geyiklide inip yolumuza devam ettik. Dalyan köyünden geçtik güzel bir yoldu güzel bir köy dut ağacına daldı Bülent ve tolga deniz kenarında oturup çayımızı içtik ve yola devam ettik. yol burdan sonra biraz daralsada sıkıntısız devam etti tarih kalıntılarının arasından etrafa bakmaktan kendimizi alamayarak tavaklı iskelede mola verdik taştan masaları olan bir köy kahvesinde özgür buldu yine bir traktör etrafından alamadık horozları kovaladı çayımızı içip mis gibi Çanakkale domatesiyle ezine peynirini yedikten sonra yola devam ettik burdan sonra yokuşlar fena ama hiç unutamayacağım manzaralar hafızama kazındı özellikle babadere köyünden itibaren manzara oldukça doyurucu yol yorucu ama her anına değdi diyebilirim bir ara tuzla diye bir köyden geçtik insanlar birbirine benziyor yöresel kıyafetler sanki zamanda yolculuk yaptık ta 30 yıl öncesine gittik gibi hissetmiştim sonra özgürü bisikletin arkasında römorkta gören bir amca aaa bak seen dadası da var arkasında deyince dada kelimesinin çocuk anlamına geldiğini anlamıştım. Sonra yaptığımız küçük araştırmayla bu insanların pomak türkü olduğunu öğrendik. kapanmasına 15 dk kala apollon tapınağına vardık biraz gezip artık ne görebildiysek o kadarcık zamanda baktık gördük ve hava kararmadan yola düştük yine. yokuşlar biraz zorlamaya başladı burdan sonra yol çok kalabalık değil ama hava karardığında sıkıntı yaratabilecek kadar dar bir köyde daha durduk dinlenip ışıklarımızı taktık ıssız sessiz devam ederken saat çok geç olmuştu assosa 15 km kalmıştı ve bir yerde kalalım mı devam mı edelim diye düşünüyorduk yolun darlığı ve karanlık araçların bizi geç farketme ihtimali vs. derken yanımızda bir kamyonet durdu. sokakağzı denilen yerde bizi yakalayan Cantürk kamp yerinin sahibi erhan abiyle kısa bir pazarlık sonrası 3.5 km zifiri karanlıkta yan tarafı uçurum olan yokuş aşağı bir yolda önümüzü görmeden zorlu stresli bir yolculuk yaptıktan sonra kamp yerine vardık. yeni açılmış bir çok şeyi düşünmüş erhan abi çok ta yardımcı oldu. geceyi stres ve yorgunluğu uykuya bıraktık
    8. GÜN
    Çocukla günlük turlar yapıyorduk istanbulda kadıköye üsküdara ya da eminönüne beykoza bisikletle gitmek uzun bir tur için yeterli mi diye çok düşünmedik açıkçası sadece yollarda olmak görmediğimiz yerleri bisikletle çocuğumuzla manzaraları içimize çekerek gezmek çok heyecan vericiydi aynı heyecanı yol boyunca yaşadık ilk iki gün özgürü römorktan indirdikten sonra tekrar oturtmak biraz zorladı ama sonra o da alıştı tur boyunca yolculuğun en çok tadını çıkaran da özgür oldu sanırım yeni insanlar yeni yerler gördü 2 yaşında bir çocuk için toprak bisiklet tamir aletleri çadır deniz kenarındaki bir taş herşey oyuncak zaten ) yemek konusu biraz sıkıntılıydı çünkü özgürün yemekle ilgili sıkıntısı beni biraz yordu ama çocuk hiç aç kalmadı anne olunca herşeye yetişecek gücünüz oluyor zaten )
    sabah erhan abinin sahilden sahilden gidersiniz dediği sahil yolu Bektaş köyüne kadar kısa ve güzeldi turun en zorlayıcı kısmı Bektaş köyü yokuşunu çıkmak çok çok zorlayıcı oldu yolun yarısına kadar geldiğimizde sanırım devam edemeyeceğim dedim 300 km boyunca çıktığımız yokuşların toplamından daha zordu bu kadar dik bir yokuşu tırmanmak derkeen yanımızda yine iyi kalpli bir kamyonet belirdi. son gemi campingin sahibi bizi ve bisikletleri kamyonete atıp yokuşun başına çıkardı. burdan sonra yine yokuşlu yaklaşık 5 km si yokuş aşağı ve araç trafiğinin biraz daha yoğun olduğu dar bir yolda devam ederek Assosa ulaştık. Asosta biraz zaman geçirip gözlememizi yedikten sonra tekrar yola düştük yine yokuşlu ve dar yolda özgürün tableti römorktan dışarı atmasıyla arabanın birinin üzerinden geçmesi yaklaşık aynı zamanda oldu yolun darlığı ve bayramın yaklaşmasıyla araçların çoğalması biraz zorlamış oldu bizi Asostan sahilden devam ederek küçükkuyu diye bence enteresan bir yere vardık. sanki eski bi yer ama değil gibi de sanki türkiye de bi yer gibi ama değil gibi de çok beğendik küçükkuyuyu özgür arada sıkılıp arıza çıkardığında inince seni parka götüreceğim diye söz verip duruyordum arada serap gibi olmadık yerlerde karşımıza çıkan parklar küçükkuyuda da karşımıza çıktı ve ben oğluma vermiş olduğum sözü tutmanın verdiği rahatlıkla deniz kenarında bulduğumuz bir kamp yerinde kişi başı 20 liraya çadırımızı kurup geceyi tamamladık şişme yatağımızın bizi son kez ortada bıraktığı ve yerde yatmak zorunda kaldığımız şirin küçükkuyuda uykuya daldık.
    9. GÜN
    Küçükkuyuya veda edip yola düştük yine yolun en az yorucu ve kısa kısmı burasıydı düz yolda 10 km bisiklet sürmek günlerdir alıştığımız tempodan oldukça uzaktı altınoluğa vardığımızda otogara girdik bilet sormak için 12 otobüsünde boş yer olduğunu ve sonraki bütün otobüslerin dolu olduğunu duyunca arefe günü 12 de otobüse attığımız bisikletlerle istanbula döndük. 8 gün boyunca sokakta yaşayan özgür kuşu 8 saat süren yolculukla otobüsün içinde zaptetmek 8 gün boyunca yorulmadığım kadar yordu beni tur çok keyifliydi çok mutlu olduk sanırım yeni bir tur planı yapmaya başladık bile şimdiden bu arada birlikte yola çıktığımız arkadaşımız Bülent dönüşü de susurluk üzerinden bandırmaya kadar bisikletle gitti bir günde 200 km yol giderek yüksek bir performansla turunu tamamladı bandırmadan istanbula döndü balıkesir yolunun arabalarının çok hızlı gitmesi ve rüzgarın karşısından esmesi yüzünden biraz sıkıntılı olduğunu söyledi.ilk kez böyle bir yazı yazdığımdan nasıl yazacağımı bilemedim aslında günlük tutar gibi yazdım sıkılmadan okuyan herkese teşekkürler umarım ufak tefek yardımcı olacak bilgiler verebilmişimdir.
    IMG_4681.JPG IMG_4718.JPG IMG_4725.JPG IMG_4766.JPG IMG_4780.JPG IMG_4850.JPG IMG_4803.JPG IMG_4891.JPG IMG_4919.JPG IMG_4970.JPG IMG_5014.JPG IMG_5020.JPG IMG_5130.JPG IMG_5108.JPG IMG_5307.JPG IMG_5183.JPG IMG_5202.JPG 20160628_193606.jpg IMG_5237.JPG IMG_5047.JPG IMG_5456.JPG IMG_5262.JPG IMG_5365.JPG IMG_5345.JPG IMG_5487.JPG IMG_5484.JPG IMG_5545.JPG IMG_5554.JPG
     

    Ekli Dosyalar:

  2. tinan

    tinan Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Mart 2016
    Mesajlar:
    52
    Beğeniler:
    13
    Şehir:
    Kocaeli
    Adı:
    Tamer
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Sıkılmadan okudum.Çok güzel bir anlatım olmuş teşekkür ederim.Oğlunuz çok tatkı maşallah,Allah bağışlasın.Benimde 2 yaşında bir oğlum var.Eşimi kandırabilirsem eğer büyük bir cesaret örneği oldunuz benim için.Zaman ayırıp paşlaştığınız için tekrar teşekkürler
     
  3. Bisbid

    Bisbid Yeni Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    4 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    7
    Beğeniler:
    46
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Sinem aydın
    Bisiklet:
    Kron
    Teşekkürler güzel sözleriniz için bende daha önce çocuklarıyla tura çıkan insanların hikayelerinden cesaret almıştım bu yüzden bu forumda paylaşmak istedim bazı şeyleri gözümüzde ne kadar çok büyüttüğümüzü de turla birlikte bir kez daha anladım eşinizi ikna edip yollara düşmenizi dilerim sevgiler...
     
    tinan bunu beğendi.
  4. mahmutymc

    mahmutymc Bisiklet sever

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    15 Haziran 2016
    Mesajlar:
    51
    Beğeniler:
    43
    Şehir:
    Kütahya
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Çok güzel bir anlatım,
    süper bir gezi olmuş ailecek olması ayrı bir güzel :)
     
    Bisbid bunu beğendi.
  5. Ömer Murat

    Ömer Murat Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Şubat 2016
    Mesajlar:
    2.400
    Beğeniler:
    8.668
    Şehir:
    Antalya - İstanbul
    Seviye:
    @Bisbid Gayet güzel bir tur yazısı olmuş, ellerinize sağlık. Bu gibi tur yazılarında ne kadar çok detay veriyorsanız o kadar çok yardımcı oluyorsunuz demektir kanımca. Bunun için de tur sırasında her günün sonunda notlar almak, yani günlük tutmak daha çok detay hatırlamanıza yardımcı olacak ve tur yazınızı okuyan insanlar daha fazla fayda sağlayacaktır, hele de bol görselle bu yazıyı desteklerseniz okuyucular daha çok keyif alacaktır. Başlangıç için gayet keyifli bir tur ve şahane bir rota. Ailenizle birlikte nice kazasız belasız turlarınız olsun, sağlıklı ve bisikletli günler.
     
    Bisbid bunu beğendi.
  6. Cüneyt HOCAOĞLU

    Cüneyt HOCAOĞLU Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    1.355
    Beğeniler:
    1.501
    Şehir:
    Ankara/Eryaman
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Minik özgürle daha doğrusu ailece yapmış olduğunuz ve emek verip bizlerle paylaştığınız tur için hepinizi tebrik ederim .Artık Özgür'ün damarlarına bisiklet ve doğa virüsü bulaştı Turcu olmaktan başka seçeneği yok minik oğlunuzun yanaklarından öpüyorum, sizlerede kazasız belasız turlar diliyorum.
     
    Bisbid bunu beğendi.
  7. ATALAY16

    ATALAY16 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    25
    Kayıt:
    18 Nisan 2015
    Mesajlar:
    814
    Beğeniler:
    596
    Şehir:
    BURSA
    Adı:
    Fatih Mehmet ATALAY
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    abi helal olsun çoluk çocuk iyi cesaret valla tebrik ediyorum seni
     
    Bisbid bunu beğendi.