Sevgili arkadaşlar : Antrenmanlarınızı aksatmayın, bu tip yarışlarda " süpürge " aracı yok. Self supported yani " kendin destekli " yarışlarda tüm zorluk ve olumsuzluklarla baş başasınız. Bunları niye anlatıyorum ; her gün az da olsa bir şeyler yapın. Antrenman düzenli olursa çok faydalı oluyor. Haftada 2 gün 200 km yerine her gün 60-70 km yapmak çok daha fazla yararlı olur. Antrenmanlarınızda asla ortalama hızınıza takılmayın. Ortalama hız, 100 km ye kadar olan yarışlarda önemli. 2500 km ve daha fazla ultra mesafelerde hiç bir önemi yok. Antrenmanlarınızda özellikle kaç km de yorulduğunuzu ve ne kadar mola verdiğinizde toparlayıp tekrar sürecek hale geldiğinizi test edin. Yani 100 km yi 3 saatte alıp 2 saat dinlenmek yerine, aynı mesafeyi 4 saatte alıp 15-20 dakika dinlenmek ve toparlamak daha uygun. Bu mesafelerde uzmanlaşmış elit düzeydeki yarışmacılar gün içindeki kısa molaların 15 dakikayı geçmemesi gerekliliğine dikkat çekiyor. Başka bir deyişle, 15 dakikada toparlanıp tekrar sürecek duruma gelebilecek süratte sürün diyorlar. Önünüzdeki uzun bir yokuşu bir an önce bitireyim düşüncesiyle yüksek tempoda asla çıkmayın. Yokuşta kazanacağınız 3-5 dakika düzde size -1 saat olarak geri döner hiç şüpheniz olmasın. Sürekli ekonomik gidin, en az pedalla en fazla mesafeyi almaya çalışın. Yorulunca dinlenmek yerine belli aralıklarla kısa molalar vererek yorulma eşiğinizi uzatabilirsiniz. Asla ve asla uykunuzdan taviz vermeyin. Yirmidört saat içinde 5 saatten ( tek parça ) az uyumak, vücudu yenilemediği gibi halüsinasyonlara sebep oluyor. Kısaca, ultra mesafelerde kondisyon değil, akıl ve psikoloji ön plandadır. Ayrıca içinizde sırt çantasıyla yarışmayı planlayan varsa sakın ha diyorum. Boyun fıtığı riski çok yüksek...
Sadece kendinizle yarışın...