@fatihaydın
Cok güzel gözlemissin! Fransa Turu' nun so etapindaki sprintte en önemli noktalardan birisi olarak bilinir. Sprint genellikle hafif yokus yukari ve arnavut kaldirimi üzerinde oldugu icin arka tekerini en iyi yerde tutabilenin sansi büyüktür. Cavendish, daha önce de anlatildigi gibi, cok rüzgarli bir yörede bisikletciligi ögrendigi icin, sprintlerde daha cok öne yatan, bu yüzden stili biraz olagan disi bir bisikletci olmasi dolayisiyla bu zeminde arka tekeri yerde tutma konusunda dezavantajlidir.
Marcel kittel konusunda sunlari ekleyeyim. 1.88 m, 80 küsur kilo bir bisikletci, daglik etaplarda her zaman grupettonun icinde zar zor pacayi kurtaran bir bisikletci. Quintana' nin 250 Watt ile ciktigi yokuslari 400 Watt (?) ile cikmak zorunda! Hatta son daglik saate karsi da, bence etapi kazanan bisikletci, toplam performansina bakarsak. Zamana takilma korkusuyla, Cadel Evans' i bile gecti zaman süresi olarak. Iste o insan azmani(!) yapisiyla, sprintteki 1000 Wattlar (

) sayesinde 4 etap kazandi. Biraz daha zor bir Tur' da elenebilir.
Diger yandan Cavendish, Giro' ya katilmakla belki pek iyi etmemis olabilir. Ne de olsa cok zorlu bir Giro idi ve bir sprintci icin, ve hatta digerleri icin de cok yipratici idi. Giro' dan gelip te Tur' a katilanlarin sayisi cok az, katilanlarin durumu meydanda zaten! Örnegin Evans!
Ilyas Salman benzetmesini pek yakistiramadim ama, bisikletciligi konusundaki yorumlara katiliyorum. Kolombiyalilara, oldu bitti süpheli bakarim. Bir Santiago Botero vardi, bütün sene görünmez, gelir sampiyon olur giderdi. Telekom takimina aldilar, antrenmanlar icin kaybolup gidememeye baslayinca, yokuslari da cikamaz oldu!
