1) Eğitimsiz insanlar.Erkekler demiyorum çünkü tek etken olan cins erkekler değil, tabi erkekler büyük çoğunlukta.
İnsanlar, yeteri kadar eğitilmediklerinde o zamana kadar yaşadıklarından, gördüklerinden farklı bir görüntüyle karşılaştıklarında buna önce önyargı ile yaklaşabilirler.Önceki eğitimleri kadarıyla o yeniliği kabullenebilirler.
Toplumumuzda kadının hareket alanı çok sınırlıdır, edilgendir, emir alarak yaşar, aklı yetmez gibi yargılarla büyüyen/yetişen erkeklerimiz böyle bir değişiklikle karşılaştıklarında bunu kabullenemezler ve kendilerince mantıklı gelen ilk cümleyle konuyu kapatırlar ve engeli koyarlar.Bu örneğim eşler ve partnerler için geçerlidir.
Dışarıda tanımadığı bir bayanı bisiklete binerken gören erkek, onun diğerlerinden farklı birşey yaptığını gördüğünden önce hafızasında şekillenmiş bayanın yapabilirliklerini hatırlar ve mukayese eder, eğer aldığı eğitim, yaşadığı çevre, yetiştiği aile bunu kabullenmeyecek türden ise tepkisini sözle tacizde bulunarak yapar.
Neden sadece erkekler demedim.Bu şekilde yetişen toplumumuzda bayanlar da hep aklıermez, edilgen şekilde şartlandırılıp yetiştirildiklerinden her yeni girişimlerini kız arkadaşlarına danışarak denerler, çevresinden alacağı tepkiye göre yaparlar.25 veya 30 yaşında bisiklete binmeye başlayan bir bayan, kız arkadaşları tarafından bile alaya alınabilir.Bu aslında farklı olanı garipseme tepkisidir, biraz da kendi yapamadığı faaliyeti, yaşayamadığı zevki kıskançlık duygusuyla dışa vurarak göstermedir.
Yapmamız gereken, çevremize kulak asmamak, hu_handan'ın dediği gibi çoğu zaman kişisel müzikçalar ile dış seslerden izole şekilde yolumuza ve eğlencemize devam etmek (fakat müzik dinleyerek binecekseniz mutlaka gözlük aynası/kask aynası o da olmadı gidon aynası kesinlikle kullanmalısınız, yoksa sözle tacizleri duymadığınız gibi, trafikteki araç seslerini de duymazsınız)
Yaşadığınız muhitte garipseneceğinizi bile bile buna başlamak ve tepki eğer hayatınızı riske atacak dereceye gelmiyorsa devam etmektir.Çünkü bir süre sonra siz onlara geri tepki vermediğiniz sürece, sizi rahatsız etmeyi bırakacaklardır, çünkü size alışacaklardır.
Değişime çok kapalı çevrelerde, tayt (bisikletçinin olmazsa olmazı) giyin fakat çözüm olarak üzerine şort veya kapri giyin.Ama kot pantalonla, kazakla bisiklete binilmeyeceğini siz de bilin, insanlar da bilsinler.
2)bisikletçi'nin dediği gibi yetersiz reklam.Halkın çoğunluğu birbirinden duyarak ve görerek alışveriş yaptığı için, interneti araştırmadığı, kitap veya konuya dair dergi vb okumadığı için yıllar önce tutulan ne ise halen o tutuluyordur, en iyisi odur mantığıyla yanlış seçim yaptıklarından kalitesiz bisikletlerle 1. denemelerinde bile yeterince keyif alamazlar.Bu bakımdan yeni üretici-girişimci bisiklet firmalarına büyük görev düşüyor.
Kaliteli bisikletçiliğin yaygınlaşması, profesyonel bisikletçilerin artması için mümkün oldukça fazla organizasyon, yerel etkinlik ve tanıtım, fuarlarda yer alma, medyayı kullanma gibi yollarla halkın büyük kesimini bilinçlendirmeleri gerekiyor.
3) 2. sebep yüzünden fazla yüksek satış olamadığı için bazen kar marjı yüksek tutulmak zorunda kalınıp sayıca az fakat meblağ olarak fazla olan bisikletler ve parçaları karşımıza çıkabiliyor.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar.