Otomobil ve otomobil üreticilerinin tarihini çok iyi biliyorum bundan şüpheniz olmasın. Hayatım zaten bunlarla geçiyor.
Ford un Avrupa da yarışmama iddiana gelirsek, böyle birşey yok. Ford Avrupa da her zaman vardır ve hala da var. Formula 1 de ingiliz Cosworth Motor atölyesine finansman sağlayarak isim ortaklığına bu yüzden girmiştir. Senelerce Formula 1 takımlarına Cosworth atölyeleri üzerinden motor sağlayarak pazarda bu yolla başarı aramıştır. 70 li yıllar boyunca bu yolla motor tedarikçisi olarak başarılı olmuşturda. Son olarak Jaguar ı satın alarak tamamen kendi fabrika desteği ile Formula 1 de kendisini kanıtlamaya çalışmış ama bu girişim ve ağır başarısızlık onun Motorsporları departmanını neredeyse iflasa sürüklemiştir. Çareyi ise Jaguar takımını elden çıkartmak ve Cosworth ü Formula 1 arenasından çekmekte bulmuştur.
Ferrari nin Amerika da yarışmadığı ve başarıları olmadığıda iddianda ne yazık ki hurafedir. Çünki Ferrari defalarca Amerikan 12 ve 24 saat endurance yarışları olan Sebring ve Daytona yarışlarını kazanmıştır.
Auto Union ve Mercedes Benz in parladığı yıllar Ferdinand Porsche önderliğindeki alman mühendisliğinin Nazi Hükümeti ve desteği ile ön plana çıktığı 1933-39 arası dönemdir. Onun dışında Mercedes Benz in günümüze gelen tarihinde ciddi bir başarı yoktur. 1952 yılında 300 modeli ile gelen 1 LeMans galibiyeti ve 1989 yılındaki Sauber takımının kazandığı zafere motor tedarikçisi olmak dışında ise fabrika takımı olarak pek başarısı yok. Fabrika takımı olarak 1998 ve 99 yıllarında LeMans a otomobil göndermiş ama tester sırasındaki mühendislikten kaynaklanan hatalar sebebi tıpkı 50 li yıllarda GrandPrix lerden çekilmesine neden olan benzer korkunç 2 kaza gerçekleşince takımı yarışlardan çekmiştir. Sadece Alman binek otomobiller şampiyonası olan DTM de bikaç şampiyonluk dışında. Bunun haricinde bu dünya savaşı sonrası dönemdeki açığını 1993 senesinden beri F1 takımlarına motor tedarikçisi olarak kapatmaya çalışmış ve yine Sauber ondan sonra ise McLaren ile olan İngiliz ortaklığı ile biraz kıpırdanmalar olmuşsa da bu yine motor tedarikçiliğinden öte safkan bir başarı olmamıştır.
Audi (Auto Union) de ise durum çok farklı. Audi nin mühendislikteki atılım ve devrimleri Mercedes den çok ötedir. Porsche ile Nazi hükümeti döneminden beri gelen bağ ile Endurance ve ralli lerde büyük başarılar kazanmış, Pikes Peak gibi Amerika yarışlarında da yine büyük ses getirmiştir.
Bunlar anlaşılacağı gibi çok genel ve cila bilgiler. Buraya bütün firmaların tek tek tarihlerini, evliliklerini, ortaklıklarını, başarılarını başarısızlıklarını yazmaya kalksam ne sayfalara nede başka biyere sığar. Kısadan hisse şunu bilmek yeterlidir...Pistlerdeki rekabet herzaman yol gösterici olan rekabettir, sivil otomotiv sanayi bunun senelerce gerisinden gelir. Yani bu işin kitabı önce pistlerde yazılır, bu bütün üreticiler içinde böyledir, buna şüphe duymaya gerek yok. Bu okadar büyük ve ciddi bir rekabettir ki devlet eli ile desteklenen fabrikalar ile özellikle 2. dünya savaşı öncesi gövde gösterisi ve milliyetçilik çatışmalarına dönmüştür. Fransızlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler ve Amerikalılar...Bu dünyadaki globalleşme ve firma evlilikleri ile her ne kadar günümüzde eskisi kadar kanlı bıçaklı olmasada hala süregelen bir rekabettir ve hala yeryüzündeki bütün devlerin karşısında yenilmesi gereken tek isim vardır.

Bu ismi öyle sanıyorum ki hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu şapkadan tavşan çıkarır gibi bi ilüzyon aldatmacası ile dünyayı sarmış bir yargı değildir takdir edersin ki
