Peloton Nedir?

Konu, Yol Bisikleti kategorisinde Cycleone tarafından 27 Ocak 2010 tarihinde paylaşıldı.

  1. Cycleone

    Cycleone Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Nisan 2009
    Mesajlar:
    897
    Beğeniler:
    546
    Şehir:
    İstanbul-Erenköy
    Sponsorlu Peloton bisiklet sporunda "en kalabalık yarışmacı grubu" anlamına gelir. Çoğumuz televizyonda bisikletçilerin 150-200 kişilik bir grup halinde gittiğine rastlamıştır. Pekiyi bu sporcular niçin birbirlerine tehlikeli derecede yakın seyreder, amaçları nedir, hangisi önde gitmeyi, hangisi kenarda gitmeyi tercih eder, nelere dikkat ederler? Gelin bu gibi soruların cevabını Peloton'un içinden bakarak verelim.

    Ama önce bisiklet yarış taktiklerinin hemen hepsinin temelinde yatan bir unsura, hava direncine göz atalım. Bisikletin ilerlemesine direnç gösteren çeşitli kuvvetler vardır. Eğimsiz yolda, yarış temposunda seyrederken bunların en büyüğü hava sürtünmesidir ve hızın karesiyle orantılıdır. Saatte 40 km'nin üzerinde hızla seyrederken toplam direncin %90'dan fazlası hava direncinden oluşmaktadır ("Selecting Cycling Equipment" Chester R. Kyle, PhD). Buna karşılık, önde giden bir bisikletçiyi yeterince yakından takip eden bir diğeri öndekinin yarattığı rüzgar sayesinde önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlar. Şekil 1'de bir bisikletçinin tek sıra halinde seyreden bir gruptaki ve kalabalık bir grubun ortasındaki enerji tasarruf oranları görülmektedir ("Serious Cycling" Edmund R. Burke, PhD).
    Bağlantıyı görmek için üye girişi yapınız.
    Şekil 1. Çizgi ile gösterilmiş bisikletçinin sağladığı enerji tasarruf oranları

    Bu durumda kimsenin tek başına veya en önde gitmek istemeyeceği, herkesin ortada gitmek isteyeceği aşikar değil mi? Aslında her pozisyonun avantaj ve dezavantajları var. En önde giden en fazla enerjiyi harcar ama önünde kaza olup onun da düşmesine neden olması ihtimali hiç yoktur. Ayrıca yoldaki çukur ve taş gibi tehlikeleri de rahatça görür. Kalabalık bir grubun ortasında çok büyük bir enerji tasarrufu sağlamak mümkündür ama bu pozisyondaki bir yarışçının gerektiğinde aniden çıkıp bir atağa cevap verme veya peloton'un birkaç gruba bölünmesi ve kendisinin gerideki bir grupta kalması durumunda öndekine ulaşmak için fazla bir şansı yoktur. Rüzgar sol taraftan eserken peloton'un sağ yanında bulunanlar pek rüzgar almazken, rüzgar tarafındakiler diğerlerine göre daha fazla enerji harcamak zorundadırlar. Ancak örneğin bir virajdan sonra rüzgar farklı yönden alınmaya başladığında avantajlı taraf da değişir. Grubun en arkası en az mücadele gerektiren yerdir ancak aynı zamanda en riskli yerdir. Çünkü grupta bir kaza olduğu takdirde en arkadaki kişi mutlaka düşenlerin arkasında kalacaktır ve o da düşebilecek veya tıkanan yol sebebiyle vakit kaybedebilecektir. Ayrıca peloton birkaç gruba bölündüğü takdirde kendisi en geridekinde kalacaktır. Genel olarak enerji tasarrufu ve risk açısından en iyi yer peloton'un öne yakın kısımları olarak kabul edilmektedir ve bu kısımlar için yer kapma mücadelesi olmaktadır.

    Konunun bir de amaç boyutu var. Sporculardan kimi yarışı kazanmayı umabilecek güçteyken kimi için yarışı tamamlayabilmek başarıdır. Bir takımın amacı sponsorunun formasını mümkün olduğu kadar uzun süre göstermek olabilir. Bir yarışçının amacı yokuş puanı toplamak, bir diğerininki sprint puanı toplamak, bir başkasınınki de takım liderine yardımcı olmak olabilir. Bu sebeple her sporcunun peloton içinde tutmak istediği yer aynı olmayacaktır. Ayrıca, parkurun durumuna göre de zamanla değişecektir.

    Sıklıkla bir takımın sporcularının tek sıra halinde dizilip uzun süre en önde gittiklerini görürüz. Görevi yardımcılık olan bisikletçiler önde giderken takım lideri onların hemen arkasında yer alır. Bunların amacı etap veya genel klasmanda iddialı olan takım liderini riskten uzak, ön sıralarda tutmaktır. Görevleri, atak yaparak arayı açmış rakipler varsa takım liderinin kendini yormasına gerek bırakmadan öndeki grubu yakalamak da olabilir.

    Benzer şekilde, bir takımın sporcularının etabın son 10-20 km'sinde peloton'un önünde dizilerek ellerinden geldiğince hızlı gittiği bir durum vardır. Bunların amacı takımın sprinterinin finish çizgisine yaklaşıldığında grup içinde ön sıralarda yer almasını sağlamaktır. Finish'e birkaç yüz metre kala önünde onlarca rakip olan bir sprinterin etabı kazanması hemen hemen olanaksızdır. Kısa sürede öne geçecek yer bulması zordur, ayrıca onlarca bisikletçiyi kısa sürede geçebilmek için rakiplerinden çok daha güçlü olması gerekir. Takımı kendini en önlere taşıyacak kadar güçlü olmayan sprinterler ise finish'e 100-150 metre kalana kadar rakiplerinin arkasında, kendileri için en iyi yeri kapma mücadelesi verirler. Daha sonra iş sprinterlerin gücüne kalır.

    Peloton'un şekline bakarak rüzgarın yönünü, bisikletçilerin hızının yüksek olup olmadığını anlayabiliriz. Hız yüksekse peloton ince uzundur, rahat bir tempoda gidilmekteyse kısa ve geniştir. Pelotonun ön tarafı yolun solunda, arka tarafı sağında ise bileşke rüzgar, yani gerçek rüzgarla bisikletçilerin hareket etmelerinden dolayı maruz kaldıkları rüzgarın toplamı sol önden esiyor demektir.

    Bazen de peloton Şekil 2A'da görülen çok sayıda gruba bölünebilir. Şekilde "echelon" adı verilen bir tekniği uygulamakta olan bir grup gösterilmektedir. Ön sıradaki bisikletçiler yolun soluna doğru kaymaktadırlar, arka sıradakiler ise hız keserek sağına. Bileşke rüzgar sol önden eserken bisikletçiler sürekli olarak saat yönünün tersine dönmektedirler. Bu şekilde, bisikletçiler yalnızca en öndeyken, çok kısa süreyle yüksek dirençle karşılaşırlar. Yolun eni tüm peloton'a yetecek kadar geniş olamayacağı için tüm bisikletçiler echelon'a giremezler. Şekil 2B'de echelon'a girememiş bisikletçilerin rüzgara maruz kalışları gösterilmektedir. Bu bisikletçilerin yapması gereken, en kısa sürede kendi aralarında bir echelon oluşturmaktır. Ancak, ön sıralardaki sporcuların oluşturduğu echelon'un daha güçlü olması durumunda arkadaki grup onlara yetişemeyecektir.
    Bağlantıyı görmek için üye girişi yapınız.

    Bağlantıyı görmek için üye girişi yapınız.

    Şekil 2. Echelon

    Kuvvetli bir yan rüzgar yokken uygulanan benzer ve daha basit bir teknik de "rotating paceline"dır. Bu teknikte bisikletçiler çift sıra halinde giderler. Sıranın biri daha yavaş gider. Hızlı giden sıranın önündeki bisikletçi yan tarafı boşaldığında o tarafa geçer ve hız keser, yavaş giden sıranın en arkasındaki bisikletçi de benzer şekilde yan tarafı boşaldığında hızlanarak o tarafa geçer.

    Atak yaparak peloton'dan kopan bisikletçilerin sıklıkla uyguladıkları bu teknikleri aynı takımın sporcuları kullanabildiği gibi, çeşitli takımlardan sporcular da kullanabilir. Ancak, örneğin takım lideri gerideki bir grupta kalmış bir sporcu, içinde bulunduğu grupta kendi takım liderinin klasmanı açısından tehdit oluşturabilecek bir rakip varsa o grup lehine çalışmaz. Buna benzer sayısız olasılık vardır ve her sporcu ve takım ortaya çıkmış olan durumda kendi hesabını yapar ve işine geldiği şekilde davranır.

    Atak yaparak peloton'dan kopmaktan bahsetmişken bunun başlıca tekniğine de değinelim. Bir bisikletçi içinde bulunduğu gruptan ayrılarak öne geçmek istediğinde bunu önde hız artırarak yaparsa arkasındakiler onun rüzgarından istifade ederek kendisinden çok daha az güç harcayarak onu takip edebilirler. Bu nedenle atak yapmak isteyen bisikletçi rakiplerinin arkasındayken yana kaçarak aniden hızlanır, rakipleri onu fark ettiğinde arada önemli bir hız farkı oluşmuştur bile...

    Biraz da yarışın kızıştığı bir durumu grup içindeki bisikletçinin gözüyle görelim. Yer kapma mücadelesi iyice artmış, dolayısıyla bisikletçiler birbirlerine çok yakın seyrediyorlar. Bazen birinin pedal çevirmekte olan bacağı bir diğerinin gidonuna veya dirseğine çarpıyor. Bazen de bir pozisyon için dirsek dirseğe mücadele ediliyor. Öndeki bisikletçi araya başkası girmesin diye mümkün olduğunca yakından takip ediliyor. Aradaki mesafenin birkaç santimetre olması ender rastlanan bir durum değil; 50 cm ara bırakılsa araya onlarca rakip girebilir! "Daha neler, 50 cm'ye onlarca bisiklet sığar mı?" demeyin. Bir bisikletçi gidonunu diğerinin önüne geçirdiği zaman gerideki düşmemek için pozisyonunu bırakmak zorunda kalır. Öne geçen bisikletçinin arkasından gelenler yeterince yakın takip ediyorlarsa pozisyonunu kaybetmiş olan bir arkaya giremez ve bu böyle devam eder. Pozisyonunu kaybeden ya açıkta gitmek zorunda kalır, ya bir takım arkadaşı kendi önünde onun için yer açar, ya da bir boşluk bulana kadar, bazen de grubun en arkasına kadar gerilemek zorunda kalır. Tabii bir seçenek de en önlere gitmektir. Ama bu da epey yorucu, bazen de imkansız olabilir. Büyük çoğunlukla ufak tefek itişme ve çarpışmalar kazasız atlatılır. Ama bisikletçiler arasında "asfaltın tadını" bilmeyen yoktur. Herkes gergindir. Yol, bisikletin altından saatte 50 km veya üstünde bir hızla akmaktadır. Bu hızla giderken bisikletçinin, 2 metre ileride kendisi için risk oluşturabilecek bir taş parçası veya çukur gördüğünde gerekli önlemi almak için 0,14 saniye zamanı vardır. Örneğin, bir çukurun üstünden atlaması gerekiyorsa çukuru algılaması, karar vermesi, pedal kollarını yatay pozisyona getirerek iki pedala birden basıp sıçraması için 0,14 saniye! Üstelik çoğu zaman 2 metre ilerisini görmek mümkün olmaz! Grup içindeki bisikletçi sürekli yere bakamaz. Bunun için bisikletçinin dirsekleri biraz kırık, kolları esnektir, vücut ağırlığının önemli bir kısmını kol ve bacakları ile taşımaktadır. Bu şekilde, farketmediği bir çukura girmesi veya taşa çarpması halinde kol ve bacaklar amortisör görevi görecek, hem bisikletin arızalanması hem de selenin kendine zarar vermesi ihtimalini azaltacaktır. Ancak bu, tüm ağırlığıyla seleye oturması kadar ekonomik değildir. Bisikletçinin pozisyonunu ve kendini kollamanın yanısıra dikkat etmesi, düşünmesi gereken başka hususlar da vardır. Rakiplerinin bir atak hazırlığında olup olmadıklarını takip etmek, atak yapıldığı takdirde bunun başarıya ulaşacak güçte olup olmadığını çok kısa sürede tahmin etmek ve gereken reaksiyonu göstermek, rakiplerinin ve takım arkadaşlarının peloton içindeki konumlarını izlemek, yaklaşan bir virajda rüzgarın yönü değiştiğinde ne yapacağını tasarlamak, bir yokuşun başına ulaşmak için ne kadar zaman olduğunu hesaplamak, uzun etaplarda ne zaman yiyip, içeceğini hesaplamak bunlardan bazısıdır.

    Yol bisikletçiliği televizyondan monoton gözükebilse de sporcuların, bazen aşırı irtifa, soğuk, sıcak, yağış gibi zor koşullarda hava direnci ve yer çekimine karşı mücadele verdikleri, rakiplerle de daha çok taktik anlamda mücadele ettikleri, sıklıkla da işbirliği yaptıkları oldukça hareketli ve renkli bir spordur.

    Bağlantıyı görmek için üye girişi yapınız. Can ŞAKARCAN'ın yazısıdır.
     
  2. Eren AYDIN Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Eylül 2009
    Mesajlar:
    719
    Beğeniler:
    1.329
    Şehir:
    İst/Sultanbeyli-Uydukent--ÇANAKKALE
    Şekil 2. Echelon diye gösterilen resim sanırım bi alttaki "rotating paceline" yöntemi resmidir? echelon yönteminin resmi yok sanırım? Pek ilgim yok ama okuyordum bilgim olsun diye. Sanırım resimlerde sorun var? yoksa bendemi sorun var?

    O şekilde gitmek tehlikeli ve zor belli ki. Teşekkürler.
     
    nükleer kedi ve Cycleone bunu beğendi.
  3. Ahmet Bolgi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    795
    Şehir:
    Çayyolu- Yaşamkent/ANKARA
    paylaşım için teşekkürler
     
    Cycleone bunu beğendi.
  4. #4
    Cycleone

    Cycleone Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Nisan 2009
    Mesajlar:
    897
    Beğeniler:
    546
    Şehir:
    İstanbul-Erenköy

    Şekil 2. Üstteki resim (2A) Echelonun doğru uygulanış şeklidir.

    Alttaki resimde (2B) yolun eni tüm pelotona yetmeyeceği için echelona tüm bisikletçilerin giremeyeceğini anlatıyor.En sondaki okla işaretlenmiş 3 bisikletçi yolun eni yetmediği için echelona girememiş.
     
  5. Eren AYDIN Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Eylül 2009
    Mesajlar:
    719
    Beğeniler:
    1.329
    Şehir:
    İst/Sultanbeyli-Uydukent--ÇANAKKALE
    ok. anladım. "rotating paceline" nin resmi o sanmıştım. teşekkürler.
     
    Cycleone bunu beğendi.
  6. Hakan Yazman

    Hakan Yazman Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Ekim 2004
    Mesajlar:
    3.999
    Beğeniler:
    5.408
    Şehir:
    Alanya/İstanbul
    Süper paylaşım teşekkürler...
     
    Cycleone bunu beğendi.
  7. Raven_35

    Raven_35 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    23 Kasım 2006
    Mesajlar:
    2.414
    Beğeniler:
    1.893
    Çok güzel bir paylaşım olmuş.Teşekkürler.
     
    Cycleone bunu beğendi.
  8. 42FY

    42FY Daimi Üye

    Kayıt:
    22 Şubat 2009
    Mesajlar:
    378
    Beğeniler:
    187
    Şehir:
    KONYA-YOZGAT
    gayet açıklayıcı,teşekkürler.
     
    Cycleone bunu beğendi.
  9. Serdar TEBER Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.215
    Beğeniler:
    1.329
    Şehir:
    Ankara, Antalya
    Çok faydalı bir paylaşım olmuş. Yazanın ve paylaşanın ellerine sağlık.
     
    Cycleone bunu beğendi.
  10. erim yıldırır Daimi Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2009
    Mesajlar:
    220
    Beğeniler:
    76
    Şehir:
    bursa
    Eline sağlık daha nice yazılara..:in: :in: :D
     
    Cycleone bunu beğendi.
  11. Kayıt:
    21 Mart 2009
    Mesajlar:
    23
    Beğeniler:
    10
    Şehir:
    bursa
    Güzel paylaşım için teşekkürler...
     
    Cycleone bunu beğendi.
  12. bykomik Üye

    Kayıt:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    80
    Beğeniler:
    48
    Şehir:
    izmir
    ben şunu anladım bırak aşırı bir efor gerektiren bir spor olmasına rağmen bir okadar taktik gerekiyor
     
    Cycleone bunu beğendi.
  13. Mustafa İçdağ

    Mustafa İçdağ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.346
    Beğeniler:
    3.558
    Şehir:
    Kadıköy, İstanbul
    Değerli sporcumuz Can Şakarcan'ın bu güzel yazısını burada bizlerle paylaştığınız için gerçekten teşekkürler.

    Ayrıca getirdiğiniz yazıda kaynakçayı belirtmeniz benim çok hosuma gitti, forumda sıkça rastladığımız bir tavır değil bu, bence örnek olmalı.:)
     
    bfatih ve Cycleone bunu beğendi.
  14. onur demirer

    onur demirer Daimi Üye

    Kayıt:
    18 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    328
    Beğeniler:
    316
    Şehir:
    Austin/TX
    Bisiklet:
    Marin
    Cok tesekkurler, sahsen yol bisikletlerine pek merakim olmamasina ragmen yazida anlatilan taktikler cok hosuma gitti.

    Goze hos gorundugu ve daha cok beceri istedigini dusundugum icin downhill ve freeride takip ederdim ama bu disiplinlerde eksik olan takim calismasi ve taktiksel mucadele yol bisikletinde fazlasiyla var.

    O kadar zamandir (ornegin) Lance insan azmani o yuzden kazaniyor, takim arkadaslarina da moral vermek icin "onlarsiz yapamazdim" gibi laflar kullaniyor sanardim ama belli ki isler o kadar basit degil.
     
    Cycleone bunu beğendi.
  15. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    6.078
    Beğeniler:
    31.372
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Pelotondaki sporcuların rüzgar direncine karşı harcadıkları enerji. Kaynak: GCN

    rüzgar.png

    Pelotonun en iç noktasındaki sporcu, rüzgarın sadece %5'ini yiyor
     
  16. el_Aksa_1903

    el_Aksa_1903 الأقصى

    Kayıt:
    19 Ekim 2015
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    4.493
    Şehir:
    Konya
    Adı:
    İsa
    Bisiklet:
    Mosso
  17. Özcan.

    Özcan. Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Nisan 2015
    Mesajlar:
    866
    Beğeniler:
    2.523
    Şehir:
    Bursa
    Adı:
    Özcan
    Bisiklet:
    Specialized
    Hort iyidir, konu kirliliğini engeller. Aynı konuya dair neden birden fazla başlık olsun ki? Ayrıca adminlerin de en sevmediği şeydir. ;)
     
    Rocketman, Cycleone, CmlCLK ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  18. BF Okuru Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    5
    Beğeniler:
    7
    %86 neresi %5 neresi? Fark çok çok çok ciddi. O zaman bizim yarışlarda son 5-10 kilometreye kadar milletin yorulmasını bekleyerek enerjimizi korumamız gerekiyor, son kilometrelerde artık faydalandığımız rüzgar tünellerinden tasarruf ettiğimiz enerjiyi kullanıp kürsü görebiliriz galiba. Yalnız %81 fark çok ciddi imiş. %81 şaka gibi yahu. :D
     
    Serkan Mıstınoğlu bunu beğendi.
  19. Tolga Çelebi

    Tolga Çelebi Culebrist

    Kayıt:
    2 Haziran 2013
    Mesajlar:
    2.927
    Beğeniler:
    4.432
    Şehir:
    Üsküdar / İstanbul
    Adı:
    Tolga Çelebi
    Bisiklet:
    Focus
    @KitapSever

    Ee zaten hiçbir zaman en önde çalışan yarışı kazanamaz ki :D
     
    BF Okuru bunu beğendi.
  20. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    6.078
    Beğeniler:
    31.372
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Sponsorlu @KitapSever evet, yarışı birinci bitiren birini düşünün, yarış sırasında hiçbir zaman en önde gitmemiştir o sporcu. Hep ortalarda saklanmıştır. Sadece yarışın son 1-2 saniyesi en önde sürmüştür ve yarışı kazanmıştır :D



    Çok güzel anlatıyor şu arkadaş, yarışı da çok iyi almış. Konuştuğumuz konuya güzel bir örnek. Video bir kriteryum yarışına ait ve sadece son 3 tur gösteriliyor. En başından izlemenizi öneririm. Çünkü videonun başında 13. 15. sıralarda olduğunu göreceksiniz. Muhtemelen yarış boyunca sürekli bu sıralardaydı bu sporcu. Son 2 tura girerken ilk 10'a süzülüyor, son tur ilk 5'e süzülüyor ve yarışın son 2 saniyesi lider oluyor, yarışı lider bitiriyor :) Olayı çok güzel özetlemiş. Anlatımı da harika. Nabzından bahsediyor, pelotonun içinde 174 nabızda sürdüğünden bahsediyor. Bunun biraz yüksek olduğunu ve o an fazla efor harcadığını o da belirtiyor ama bu konuda yapacak pek bir şey yok çünkü kriteryum yarışında çok fazla viraj var ve her virajdan sonra hız tazelemek için pedala abanmak durumundasınız. Pelotonun tek sıra oluşma sebebi de hızın çok yüksek olması :harika:
     
    BF Okuru ve Mustafa Zeybek bunu beğendi.
  1. Daha güzel bir site kullanımı sağlamayı hedeflediğimizden dolayı, bu sitede çerezler kullanılmaktadır. Bu sebeple çerezlerden yararlanarak sitemizle nasıl bir etkileşimde bulunduğunuza dair ilişkili verileri kaydedecek araçlardan faydalanıyoruz. Bu siteye giriş yapıp kullanarak, çerez kullanımını kabul etmiş oluyorsunuz.
    Duyuruyu Kapat