Scudo Sports

Neden fixie?

Anonim

Silinmiş hesap
Kayıt
27 Nisan 2005
Mesaj
0
Tepki
1
Fixieci geçinen birisi değilim, ancak bu bisikletleri ilk kullandığım andan beri seviyorum. Neden mi? Aşağıda kısaca özetledim. Siz de kendi sebeplerinizi -eğer fixie seviyorsanız tabi- yazarsanız bu bisikletlerin tanıtımına ve yaygınlaşmasına katkıda bulunuruz belki:

1. Vites yok: hangi vitesteyim? vites değiştirsem mi? vites ayarı mı bozuk? Tiagra mı 105 mi? gibi sorularla kafayı yormadan sürüşün keyfini çıkartabilirsiniz.

2. Pedalın boşa dönmüyor: harika bir duygu. pedalı hem öne hem arkaya baskı uygulayıp kontrol edebiliyorsunuz. Düşük hızlarda çok dengeli. Arka frene de pek ihtiyaç kalmıyor.

3. Taşımak kolay: Vitesin olmaması hem hafiflik sağlıyor hemde sağa sola korkmadan rahatlıkla yatırabiliyorsunuz (yağ bulaşma riski vitesliye göre daha az ve dişlileri dişli koruma ile kapatarak daha da azaltmak mümkün)

4. Ucuz: basit ve yalın bisikletler olması nedeniyle hafif bir bisikleti ucuza maletmeniz mümkün, bakım ve tamir masrafının da azalması artı bir faktör. parçalar ucuz ve şık. “O fiyata araba alınır” cümlesine maruz kalmadan bisikletin felsefesine uygun fiyatlarla muhatap oluyorsunuz.

5. Sade bir görüntüsü var: vites ve arka fren kabloları olmadan sade bir görüntü mümkün. Hem de gayet ucuza. Kadro içinden giden kablolar için birkaç bisiklet parası vermeye gerek kalmıyor.

6. Bakım kolay: mekanik parça az, olanlar da genelde basit ve ucuz, kolayca değişiyor ve uzun gidiyor. Zincir çapraz olmadığı için hem daha kalın ve daha dayanıklı.

7. Sessiz: Vites makara gürültüsü, zincir şıkırtısı, boşta giderken çıkan göbek tırnağı sesi yok. Kafa dinlemek için ideal. Hele sabah etraf da sessizse tam bir keyif.

8. Kişiselleştirme kolay: Uyumlu parça gereksinimi az olması sebebiyle bullhorn, dropbar gibi farklı tip gidonlar kullanabilir, kısa zamanda birbiriyle değiştirebilirsiniz. Renkli jantlar ve zincirler de çok yaygın. Bullhorn gidon da çok konforlu ve rahat.
 
Scudo
Fixie'ci düşmanı değilim. Ancak bu bisikletleri ilk kullandığım andan beri hiç sevmiyorum. Neden mi? Aşağıda kısaca özetledim. Siz de kendi sebeplerinizi -eğer fixie sevmiyorsanız tabi- yazarsanız bu bisikletler hakkında güzel bir bilgi paylaşımı yapmış olabiliriz belki:

1. Yokuş düşmanıdırlar. Yokuşa girmeden önce hızlandın, hızlandın. Hızlanmadın; yokuşa girer girmez ayağa kalkman kaçınılmazdır. İlk başlarda bu alışılabilir gibi gelse de, yorgun bir gününüzde sırf o yokuşlar yüzünden bisikletle evden çıkmak istemeyeceksiniz. Ha oldu da es kaza yokuşta durdunuz, hele bir de yorgunsanız mümkün değil o bisiklet hareket etmez.

2. Hız düşmanıdırlar. Az öne çıktığın o yokuşun bir de inişi var. Tek dişli olması nedeniyle yokuş aşağı inerken ivmelenme sonucu belli bir hıza ulaşıyorsun. Doyum noktasına ulaştıktan sonra istediğin kadar pedal çevir hızlanamazsın. 7 Vitesli bir bisiklet kullandım, hızım maksimum 55 km'ye ulaşırken aynı şekilde fixie bir bisiklet ile hızım 35'in üstüne çıkamadı.

3. Tek vites sabit hız olması sizi sürekli düşük kadans ve ağır yük ile ilerlemek zorunda bırakır. Bu iyi değil ama yüksek kadansa çıkmak için ağır bir yükle pedal çevirip hızlanmak suretiyle aylar içinde kas geliştirebilirsiniz, bu iyi. Kaslarımız geliştikçe bu bisikleti kullanmak daha kolay gelecektir.

Fixie ile dünyayı mı gezen vardı? Ülkeyi mi gezen vardı. Birileri vardı öyle çok yol yapan çok seven. Olabilir, sevilir, tercih edilir. Fixie yerine en azından göbekten 3 vitesli bir bisikleti tercih ederim. E tabii ki baştan sonra kendi görüşüm kimseye almayın aldırmayın demek bize düşmez ki
 
konya gibi yerde iyi kondusyonla kullanilabilir drop barli olanlari bile var idman icin bire bir Istanbul gibi kalabalik yerde manevra kabiliyeti ivmelenme lazim yolda hic vites degistirmeden saatlerce surerim eve cikarken 50 kere degisir o vites
 
Hayir, neyi sevip sevmediginiz onemli degil de "yol mu dag mi" tartismasi bitti, simdi de "sabit mi vitesli mi" tartismasi mi basladi. Bisiklet guzel sey iste, yetmiyor mu :)?
 
Neden her konuda illa tartışma çıkarmak, kavga etmek isteniyor anlamıyorum. Başlık neden fixie bisikleti seviyorum diye açıldı. Amaç polemik yaratmak değil, ama hemen altına gelip yazılanlara bakın.
Siz en ufak farklılığı yargılayıp fırsatını bulur bulmaz bütün gücünüzle alaycı bir üslupla dışlayın, hiç bir çeşitliliğe müsamaha göstermeyin, sonra toplum da aynısını yapınca gelip bisikletlileri trafikte kimse sallamıyor diye kızın. İnsanlar farklı şeyleri isteyecek ki ticaret, çeşitlilik ve hayatımızda renk olsun. “Herkes aynı şeyi sevsin, ama sizin sevmediğinizi de kimse sevmesin”, nasıl bir anlayış, bakış açısı gerçekten anlayamıyorum.

Not: her tür bisikletim var, hepsini severim. Ama fixieleri bir ayrı severim. Yokuş için değildirler o ayrı. Ancak tek bisiklet hakkım olsa bu fixie olurdu.
 
Düz yerlerde a noktasından b noktasına ucuza gitmek için tasarlanan bisiklet. 1 ileri araba gibi. Hastası var saygı duyarım.
 
  • Beğen
Tepkiler: Cemal Ç.
Her haliyle güzeldir. Ayar derdi yoktur, fazla bakım derdi yoktur. Güzel de görünür. Ama dizlerin ırzına geçer.
 
Sanırım 10-12 yaşındaydım. Hayal meyal hatırlıyorum. Babamın kuzeninin (ve aynı zamanda komşumuz) o kocaman bisikletine binip markete gitmiştim. İzin almadan. Markete 5-10 metre kala bisikleti durduramadığımı farkettim. Fixed gear ile tanışmam biraz sıkıntılı oldu kısacası. Sonra da bir daha deneme şansım olmadı.

Yine de, Muğla bu kadar dağlık bir yer olmasaydı eğer, sadelikten hoşlanan biri olarak bugün bir fixie ya da en azından bir single speed bisiklet tercih edebilirdim. Sadeliğe yönelik eğilimimi bir kenara bırakalım, hiç olmazsa; tasarımına, geometrisine ve renklerine bayıldığım yol bisikletime dair "Alüminyum mu o? Claris'li yol bisikleti mi olur canım?" yorumlarına/bakışlarına maruz kalmazdım. Ha, neredeyse 30 senelik bir bisikletsever ve 34 yaşında bir kişi olarak bu tarz şeylere aldırış etmemem gerekiyor belki ama o olgunlukta değilim demek ki. Duyunca, okuyunca canım sıkılıyor.
 
Son düzenleme:
Her haliyle güzeldir. Ayar derdi yoktur, fazla bakım derdi yoktur. Güzel de görünür. Ama dizlerin ırzına geçer.
Ben de dizlerden çekiniyordum, ama yüksek dişli oranı kullanmayıp biraz son süratten feragat edince çok da sıkıntım olmuyor şimdilik. Tabi ön fren kullanıyorum, skid pek atmıyorum, sürekli yokuşlara vurmuyorum. Bazıları da diyor ki, dizler için düşük oranlı fixie normal bisikletten daha da faydalı. Diz iki yönlü çalışıyormuş. Hem ön taraf hem arka taraf yük aldığı için tek taraflı yüklenmeye göre daha iyiymiş. Ama ben doktor değilim, bilemem. Çok zorlamamaya çalışıyorum.
 
Birde fren yaparken pedal çevirmeyi kesip arka tekeri kilitliyorlar. Ya o lastiğin anası ağlar, 2 hafta sonra kullanılmaz olur.
 
  • Hahaha
Tepkiler: MakRo
"Fixieci geçinen" biri olarak söylüyorum.
2020 yılını bekleyin sevgili dostlar.
Fixed gear bisikletlerle ilgili tüm sorularınıza ve sorunlarınıza 150 sayfalık bir kitap ile ayrıntılı olarak yanıt vereceğim inşallah.
Ha bir de bunu basmaya niyetlenecek bir yayınevi bulabilirsem... bastıracağım.
Zira bisiklet kitapları basan yayınevleri buna pek ilgi göstermiyor.
Son ihtimâl kendim bastıracağım artık.
Neyse bu benim özel konum. Fixieye gelelim.

Her bisikletçinin mutlaka bir adet fixed gear bisikleti olmalı. Herkese tavsiye ediyorum. Hem de oldukça ucuz. Kimse benim bütçem yetmez falan diyemez. Zira elinde eski yol bisikleti kadrosu bulunan bir arkadaşımız 2019 fiyatlarıyla 750 liraya fixed gear toplayabilir. Toplamak isteyene parça konusunda her türlu yardımcı olurum.

Bu arada hiç kimse freni yok vitesi yok falan vs bir sürü argüman ileri sürerek fixieyi ve fixiecileri küçümsemesin. Zira benim bir yılda fixie ile yaptığım yolu ultegra setli makineyle yapamayanlar var. Tartışmaya gerek yok. Bunların hepsi kayıtlı veriler zaten. İsteyen benim fixed gear hakkında açtığım konulara baksın. Sadece bu sene iki adet 200+ turum var. İkisi de şehirler arası. 32 yaşındaki çılgın fixeci Ali Dayı'nız bunu yapabiliyorsa gençler daha iyilerini yapacaktır. Teorik zeminde "Tarihsel fixieci" olarak kabul ettiğim Ata'mızın da dediği gibi "Bütün umudum gençliktedir."

"Sükunet ve suhulet" içinde fixie konusunu irdeleyelim. Hem fixed gear konusunda benim bilmediğim baska ayrıntılar varsa -ki mutlaka vardır- öğrenmek isterim.

Umuyorum ki konu şu "yol bisiklet mi dağ bisikleti mi" tartışmasına dönüşmez.
 
Birde fren yaparken pedal çevirmeyi kesip arka tekeri kilitliyorlar. Ya o lastiğin anası ağlar, 2 hafta sonra kullanılmaz olur.
Evet aynen, benim de sağlık ve güvenlik konusunda tereddütüm olmasaydı da, pintiliğimden pek heveslenmezdim skid olayına zaten.
 
Yokus asagi inerken ayaklar pedaldan kayarsa ne oluyor fixie de? Bana sanki ayaklari geri koymasi cok zor olur gibi geliyor. Bir de kontra frenli single speed ile karsilastirirsak fixienin avantaji nedir? Sadelikse o da sade.
Benim de bu yokuş inerken pedalla ilgili bir sorun var kafamda. Bir de fren olayı olmaz ve teker ile fren yaparsak o teker çabuk bitmez mi? Dönerken pedal çevirirken döndüğüm tarafta pedalın yere temasından çekinirim birde.

Dipçe: Uzun zaman (çocukluğumdan bu yana) dağ bisikleti kullandım. Geçen yıl bir yol bisikletim oldu ve bu olay (yere değme) iki, üç defa başıma geldi.
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: dryakup23 ve CNC
Yokus asagi inerken ayaklar pedaldan kayarsa ne oluyor fixie de? Bana sanki ayaklari geri koymasi cok zor olur gibi geliyor. Bir de kontra frenli single speed ile karsilastirirsak fixienin avantaji nedir? Sadelikse o da sade.
Evet çok zor olur. Ben kilitli pedal kullanıyorum. Bir de çok dik yokuş frensiz inmemeye çalışıyorum. Forumda bir arkadaş olayın tekniğini bulduğunu söylemişti. Ama kolay değildir diye tahmin ediyorum.

Sadelik yalnızca bir avantaj, diğerlerini benim açımdan yukarda yazdım. Özellikle 2 numaradaki pedalın iki yöne doğru baskı yapılması ve bunun harekete etkisi çok farklı bir his. Kontra fren gibi bir şey değil kastettiğim. Hızı doğrudan pedallarla kontrol demek. Ani fren dışında fren sıkmaya ihtiyaç olmuyor.
Benim de bu yokuş inerken pedalla ilgili bir sorun var kafamda. Bir de fren olayı olmaz ve teker ile fren yaparsak o teker çabuk bitmez mi? Dönerken pedal çevirirken döndüğüm tarafta pedalın yere temasından çekinirim birde.

Dipçe: Uzun zaman (çocukluğumdan bu yana) dağ bisikleti kullandım. Geçen yıl bir yol bisikletim oldu ve bu olay (yere değme) olayı iki, üç defa başıma geldi.
Teker freni kaydırarak yapılırsa lastiği erken bitirir tabi. Bunu azaltmak için 44-17 gibi oranlar kullanılıyor ki her kaydırmada tekerin başka yeri temas etsin diye. Mesela 48-16 için 3 yerden lastik çabuk gidiyor, ama 44-17de her seferde farklı bir noktada kayıyor teker. Ben kaydırma (skid) fren yapmıyorum. Dize zararlı olduğunu düşünüyorum. Ama yavaşlamak için pedaldan yavaşlıyorum.

Pedalın yere çarpması ise özellikle dönüşlerde sorun. Ama zaten o kadar hızlı gidilmiyor fixie ile yol bisikleti gibi hızlara çıkıp viraja girmiyorsunuz fazla,

Arkadaşlar fixie mükemmel bisiklet değil. Onun da diğer bisiklet çeşitleri gibi sıkıntılı noktaları var. Ama olumlu yönleri de çok. Özellikle sürüş hissi bağımlılık yaratır cinsten.
Sheldon üstadın 11 tane fixie bisikleti varmış... Ben de zaten ondan okuyup merak edip bir denemek için almıştım. Olumlu yönleri olumsuzluklarına göre daha ağır basıyor bence, bu yüzden kısa mesafe neredeyse diğer bisikletleri hiç kullanmıyorum.
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
Yokuş inme ve çıkma konusundaki tüm korkularınız fixed gear ile frenleme teknikleri konusundaki pratik eksikliğinizden kaynaklanıyor. Frenleme teknikleri ile ilgili ustalaştıktan sonra frensiz bir fixieyi güvenle şehir içi ve şehirler arası trafikte kullanabilirsiniz.

Lastik yakma olayina gelirsek bu konuda haklısınız. Çok skid yapan biri değilim fakat 6 ayda bir arka lastik değişimi yaparım. Onu da yarılıp elimde kalana kadar kullanırım. Skid, fixie frenleme teknikleri arasında en artistik ama en güvensiz yöntemdir. Kayan lastik sağlıklı frenleme yapmaz. Back pressure yöntemini kullanarak lastik yakmadan durmayı deneyeceksiniz. Ki son bir yılda haftada birkaç kere hariç şehir içi trafikte skid yapmıyorum. Skid'i de tavsiye etmiyorum. Kayan lastiğin kontrolü imkânsız çünkü. Lastiği yerle teması kesilmeyecek ve asla kaymayacak. Doğru frenleme için gerekli olan iki esas bu.

Geriye kalan bir zaman ve tecrübe meselesidir.
 
Bir anda Trek Speed Concep TT'ye atlaması saçma olmuş bence. Bu arada bisikleti fixie değil.
 
Geri