Fixieci geçinen birisi değilim, ancak bu bisikletleri ilk kullandığım andan beri seviyorum. Neden mi? Aşağıda kısaca özetledim. Siz de kendi sebeplerinizi -eğer fixie seviyorsanız tabi- yazarsanız bu bisikletlerin tanıtımına ve yaygınlaşmasına katkıda bulunuruz belki:
1. Vites yok: hangi vitesteyim? vites değiştirsem mi? vites ayarı mı bozuk? Tiagra mı 105 mi? gibi sorularla kafayı yormadan sürüşün keyfini çıkartabilirsiniz.
2. Pedalın boşa dönmüyor: harika bir duygu. pedalı hem öne hem arkaya baskı uygulayıp kontrol edebiliyorsunuz. Düşük hızlarda çok dengeli. Arka frene de pek ihtiyaç kalmıyor.
3. Taşımak kolay: Vitesin olmaması hem hafiflik sağlıyor hemde sağa sola korkmadan rahatlıkla yatırabiliyorsunuz (yağ bulaşma riski vitesliye göre daha az ve dişlileri dişli koruma ile kapatarak daha da azaltmak mümkün)
4. Ucuz: basit ve yalın bisikletler olması nedeniyle hafif bir bisikleti ucuza maletmeniz mümkün, bakım ve tamir masrafının da azalması artı bir faktör. parçalar ucuz ve şık. “O fiyata araba alınır” cümlesine maruz kalmadan bisikletin felsefesine uygun fiyatlarla muhatap oluyorsunuz.
5. Sade bir görüntüsü var: vites ve arka fren kabloları olmadan sade bir görüntü mümkün. Hem de gayet ucuza. Kadro içinden giden kablolar için birkaç bisiklet parası vermeye gerek kalmıyor.
6. Bakım kolay: mekanik parça az, olanlar da genelde basit ve ucuz, kolayca değişiyor ve uzun gidiyor. Zincir çapraz olmadığı için hem daha kalın ve daha dayanıklı.
7. Sessiz: Vites makara gürültüsü, zincir şıkırtısı, boşta giderken çıkan göbek tırnağı sesi yok. Kafa dinlemek için ideal. Hele sabah etraf da sessizse tam bir keyif.
8. Kişiselleştirme kolay: Uyumlu parça gereksinimi az olması sebebiyle bullhorn, dropbar gibi farklı tip gidonlar kullanabilir, kısa zamanda birbiriyle değiştirebilirsiniz. Renkli jantlar ve zincirler de çok yaygın. Bullhorn gidon da çok konforlu ve rahat.
1. Vites yok: hangi vitesteyim? vites değiştirsem mi? vites ayarı mı bozuk? Tiagra mı 105 mi? gibi sorularla kafayı yormadan sürüşün keyfini çıkartabilirsiniz.
2. Pedalın boşa dönmüyor: harika bir duygu. pedalı hem öne hem arkaya baskı uygulayıp kontrol edebiliyorsunuz. Düşük hızlarda çok dengeli. Arka frene de pek ihtiyaç kalmıyor.
3. Taşımak kolay: Vitesin olmaması hem hafiflik sağlıyor hemde sağa sola korkmadan rahatlıkla yatırabiliyorsunuz (yağ bulaşma riski vitesliye göre daha az ve dişlileri dişli koruma ile kapatarak daha da azaltmak mümkün)
4. Ucuz: basit ve yalın bisikletler olması nedeniyle hafif bir bisikleti ucuza maletmeniz mümkün, bakım ve tamir masrafının da azalması artı bir faktör. parçalar ucuz ve şık. “O fiyata araba alınır” cümlesine maruz kalmadan bisikletin felsefesine uygun fiyatlarla muhatap oluyorsunuz.
5. Sade bir görüntüsü var: vites ve arka fren kabloları olmadan sade bir görüntü mümkün. Hem de gayet ucuza. Kadro içinden giden kablolar için birkaç bisiklet parası vermeye gerek kalmıyor.
6. Bakım kolay: mekanik parça az, olanlar da genelde basit ve ucuz, kolayca değişiyor ve uzun gidiyor. Zincir çapraz olmadığı için hem daha kalın ve daha dayanıklı.
7. Sessiz: Vites makara gürültüsü, zincir şıkırtısı, boşta giderken çıkan göbek tırnağı sesi yok. Kafa dinlemek için ideal. Hele sabah etraf da sessizse tam bir keyif.
8. Kişiselleştirme kolay: Uyumlu parça gereksinimi az olması sebebiyle bullhorn, dropbar gibi farklı tip gidonlar kullanabilir, kısa zamanda birbiriyle değiştirebilirsiniz. Renkli jantlar ve zincirler de çok yaygın. Bullhorn gidon da çok konforlu ve rahat.


