Scudo Sports

Mütevazilik de bir yere kadar...

rahmi abey adamların yanına gitsen sanki sen hiçbirşey bilmiyormuş gibi davranıyorlar onlar daha çok biliyor onlar daha çok gördü geçirdi ya. bu davranışlarını değiştirebilirler. para insanı bu duruma getiremez. insan kendini dizgine getirir bi raya oturtur.
 
Scudo
Ahmet kardeşim söylediklerine tamamen katılıyorum. Eskişehirde beraber pedalladık, uzun yol yapamadık seninle ama kafalarımız uyuşmuştu, ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. Neyse ki Eskişehirde bu tip adamlar yok, varsa da ben tanımıyorum, tanısam da zaten pek muhattap olacağımı zannetmem :)
Umarım bir gün Bursaya yolum düşer yine beraber pedallarız, sen böyle tipiklere pek takılma, boş ver gitsin. Hangi birisine adam olmayı öğretebileceksin ki.
Kimse kusura bakmasın ama milletimiz pek bir şekilci, cep telefonumuzdan, arabamıza, üstümüzdeki giysilerden, bisikletimize kadar, etiket olarak gösterilecek ne varsa işlevinden önce şekilciliğin peşine düşülüyor.
Son söz olarak aynen imzamdaki gibi ;)
 
Genç arkadaşım, takım sporu yapmıyorsunuz. Bu sporu bireysel olarak yapan çok insan var. Toplumun her katmanında olduğu gibi burada da sosyal statüsü gereği kendi çevresini sınırlı tutmak isteyenler olabilir. Bunu anlayışla karşılamak gerekir. Ben sosyal bir kişi olabilirim, herkesle hemen kaynaşa bilirim. Ama karşımızdaki aynı durumda olmaya bilir. Ya o formanın altında Avrupanın sayılı kalp cerrahlarından birisi varsa ? Veya sınırlı çevresinin dışında kimseyle kaynaşmak istemeyen asosyal bir kişi varsa ?

Özetle kimseyi açık açık konuşmadan suçlamak, yaftalamak doğru bir davranış değil. Ha şöyle bir olay olursa eğer hak verebilirim ki o da durumu istisnai kılar. Siz gruba katılmak isteyince "Git burdan" şeklinde bir tavır görüyorsanız o ayrı. Ama herkesin bir hayatı var ve o hayat güllük gülistanlık değil. Bugün size gülümseyen yarın somurtabilir. Bu kadar keskin çizgiler çekmeyin :) Gitme yanlarına olsun bitsin. Onlarsız binilemiyor mu bisiklete ?
 
Konu çok güzel başlamıştı. Arkadaş, bisiklet sürmenin paraya veya ekipmana bakmadığını söylemişti.

Fakat buradan çok saçma biyere kaymış. Arkadaşlar kendilerini ekipmanlar yüzünden kimse yargılayamaz derken başkalarının yaptıklarını eleştirmeye başlamışlar. Nasıl siz kendinize karışılmamasını istemiyorsanız, buna da karışamazsınız.

Madem yeri geldi, ben de anlatayım.
Bisikletle 5km'lik yere yemek yemeğe giderken ben de kask, tayt, forma, eldiven ve gözlüğümü takıyorum. SPD ayakkabısız bisiklete binmiyorum zaten.
Nasıl arabamı kullanırken emniyet kemerimi takıyorsam, nasıl motor kullananlar kask, mont, eldiven giyiyorsa, ben de bisiklet sürerken bunları giyiyorum.
Yapmayanın kendi sorunudur bu, ben karışamam. Kendilerine karışılmasını istemeyen insanlar bana hiç karışamaz.
 
adam sana bilmişlik yapsa baştan zaten gruba değil onun gittiği yerden gitmem. neyse işte var böle arıza adamlar. birden eski anılarım aklıma geldi. sıkıntı yok bisiklet sürmeye devam full zevk full adrenalin .)
 
gökhan kardeşim zaten senin üstüne başına şuyuna buyuna bişey denmedi yanlış anlamışsınız. adamlar size bunu hissettiriyor. laflarıyla tavırlarıyla ben bunu dile getirmeye çalıştım.
 
kimse kusura bakmasın konu başlığı açan arkadaşın kask ve düşmeyi bilmek konusunda trafikte olmanın verdiği özgüven trafiği okuya bilmek adına yapmış olduğu yorumları şaçma buluyorum. çünkü öyle bi memlekette yaşıyoruzki artık nasıl varlıklar olduğunu anlayamadığım iki ayaklı eşşekler insanın üstüne keyfe keder araç sürebiliyor lafla taciz edebiliyor hattaki kurşun sıkabiliyor forumda değerli bir arkadaşımız bununla alakalı bir başlık açmıştı. kısaca maddi manevi durumunuz ne olursa olsun nerde ne şekilde hangi yaşlarda bisiklet sürdüğünüz önemli değil, kask ve gece sürüyorsanız reflektörlü yeleğiniz olucak en azından fark edilmek adına kişisel önlemlerinizi alacaksınız bu bir sorumluluktur.kendi adıma temmuzda bir kaza geçirdim bu sporu yada adına nederseniz deyin bu hobiyi 8 yaşımdan beri yaparım kırmızı pinokyoyla başladım bisiklet sürmeye katlanabilir ama yaşamış olduğum bu iğrenç tecrübe aradan gecen zamana rağmen bendeki etkisi hafiflemedi bisikletle yola çıkamıyorum kadıköye gidemiyorum dirseğim hala ezik durumda..! kısaca şekilcilik başka bir ayıp ama tedbirsizlik başka bişey kendinize saygı duymuyor değer vermiyorsanız sizleri seven aile ve akrabalarınaza değer verin sizlerin başından geçecek en tatsız tecrübe (allah beterinden sakınsın) onların hayatların da yazmak istemiyorum çok başka sonuçlar doğurabilir tüm bisiklet forum ailesine sağlıklı mutlu güvenli pedallar dilerim.
 
Ahmet bir konu açtın yine ortalık sarpa sarmış :) demek ki epey arkadaşın bu konuda derdi var.Kesin olan şudur ki (tabi bana göre) kask konusunda hatalısın.Verdiğin örneklerde yetersiz(düşmeyi biliyorum cevabın cidden olmamış) bende bazen kask kullanırım bazen istemem takmam ama bunun cevabı düşmeyi bilirim olmaz (uzun süre judo yapmama ve cidden düşme konusunda sağlam eğitim almama rağmen) bazen takmam çünkü canım istemez başka da sebebe ihtiyacım yok.Canım istediği zaman da takarım :) mesaiye giderken kasksız içeri giriş yasak olduğu için mecburiyetten takarım :)

Şimdi gelelim asıl meseleye burada sorun kask, forma veya bisiklet kompedantı değil gibi.Asıl sorun altındaki yada üstündeki malzeme ile hava atmakta veya olmayanı hor görmekte diye düşünüyorum.Bu tip insanlar da zaten fark etmez neye sahipse onunla hava atar .yani sen onunkinin aynısını alsan bu sefer onunkinin başka bir özelliğini duyarsın.Sonuçta sorun adamın kendisinde yani kişilik sorunu.Belirli bir yaştan sonra da değişmeyeceğine göre ya muhattap olmayacaksın yada duymazdan geleceksin yapacak başka birşey yok.

Performans konusunda ise kimseye lafım olmaz eğer benimle aynı şartlarda bir arkadaş(yaş,bisiklet kalitesi ve yaşam tarzı açısından) benden daha sağlam kondisyona sahipse bana istediği kadar hava atabilir, bende saygıyla söylediklerini dinlerim çünkü bilirim ki performans denen meret Allah vergisi doğuştan olmuyor emek istiyor, düzen istiyor, antreman istiyor,bilgi istiyor ve saygıyı hak ediyor.Bunlara sahip olmuş biriside istediği kadar hava atabilir sesimi çıkarırsam namerdim :)
 
Ankarada ki durumu da sana şöyle özetliyim;

Ankarada herkesin haftanın belli günlerinde toplandığı ve aktivitelerin gerçekleştiği günler var...Kimisinin amacı gezmek kimisinin amacı görmediği yerleri bisiklet sayesinde görmek kimisinin amacı isee mevcut azınlıkta olan bayan sayısından dolayı bayanlara sülük gibi yapışıp etkilemeye çalışmak...Burda yine 2 ye ayrılıyor.O bayanların çevresinde ki erkekler ile munakaşa veya o kızın çevresinde ki en gözde erkek ben olayım çabasıdır...Erkekler ile munakaşada alakasız her konu tartışılır birbirlerine laf sokmaya,işte bu benim yeni makine 30000 bin lira verdim denir...böyle havalar çoktur bu tür ortamlarda...

Gel gelelim bu işi spor olarak görüp,stresini atma ve grup aktivitesi olarak grup içinde performansını yükseltmek isteyenler...Bu kişiler bisikletine 5bin-6bin-10bin de verir ama havasını atmaz..çevremde çok var bu miktarda para harcayan insan ve hiç birisi bir hatun gördüğünde altında bmw,mercedes varmış gibi triplere girmez güzel kardeşim.

Açık ve net diyim Dişi peşinde koşup mal mal hareket eden tiplerden nefret ediyorum...
 
Bisiklet ve kıyafetiyle nasıl hava atılır ki ???:) Cidden komik. 5 km otedeki bir kafeye arabanızla giderseniz emniyet kemerini takarsınız yada takmazsınız bu sizin tercihiniz, aynı şekilde bisikletle giderseniz takarsınız veya takmazsınız bu yine sizin tercihiniz ve kendinize verdiğiniz değer ile alakalı bir durum. Ama Amsterdam örneği maalesef olmamış saçma bir karşılaştırma diyorum çünkü orada bisiklet yolları var orda bir kişi kasksız dolaşsa bile kaza ihtimali buraya oranla çok çok daha düşük olduğu için birde bizim yolları kaldırımları trafiği bisiklete trafikte verilen değeri gözümün önüne getiriyorumda aslında bizler motosiklet kaskı takmalıyız gibime geliyor. Ama konu bu değil ki arkadaşımızın bahsettiği bazı insanların bisikleti süren kişiyi hiçe sayarak bisikletine ve kıyafetine göre sınıflandırma yapması .
 
arkadaşlar konu nasıl buralara geldi anlamadım, ama hepimiz doluymuşuz bunu anladım ;)

öncelikle şunu söylemek istiyorum; istesem spd'sinden formasına şimdi de alırım, 1-2 ay eve kapanmama bakar. ama başka harcamalarım da var, hayat sadece bisikletten ibaret değil benim için. bisiklete ayırabildiğim bütçe içinde de öncelik bisikletin kendisini içime sinecek kadar geliştirmekte, kendi üstüme başıma sonra sıra gelecek. yine de elbette bir gün hepsini bir anda alabilecek gücüm de olur; o zaman zaten tam donanımlı olarak çıkarım bütün turlara. ne de olsa spd'nin performansa etkisi, formanın sağladığı rahatlık ve diğer ekipmanların faydaları gün gibi ortada. gün gelecek ben de bunlardan sonuna kadar faydalanacağım. ama işte o günler geldiğinde, şimdi bana bunca şeyi yazdıran insanlar gibi havalara girmeyeceğim...

çok şükür insanları iyi okurum, hiç tanımadığım birine nasıl yaklaşacağımı da iyi bilirim. hal böyle olunca; kalabalık bir turda ya da yolda başka bisikletlilerle karşılaştığımda olan bitenleri de iyi algılayabiliyorum. benim rahatsız olduğum şey herkesin reklam tabelası gibi dolaşması değil, 7 km uzaktaki bir yere tam teçhizat gidilmesi de değil, benim şimdilik sahip olamadığım imkanlara başkalarının sahip olabilmesi hiç değil. benim rahatsız olduğum; birkaç şekilci insanın yüz yüzeykenki tavrı...

selam veriyorsun; mesela bir merhaba diyorsun, ya da uzaktan elini havaya kaldırıyorsun. işte o an, karşıdakinin hareketi çok önemli. düzgün bir insan selamını alıyor, vakti olduğu kadar muhabbetini de ediyor. kimisi o sırada havasında olmuyor, mecburi bir gülümsüyor ama ilgisiz davranıyor, anlıyorsun ki sosyalleşme peşinde olan bir arkadaş değil; saygı duyuyorsun ve sen de işine bakıyorsun. ama kimisi var ki; sana bir bakıyor, bisikletine bir bakıyor, yüzünde bir aşağılama ifadesiyle kafasını başka tarafa çevirip hızlanıyor. turlarda falan insanlara yanaşıp kaynaşmaya çalışıyorsun, öyle bir tavırla karşılaşıyorsun ki kendini ortamda istenmeyen, sümsük, yavşak, gerizekalı biri gibi hissediyorsun. işte bunlar insanı gerçekten rahatsız ediyor.

kask konusuna yeniden gelirsem... beni sıkıştıran otobüs, minibüs, taksi pek olmuyor. olursa da frenlerim var, reflekslerim var. ayrıca ben çok dikkatli olsam da başkasının dikkatsizliği ya da kasti olarak üzerime sürmesi gibi bir durum sözkonusu olmuyor, çünkü ben trafikte neredeyse her bir sürücünün ve yayanın biraz sonra ne yapacağını gayet iyi biliyorum. bu algıyı kazanmak için uzuuuuun yıllar boyunca bisiklet sürmeye gerek yok; sadece biraz gözlem gerekiyor. yayalar üzerindeki gözlemlerimi anlatmıştım daha önce:

İleri Sürüş Teknikleri - Yaya Gözlemleme

bunu ben anlatabiliyorum, çünkü önce kendim yaptım. araç trafiği versiyonunu da araba kullanırken yaptım, kısmet olursa bir gün onu da anlatırım. ancak yayaları gözlemlemeyi öğrendikten sonra araç trafiğini çözmek hakikaten hiç zor değil; ne de olsa rastgele yönlere giden dikkati dağınık insanlardan ziyade , en azından ehliyet alabilmek için belli bir eğitim almış insanlar var trafikte.

bu gözlemleri yapabildikten sonra; onlarca metre ilerideki dengesiz sürücünün ne yapacağını da rahatlıkla kestirebiliyorsunuz. başkasına göre sorun olan hareket, sizin için önceden tahmin edilmiş ve önlemi alınmış, sorun olmaktan çıkmış bir olay oluyor.

bu arada ben araba kullanırken gözüm 3-5 saniyede bir dikiz aynalarını kontrol eder; sadece önümdeki değil, arkamdaki trafiği de sürekli takip ederim. güvenli araç kullanabilmek için bu da şart; hatta şimdiye kadar benimle alakasız birkaç kazayı da arkamda sıkışan bir aracı farkedip ona yol vermek suretiyle engellemişliğim vardır.

bisiklet üzerindeyken bunu yapabilmek için kask aynası denen birşey var, onu da bulamıyorsanız ya da benim gibi kasksız dolaşıyorsanız 3-5 saniyede bir kafanızı arkaya çevirmeniz yeterli olacaktır.

kafanız arkaya ya da yana dönükken doğrultunuzdan sapıyor, başka türlü düz gidemediğiniz için sürekli öne bakmak zorunda mı kalıyorsunuz? onun da çaresi var:

İleri Sürüş Teknikleri - Yana ya da Arkaya Bakarak Gitme

ayrıca bir not: size arkanızdan sinsi sinsi yaklaşıp da bağırarak ya da kafanıza şaplak atarak sizi düşürmeye çalışacak hayvanlar da kafanızı arkaya çevirdiğiniz an bunu yapmaktan vazgeçiyorlar ;)

şimdiye kadar dediklerimi yapmayı öğrendiniz ya da önceden biliyordunuz diyelim; ama yine de trafik bu, bazen öyle anlar oluyor ki gerçekten önceden farketmenin imkanı yok. ama hala frenlerinizi en etkin şekilde kullanmayı öğrenerek, başka türlü olsa kesin kaza yapacağınız durumlardan kendinizi kurtarabilirsiniz. bu da bizi; ileri sürüş tekniklerinin belki de en önemlisine götürüyor:

İleri Sürüş Teknikleri - Panik Fren

dümdüz frenlemek yetmiyor mu? hem yavaşlayıp hem de kontrolü kaybetmeden yön değiştirebilmeniz mi gerekiyor? e onun da çaresi var:

İleri Sürüş Teknikleri - Yanlama

belki diğerleri kadar önemli değil ama, yine de illa ki işinize yarayacak başka bir hayati teknik:

İleri Sürüş Teknikleri - Viraj Alma Teknikleri

yine de hiç birşey sizi kurtaramıyorsa, bir çarpışma yaşasanız bile bundan sapasağlam çıkma şansınız var. onun yolu da düşmeyi öğrenmekten geçiyor. bunu nasıl yapacağınızı ise maalesef anlatmanın bir yolu yok; düşe kalka kendiniz öğreneceksiniz...

bu arada linklerini verdiğim başlıkların hiç biri; şu an içinde olduğumuz başlıktaki kadar rağbet görmedi. buradan da anlıyoruz ki; insanımız birbirine laf giydirmeyi, teknik mevzularla ilgili yazılar okuyup kendilerini güvene almaktan daha çok önemsiyor. şimdi ne demek istediğim daha iyi anlaşılmıştır umarım...
 
Merhabalar,çok güzel bir noktaya parmak basmışsınız.Ne yazık ki bu dünya "ye kürküm" dünyası.Aynı şekilde bende bu durumdan rahatsızlık duyuyor(d)um ;fakat dediğiniz gibi ayınesi iştir kişinin bu yuzden insanların ne dediği umrumda olmuyor artık. Ben ilk başladığımda Salcano İgman bisikletim vardı,bana da laf atan çok oldu fakat ben önemli olan şeyin bireyde bittiğini gösterdim.Amatör halimle bir yarışa girdim,amacım derece yapmak değildi ve yapamadımda fakat keyifimi fazlasıyla aldım
şuan arkadaşlarım var XTR donanım ve yarışa bilr girmemiş,XX donanım ve bisiklet evde yatıyor...
 
Ben bu yaz bisikletimi sandalet ile sürdüm. Ne SPD ne spor ayakkabı. Hem de 3 senelik bir sandalet iyi dayandı vallahi...:)

Bundan evvelde 184 TL'lik bisikletim vardı. Düldül dedim, 18'lik dedim küçümsedim ama çok iyi bir antrenman bisikletiydi. Bu spor en az astronomi kadar pahalı ama gösterişli. Aslında gösterişten uzak durmak menfaat icabı çünkü çevrede göze batıyorsunuz. Şimdi karbonmuş, şuymuş buymuş bence bu sporu yapmak için gereksiz.

Özetle konun temel dayanağına katılıyorum ama kimseyi azarlamaya gerek olmadığını düşünüyorum. Üç günlük dünya, sonunda hepimiz iki metre kumaş ile göçeceğiz...:)
 
@Ahmet Can Yakışır


Aynen hocam 2.el sıfıra yakın aldığım epiconun keçeleri erimiş durumda tüm göbekleri değiştirdim jantımın düz yeri kaldımı varsa nerde bilmiyorum disklerimin rengi değişti maşanın sağ kilit kartuşunu söktüm daha fazla performans amacıyla ve arkaya taktığım 203mmlik rotor yüzünden kadrom kırıldı :)
buyrun kaynak yaptırdım ve kullanıyorum :)
http://a5.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/264264_2055518820659_1025245950_32318752_3116468_n.jpg
http://a1.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/282720_2055537981138_1025245950_32318767_1514004_n.jpg

ve o formalı arkadaşlar denge bilekliği takarak denge ve refleks bekliyor :)
 
selamlar,
Öncelikle arkadaşa bir çok konuda katılıyorum. Ancak trafikte başımıza ne geleceğini kestirmemiz imkansız. Bu yüzden alınabilecek bütün önlemleri alarak bisiklete binmemiz gerekiyor. Çağatay Avşar'ı saygıyla anarak başına neler geldiğini tekrar hatırlatmak isterim. Trafikte otoyolda nelerle karşılabileceğimizi kimse tahmin edemez. İstediğiniz kadar tecrübeli ve reflex sahibi olun. Haber organlarında defalarca gördük motor yarışçılarının trafiklerde hayatlarını nasıl kaybettiklerini veya nasıl kalıcı hasarlara maruz kaldıklarını. Bu yüzden güvenlik ekipmanlarının olmasından yanayım. ancak şu da var ki kaskı takmak istemeyen takmaz. Bu da bir görüştür bu da bir tercihtir saygı duyarım. Bir arkadaşın bahsettiği gibi bu da kişinin kendisine verdiği değerle alakalıdır. Sonuçta hemen herkes tehlikenin farkında.
Şakşakçılık konusuna gelince malesef ülkemizde "hava atma" denilen bir olay var. Hayatımızın her anında bunla karşılaşıyoruz. Kimisi sahip olduğu eşyayla kimisi doğal özelliği ile kimisi sonradan kazandığı özelliği ile kimisi işi kimisi eşi kimisi parası pulu v.s. ile. Eğer biz bu hava atma olaylarına takılmazsak umursamazsak hayatımızda hiçbirşey değişmez. Lütfen bu konuyu aksi kanaattakileri ötekileştirmeye yönelik hırslarınız doğrultusunda çekmeyin arkadaşlar her insana saygı duyun, herkese bir şans daha verin. Zaten bisiklet işi performans, özveri, sevgi işidir. İsteyen istediği araç gereçe sahip olsun yiğitlik her zaman yollardadır. Bunu size küçümseyerek yaklaşan şakşakçı insanlar da çok iyi biliyor.
Konuyu başlatan sevgili Ahmet Can sakın kafanı takma bunlara sen yoluna bak. Yolun açık olsun.
 
Ben zaten kask takılmasın demedim. hatta bir önceki mesajımda dediğimi tekrar söyleyeyim. 20 liralık kaskı kafamıza çok görmemek lazım. yani ayak dirememek lazım, bisiklete elbette kaskla binmek daha iyi bizim ülkemizdeki riskler belli. hatta ben bunlara ek olarak dikiz aynası kullanıyorum çok faydasını gördüm. ama çirkin duruyor bisikletimin de havası bozuluyor ne yapayım? bir süre arabanızda aynaya bakmayın dediğimi anlarsınız.

bisikletine kask, reflektörlü yelek, eldiven gözlük ile binene hiçbir lafımız yok. forma tayt ile binene de lafımız yok hatta sonuna kadar desteğimiz var. dün decathlon mağazasının önünde yol bisikletli bir genç arkadaşımız alışveriş yapmış aldıklarını bisikletine yerleştiriyordu, tam takım giyinmişti ve çok güzel bir görüntüsü vardı bisikletiyle, etrafımızda böyle insanlar çoğalsa keşke. zaten insanın hava mı kalben mi yaptığı yüzünden belli olur. her yerde bu böyledir.

ben amatör fotoğrafçılık yapıyorum ortalam kalite slr fotoğraf makinam var. bazen öyle dandik! makinalarla çekim yapan ve çok güzel kareler alan arkadaşlar var ki imrenmemek elde değil. fotoğrafı makina değil siz çekersiniz. iyi fotoğraf makinası almak sizi iyi fotoğrafçı asla yapmaz. sadece daha fazla para ödersiniz...

aynı mantıkla:

iyi bir bisiklet ve ekipman almak sizi iyi bir bisikletçi yapmaz, sadece fazla para ödemenizi sağlar !

ha yinede ben çok para ödemek istiyorum diyene de saygı duyuyoruz, bununla birlikte kimseyi suçladığımız falan yok, herkesin imkanı şartı hayat tarzı kendine göre.

para sizin tercih sizin...
 
@Sefa Ayrılmaz

Arkadaşım haklı maalesef.İnsan zamanla daha geniş düşünmeyi öğreniyor.O karbon bisikletini alınca eminim geniş düşünmeyi de öğrenmiş olacaksın.Sana anlattığın şekilde davranan insanlar tutumlarından dolayı pişman olacaklar.Sen de sadece sevdiğin işi yapmaya devam edeceksin.Sevgi ve saygıyla...
 
@Ahmet Can Yakışır

Tecrübe ve bilgine sonsuz saygım var.Diğer konularda sana katıldığımı özellikle son açıklamandan sonra ifade edebilirim.Ancak hala kask konusunda kendi bilgi ve tecrübenle çeliştiğini düşünüyorum.Kazalar söylediğin tekniklerle algılanabilir ve belli bir ölçekde önlenebilir.Biz buna kısaca trafik ve toplum bilinci diyoruz.Yukarıda yazdığın gibi bu güne kadar kaza olmaması, bugünden sonra olmayacağı anlamına gelmez.Ortalıkta bir sürü bilinçsiz , cahil insan var.İlla birinin senin üzerine sürmesi gerekmez.Kazanın binbir çeşidi var.Bundan sonraki hayatında bunlara maruz kalmayacağının garantiside yok.Tabii süperman veya çizgi film kahramanı değilsen :D .Kaskında garantisi yok tabii ama olasılıkları aza indiriyor.Senin kadar bilinçli birinin, kaska bu kadar dirençli olması tuhaf.

Sadece bundan sonra kask takarım diyeceğine, bi kamyon laf yazmışsın... :)
 
Düşmeyi bilmek, sürüş tekniklerini bilmek sizi bir nebze korur, güvenlik ekipmanlarının olması her yönden artıdır önlemdir. Dünyanın binbirtürlü hali var kendine güvenmek iyidir fakat aşırı güven bir yerden sorna tehlikelidir, Allah tüm bisiklet sürücülerini korusun diyorum konuyu dallandırmamak açısından. Ve birde şu performans bilekliği takıp denge bekleyen insanlar var üstte bir arkadaş yazmış dikkatimi çekti bencede o apayrı bir durum:)) Halkımızda maalesef bir kısım ötekileştirici kısıma göre o performans bilekliğini takan spd ayakkabıyı giyen kişi profesyonel kapri thisortla binen selam bile verilmemesi gereken amatör bilinçsiz sürücü. Haluki önemli olan sürüç becerisi, tur tecrübesi, denge, trafik sezgisi, teknik konularda bilgi, Ben bir bisikletli gördüğümde ilk dikkat ettiğim nokta sele yükseklik ayarı eğer doğru yapılmışsa daha bir içten selam veririm , Ha selesi sonuna kadar iniksede selam veririm ama o tarz kişiler her nedense kafamda kaskı görünce selemin onlara göre normalden çok yukarıda olduğunu görünce beni uzaylı gibi görüp selamımı almaz genelde. Bisiklette spd önemlidir hiçbir zaman karşı çıkmadım parası olan performans açısından kullanmalı görüşündeyim ama her spd giyene profesyonel giymeyene amatör bakışı çok saçma amatör profesyonel diye sınırflandırmakta saçma. vs.vs.vs.
 
Geri