Scudo Sports

L Carnitin ile Powerade Combo

@-Skynet- L-Carnitin konusunda aşağı yukarı anlaşmış gözüküyoruz. O zaman ben sana ufaktan bir ekstra bilgi vereyim yardımcı olsun. Okuduğum bir kitaptan bir sayfa . Umarım yardımcı olur . :)
 

Dosyalar

  • 20181107_224421.jpg
    20181107_224421.jpg
    1,3 MB · Okunma: 70
Scudo
Carnitin ve L-Karnitin, purecanitine yani karnitinin hertürlü formu düzmece. Yağ yakmak istiyorsan Bilinçli yani benim gibi uzman birinden yardım alabilirsin Kardio yapmalısın. Spora Başlamadan önce 200mg cafein al yağ yakmayı destekler. Terlemek istiyorsan Limon,Zencefil,Çubuk tarçın ve birkaç Karabiber tohumu bunları çay gibi demle spora başlamadan önce sıcak sıcak iç Vücut ısını yükseltecek ve Spor da terlemeni arttıracak ve Endüstriyel gıdalardan uzak dur yardım istediğinde mesaj atmanız yeterli vakit buldukça yardımcı olmaya çalışırım
 
Yağ yakıp sağlıklı ve fit olmak istiyorsanız size önerin fruktoz veya koruyucu içeren hazır ürünler yerine içerisinde ne olduğunu bildiğiniz soğal yiyeceklere yönelin ve günlük kalori hesabı yapın ayrıca ne kadar yediğin ne yediğin kadar önemli
 
@Serkan Mıstınoğlu Valla ben bisiklete başladığımdan beri yemek alışkanlıklarımı değiştirmediğim halde 7 -8 kilo aldım. son dönem beslenmeme dikkat etmeme rağmen veremiyorum da :(
 
  • Beğen
Tepkiler: Road_Runner
Eskişehir Çanakkale deneme yapıp döndüğümde herkes acayip zayıflamışsın demişti. Bunun üzerine tartıldım 73 kg'ken 69 kg'ya düşmüşüm. Sadece 24 saatte. Tabi bu doğal veya sağlıklı değil. Konun özeti yağ yakmak acı ister. Karbonhidrat depoları bitecek ki yağlar yanmaya başlasın ve o yağların yakılmaya başladığı dönem çok daha zorlu. Haftada 2 -3 gün tempolu ve düzenli 150 km sürüş yaptıktan sonra başka hiç bir katkıya gerek yok bence.
 
@Ziya On Road vücutta 1.6 kg civarında karbonhidrat deposu bulunduğunu okumuştum bir makalede. Buna, vücudun dehidre olduğunu da eklersek 2-3 kiloluk geçici bir kayıptan bahsedebiliriz sanırım o_O Bunlar, vücudun boşalan depolarını temsil ediyor. Tabiki ciddi oranda yağ da yaktınız ama 4 kilo değil :)
 
  • Beğen
Tepkiler: Ozicu ve PuncherZ
@Serkan Mıstınoğlu Tabi ki 4 kg yakmadım belki kilo kaybım da tam 4 kg değildir. Yolcuğun hemen öncesinde tartılmamıştım. Söylemek istediğim yağ yakmak acı isterden sonrası.
 
  • Beğen
Tepkiler: Road_Runner
@Ziya On Road
Tempolo sürmek karbonhidrattan sonra kas yakımına geçmez mi, yağ yakmak için normal hızda uzun yol alınması gerektiğini biliyorum.Dolayısıyla bu tarz sürüşlerde karbonhidratlardan sonra yağa geçebilmek için tempoyu fazla yüksetmemek gerekmiyor mu?
 
  • Beğen
Tepkiler: tMisagi
@-Skynet- enerji harcadığında ( enerji harcamaya nefes almak bile dahildir spor artı enerjidir . ) vücudun kullanım sıralaması karbonhidrat / yağ / protein ( kas ) dir . Ama buradaki sıralamanın kullanılmayan ve kullanıma hazır tutulan bir depo olduğunu ve vücudun bunu kullanmak için sırada tuttuğu enerji kaynağı olduğunu belirtiyim . Şimdi yağ ölçümü yaptırdınız diyelim . Yağ oranı yüzde 20 diyelim kaş kütleniz 60 kilo . Yukarıdaki aciklamada düz mantık kursak 20bin kalori yapıcaz yağ bitecek kas nasılsa gitmez gibi duruyor . Ama 1 hafta kos kos kos alacağın sonuç yüzde 18 yağ 55 kilo kas olur . Peki bu ne demek hani yağ yakmadan kas gitmezdi ? O zaman hemen sana nasıl kas götürmeden yağ yakacağını anlatayim . Bahsedilen bu değerler veya sıralama günlük depolarındır . Akşama kadar bu depoları orantılı bir şekilde boşalmazsan depo daki kalanlar hooop vücuda . Sen bunları orantılı bir şekilde harcarsan vucuttaki yağlar hooop enerjiye ... altını çiziyorum orantılı ... Bu ne demek ? Buna kısacası enerji açığı diyecem sana . Günlük 1800 kalori aldın diyelim 2300 kalori yakarsan orantılı yakma yaparsın . Ama sunuda belirteyim kendine şunu diyemezsin. Aaa ben nasılsa 1800 kalori hakkım var dur 2 cips gomeyim 1200 kalori kalan 600 ude sebze yer hallederim . Bunu da anlatmak isterdim ama kendin araştırman daha iyi olur hatta hazır siteler var diyetsiteleri her öğünün kalorisi var orada zaten zamanlar aklıma girer . Yemek nasıl yiceksin piramit usulü sabah çok dan akşama kadar azaltarak . Çok konuştum ama birine yardım olunca herşeyi anlatmak istiyorum açıkçası :) şimdilik bu kadar .
 
  • Beğen
Tepkiler: Hiko ve Şeffaf
Daha önceleri de bahsettiği üzere son 1 yıldır düzenli olarak haftada 5 gün spor salonuna gidiyorum ve halen devam ediyorum.
Spor başlamadan önce yaptığım araştırmalar sonucunda ilk etapta kullanmam gereken daha doğrusu "takviye olarak" almam gereken ürünün L-Carnitine olduğuna karar verdim.
Öyle kas yapma derdinde olmadığım için öncelikle mümkün olduğu kadar çok kondüsyonumu arttırmak ve bunu yaparken de mümkün olduğunca da gücümü ve performansımı üst seviyede tutabilmekti amacım.
Ve bu sayede de olabildiğince yağ yakımını hızlandırmak ve sıkılaşmaktı hedefim.

Bunun için L-Carnitien biçilmiş kaftan. Neden mi;
Hani cümle içerisinde "ŞEY" kelimesini kullanırsın da, kurduğun cümle içerisinde cümlenin anlamı değiştirir ya, bu l-carnitine`de öyle bir şey işte..
Yapı olarak amino asitlere benzer ama, dışarıdan takviye olarak alındığında ise amino asit olarak kabul edilmez ya bu meret te böyle bir "şey" işte :krnz::krnz:
Buradan aman aman bir şekilde ürünün reklamını yapıp övgüyle bahsetmeyeceğim ama son 9 ayda kendimde olan inanılmaz değişimin belli bir yüzdesini cartine borçluyum desem yalan olmaz..
Elbette ki her şeyin doğal olan makbul.. Bizim kuşak yani 74 doğumlular iyi bilir, 90`lı yılların ortalarına kadar neredeyse piyasadaki bütün ürünler organik denebilecek kadar temiz ve katkısızdı, doğaldı..
Günlük satılan sütlerin üzeri abartısız 1 parmak kaymak tutar şişeyi ters çevirsek bile süt dökülmezdi..
Büyüklerimizin eve aldığı "tüm tavuk" düdüklü tencereye sığmaz, parçalanarak konur ve neredeyse 45 dakika pişirilirdi, eti yumuşasın diye..
Mahallemizdeki kasaplardan aldığımız kırmızı ete hiç bir şekilde kekik atmazdık, çünkü hayvan dağ kekiği yiyerek semirmiş ve onun tadı-kokusu etine de sinmiş olurdu..
Ahhh-ahhhh ulen yaşlandık galiba..
Neyse konumuza gelelim, Bu carnitine içeriğindeki (Benim kullandığım 3000 mg`lık ve 30 ml.`lik shot olan bir markaydı) 3 madde yani 3 amino asit dikkatimi çekmişti;
İçerik ve doz miktarı:
1- L-Carnitine (3000 mg)
2- Taurin (500 mg)
3- Beta Alanin (500 mg)

Gelelim bunların vücudumuzda ki işlevlerine..
1- L-Carnitine : Her ne kadar 1950`li yıllarda keşfedilmiş olsa da yaklaşık 2000`li yılların başında "yağ yakımına yardımcı" ürün olarak piyasa sürülmeye başlanmıştır. Zaten doğal olarak vücudumuz tarafından da üretilebilen bu amino asitin görevi; Vücudun enerjiye ihtiyaç duyması karşısında mevcut yağ depolarındaki yağı, enerji kaynağı olarak kullanılabilmesi için parçalanan yağları mitokondriye getirmesi görevini üstlenir. Böylece vücutta depolanan yağın enerjiye dönüşmesi için taşıma işlemi gerçekleşmiş olur.
2- Taurin : Yine vücudumuzda doğal olarak üretilen ve iskelet sistemimizde varolan bir amino asit çeşididir. Almanca`da TAURİN kelimesi "BOĞA" anlamına gelmekte olup, hepimizin malumu bu maddenin en fazla bulunduğu-işlendiği ve elde edildiği yer boğa spermidir ki -kimi kaynaklar sprem diyor, kimisi safra kesesinden elde edilir diyor, kimisi de boğanın idrarından diyor- arkadaşın dediği gibi "kanatlandıran" içeceğin ana etken maddesinin biriside Taurin`dir. Yoğun antrenman sırasında kaslarımızdan çok kalbimiz yorulur. Çünkü olabildiğince hızlı ve düzenli çalışması lazım ki, özellikle kaslarımıza ihtiyaç duyduğu enerjiyi ve katabolik etkiyi min. düzeye indirecek veya ortadan kaldıracak destekleyici amino asitleri taşıyabilmek yada gönderebilmek için sağlam olmalıdır. Bu madde de tam olarak kalbin sağlıklı kalmasında yardımcı olmak, kasların ve vücudun olabildiğince çabuk bir şekilde toparlanmasına yardımcı olmaktadır.
3- Beta Alanin : Peformansı arttırmanın yanında genel vücut sağlığımız içinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Vücudumuzdaki çoğu amino asit gibi proteinin parçalanma işlevinde rol almaz ama kas yapısı içerisindeki laktik asit seviyesini veya birikimini azaltarak "karnosin" ile birlikte daha zinde ve atletik bir performansa sahip olmamıza yardımcı olur.
Karnosin ise beta-alanin ve L-histadin amino asitlerinin bir kombinasyonudur. Karnosin, sağlıklı kaslar, kalp, beyin, karaciğer, böbrekler ve diğer dokularda doğal olarak bulunur. Kaslar yaklaşık 20 umol / g kuru ağırlık ihtiva etmektedir. İnsanlarda, karnosin seviyeleri, yaşla birlikte düşüş gösterir. Kaslardaki karnosin konsantrasyonu, 10 yaştan 70 yaşa kadar % 63 oranında azalma kaydeder.
Karnosin, 20. Yüzyılın ilk başlarında Rus bilimadamı W. S. Gulewich tarafından keşfedilmiş ve yapısı tespit edilmiştir. 1953 yılında başka bir Rus bilim adamı olan S.E.Severin, karnosinin etkin bir biçimde, aktif kasların ürettiği laktik asiti tamponladığını,ve karnosin ilavesinin, kasların kasılma yeteneği (kontraktilite) ve dayanıklılığını büyük ölçüde yükselttiğini ortaya koymuştur. Deneysel kanıtlar, karnosinin oksidasyon ve glikasyonu inhibe etmenin yanı sıra; asitler, aldehitler ve ağır metalleri temizleyen, hücresel bir çöp toplayıcısı olduğunu göstermektedir (alıntıdır: beslenmedestegi.com)

Şimdi, bu üç amino asit bir araya gelince vücudumuzda var olan yağdokusunu ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürmek üzere parçalama görevini, yoğun tempo sırasında bitkin düşmememizi, çabuk toparlanmamızı ve en önemlisi kalbimizin düzenli, sağlıklı ve sağlam bir şekilde atmasına yardımcı olması adına üretilmiş bir besin takviyesidir.. besin takviyesi diyorum çünkü L-Carnitine bir ilaç değildir. Vücudumuzda üretilenlerden tek farkı bunu laboratuvar ortamında yapmalarıdır.
Yine söylüyorum, herşeyi doğal yollarla yapmak en sağlıklısı ve güzelidir. Ama günümüzde ne yazıkki bu pek mümkün görünmüyor..
Maalesef belli bir seviyeye gelene kadar bu tarz ürünleri "besin takviyesi" olarak kullanmak en azından bana mantıklı geliyor.
Tabiki herkes kendince haklıdır ona sözüm yok.

Ama bu tarz takviyeler için örnek verecek olursak; Ortalama 80 kilo olan 35 yaşında ve 175 cm. boya sahip düzenli ve aktif olarak spor yapan bir erkeğin günlük kilo başına 0,8 gr. proteine ihtiyacı olduğunu düşünürsek (64 gr. protein)
Sadece bu proteini karşılamak için;
100 gr`lık dana etinden (100 gr da yaklaşık 19 gr protein vardır) günlük 350 gr. yemeli. Veya,
100 gr`lık koyun etinden (100 gr da yaklaşık 16,5 gr protein vardır) günlük 400 gr. yemeli. Veya,
1 tane haşlanmış yumurtada yaklaşık 12 gr. protein olduğuna göre, günlük yaklaşık 5 tane yemeli.. Veya diğer bakliyatlardan, kuruyemişlerden veya bütün bunları günlük ihtiyacı karşılayacak şekilde karıştırarak almalıdır.
Kaldı ki aynı vücut yapısına sahip birisinin günlük 58 gr. Taurin ihtiyacı olduğunu da eklersek bu listeye.. Ne yazık ki uzaaaar gider..

Demem o ki; Sadece 64gr`lık proteini doğal yollarla beslenerek almak bile günümüz Türkiye`sinde bir ayda servete mal olacağını hesaplamak hiçte zor bir şey değil..
Protein tozları ile (1 ölçüde 24 gr protein olan markada var 32 gr. olanda) günlük ihtiyacımızı sadece 300 ml su veya süte ile karıştırarak alabiliyorsak ve doğal yolla beslenmeden daha ucuza geliyorsa neden kullanılmasın ki..
Bu benim kendi düşüncemdir. Kullanmak veya kullanmamak kişinin hür iradesindedir.
Yine söylüyorum; Normal yollarla ihtiyacımız olan proteini ve diğer temel amino asitleri almamız en sağlıklı olan yoldur..
Dünya çapında adından söz ettirmiş L-Carnitine veya Protein tozlarının da kesinleşmiş veya kanıtlanmış hiç bir zararı tespit edilememiştir.
Elbette ki her şeyin fazlası zarardır. Sen kalkıp 3000 mg carnitene yerine tek seferde x 3 tüp gömersen, veya 2 ölçek yerine 5 ölçek protein tozu atarsan ozaman zararını görürsün tabiki..

Sonuç olarak her zaman sağlıklı ol, spor yap ve sağlıklı yaşlan.
Sağlıcakla..


xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Ben aslında bisiklet üzerine çıkmadan yarım saat kadar önce NOX-2 almaya başlayacağım.
İçerik tablosu aşağıdaki gibidir..
Özellikle 1 porsiyondaki KAFEİN oranı müthiş..
Toplamda 19.300 mg`lık vitamin ve amino asit desteği bulunmaktadır.
Kullandıktan sonraki farkları paylaşırım.

* NOX 2’nin Amacı:
Pozitif nitrojen dengesinin ve protein sentezinin oluşmasına yardımcı olmak. Performans, güç ve dayanıklılık artışı sağlamak.
NOX 2 Nedir?
NOX 2 toz formda özel bir şekilde geliştirilmiş bir antrenman öncesi (Pre-Workout) üründür.
Kompleks bir içeriğe sahip olan NOX 2, sporcuların daha olumlu sonuçlar almasına yardımcı olabilir.
NOX 2'nin dikkat çeken özellikleri:
- NOX 2 çok yüksek miktarda Arjinin AKG içermektedir (6000mg)
- NOX 2 Kreatin Monohidrata göre daha da geliştirilmiş olan TKM (Tri-Creatine Malate) içermektedir
- NOX 2 ATP açısından önem taşıyan L-Citrulline Malate içermektedir
- NOX 2 ek olarak Taurin ve Ornitin AKG gibi amino asitler içermektedir. (*alıntıdır: suplamentler.com)


7ambVr.jpg
 
@tMisagi
Hocam,yanlışınız var.Vücut enerji elde etmede sıralaması, karbonhidratlar(önce hazır glikozları tüketir kandaki,sonra depolardaki glikojenlere yürür) bunlar çabuk biter. Sonra direk proteinleri parçalamaya çalışır.Çünkü,aşağıdan:D sürekli enerji istediği gelemektedir,yağ yakmaya çalıştığında onu parçalayacak zamanı olmadığından proteinlere saldırır. Dolaylı olarak buda kas dokusunu olumsuz etkilemektedir,tabi gün içinde yeterli protein alınmazsa.O yüzden proteinli içicekler,yiyecekler,protein tozları mevzusu var. Lakin biz uzun yolu fıtı fıtı tarzda sakin bir tempoda gidersek karbonhidrattan sonra yağ yakmaya geçer. Çünkü acil bir enerji istediği yoktur.
Diğer yandan dediğiniz olayı yanlış anlamadıysam,90 kg bir kişi %30 yağ var diyelim.Oda 18kg yağa denk gelmektedir. Lakin şunu bilmiyorum,ne kadar kalori ne kadar yağ miktarına eşit:okyrm: biz 1000 birim yaktığımızda 1kg yağ gider diye sallasak bile 18kg yağı bir günde yakmamızın imkanı yoktur.ortaya çıkan enerji,su istediği vücudun temposu vs buna dayanamaz.

@Angaralı Barış

Hocam bende Lcarnitenin destekleyici yapısı olduğunu düşünüyorum ama bazı arkadaşlar baya ciddi ciddi işe yaramadığını söyleyince acaba hava satma muhabbetimi diye ikilemde kaldım.Çünkü bir spor salonuna gitsen, Lcarniteler,the wheyler,tozlar,jeller havada uçuşuyor,diğer tür iğneyle aldıklarını şeyleri söylemeye bile gerek yok...
Bunlar arasında Lcarnite çocukca kalıyor.Ama bir arkadaş,karaciğerde yağlanması olanda zararlı demişti,işte bu beni biraz geri adım attırdı.Bende az miktarda yağlanma var.O amaçla zaten kilo verme derdindeyim birazda. Dedim madem biraz daha fazla yağ yakmamı sağlayacak,madem kanıtlanmış bir zararı yok neden olmasın?
 
  • Beğen
Tepkiler: Şeffaf
@slckats

Dostum, temponu değiştir.

Sürüş temposunun çok büyük etkisi var.
-Yüksek kadans ile sür.
- Maksimum kalp hızının %60-75 arasında sür.

Yani bisiklete biniyorum aman zayıflıycam, aman hızlı sürmeliyim, kuvvetli olmalıyım, gelişmeliyim diye haldır haldır sürmek, var gücünle pedallara abanmak sana yorgunluktan başka bir şey getirmez. Bu şekilde sürersen, sürüş bittiğinde de protein ile kasları beslersen, gece de güzelce dinlenirsen eğer ertesi gün ağrı çekmezsin. Kasların gelişir, dayanıklığın artar. Ama kilo vermezsin. kilo vermek için maksimum nabız atışını bilmen, bunun da %60-%75'i aralığında uzun süre binmen lazım. Binerken ara ara sprint yapabilirsin elbette ama yüksek kadans ile sürmen lazım. Kilit nokta burada.
 
  • Beğen
Tepkiler: slckats
önce karbonhidrat depoları boşalmadan yağ yakımı olmaz bilgisi epey yanlış, belirtmek istedim... l-carnitin kullanmak spor geçmişi olmayan ve antrenmansız biri için çok gereksiz olabilirken, ileri seviyelerde faydası olabilecek bir supplement. ama zaten düzenli spor yapan ve beslenmesine "birazcık" dikkat eden birinin kilo problemi çekeceğini sanmıyorum.
 
@-Skynet-

Aynen yazdığınız gibi. Bizzat denedim, test ettim, uyguladım ve gördüm. Bu yüzden de tavsiye ediyorum. yağ yakmak için fıtı fıtı sakin tempoyla da değil bacak kaslarını yakan şiddetli tempoyla da değil. yüksek kadans ile ortalama bir hızda uzun süre yol yapmak gerekir. Yani 1 dakikada 80-90 kere pedal çevirerek yormayacak bir hızda 1-2 saat veya 7-8 saat gün boyunca bisiklet üzerinde olabilmek. Her yorulduğunda, yarım saatte bir veya 45 dakikada bir biraz mola verilebilir. Bu, dah aönce forumda açılmış bir konudaki tavsiyeleri göz önünde bulundurarak uyguladığım bir yöntem. Yüksek kadarn her şeydir gibi bir başlığı vardı.

@Angaralı Barış

Tebrikler... Çok güzel anlatmışsınız.
Bizim kuşak
 
@Şeffaf Burada yüksek kadansa çıkınca,vücut daha fazla enerji istemiyor mu?Bu konuda ikilemde kaldığım nokta bu.Yağ yakmak ama protein yakmamak için sakin bir tempoda bisiklet sürün deniliyor.Lakin yüksek kadansta gitmeyede dikkat edin deniyor.:confused:Ben kadansımı yükseltince daha fazla bacak çevirimi yapmış olacağım buda daha fazla enerji ihtiyacı doğuracak,buda protein yakmaya girmeyecek mi?
 
@-Skynet-

Ben bisikletle kilo verme denemelerime başlamadan önce ve bitirince kas/yağ ölçümü yapmadım. Bunu zaten hiç birimiz yapmıyoruz, özellikle diyetisyene gidip de herşeyi kontrol altında tutanlar hariç.

4-5 aylık süre içinde, dediğim yöntemle 15 kilo verdim. Bu esnada yağ da erittim, kas yıkımı da oldu. ama hangisinden ne kadar oldu bir şey söyleme şansım yok. Şimdi ise kilo verdim tamam ama kaslarım da zayıfladı diye sürüş şeklimi biraz daha değiştirip bu sefer de kas arttırmayı deniyorum. Bunu iki aşama olarak düşünelim. Önce zayıfladım, istediğim hale geldikten sonra da kas kütlemi arttırdım diyebiliriz.

Üyesi olduğum bir body building forumunda okuduklarımdan anladığım kadarıyla, insanlar full body çalışırken artan enerji ihtiyaçları oluyor. Vücut geliştiriciler, bizim gibi yağ yakmak istiyorlar ama adam 15 kilo verip de tığ gibi olmak istemiyor. 15 kilo yağ verip, 10 kilo da kas biriktirmek istiyor. O yüzden onların beslenme çeşidi ve antremanları bizimkilerden çok daha farklı. Ben direkman kilo vermeye odaklandım. Bunu yaptım. Bu vcücut geliştirmeye uygun bir tarz değil. Şimdi kas biriktirmeye ve göbek eritmeye odaklandım. Kilom sabit kalsın istiyorum. biraz kol biraz göbek tamam bitti gitti.
Bu şekilde tavsiye edebilirim. ama ispat edemem.
 
  • Beğen
Tepkiler: -Skynet-
halen ayni fikri savunuyorum ; kisilerin kendine ozgu , tam tesekkullu bir check-up 'larinin yapilmasi ve buna bagli olarak da , doktorlarindan alacaklari bilgiler ile , uygulayabilecekleri diyet programlari ve kullanabilecekleri "ek yardimci" urunlerin bilgisini almasi gerekmektedir.
Her bunye ve metabolizmanin ihtiyaci olan yada olmayan yan urunler farklidir.
Dolayisiyla , paylasacaginiz bilgilerin cok cok onemli oldugunu bir kez daha hatirlatmak isterim.
Sonucta , bu siteyi disaridan , uye olmadan takip eden kisiler de var ve yanlis yonlendirme olmamasi lazim.

"once saglik kontrolu ve sonra doktor tavsiyesi ile urunlerin kullanimi , en dogrusudur."
 
@Şeffaf
Bu verdiğin 15kilodan sonra göbek bölgen nasıl oldu? Göbek var mıdı bilemiyorum ama eskisine göre düzleşiyor mu yoksa vücut bu kiloları çevresel olarak veridiği için belki 1-2 kiloluk bir zayıflamamı oluyor göbekten dersin?Bisiklet turlarında kullandığın,enerji ihtiyacını gidermek için aldığın bir ürün var mı?
 
@-Skynet-
Merhaba tekrar.
Göbeğim harbiden çoktu ve bisikleti dediğim gibi yüksek kadans kullanarak, dizlerime aşırı baskı yapmadan uzun süre binerek bu göbeği çok büyük oranda eritebildim. Şimdi dümdüz değil tabii ki gene göbek var. Ama nasıl var, şöyle diyeyim normal standart dümdüz bir bisikletçi vücudu düşün. Ona hafif bir göbek koy. İşte bu kadar. Önceki halim bildiğim 2 çocuk babası sürekli yiyen hareket etmeyen iri göbekli ve kelimenin tam anlamıyla koca gtlü kambur duran hımbıl biri şeklindeydi. şimdi bunu toparladım. ama kaçınılmaz olarak kas kayıbım da oldu bunu fark ediyorum. Ben okuduklarımı harmanlayıp bu yolu seçtim. Önce zayıflamak, sonra toparlamak. ne kadar doğru bilmiyorum ama işe yaradı. Kendimle övünmüyorum. Burada paylaşılan ünlü bisikletçilerin vücutlarına baktığım zaman adamlar koşu da yapıyor, ağırlık da çalışıyor. Öğrendim ki vücuttaki sadece bacaktaki kas kütlesini değil bütün vücudun komple kas kütlesini arttırmak bisikletçinin daha uzun süre yorulmadan sürebilmesini sağlıyor. Kaslar proteini veya glikozu daha çok tutuyor, haliyle bacaklar çalışırken de depolanan bir şeylerin aktarılması daha uzun süre olduğu için daha az yoruluyor. eğer sen de benim durumumdaysan bunu bir dene, bir şey kaybetmezsin.

Bu arada hafif bir de diyet uyguladım. Çok basit. Günde 3 litre su şart. ekmek ve pirinç pilavı yok. Her öğünde ana yemek olarak sadece 1 tür, 1 tabak ve doyurana kadar da salata. Hepsi bu.

Okuduklarımdan öğrendiğim başka bir şey daha paylaşayım. Bunu kendim de deneyimledim, gördüm yaşadım bizzat. Bu yazdıklarımın hepsi öyle gerçi. Uzun sürüş yaptıktan sonra, ertesi gün yürüyemez hale geldiğim haller de oldu. Bacağımı kaldıramıyor, düzgün adım atamıyordum. O kadar çok yoruluyordum ki bunu hiç başaramayacağımı da zannetmeye başlamıştım. Ama o araştırmalar esnasında şunu öğrendim. Bizzat denedim. Gördüm.
bir gün sabahtan akşama kadar bisiklet sürüp, akşam eve geldiğimde güzel bir yemek yiyip uyku zamanı geldiğinde yatıp, sabah kalktığımda sanki kötü şey yapmışlar gibi perişan halde uyandığım, gün boyunca ağrı çektiğim oldu. Bunu karbonhidrat ve protein ilişkisine bağladım. Spordan sonra karbonhidrat yüklemesi yaparsam, ertesi gün kımıldamaya halim kalmıyordu. Her yerim ağrıyordu. Spor esnasında ve spordan en fazla yarım saat sonra protein yüklemesi yapınca ertesi gün en ufak bir ağrı daha kalmıyor ve hatta gün boyunca aslında daha fazla da sürebilirim demeye başladım. En son 2 gün önce oldu bu. molalarıyla birlikte 3 saat içinde 34 km yol yaptım. Stravadan kontrol ettim, 14 tane personal record almışım. Hiç yorulmadım ve daha da sürebilirdim. Peki spor esnasında veya sonra nasıl protein alacağım? Çok basit onu da çözdüm. Yola çıkarken 1 adet içim proteinli süt alıyorum yanıma (en ucuzu bu 3.99 lira ve 20 gr protein) 1 paket de eti form alıyorum. Yorulduğum bir anda mola verip bunları yiyip içiyorum. Sonra yola devam ediyorum. Eve gelince de yemeğin durumuna göre 1 veya 2 tane daha proteinli süt içiyorum. Tek dez avantajı fazla gaz yapıyor.

Ben katkı maddesi içermeyen olabildiğince ucuz bir şekilde böyle bir çözüm buldum. Aslında Lor peyniri ve yumurta da gene ekonomik ama taşıması zor hazırlaması zaman alıyor. 1 paket sütten ne olacak derseniz, o sadece 1 paketle kalmıyor işte. Haftada 2 kere uzun tur yapıp her gün için 2 veya 3 tane süt gene ayda 100 liraya yakın para eder ki bu sadece süt. Aynı sütün 7.99 lira olanı da var. O zaman fiyat 400 liraya çıkıyor sırf süt içicem diye :)
yine de daha ucuz bir yöntem olabilir whey protein tozu. Denemedim bilmiyorum.

Özet : sürüş esnasında ve özellikle de sürüşün hemen sonrasında geciktirmeden protein takviyesi, az yemek çok salata ve çok su. Yüksek kadans. Maksimum kalp atış hızının %70'i gibi sürekli sürüş. Yani nefes nefese kalmadan. Bunlar yağ yaktırıyor.

Bu arada, konuyu bambaşka bir yere taşımış olduk, bunun için özür dilerim konu sahibinden...

Yağ yakmak isteyenler için bütün bildiklerimi paylaştım. Bunda utanacak sıkılacak bir şey yok. Bak ben 1.70 boyundayım, bir ara 98 kiloya çıktım. iri yarı dana gibi bir şey olmuştum. utanacak sıkılacak bir şey yok. Yemek yemek zevkli bir şey. Hele kuru üzümlü karışık kuruyemiş var ya, bir oturuşta 1 kilo yerim gene de doymam yetmez o, bitmez. Biraz çaba ve kararlılık lazım. Biraz boğazı tutacağız, yediklerimizi değiştirip spor yapacağız. ama tavsiye edilenleri uygulayarak. bilinçsiz veya bence ile değil. Ben öyle yaptım hiç bir işe yaramadı. Çok şükür ki kısa sürede döndüm. Deneyerek de bir çok şeyi kendi üzerimde gördüm. Bu forumda çok güzel bilgiler paylaşılmış. Emeği geçen, hatta şu anda aramızda da olmayan kıymetli bilgiler paylaşan bu arkadaşlarıma can-ı gönülden teşekkürler.

Benden bu kadar
 
  • Beğen
Tepkiler: -Skynet-
@Şeffaf

Hocam ben 92-93 kiloları arasındayım. Önceden tura çıkarken,poweradenin yanında bir iki çikolata alıyordum yolda yemek için.Başka bir şeyde almıyordum. Tabi çıkmadan da yumurta yiyorum yağda 2 tane. Uzun yolla çıkacaksam (100km civarı,her şeyin fazlası israf:D ) 3 tane yumurta yiyorum. Onun haricinde orta tempoda sürdüğüm için protein takviyesine hiç girmedim,gerek duymadım doğrusu.Çünkü tempolu, haldır haldır gidersem amacıma yaramayacağı için ona göre gidiyorum ve proteinleri koruyorum diye düşünüyorum,ayrıyeten yumurtada yiyerek garanti altına aldığımı düşünüyorum.Şimdi çikolata olayı bıraktım,üzüm kurusu alıyorum yanıma.Bakalım 40kmlik turlar için idare ediyor,tur uzayınca yine idare edecek mi deneyeceğim doğrusu. Zamanında spor salonunada gittim,kiloda verdim ama düzenli gitmiyorum doğrusu.Gitsemde,koşu bandı,bisiklet,birkaç ağırlık çalışması yapıyordum.Sonra dedim dışarıda bisiklet sürsem hem gezerim,hem stres atmış olurum,hem spor olur,hem ekonomik olur falan.Ondan sonra düzenli sürüşlere başladım.Haa bisikletle olan ilişkim çocukluğumdan beri var.Ama okul zamanından gelen alışkanlıkla yazdan yazaydı bu bahsettiğim noktaya kadar.
Kısacası üzüm kurusu,su powerade ve çıkmadan yağda 2 yumurta.Her turda ortalama 40-50km yapıp 25-30 km hızlarda gitmeye çalışıyorum.(ortalama vermiyorum çünkü şehir içleri denk geldiği için ortalama çok düşüyor :))
Spor salonuna gittiğim zamanlarda hoca,nabızı 110-120den aşağıya düşürme yağ yakmak için,demişti.Tabi nabız takip cihazım ve kadans cihazım falan olmadığından,11. viteste,yüksek kadans yapıp hemster gibi patinaj yapıyorum(üstünüze alınmayın aman hocam :D ) nede kaslı abiler gibi bağıra bağıra ağır pedalı çeviriyorum,kendimce bir ayar bulup gidiyorum bakalım. :)
 
  • Beğen
Tepkiler: Şeffaf
Geri