Kudret Abi'nin ülkenin gelişmesi için kendimizin ülkenin dört bir yanında üretim yapmamız gerektiğiyle ilgili düşüncesine sonuna kadar katılıyorum. Ama öncelikle nitelikli bir eğitim programı geliştirilme, kjalite artışınıu sağlasa da ticari açığa neden olan AB'yle Gümrük Birliği'ni feshetme, Doğu'da toprak reformu yapma ve ağalığın yasaklanmasından tut, ülke çapında siyasi bir güç hale gelen tarikatların ve cemaatlerin yasaklanmasına ve bunlarla etkili bir mücadeleye girişmeye kadar birçok adım atılmazsa bu çok zor.
Bu referandumda hayır verdim. Çünkü AKP, 2002'den 2007'ye kadar mutedil bir yol izlediyse de o seçimde oy oranı artınca 1954'te oyu artan DP'deki gibi partinin otoriter eğilimleri ortaya çıktı. Hele bu otoriter eğilimleri nedeniyle 2009 yerel seçiminde oy kaybedince, daha da hırçınlaştı AKP ve eline geçmeyen kurumları almak için manevralar yaptı ve çoğunda da başarılı oldu.
Yukarıdaki nedenlerden dolayı 12 Eylül'le hesaplaşmayı vaat eden ve gerçekte Anayasa Mahkemesi ve HSYK'yı ele geçirmeyi amaçlayan bu referandumda hayır dedim. Çünkü; 12 Eylül'ün palazlandırdığı bu kesim niye hesaplaşsın ki 12 Eylül'le ? Ayrıca 12 Eylül 2010'da zamanaşımı oldu.
Bu arada bu referandumla memurlara verilen toplu sözleşme hakkını, sendikal haklardaki genişlemeleri, kadınlara verilen bazı haklarını ve çocuk istismarını önlemeye yönelik maddeyi yetersiz, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu ve parti kapatmalarının zorlaştırılmasını yanlış buldum. Çünkü;
a) Sendikal haklar genişlese de onlara genel grev hakkı verilmiyor.
b) Memurlara verilen toplu sözleşme hakkı bir sendikal haktır. ama onlara en önemli sendikal hak olan grev hakkı verilmiyor. O olmazsa nasıl pazarlık gücüne sahip olacak memurlar ?
c) Ülkemizde kadın hala 2. sınıf vatandaş. Toplumdaki erkek egemen yapıya son verilmezse ne kadın 2. sınıflıktan çıkar, ne de çocuk istismarı yok olur.
d) Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru tamamen AİHM'e giden yolu kesmeye yönelik. Bir devlet memurunun bir vatandaşa yaptığı haksızlığın, bu referandumla iktidar yanlısı bir yapıya bürünen Anayasa Mahkemesi'nde giderilmesi çok zor. Çünkü devlet, yanlış ta yapsa memurunu gözeten bir tavır sergiliyor ve bu nedenle vatandaş mağdur oluyor. Eğer olur da buna benzer bir olayı yaşayıp dava açarsam ve davada iç hukuk yollarını tüketirsem, bu nedenle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmam, AİHM'e giderim. Orası daha adil davranıyor bana göre.
e) Ülke bütünlüğüne veya rejimine karşı politika izleyen parti kapatılmazsa asıl bu ülke için felaket olur.
Bana göre parti kapatmayı zorlaştıran madde kaldırılmalı, aksine kapatılan partinin yerine parti kurmak zorlaştırılmalıdır. Çünkü kapatılan partinin yerine kurulan partiyi kuranlar genelde yasaklanan partililerin yakını oluyor ve genellikle onlarla aynı görüşte. Bu nedenle bu kişilere yakın olanlara siyaset yolu kapanmalı.