Kimyasal maddeleri hayattan çıkartmak

gmfaruk

Forum Bağımlısı
Kayıt
13 Kasım 2013
Mesaj
1.010
Tepki
971
Şehir
istanbul
Bisiklet
Kron
her turlu eczane ilacini bakkalda satilan bozulmayan urunleri hayattan cikartmaktan bahsediyorum
Boyle bi seyi deneyen yapan var mi nasil yapiyosunuz, tecrubelerinizi paylasirsaniz sevinirim
Edit:cayi sekersiz icmekten basladim eczaneden ilac kullanmiyorum
Seker ihtiyacimi baldan meyveden karsilamaya calisiyorum
 
Scudo

Berkec.

Daimi Üye
Kayıt
17 Haziran 2015
Mesaj
255
Tepki
126
Yaş
24
Şehir
İstanbul-Bursa
Bisiklet
Diğer
Çok sağlıklı olur üstüne bağışıklık sistemi güçlenir

Zaten her ilacın yan etkisi varken ilaç içmek ne kadar doğru bilemiyorum bakkallarda satılan ürünlere gelirsek de uzaklaşılması zor ama her gıdada ilaç olduğu için bunlardan uzaklaşmak sadece işinizi zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır
 

Kuzey Ege

Forum Bağımlısı
Kayıt
30 Temmuz 2015
Mesaj
3.377
Tepki
10.042
Şehir
İstanbul
İsim
Murat Gökhan
Başlangıç
1980—81
Bisiklet
Trek
Bisiklet türü
Şehir - Tur
Bazen ilac kullanmak zorunda kaliyor insan. Bayramin ilk gunu bobrek tasi dusurdum. O agriyla gel de ilac icme.
Gidalardaki kimyasaldan uzak durmak kadar, deterjanlardan da dogaya zarar vermeyen ve cozunebilir olanlarini kullanmak gerekiyor. Lakin temizlik urunlerinin insan sagligina ve dogaya inanilmaz zarari var.
 
  • Beğen
Tepkiler: alper 76

Vefa Erdem

Üye
Kayıt
21 Temmuz 2014
Mesaj
11
Tepki
22
Şehir
İstanbul
Bisiklet
Geotech
Uzunca bir listeye hazır olun :)
  • Bahçeli bir eviniz veya benzer bir imkanınız (eş, dost, akrabaya ait bir çiftlik, köy evi vs.) varsa kendiniz ekip biçmenizi öneririm, hem en sağlıklısı hem inanılmaz bir motivasyon hem de çok keyifli bir uğraş. Ama apartmanda yaşayan biriyseniz o iş zor tabi, en azından yaşamınızın geri kalanını bu yönde planlayabilirsiniz. Abim bir tarım kimyasalları fabrikasının lojistik bölümünde çalışıyor ve markasının önünde veya sonunda ORGANİK kelimesi geçen firmalara bile mal verdiğinden bahsetmişti. Bu konuda denetim de son derece zayıf ve pazardaki talebi gören yapıştırıveriyor ORGANİK etiketini. Ayrıca Facebook'ta ulusal tohum takas grubu diye bir grup var, dilediğiniz tohumları tedarik edebiliyorsunuz.
  • Marketteki UHT pastörize sütler yerine, bulabilirseniz semt pazarından veya seyyar bir satıcıdan almanızı, vakit ayırabilir ve güzel bir maya bulabilirseniz yoğurdunuzu da kendiniz yapmanızı öneririm.
  • Temizlik konusuna gelirsek, bulaşık ve çamaşır deterjanına, ve hatta diş macununa alternatif, evde kendiniz yapabileceğiniz tarifler mevcut, internette aradığınızda çok şey bulabiliyorsunuz.
  • İlaç konusunda fazla fikir sahibi değilim ama mecbur kalmadıkça antibiyotik ve ağrı kesici kullanmamanız gerekiyor. Kimisi akşamdan kalma olduğunda, en ufak bir baş ağrısı çektiğinde bile ağrıkesiciyi çakıveriyor, yapmayın. Antibiyotik ise uzun vadede bağışıklık sisteminizi zayıflatan bir şey.
  • Çoğu baş ağrısının nedeni susuzluk olabiliyor, suyu ihmal etmeyin. Hem karaciğer ve böbrekler için de elzem. Otururken, yatarken, yanınızda mutlaka bir şişe su bulundurun, otomatikman içiyosunuz zaten. Mutfaktan gidip alması zor geldiği için ihmal edebiliyoruz.
  • Şekerin yanında tuzu da azaltın, böbrekler için yüktür tuz, ama hepten kesmeyin, vücudunuzun tuza da ihtiyacı var.
  • Yağ olarak mümkün olduğunca zeytin yağı kullanın, hatta riviera değil, sızma olanında. Riviera zararlı değildir, ama yararı da yoktur. Mısır, kanola vs yağlardan uzak durun. Kızartma istiyorsanız az yağda, hatta mümkünse üzerine fırçayla yağ sürerek fırında yapın.
  • Bir de lifli besin furyası var, ama ben insan vücudunun kesinlikle et yemeklerine de aynı derecede ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, protein dengesi açısından önemli, spor yapan insanlar bu eksikliği derhal farkeder zaten, bir doymama hissi...
  • Son olarak, sebze ve meyveleri bol suda yıkamak yeterli olmuyor, tüketmeden önce bir kapta sirkeli suda 10 dakika bekletip sonra durulamanız üzerindeki çoğu kimyasal ve pestisitlerin daha kolay arınmasını sağlayacaktır.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bunların kimi uygulaması zor ve zaman isteyen şeyler, size şimdiden kolay gelsin.
Sağlıklı günler efendim :)
 

yeyu

take me back to my bike on the road
Kayıt
25 Mayıs 2012
Mesaj
115
Tepki
191
Şehir
afyonkarahisar
Bisiklet
Scott
Çok güzel bir başlık, cevaplar da bir o kadar güzel. Ben buna benzer bir şeyi denedim. Uzun zamandır kilolarımdan şikayetçiydim, kendi kendime ambalajlı gıda tüketmeyeceğim diye bir söz verdim. Bir ay süre zarfında 4 kilo vermiştim. İşin uzmanı değilim ama vardır bir alakası herhalde
 

BF Okuru

Üye
Kayıt
2 Şubat 2005
Mesaj
8
Tepki
3
Hayatınızdaki değişikliğe öncelikle temel gıda maddelerinden başlayın. "Ekmek", Hiçbir besin değeri olmayan beyaz somun ekmek yerine, tam tahıllı ekmek tüketin. (Tam buğday,çavdar vb.) "Süt", cam şişede raf ömrü kısa olan günlük sütlerden tercih edin. "Yumurta", bulabilme imkanınız varsa orijinal köy yumurtası yiyin. "Yoğurt" kesinlikle doğalını tüketin. "Pirinç" mümkünse yemeyin yerseniz kepek oranı yüksek olsun bunun yerine bulgur yiyin. "Sebze-meyve" mevsiminde tüketin. Pakete giren, işlenmiş, trans yağ içeren, raf ömrü uzun ürünlerden uzak durun. İlaç konusundaki önerilere karşıyım. Elbette grip olduğunuzda ilaç kullanmayın ancak bu durum bir süre sonra takıntı haline gelebiliyor ve kişi artık zorunlu olsa dahi ilaç tedavisini reddedebiliyor.
 

r.ezk

Forum Bağımlısı
Kayıt
28 Temmuz 2013
Mesaj
761
Tepki
503
Şehir
izmir
Bisiklet
Cube
Her kimyasalın zararlı olduğu düşüncesi nerden çıktı..
Bahçe domestesi kimyasal değil mi?

Kimyasal olmayan ürün mü var, gdo, organik, kimyasal kelimeleri ne demek ona biraz bakmanız lazım..

Hele eczaneden ilaç içmiyerek sağlıklı mı olunuyor :)

Nerden içilecek ilaçlar doğal aktarlardan bitki çayları mı, karaciğeri böbreği bırakınca anlaşılır...
 

vebag

Aktif Üye
Kayıt
28 Nisan 2015
Mesaj
153
Tepki
141
Yaş
35
Şehir
adana
İsim
ethem kardaş
Bisiklet
Cube
Ben yapıyorum mesela..

Birden hayatınızdan çıkarmak yerine , bunu yersem bana ne faydası olur sorunu sormak lazım..

Olayı fazla abartıncada balık et süt tavuk bile yememeye kadar gidebiliyor olay..
 
  • Beğen
Tepkiler: Kuzey Ege

Türko

Sunroof'a değil gökyüzüne inananlar
Kayıt
11 Nisan 2014
Mesaj
1.891
Tepki
2.803
Şehir
Ankara
Başlangıç
2015—16
Bisiklet
Scott
Bisiklet türü
Yol bisikleti
Konuyu fav.a ekledim. Görüşlerimi paylaşacağm :harika:
 

Ahmet Onur Çakmak

Forum Bağımlısı
Kayıt
11 Şubat 2014
Mesaj
1.377
Tepki
2.600
Yaş
36
Şehir
Zeytinburnu
Böyle radikal söylemler hep güldürmüştür beni. Hadi hayatınızdan şekeri çıkardınız. E tuzu naptınız? O da sodyum klorür. kimyasal sonuçta. Gelelim eczaneden ilaç konusuna. Başka nereden ilaç alınır ben bilmiyorum. Aktar vs. diyecekseniz onlar ilaç değildir efendim. Yardımcı tedavi yöntemidir. İnsanlar yüzyıllarca çalışsın ilaç geliştirsin. Üzerine koskoca bir endüstri kurulsun. Doktorlar yıllarca okusunlar. Sonra birileri çıkıp ilaç zararlı desin. Aklım almıyor benim. Sanırım söylemek istediğiniz, koruyucu maddelerin bulunmadığı, genetiği değiştirilmemiş gıdalar vs. Organik beslenme yani. He bir de; allah vermesin başınıza bir ciddi hastalık gelirse, ilaç kullanmayacağım diyebilecek kadar cesarete sahip olabilir misiniz onu düşünün. Bu tarz şeyler yazarken tam açık olmak lazım. Gereksiz yere ilaç kullanımı elbette zararlıdır. Eczane dışında da başka biryerden ilaç alınmaz.
Not: kimyagerim
 

Kudret Kurtcebe

Forum Bağımlısı
Kayıt
10 Ocak 2009
Mesaj
35.000
Tepki
47.030
kendi toprağı olmayanın vay haline doğal tohumu olmayanın vay haline artık bu mega köyde sıkıştırıldık,mega köyün mega marketlerinde yüzde 95 ürün kimyasal, bize düşen görev ise kontrollü kimyasal almak ya da alternatif bayilere yönelmek,yaz kış terleyen vücut asla hastalanmayacak ,terlemek ise kışın eğim yukarı koşmaktır ya da bisiklete binmektir,süratli sürmektir,yaz aylarında ise sabah erken çıkılmasında fayda var,alınan kontrollü kimyasallar terleme yolu ile vücuttan atılacaktır,marketlerde domates hormonlu az sayıda tüketilmesi ya da güvendiğimiz manavlardan doğal yollardan elde edilen domates alınması,ya da doğal beslenme mağazalarından ,bunlarında ne kadarı doğru tabi,artık kuşatılmış bir istanbulda yaşıyoruz ,etrafımız market zincirleri ile dolu,hareket etmeyen vücutlar sürekli kimyasal aldıklarında hasta olurlar,gezen tavuğu nerden bulacağız ya da halis köy tereyağını marketlerde helvalara bakın üzerinde yazar e----bilmem kaç, bunlar kimyasal, helva ile işim olmaz artı pekmezide az yerim balıda aşırı şeker zarar,
genede yumurtayı marketten alıyorum kuzu eti marketten ,makarna bazen hazır ıspanak marketten sızma tereyağ marketten,itimattan kaymak tereyağ ve yağlı beyaz peynir,hastane yüzü görmedim ne de ilaç 76 dan beri sele üstünde olunca böyle oluyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: Kuzey Ege

SAVAŞ

Üye
Kayıt
27 Mayıs 2015
Mesaj
26
Tepki
52
Yaş
47
Şehir
İstanbul
Bisiklet
Carraro
konu hakkında söylenecek çok şey var da...ben son cümleye takıldım.

insanın şekere ihtiyacı yoktur.
tuza ihtiyacı vardır ama şekere ihtiyacı yoktur.
şeker zehirdir. bağımlılık yapan bir zehirdir. hiçbir şekilde ihtiyacınız yoktur.

ayrıca kimyasal lafı kötü bir algı yaratıyor. fakat tuz da bir kimyasaldır. sodyum klorür'dür. ve vücudun az da olsa buna ihtiyacı bulunmaktadır.
yediğiniz tüm doğal (ki sanmıyorum, %100 doğal gıda kalmadı) gıdalarda bile kimyasallar vardır.
zira, vücudumuz elementlerden oluşur. hidrojen, oksijen, karbon, hatta nitrojen. bu dördü neredeyse vücudumuzun 3/4ümüzü oluşturur.
bizler kimyasal birer ürünüz zaten.
dolayısıyla kimyasal lafından gocunmayın. su bile bir kimyasaldır aslında. h2o.
doğal kelimesi daha iyi..ama o da kalmadı maalesef.
 
  • Beğen
Tepkiler: Kuzey Ege

barhan

Daimi Üye
Kayıt
10 Ekim 2007
Mesaj
377
Tepki
630
Şehir
port gentil
Bisiklet
Diğer
Kendinizi kandırmayın balda da şeker var, eczaneden ilaç almıyorum ne demek? Başka nereden ilaç alabilirsiniz? İlaç kullanmayacaksanız hatırlatırım, sizin şu doğal yaşamla antik çağda ortalama yaşam 25 yıl civarındaydı...
 

gmfaruk

Forum Bağımlısı
Kayıt
13 Kasım 2013
Mesaj
1.010
Tepki
971
Şehir
istanbul
Bisiklet
Kron
@vebag
Baslikta yazdikya kardes
Her turlu eczane ilaci bozulmayan urunlerden bahsediyorum diye

@SAVAŞ baslikta neleri kastettigimi belirttim aslinda turkcede kimyasal diyince akla gelen ilk anlam ilac hormonlu gidalar oldugu icin kimyasal kelimesinin fazla siritmayacagini dusundum

@Ahmet Onur Çakmak
 

Yusuf G.

Forum Demirbaşı
Kayıt
28 Ocak 2013
Mesaj
562
Tepki
742
Şehir
Ankara
Bisiklet
Cube
Devlet kurumları malesef içerinide her türlü zararlı koruyucu maddeleri olan ürünlere onay verip raflarda yer almasına olanak sağlıyor, işin içinde büyük bir rant ve tekel olduğundanmıdır yeterince inceleme araştırma imkanı olmadığından mı bilemiyorum. Ben yiyip içtiklerime elimden geldiğince dikkat ediyorum, bir kere kesinlikle cips, kola, fermente et ürünleri vs. yemiyorum, bazı katkı maddeleri belirli kodlar ile belirtiliyor E356 vs. gibi ama neden elde edildiğini bilmiyoruz, bu malzemeler o kadar çok miktarda kullanılıyor ki üreticiler de bu maddeyi en ucuza alabildiği yere yöneliyor ve nelerden üretildiğini bilseniz belki ağzınıza sürmezsiniz. Bu hususda helal gıda sertifikası veren GİMDES firmasından faydalanıyorum, çünkü firma denetimi altında bulunan ürünleriz sadece islami usullere uygunluğunu değil insan sağlığı açısından zararlı olup olmadığını da araştırıyor, çok sıkı bir inceleme, denetleme, laboratuvar süreci var, ayrıca sertifika verdiği ürünleri de zamansız olarak denetleme hakkı da bulunuyor (sitesinde zamansız denetlemelerde tespit edilen usulsüzlüklerden dolayı sertifikası iptal edilen firmaları ifşa ediyorlar). Sertifikalı ürünlere GİMDES - Helal Gıda ve Helal Sertifikalama - Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği sitesinden ulaşabileceğiniz gibi Android uygulaması da mevcut. Sitesinde de zararlı gıdalar ve katkı maddeleri hakkında detaylı bilgiler mevcut.

Meyve sebzelerin de mümkün olduğunca doğal olanlarını mevsiminde tüketmeye çalışıyorum.
 
  • Beğen
Tepkiler: Mehmet H.

barhan

Daimi Üye
Kayıt
10 Ekim 2007
Mesaj
377
Tepki
630
Şehir
port gentil
Bisiklet
Diğer
Doğada nesli tükenmiş bir canlı olan insanoğlunun ne yazık ki doğal beslenme şansı kalmadı.
 
  • Beğen
Tepkiler: Veysel A.
Kayıt
3 Ağustos 2015
Mesaj
17
Tepki
14
Yaş
44
Şehir
İstanbul
İsim
lütfü
Bisiklet
Merida
İnsanı, dünyada kendi doğasını yaratma, bulunduğu doğayı dönüştürme süreçlerinde en ileri gitmiş canlı olarak kabul eden teorilere göre, kimya ve farmakoloji bilimlerindeki gelişmelerin faydalarının yanında zararlarının daha az olduğunu düşünüyorum. Ama elbette mümkün olduğu kadar "bozulmamış" gıda ürünlerini tüketmek sağlıklı olacaktır.
 

Vefa Erdem

Üye
Kayıt
21 Temmuz 2014
Mesaj
11
Tepki
22
Şehir
İstanbul
Bisiklet
Geotech
Bu mantığa göre "Tüm bitkilerde gen bulunur, bu durumda genetiği değiştirilmiş gıda da tu kaka bir şey değildir" diyebilir misiniz a dostlar?
Etmeyin eylemeyin, başlık sahibinin "kimyasal"dan neyi kastettiğinizi hepiniz biliyosunuz. Buna peyniri beyazlatmak için içine kireç karıştırmak da dahil, ki o da H2O gibi bir molekül sonuçta, Kalsiyum Oksit (CaO).
Bahsettiğiniz gibi sodyum klorür veya H2O için kimyasal değil, molekül diyebiliriz. Kimya başka, kimyasal başka şey, karıştırmayalım.
80-90lı yıllarda bolca kullanılan DDT (dikloro difenil trikloroethan) de bir kimyasal idi ve insan yağ dokusunda kolayca çözünüp bizi de zehirlediği ve balıklar ve kuşlar için de ölümcül olduğu ortaya çıktıktan sonra bir anda yasaklandı ve bir daha duyan olmadı.
Kimyasal mevzuunu "zararlı kimyasallar" olarak düşünerek konuya tekrar yaklaşın bence. :)
Suyunu çıkartmadıkça ve doğru uygulandığı sürece sağlıklı yaşam çabasından kimseye zarar gelmez.
Sevgiler.
 
Yukarı Alt