Hiroshima'dan Tokyo'ya Japonya Turum

Konu, 'Yabancı bir ülkede şehirlerarası turlar' kısmında Cihangir Dilmaç tarafından paylaşıldı.

  1. Tahir Keskin

    Tahir Keskin Onursal Üye

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    22 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    3.298
    Beğeniler:
    4.151
    Şehir:
    Kocaeli, Gölcük
    Adı:
    Tahir Keskin
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Merhaba Cihangir bey, turunuz çok güzel olmuş. Tebrik ederim. Siz daha güzellerini yaparsınız, biz de şu güzelim tur işine bir yerden başlarız inşallah. :)

    Bu arada Facebook paylaşımlarınızı derleyip şöyle güzel bir gezi yazısı hazırlarsanız enfes olur. Hem forum için hem de sizin için hatıra kalmış olur. Facebook iletileri uzun vadede unutuluyor ve geriye bakmak da zor oluyor.
     
    Cihangir Dilmaç bunu beğendi.
  2. #22
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    yazının resimli hali:

    https://mail-attachment.googleusercontent.com/attachment/u/0/?ui=2&ik=6fe6f9c4f5&view=att&th=14a4d1af659d704a&attid=0.1&disp=inline&safe=1&zw&saduie=AG9B_P9P39RHPUpsG3ypJ-ZYgKUe&sadet=1418632880163&sads=l987hhB2oTf7pqu0SLky1WmA_NE


    Hiroşima’dan Tokyo’ya Japonya’da Bisiklet Turu

    Daha önce Tokyo’ya gidip gelen arkadaşların anlatıkları sayesinde Japonya’ya gitmeyi çok önceden kafaya koymuştum.
    Japonya hem çok modern hem de geleneklerine sıkıca bağlı bir ülke oluşuyla hep ilgimi çekiyordu. Zamanlama olarak kasım
    ayını seçmemin nedeni sonbaharda kırmızıya dönen yapraklardı. Bir de ilk baharda meşhur kiraz çiçekleri var Japonya’nın.
    Böylesine önemli bir medeniyeti iyice tanımak için iki haftalık bir bisiklet rotası planladım. Ne kadar yavaş hızla gezersen
    o kadar keyif alıyorsun, bence en ideali bisiklet. Japonya, bisiklet turu için hem doğasıyla hem de müthiş bisiklet yollarıyla
    inanılmaz bir yer. İki hafta boyunca 9 adada şehir, köy, vilayet, dağ bayır gezdim. Pedalladığım 1132 km yolun hemen hemen
    tamamı bisiklet yoluydu. Buna köprüler, tüneller, alt ve üst geçitler dahil. Rotam boyunca geçtiğim büyük şehirler sırasıyla;
    Hiroşima, Onomichi, İmabari, Takamatsu, Himeji, Kobe, Osaka, Kyoto, Tsu, İse, Tahara, Hamamatsu, Shizuoka, Fuji ve Tokyo.

    İlk gün çok büyük bir aksilik geldi başıma. Japonya’da turistler için ön ödemeli telefon hattının olmayacağı hiç aklımın ucuna bile gelmemişti.
    Yolda da internet lazım, bütün telefoncuları tek tek dolaştım hat da yok ingilizce bilen de yok. Girdiğim telefoncuda alıyorum elime
    tezgahtaki ipad’i google translate ile derdimi anlatamaya çalışıyorum ama ön ödemeli yani bildiğimiz kontörlü hat kavramı Japonya’da
    yok malesef. Son çare bizim Tokyo ofistekileri arayıp sorayım dedim. Bir elektronik mağaza söyledi şefimiz belki orda bulabilirsin dedi.
    Aradım sora sora buldum mağazayı, içerde 25-30 kişi rahat çalışıyordur ama yine aynı macera, bir tane ingilizce bilen çıkmaz mı?
    Adamların dilinin ingilizceyle en ufak benzerliği de yok, bildiğin duvara konuşuyo gibi oluyosun. Neyseki sonraki günler kabullenip alıştım.
    Daha önce ingilizce sıkıntısını duymuştum ama bu kadar beklemiyordum. Telefonuma sim kart ve internet alamayacağımı da kabullenip
    sağda solda wi-fi bulurum deyip yola koyuldum. Ama sen gel görki Japonya'da wi-fi bulmak da mesele. Restoranlarda cafelerde wi-fi yok
    büyük bir çoğunlukta. Niye olmadığını sorduğumda herkeste var zaten ne gerek var cevabını aldım. Ülke pahalı bir ülke olduğundan
    internet de pahalı. Dolayısıyla kimse 3-5 turist için wi-fi hizmeti vermiyor. Japonya'daki diğer sıkıntı ise ülkede kredi kartı kullanımı neredeyse sıfır.
    Sadece fiyatı çok yüksek alışverişlerde kullanılıyormuş. Bu durumu önceden duyup hazırlıklı gitmiştim. Japonya tam bir cash ülkesi. Mcdonalds'larda bile pos makinesi yok.
    Olan yerlerde de yurtdışı kredi kartları geçmiyor. Sadece belirli yerlerde uluslararası kartların geçtiği ATM'ler var. Yani aslında Japonya pek turist dostu bir ülke değil.

    Hiroşima’da pedallamaya başladığım gün yağmur yağmaya başladı. İlk günden yağmura yakalandık bu böyle gitmez derken neyseki 16 günün sadece 3’ünde yağmur yağdı.
    Ama sonradan iyiki Hiroşima’yı yağmur altında görmüşüm dedim. Böyle hüzünlü bir şehri günlük güneşlik hayal bile edemiyorum. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil demeden
    insanların, birilerine göz dağı vermek hem de yeni silahları denemiş olmak için katledildiği yer. Bu yer bir kent ve kentte yaşayan insanlar üzerinde deneniyor bu silah.
    Atom bombası patladıktan saniyeler sonra bütün şehir yıkılıp 80 bin kişi anında hayatını kaybetmiş. Devam eden yıllarda ise binlercesi daha. Kısacası insanlığın bittiği
    yer aslında Hiroşima. Barış müzesinde bombanın somut izlerini gördükten sonra kendime gelmem bayağa bi zaman aldı.

    Onomichi-İmabari arası hayatımın en güzel günlük rotasıydı. Shimanami Kaido adı bu rotanın. Adaların deniz yolu anlamına geliyor.
    8 ada birbirine harika köprülerle bağlanmış ve hepsinde bisiklet yolu var. Adamlar sahil yolundan köprülere direkt yokuş çıkmayalım
    diye uzun uzun ayrı bisiklet bağlantı yolları yapmışlar. Hayatımda ilk defa sadece bisiklet için yapılmış köprülerden geçtim.
    Bisiklet dostu yolları, köprüleri, alt ve üst geçitleri hadi anladık diyelim. Otellerde bile bisikletliler düşünülmüş. Bisikletten inmeden
    check-in yapıp, yine inmeden odana kadar gidebiliyosun. Odalarda da duvarda bisiklet askısı var. İkinci günümde bu manzarayla
    karşılaşınca bizim İstanbul geldi aklıma hani şu bisiklet sürmenin imkansız olduğu şehir. Adamlar hakikaten yapmış, medeniyet dedikleri
    böyle bir şey olsa gerek dedim.

    Yolda internetim olmadığı için bazen adres, yol tarifi sormak zorunda kaldım. Hiç bir japon görmedim ki yardım etmesin.
    Tek kelime ingilizce bilmeden ellerinden geleni yaptılar. Ben bilmiyorum başkasına sor gibi bir şey söz konusu değil. Evine girip google
    haritalardan yol tarifi çıktısı getiren bile oldu. İnanılmaz yardımsever ve misafirperver bir millet.

    Shodo adasını gezerken limanda romen alfabesiyle yazılar gördüm. Görevlilerden birine hemen sordum, o da yine google çeviri
    yardımıyla anlattı. Shodo adası Yunanistan'ın Milos adasıyla kardeşmiş. İklimi tam bir akdeniz iklimi. Yol kenarları mandalina ve
    zeytin tarlalarıyla doluydu. Ben daha çok 612 metre yüksekliğiyle adanın zirvesi olan Kan Ka Kei tepesine tırmanmayla uğraştım.
    Çıktığıma da değdi, manzarası ve inişi süperdi.

    Japonya'da her şehirde karşılaştığım iki şey tapınak ve kalelerdi. 681 yaşındaki Himeji kalesi en meşhur kalelerden biri. Özelliği ise
    hiçbir savaşta, depremde vs yıkılmamış olması. Aynı zamanda Japonya'nın en büyük, en eski ve en çok ziyaret edilen kalesi.
    Himeji'den Kobe'ye doğru giderken Akashi köprüsünün muhteşem manzarasıyla karşılaştım. Köprü ana ada Honshu'yu Shikoku adasına bağlıyor.
    Dünyanın en uzun asma köprüsü. Kulelerin arası 1990 m, tamamı ise 3190 m. 1995'teki büyük Kobe depreminde köprü tam bir metre kaymış.

    Japonya'nın ikinci büyük şehri Osaka'da ilk fark ettiğim şeyin insanların kimse yoksa kırmızı ışıkta geçmesiydi. Bir hafta boyunca geçtiğim şehirlerde,
    ışıklarda araba olmasa dahi bisikletliler ve yayalar yeşil yanana kadar beklerdi. Osaka da ise araba yoksa sağa sola bakıp geçiyorlardı.
    Osaka’daki bisiklet müzesini ziyaret ettim. Bisikletle o kadar yol gidip görmeden olmazdı. Müzenin bir bölümünde bisikletle dünya turu yapan
    gezginlerin bisiklet ve ekipmanları sergileniyor. Resimdeki bisiklet 130 ülkede 152 bin km yol yapmış.

    Gezdiğim şehirlerden en güzeli tapınaklarıyla ve kırmızı sonbahar yapraklarıyla meşhur Kyoto’ydu. Şehir bin yıldan fazla japon imparatorluğuna
    başkentlik yapmış. Aynı zamanda Tokyo’dan sonra gördüğüm en fazla turistin ziyaret ettiği şehirdi. Japonya’da hangi turistik yere giderseniz
    gidin yerli turist ezici çoğunlukta. Dünya’yı gezdikleri gibi kendi ülkelerini de iyi geziyorlar. Bazı turistik yerlerdeki bilgi metinleri bile sadece japoncaydı.
    Yine etrafındaki restoranlarda da ingilizce menü ve ingilizce bilen çalışan yoktu. İster istemez japonca bir kaç kelime öğreniyorsun gezerken.

    İse şehrinden geçerken meşhur bi tapınak var, mutlaka uğra dediler. Kyoto’dakiler dahil hiç bir tapınakta bu kadar kalabalık görmemiştim.
    En büyük Shinto tanrısı Amaterasu tapınağıymış. Burada çalışan din görevlileri de Japon imparatorluk ailesinden geliyor. Adamların her
    tapınakta farlı bir tanrıları var. Kaplıca tanrısı bile gördüm. Buradaki de güneş ve evren tanrısıymış. İse küçük bir şehir olmasına rağmen
    bu tapınak sayesinde çok ziyaret ediliyor.

    Shizuoka’da 100 km uzaktan Fuji dağını ilk gördüğümde çok heyecanlanmıştım. Açık havalarda Tokyo’dan da görülüyormuş. Son derece
    simetrik konik biçimiyle dağ gibi dağ hakikaten. Japonya’nın milli sembollerinden biri ve çok kutsal sayılıyor. Kutsal gördükleri için de en çok
    intihar edilen yer. Tırmanma sezonu bittiği için bütün istasyonlar kapalıydı. En azından 1400 m yükseklikteki 5. istasyona kadar çıkmayı planlıyordum.
    Konuştuğum herkes çıkma aç kalır, donarsın dedi. Dağın etrafında hiç bir şey olmadığı için inanılmaz rüzgar var. 850 m rakımlı eteklerinden geçerken
    bile üşüdüm biraz. 4 C dereceye kadar düştü hava sıcaklığı. Zirvedeki soğuğu düşünemiyorum bile. Ama kendime söz verdim bir gün sezonunda
    gelip zirveye kadar çıkacağım bisikletimle.

    Bayrağımı görüp nereliyim diye çok soran oldu. Türk bayrağının bilinmemesine çok şaşırdım ilk başta. Türküm dediğimde de Türkiye hakkında
    çok bilgili olmadıklarını gördüm. Varsa yoksa Kapadokya ve kebab. Japonlar için Türkiye demek Kapadokya demek, inanılmaz seviyorlar. İstanbul’dan
    daha çok biliniyor neredeyse.

    Tokyo metropolünün nüfusu 35-36 milyon arasında. Bu kadar nüfusa rağmen herşey saat gibi çalışıyor. Adamlar Sistemi, altyapıyı yapmış zamanında.
    Park desen o da hertarafta var. Tokyo’nun Japonya’nın geri kalanıyla pek alakası yok. Hem şehir olarak, hem de insanları çok farklıydı. Ben küçük
    şehirleri daha çok sevdim. İnsanların hayatı işi olmuş, hayatlarını işlerine adıyorlar. Metronun en kalabalık olduğu saatler gece 11-12 arası iş çıkışı.
    Konuştuğum arkadaşlar senelik izinlerini dahi kullanamadıklarını söyledi. Belli bir süre geçince de yanıyormuş. Tanıştığım yabancı öğrenciler de okul
    bittikten sonra Japonya’da çalışmak istemiyorlardı. Japonya iyi güzel de japon bir şirkette çalışmak pek yabancılara göre değil.
     
  3. Ömer Fatin

    Ömer Fatin Üye

    Kayıt:
    22 Ekim 2014
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    Bolu
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Çok güzel bir tur olmuş. En güzeli de fotoğraf ve videolarınızdan gördüğüm kadarı ile bisiklet yolları. Şaka gibi heryerde bisiklet yolu var. Haliyle bisiklet kullanımıda o oranda artıyor teşfik ediliyor. Doğa ve çevre güzellikleri de cabası.

    Tek kelimeyle harika..
     
    Cihangir Dilmaç bunu beğendi.
  4. geziniyo

    geziniyo Üyeliği iptal edildi

    Kayıt:
    9 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    3.585
    Beğeniler:
    6.940
    Seviye:
    Super bir tur olmus kutlarim gercekten...
     
    Cihangir Dilmaç bunu beğendi.
  5. Tahir Keskin

    Tahir Keskin Onursal Üye

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    22 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    3.298
    Beğeniler:
    4.151
    Şehir:
    Kocaeli, Gölcük
    Adı:
    Tahir Keskin
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
  6. #26
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Ömer Fatin bunu beğendi.
  7. ulas

    ulas Admin

    Kayıt:
    5 Mayıs 2006
    Mesajlar:
    3.923
    Beğeniler:
    9.908
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Tebrikler. Rotanız çok güzel. Çok güzel kareler çıkacağından eminim
     
  8. Ömer Fatin

    Ömer Fatin Üye

    Kayıt:
    22 Ekim 2014
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    Bolu
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Cihangir Dilmaç bunu beğendi.
  9. #29
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:

    rotayı yaptım geldim çoktan. 8-24 kasım arasındaydı..

    fotoğraf ve videolara buradan ulaşabilirsiniz >>> http://www.facebook.com/rotamacera
     
  10. #30
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
  11. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.936
    Beğeniler:
    4.243
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Çok güzel tur olmuş tebrikler.
    Videoları izlerken oraların doğasına bayıldım. İnşallah görmek bana da nasip olur.
     
    Cihangir Dilmaç bunu beğendi.
  12. #32
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    inşallah nasip olur size de..
     
  13. #33
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
  14. BF Okuru

    BF Okuru Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    137
    Beğeniler:
    263
    Seviye:
    Çok güzel bir macera olmuş. Zevkle ve gıpta ederek takip ettim. Tebrikler.
     
  15. #35
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    teşekkürler;)
     
  16. Burcuu

    Burcuu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    16 Mart 2014
    Mesajlar:
    510
    Beğeniler:
    418
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Harika bir ülke Japonya, en çok gitmek istediğim ülkelerin başında geliyor. Bisiklet yollarının bu kadar uzun olduğunu bilmiyordum. Bisiklet dostu otel şaşırttı beni, bisikletten inmeden odaya gidebilmek süpermiş :) Mc Donalds'larda bile kredi kartı geçmemesi ilginç bunu da bilmiyordum. Videoyu keyifle izledim, darısı başıma :hhhhhh: Teşekkürler bu güzel fotoğraflar videolar için.
     
    Adem Kaya ve Cihangir Dilmaç bunu beğendi.
  17. #37
    Cihangir Dilmaç

    Cihangir Dilmaç Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2014
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
  18. infazure

    infazure Yeni Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    23 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Eren CİHAN
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Cihangir selamlar, blog ve paylaşımlarının tamamını imrenerek okudum, tebrik ediyorum seni. Gezmek, yeni yerler keşfetmek ve tanımak, sanırım bu hazzı başka hiç bir şey karşılayamaz benim için. Ben gezmek konusunda inanılmaz arzulu ama maalesef vakit bulamamaktan ( bahane ) gerçekleştiremeyen bir insanım. Sırt çantalı gezilerim oldu ve bu tatmin duygusu gerçekten inanılmaz.

    BMX sayesinde bisikletle tanıştım, Bisan ile ergen dönemlerimi geçirdim, 8 yıl sonra ise ( tam olarak bu gün ) yeni bisikletimi aldım. Tercih konusunda oldukça fazla düşündüm, fikir aldım, araştırdım ve sonunda Salcano İnsomnia'da karar kıldım başlangıç olarak.
    Kısa süre içerisinde kondisyon antrenmanlarına başlayacağım, uzun yollar yürümek konusunda sıkıntım yok ( Likya Yolu ) ve aktif olarak fitness yapıyorum, bunların bana bu konuda artısı olacağını ve kısa sürede kondisyon kazanacağımı düşünüyorum.

    İlerleyen zamanlarda uzun süreli yol turları yapmak istiyorum, bu konuda ise düşündüğüm ve yıllardır sürekli aklımda olan el Camino de Santiago ( fransa olan ) rotasını düşünüyorum. Kim bilir belki yol arkadaşı olabilirz :)