Scudo Sports

Herhangi bir aktivite için boş vakit bulamıyorum!

Ben de aynı durumdayım. Eve trainer aldım ve artık onda umudu arayacağım. Yapacağımız bir şey yok.
 
  • Beğen
Tepkiler: CNC
Scudo
Size bir iyi bir de kötü haberim var...
İyi olan ; çalışan ve sevebilen / sevilen insan normal sayılıyor.
Kötü olan ise ; geriye kalan zamanda kendinize zaman ayıramazsanız hem çalışma hem de sevgi dünyanız çoraklaşıyor...
Vahşi kapitalizmin mesai anlayışı, çalışanların tepesine çöküp, biyo -psiko-sosyal olarak bir bütünsel sağlığa izin vermezken durumumuz çok daha kötüye gidecek...
Artan giderler, vergiler, çoğalan işsizlik, sendikal mücadele eksikliği, dayatılan anti demokratik iklim tüm çalışanları olumsuz etkiliyor..
"Hayırlı Cumalar" ile "Kara Cuma" arasında kalan renksiz, kokusuz, titreşimsiz bir toplum olma yolunda çok yol kat ettik...
Karamsarlığı hiç sevmesem de gidişatın çalışma hayatının ve giderek de toplum sağlığının hayrına olmadığı tartışmasız bir olgu...
Psikotrop ilaç, alkol ve bağımlılık yapıcı madde kullanımı mutsuzluğun somut göstergesidir.
Gerçek hayatta umduğunu bulamayan, bulduğunu beğenmeyenler, kendilerine "Gerçek Sahte" bir dünya yaratır..
Bize dayatılan "Çalışmak Özgürleştirir" ilizyonu, bizleri çağdaş bir köle/borçlu bir tüketici yapmaktan öte bir amaca hizmet etmiyor ne yazık ki...
Emeklilik yaşına geldiğinizde Erikson un 6. yada 7. evresinde olup " geriye doğru " yaşamınızı sorgulayacaksınız...
Eğer ana akım yaşam kültürü içinde sıkışıp kalmamayı, alternatif yaşam formlarını denemenin zor olmadığını, kendiniz ve aileniz için tebessümü yüzünüze sabitleyecek bir hayat olabileceğini düşünüyorsanız her şey (az ya da orta şeker) zaman ayırabilecek tarzda da yaşanabiliyor....
Ama unutmayalım ki ihtiyaçlar sonsuz, imkanlar sınırlı ve hayat kısa...
 
Size bir iyi bir de kötü haberim var...
İyi olan ; çalışan ve sevebilen / sevilen insan normal sayılıyor.
Kötü olan ise ; geriye kalan zamanda kendinize zaman ayıramazsanız hem çalışma hem de sevgi dünyanız çoraklaşıyor...
Vahşi kapitalizmin mesai anlayışı, çalışanların tepesine çöküp, biyo -psiko-sosyal olarak bir bütünsel sağlığa izin vermezken durumumuz çok daha kötüye gidecek...
Artan giderler, vergiler, çoğalan işsizlik, sendikal mücadele eksikliği, dayatılan anti demokratik iklim tüm çalışanları olumsuz etkiliyor..
"Hayırlı Cumalar" ile "Kara Cuma" arasında kalan renksiz, kokusuz, titreşimsiz bir toplum olma yolunda çok yol kat ettik...
Karamsarlığı hiç sevmesem de gidişatın çalışma hayatının ve giderek de toplum sağlığının hayrına olmadığı tartışmasız bir olgu...
Psikotrop ilaç, alkol ve bağımlılık yapıcı madde kullanımı mutsuzluğun somut göstergesidir.
Gerçek hayatta umduğunu bulamayan, bulduğunu beğenmeyenler, kendilerine "Gerçek Sahte" bir dünya yaratır..
Bize dayatılan "Çalışmak Özgürleştirir" ilizyonu, bizleri çağdaş bir köle/borçlu bir tüketici yapmaktan öte bir amaca hizmet etmiyor ne yazık ki...
Emeklilik yaşına geldiğinizde Erikson un 6. yada 7. evresinde olup " geriye doğru " yaşamınızı sorgulayacaksınız...
Eğer ana akım yaşam kültürü içinde sıkışıp kalmamayı, alternatif yaşam formlarını denemenin zor olmadığını, kendiniz ve aileniz için tebessümü yüzünüze sabitleyecek bir hayat olabileceğini düşünüyorsanız her şey (az ya da orta şeker) zaman ayırabilecek tarzda da yaşanabiliyor....
Ama unutmayalım ki ihtiyaçlar sonsuz, imkanlar sınırlı ve hayat kısa...

Cazcı, caz yapmayıp herşeyi resital tadında özetlemişsin. Tebrikler.
 
  • Beğen
Tepkiler: cazci
Haftada bi fiil 45 saat çalışıyorum. Dolaylı olarak gece 2-3 lerde kalkıp işim gereği kontrol etmem gereken şeyler oluyor. Sık sık mesai saati dışında işlerim var. Bisiklete de biniyoruz nasıl biniyoruz ben de anlamıyorum. Oğlanı da alıştırdım onla da biniyorum yoksa çocuğu göremicem.

Hayatın genel anlamda tüm dünyada pahalanmasından dolayı örneğin Amerika da ki insanların bir çoğu sağlığını kaybetme endişesinden dolayı değil, sağlık harcamasını yapamayacak kadar gelirleri düşük olduğundan dolayı spor yapıyorlar. Evet alım güçleri bizden yüksek araba elektronik ne istersen sebil gibi ama sağlık ve eğitim harcamaları böyle ülkelerde çok yüksek.

Ülkemizin genel problemi zaten ekonomiye bağlı mutsuzluk. Şimdi sen 45 saat çalıştığının karşılığında bir alım gücün olsa sabah 4 de kalkar gene o bisiklete binersin. Ama karşılığı çok düşük meblağlara çalıştığımız için mutsuzluk hat safhada. Bu ülkede zaten orta direk kalmadı. Bizim gibi orta ve alt sınıf olan çalışan tüm kesimin ortak problemi. Vakitsizlik mutsuzluk gelecek kaygısı.

Geçen gün yeğenim ile konuşuyoruz. Üniversite sınavına girecek. Dayı dedi tamam hadi kazandık bitirdik ne oluyor ki dedi sen kaç yıldır çalışıyorsun kaç üniversiten var karşılığı ne bunu bana söyle dedi. Ben şimdi başka işler yaparak senden kat kat fazla kazanabilirim deyince zaten bir şey diyemedim. Haklı. Karşılıksız bir hayatımız var maalesef.
 
Azla yetinebilmemiz lazım. Az para ve az zamanla yapılabileceklerin en iyisini yapmamız gerekiyor bazen.

Evli, çocuklu ve haftada altı gün çalışan biri olarak bisiklet üzerindeki zamanımın hemen hemen tamamı evle iş arasında geçiyor.

Bekarken ve maddi-manevi daha özgürken çok daha fazla km yapıyordum bisikletle ama, -Stockholm sendromu mu desek öğrenilmiş çaresizlik mi bilmiyorum- artık sabahın köründe bisikletle işe gitmekten daha çok keyif alıyorum.
 
  • Beğen
Tepkiler: mariokaldato
Azla yetinebilmemiz lazım. Az para ve az zamanla yapılabileceklerin en iyisini yapmamız gerekiyor bazen.

Evli, çocuklu ve haftada altı gün çalışan biri olarak bisiklet üzerindeki zamanımın hemen hemen tamamı evle iş arasında geçiyor.

Bekarken ve maddi-manevi daha özgürken çok daha fazla km yapıyordum bisikletle ama, -Stockholm sendromu mu desek öğrenilmiş çaresizlik mi bilmiyorum- artık sabahın köründe bisikletle işe gitmekten daha çok keyif alıyorum.
İşte sistemin tam da istediği bu! Az ile yetinin. Dünyanın varlıklarından değil yaratılan varlıklarla yetinin. Ben şunu sorguluyorum. Neden oğum ile daha fazla zaman geçiremiyorum? Sistem mi yoksa ben mi istemiyorum. Yada evet toplumun bizim için hoşgördüğü lütfettiği zamanlarımı onlara ayırmalıyız? Seçim kimin neyin?
 
  • Beğen
Tepkiler: mariokaldato
@sargonnas Kurulu düzen bizi daha azla yetinmeye değil, hep daha iyisini, daha pahalısını edinmeye teşvik ediyor aslında (Sizin söylemek istediğinizi yanlış anladıysam peşinen özür dilerim). Şöyle ki, 2+1 evlere sığmaz olduk, 3+1 ev kredisi ödemeye uğraşıyoruz ve gözümüz 4+1'lerde. Station-wagonlardan utanır olduk, SUV araştırıyoruz. E tabii ki bunları edinmek için daha çok çalışmak ve ailemize, kendimize daha az zaman ayırmak zorundayız. Bir noktada yine kendi seçimimiz.
 
ben biraz farklı bi açıdan bakıyorum bu konuya,

Spor geçmişi olan bir ailenin ferdi olduğum için spor her zaman hayatımın içindeydi...Lise son ve üniversite döneminde spor okulları, spor salonlarında tecrübem oldu..kurumsal iş hayatına atılınca 1 2 sene kadar tökezlemedim değil..yaklaşık 1 yıldır beri bisiklet branşıyla ilgileniyorum ondan öncesinde de branş arayışındaydım..

haftanın 3 günü bisiklet 2 gün koşu olarak gidiyorum şuan...bu aktiviteler hedef doğrultusunda süre, hız, süre vs.


farklı baktığım açıda şu şekilde;

bide günün temposundan stresinden kaçmak için tamamen kafayı boşaltmak maksatlı bisikletle çıkıyorum... bunu herkesin yapmasını tavsiye ediyorum. yarım saat koşu bile yeter. gün içerisinde koşturmaca stres insanı mahvediyor...bu stresle yatağa girip uyumak, sabah dinç kalkamamana, güne rezalet şekilde başlamana bile sebebiyet veriyor.

ülke şartlarında hem aileye vakit ayır, hem evi geçindir, bunun yanında bi aktiviye için bütçe ayır gerçekten zor. ama hiç yoktan koşup kafayı boşaltıp stresi atmak, sizleri ve etrafınızdakileri olumlu etkileyeceği kanısındayım
 
  • Beğen
Tepkiler: CNC
@sargonnas Kurulu düzen bizi daha azla yetinmeye değil, hep daha iyisini, daha pahalısını edinmeye teşvik ediyor aslında (Sizin söylemek istediğinizi yanlış anladıysam peşinen özür dilerim). Şöyle ki, 2+1 evlere sığmaz olduk, 3+1 ev kredisi ödemeye uğraşıyoruz ve gözümüz 4+1'lerde. Station-wagonlardan utanır olduk, SUV araştırıyoruz. E tabii ki bunları edinmek için daha çok çalışmak ve ailemize, kendimize daha az zaman ayırmak zorundayız. Bir noktada yine kendi seçimimiz.
Seçim senin kardeşim :harika:
 
Sadece benim sorunum değilmiş galiba bu durum, yaklaşık 1 senedir bisiklete binmiyorum ki binemiyorum daha doğrusu. Eskiden çalışmıyordum ve günümün yarısında onlarca kilometre yol gidiyordum.

Maddi koşullar konusunda aynı şeyleri düşünüyoruz, alım gücümüz düşük ve bunu düzeltmek için bence 10 yıla yakın zaman gerekiyor.

Keşke tüm ülkemiz istediği kadar spor yapabilse ama işin aslı öyle değil. Araç sigortası, kira, telefon, su, elektrik, giyecek, yakıt parası, elektronik eşya harcamaları, bisiklet harcamaları, mutfak harcamaları derken bisikletit projeme ayırdığım parayı biriktirebilmek aylarımı aldı.

Altı üstü orta seviye bir bisiklete binecek olmamın bedeli bana aylara mal oldu. Ki komik olan ise aylar harcadığım bisikletime binecek zamanım YOK. :) Gülüyorum bu duruma. :)
 
Şu an işsiz olduğum halde bulamıyorum desem. Çalıştığım zamanlar daha çok vakit buluyordum. Herhalde işsiz olduğum için aktivite yapma hakkını kendimde görmüyorum. Değişik bir psikolojik durum yani bu. Şöyle bir 3-4 sene çalışıp bağımsızlığımı elde ettiğimi düşündüğüm an aktivitenin kralını yapacağım. Hayatım aktivite olacak. 7 kıta 236 ülke ölene kadar bisiklet süreceğim. ??
 
  • Beğen
Tepkiler: seko35.50 ve CNC
@sargonnas Kurulu düzen bizi daha azla yetinmeye değil, hep daha iyisini, daha pahalısını edinmeye teşvik ediyor aslında (Sizin söylemek istediğinizi yanlış anladıysam peşinen özür dilerim). Şöyle ki, 2+1 evlere sığmaz olduk, 3+1 ev kredisi ödemeye uğraşıyoruz ve gözümüz 4+1'lerde. Station-wagonlardan utanır olduk, SUV araştırıyoruz. E tabii ki bunları edinmek için daha çok çalışmak ve ailemize, kendimize daha az zaman ayırmak zorundayız. Bir noktada yine kendi seçimimiz.
Türkiye şartlarında daha çok çalışmamızın sebebi bunları elde etmek değil aslında elimizdekileri elde tutabilmek. Yaklaşık 3-4 senedir bisiklet kıyafetleri dışında kıyafet almadım. Bisiklet harcaması dışında (kendime) harcama yapmadım. Ne harcayacaksam hobime harcıyorum onun da finansal kaynağı sigara 2,5 senedir sigara içmiyorum. Eşim öğretmen, ben mühendisim ve 15 senedir aynı firmada çalışıyorum kredisini halen ödediğimiz bir evimiz ve yine kredisini halen ödediğimiz bir arabamız var. Normal şartlardaki bir ülkede bir öğretmen ve bir mühendis bu şartlarda yaşamamalı ama vaziyet bu ne yazık ki. Şükretmeyi öğrettiler bize hatamı ettiler bilemiyorum.
 
Herhalde işsiz olduğum için aktivite yapma hakkını kendimde görmüyorum.

Gerçekten çok yanlış düşünüyorsunuz.
Ne kadar çok hobi, aktivite ile uğraşıranız ve bunları çeşitlendirirseniz bunun faydasını her konuda olduğu gibi iş bulma konusunda da görürsünüz.
Hani iş görüşmesinde sorarlar ''hobilerin nelerdir,boş vakitlerinde neler yapıyorsunuz'' Bu soru işe girmenize yardımcı olacak bir sorudur.Bu soru ile iş veren sizin hakkınızda bir çok şeyi öğrenebilir:
-Çok yönlü olduğunuzu gösterir.
-Grup çalışmalarınıza yatkınlığınızı
-Liderlik vasfınızın olup olmadığını
-Girişimci ruhunuzun olup olmadığı gibi birçok konu....
Bunlar hep sizin işe girmenizi ,hatta girdiğiniz işte daha da başarılı ve mutlu olmanızı sağlayacak durumlardır.
 
@Mad Buddha İma yok ki direkt söylemişim. :) :) Hatta başka bir konuda alıntılarla kaos ortamı yaratmaya çalışmanız ispatlanmıştı.
 
  • Hahaha
Tepkiler: Gökay Akçay
Çetin bey orada sizin belirtmek istediğiniz gibi bir durum söz konusu değil. Ben şahsi fikrimi beyan ettim ve o arada işi kişiselleştirip kötüleme ve hakarete varacak kadar düşüren arkadaşları uygun bir dilde nazikçe uyardım. Sonuç olarak münakaşa değil münazara yapmamız gerektiğini düşünüyorum. bahsi geçen provakatif durumun şahsımdan kaynaklanıyor olduğu fikrini red ediyorum.
 
Geri