Türkiye'de sistemli ve düzenli fiziksel aktivitenin para ve zaman gerektirdiği aşikâr. Toplumdaki fiziksel hareketsizliğin bir sebebi de bu. Başlığı açan arkadaşımızın yakınmalarına hak verip üzülmemek mümkün değil. Aynı durumda birçok insan var. İmkânsızlıklar ve zorluklardan bisiklet de payını alıyor tabii.
Fakat küçük bir katkım olur belki diye eklemek istiyorum: Vücudu oturduğunuz yerde bile çalıştırmanın yolları mevcut. Biraz anatomi bilgisiyle vücudunuzu yakından tanıyabilir, onun düzgün işlemesi için gerekli hareketleri ve egzersizleri öğrenebilir, imkânlarınızın elverdiği ölçülerde, mekânın ve zamanın kısıtlarını aşarak fiziksel hareketliliğinizi sağlayabilirsiniz.
Boynunuzun, omuzlarınızın, dirseklerinizin, bileklerinizin, dizleriniz, belinizin, ayak bileklerinizin hangi eksenlerde hareket edebildiğini öğrenmekle başlayın mesela. O hareketleri hangi kaslar sayesinde yapabildiğinizi öğrenin. Kaslar hakkında temel bilgiler edinin. Zihninizde yavaş yavaş bir resim belirmeye başlayacak. O resimde kendiniz için bir hareketlilik hâli inşa edin. Boynumu şöyle hareket ettirirsem şu oluyor, kolumu böyle kaldırırsam bu oluyor, şu harekette güçsüz kalıyorum, şunda daha iyiyim gibi değerlendirmeler yapın. Esneme egzersizleri hakkında bilgi edinin. Dayanıklılık, kuvvet egzersizleri hakkında da bilgi edinin. Şunu öğrenin bunu öğrenin diyorum ama inanın hiç zor değil, youtube video kaynıyor bu konularda, göz ucuyla seyretseniz bile kolayca bilgi birikimi sağlamış olacaksınız.
Salona yazılacak vaktiniz ve paranız yok, yol bisikleti alacak paranız ve yollara çıkacak vaktiniz de yok, olsun, hayıflanmayın, bisikletin sporunu yapmanız şart değil, fiziksel hareketliliğin faydalarını ve hazzını hiçbir alet edevat kullanmadan, sadece vücut ağırlığınızı kullanarak, sadece esneme hareketleri yaparak bile yaşayabilirsiniz. İşyerinizde koltukta otururken boynunuzu sağa sola döndürerek, öne arkaya yanlara eğerek çalıştırdığınız kasları bilseniz, o kasları çalıştırınca kendinizi daha iyi hissettiğinizi bir görseniz, omuzlarınızı dirseklerinizi dizlerinizi belinizi benzer şekillerde hareket ettirdiğinizde vücudunuzda kaç kasın harekete geçtiğini fark etseniz, inanın bunu daracık vakitlerde bile eğlenceli hâle getirebilir ve kaşla göz arasında fiziksel hareketliliğinizi sağlamış olursunuz. Vücut geliştirmecilerin salonlarda ağırlıklarla yaptığı "squat" çalışmasını sadece kendi vücut ağırlığınızı kullanarak siz de yapabilirsiniz mesela, nasıl olsa amacının devasa kaslarınız olması değil. Dizlerinizin üzerinde yere eğili kalkarak karın kaslarınızı çalıştırabilirsiniz mesela. Omuzlarınızı yukarı aşağı oynatarak boyun ve sırt ağrılarınızdan yavaşça kurtulabilirsiniz. Elinizle herhangi bir şey tutup bileklerinizi aşağı yukarı oynatarak.... Hiç ağırlık kullanmadan da bütün bu hareketleri yapmanın kaslarınızı güçlendirdiğini göreceksiniz. Kaslarınız büyümeden de güçlenebilir, ikisi farklı şeyler.
Motivasyonunuz mu yok? Olsun. Bisikletlilerin çoğu yola zaten genellikle düşük motivasyonla çıkarlar, koşucular da öyle, vücut geliştirmeciler de öyle, spor hep motivasyonun yüksek olduğu anda başlamaz, siz hareket ettikçe vücudunuz işlerlik kazanır ve motivasyonunuz kendiliğinden inşa olur. Zaten bir süre sonra hareketleriniz kendiliğinden düzene girecek, farkında olmadan bir plan program oluşturmaya başlayacaksınız. Zihniniz mi yorgun? Olsun. Zaten zihnimizi boşaltalım diye de fiziksel hareketlilik içinde oluyoruz. Kafamıza takılanların verdiği stres azalsın, kaslarımızdaki gerilim boşalsın, eklemlerimiz açılsın, kasılmalarımız sona ersin diye spor yapıyoruz. Evde eşinizle çocuklarınızla da yapabilirsiniz bütün bunları.
Daha anlatırım ama uzatmadan bağlayayım: Bize empoze edilen bisiklet kültürü nasıl bizi tüketime yöneltiyorsa, en hafifinden fitness yapmak bile bir sektör, bir tüketim piyasası hâline gelmiş durumda. Salonlara tonla para dökenlerle bisiklete tonla para dökenler arasındaki mesafe çok kısa. Bu tüketim kültürünün yarattığı baskıyı ve çaresizliği aşmak bizim elimizde. Bu da ancak spora ve fiziksel hareketliliğe, sağlığa ve vücudumuza bakış açımızı değiştirmekle mümkün.
Kendimizden vazgeçmek ve ümitsizliğe teslim olmaktansa dar alanda kısa paslaşmalar mümkün. Bedensel sağlığınıza önem verin, ihmalin bedelini gün gelir çok ağır ödersiniz ve telafisi mümkün olmayabilir.